"Abdest İslami kuraldır"

"Abdest İslami kuraldır"
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Başbakana yönelik ''Ecevit'in adını ağzına almak için önce abdest alman lazım'' şeklindeki sözleriyle ilgili, ''Bu ne İsla

Arınç, partisinin Bursa Milletvekili adayı Cafer Yıldız'ın seçim bürosunun açılışında yaptığı konuşmada, seçime yaklaşık 50 gün kaldığını belirterek, ülkenin her yerinde büyük heyecan olduğunu söyledi.

Seçimlerin demokrasinin olmazsa olmazlarından olduğunu, bu büyük imtihandan da başarıyla çıkacaklarını ifade eden Arınç, ''Tek ümidimiz milletimizdir. Hep millete güvendik, onlar da bize inandı, güvendi. Kötülerin arasında iyisini seçmek kolaydır. Ama iyiler arasından en iyisini seçmeliyiz. Gerçek seçim budur. İyi bir aday listesi hazırladık. Ben de aranıza geldim. Ben de sizin listenizde yer aldım'' diye konuştu.

Arınç, Türkiye'de geçmişte siyasetin yıprandığını, 10-15 yıl önce milletin sandığa gitmek istemediğini ifade ederek, şunları kaydetti:

''Çünkü partiler, hükümetler, muhalefetiyle iktidarıyla parlamento milletin güvenini kaybetti. Ama 2002 seçimlerinde yeni bir parti milletin güvenine mazhar oldu. 8,5 yıl iktidardayız ve önümüzdeki seçimlerde de üçüncü dönem AK Parti iktidarını da görecek milletimiz. İki dönem çok güzel şeyler yaptık, üçüncü dönem ustalık dönemimiz. Bugüne kadar yaptıklarımızın 5 mislini Bursa ve Türkiye için yapacağız. Bugüne kadar verilen sözleri yerine getirdik. Başbakanımız bakanlarımız milletvekillerimiz ne dediyse yaptık. 'Okul' dedik yaptık, 'üniversite' dedik ikincisini açtık. 'Bursa'yı termal bakımından merkez yapacağız' dedik, gerçekleştireceğiz. 'Ulaşım sorununu aşacak' dedik bu sorunu bölünmüş yollarla hızlı trenlerle bu dönemde bitireceğiz. Eğitimden sağlığa enerjiden ulaşıma kadar Bursa'ya en iyi hizmeti sunduk. 15 yıl öncesine bakın bugüne bakın.''

-''3,5 YIL ZOR DAYADILAR''-

Akılcı, doğru, ilkeli, dürüst hedefler koymak ve onları gerçekleştirmenin çok önemli olduğunu vurgulayan Arınç, şöyle konuştu:

''Boş vaatlerle geçtiğimiz dönemlerde iktidara gelenler kalıcı olamadılar. 1999 Nisan seçimlerinde milletimiz DSP'yi birinci, MHP'yi ikinci ANAP'ı üçüncü parti yaptı. Ben o dönem Fazilet Partisi milletvekiliydim. Üçü beraber hükümet kurdular. Rahmetli Ecevit Başbakan oldu, Bahçeli, Mesut Yılmaz Başbakan yardımcısı oldular, 5 yıllığına seçilmişlerdi 3,5 yıl zor dayadılar. Bahçeli, 'Seçime giriyoruz' dedi, kasımda seçimler yapıldı. Bakın 3,5 yıl sonra ne oldu? DSP yüzde 22'den yüzde 1,5'a düştü. MHP 18,5'ten 8,5'e, ANAP 15,5'ten 5,5'e düştü. 22'yi veren de millet 1,5'i veren de. Neden? Çünkü çekişme içinde kaldılar, hizmet üretilemedi. 2001-2002 krizlerini hatırlayın Türkiye fakirleşti. 22 bankanın içini boşalttılar, 40 katrilyonluk zarar, milletin sırtına yüklendi. Bir gecede devalüasyon yapıldı, TL'nin değeri düştü, 600 lira olan dolar 1.600 lira oldu, akşam cebinizde 100 lira vardı, sabah kalktınız 50 lirası yok oldu. Gecelik faizler yüzde 7 binleri, repolar yüzde 20 binleri buldu, felaket yaşadık. Millet felaketin sorumlusu olarak onları buldu ve cezalandırdı. Biz böyle bir politikanın böyle bir hükümet etmenin, Türkiye'ye zararı olduğunu söyledik. İnanılır, güvenilir, pırıl pırıl insanlarla AK Parti'yle yola çıktık, ve bizi seven milletimiz 8,5 yılda iki büyük seçimden, 2 mahalli seçimden, 2 büyük referandumdan AK Parti'yi başarıyla çıkardı. Biz şimdi kişilerle uğraşmayacağız. Bize siyaset meydanlarında partilerin zihniyetlerini, programlarını eleştirmek düşer.''

-''KEMAL BEY GÜYA ECEVİT'İ METHEDECEK''-

Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Samsun Meydanı'ndaki konuşmasını televizyondan izlediğini belirterek, ''Sözlerinin bir kısmını bir kenara koyun, onu halkımız değerlendirir. Ama bir şey dikkatimi çekti. Onun için sizi haberdar etmiş olayım'' dedi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, şöyle devam etti:

''Bir yerde bir afiş yapılmış, o afişte rahmetli Ecevit, Clinton ile görüşürken, Clinton ayaklarını uzatmış o da karşısında el pençe divan durmuş. 10 yıl sonra Başbakan Erdoğan Obama ile görüşüyor, bu sefer eski Clinton'un durumunda Başbakan Erdoğan var, Obama da yanında 'Ne diyorsun' diye ellerini ovuşturuyor. Onu biz yapmadık, bir yer yapmış. Doğru ya da yanlış. Şimdi aklı sıra Ecevit'i methedecek. Ecevit'i hepimiz sevebiliriz, Allah rahmet etsin, bir siyasetçiydi yanlışı da var doğruları da. Her fani gibi her siyasetçi gibi o da eleştirilebilir. Ama Kılıçdaroğlu, bu eleştiriyi kabul edenlere diyor ki, 'Ey Başbakan sen Ecevit'i ağzına alacaksan önce abdest al da ondan sonra Ecevit'i ağzına al' diyor. Bu akşam hepiniz dinleyeceksiniz. Ben önceden bir kopya vereyim. Şimdi bu o kadar gülünç bir söz ki bu ne İslam'ı bilmektir, ne abdesti bilmektir, ne namazdan haberdar olmaktır ne de Ecevit'i methetmektir. Çünkü abdest dediğimiz şey, İslami bir kuraldır. Biz Kuranı Kerim'i okurken, ona dokunurken, abdestimizi alıyoruz. Camiye girerken, namaz kılarken, abdestimizi alıyoruz. Ama hazreti peygamber derken, ona salatü selam getirirken, abdest almıyoruz. Buna ihtiyaç duymuyoruz. Günde 50 defa yandım Allah diyoruz ama, her birinde abdest almıyoruz. Ne zaman abdest alınacağı belli. Ama sizin için belli, bizim için belli. Kemal bey güya Ecevit'i methedecek, kalkıyor diyor ki 'Sen Ecevit'i ağzına alırken önce abdest al bakalım.' Peki, alalım bundan sonra ne yapalım, alacağız.''

Arınç, bunun yanlış olduğunu, ancak Kılçdaroğlu'nun ikinci büyük yanlışı yaptığını ifade ederek, şöyle konuştu:

''Esip gürlüyor, güya bize hesap verecek, bize hesap soracak. Diyor ki; 'Benim partim CHP, geçmişinden hiçbir zaman çekinmedi, korku duymadı. Bu devrimleri yapan parti biziz, bu cumhuriyeti kuran parti, devrimleri yapan parti biziz. Atatürk'ün partisi biziz' Ama İsmet Keskin ağabeyim de şöyle diyor, ne diyor biliyor musunuz? 'Benim partim CHP olmasaydı, bu beş vakit ezan bu ülkede okunmazdı. Belki aklında başka bir şey var, ama Karadenizliler şunu çok iyi bilirler bunun filmi de çevrildi. Türkiye'de 1932 ile 1950 yılları arasında, tam 18 yıl ezan bugün okunduğu gibi okunmadı. Bugün bütün dünyada evrensel bir mesajdır ezan, Bilali Habeşi zamanından bu yana Allahu ekber diye okunur ezan. Ama bu ülkede tam 18 yıl CHP'nin tek parti döneminde 'Tanrı uludur Tanrı uludur, ondan başka yoktur tapındık, tapınacak.' Nasıl söylüyorlarsa bilmiyorum, güya Türkçeleştirilmiş haliyle okundu. Bu ezan okunmasıysa bugün okunan ezanlara biz ne diyeceğiz? Bir şeyi övebilirsiniz, hatta abartabilirsiniz de ama yanlışlık yapmayacaksınız. Hele hele dini inancımızla ilgili milletimizin hassas olduğu konularda bizi eleştiremezsiniz.''

  "OY İÇİN YALAN ÖYLEYECEK DEĞİLİZ 

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Hedefimiz var o hedefe koşa koşa gidiyoruz. Boş vaatlerle sadece oy almak kaygısıyla yalan üstüne yalan söyleyecek durumda değiliz'' dedi.

Arınç, partisinin Bursa Milletvekili adayı Cafer Yıldız'ın seçim bürosunun açılışında yaptığı konuşmada, bu ülkede gerçek laikliği, gerçek din ve vicdan özgürlüğünü, taraf tutmamayı, ayrımcılık yapmamayı, insanlara inançlarından dolayı baskı yapmamayı AK Parti iktidarının gerçekleştirdiğini söyledi.

TBMM Başkanı iken 23 Nisan 2006 günü meclis kürsüsünden bir konuşma yaptığını hatırlatan Arınç, ''Dedim ki; ''Laiklik din ve vicdan özgürlüğüdür. Herkes inancında özgürdür ve ibadetini nasıl gerektiriyorsa yapar. Laiklik din ve vicdan özgürlüğüne baskı yapmak değildir. Laikliği yorumlarken herkesin inancının gereğini yapacağına inanmamız lazım. Tarif ettim'' diye konuştu. Arınç, o zaman CHP Genel Başkanının Deniz Baykal olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

''Baykal bana cevap verdi; 'İran'da Ahmedi Nejad var, bir de bizde Bülendi Nejad var.' Ben Nejat mejat değilim, benim adım Bülent Arınç. Benim adım Bülent falan da demiyorum, birisi bir şey anlamasın diye. Demirtaş doğumluyum ben. Molla Ahmet oğlu İbrahim'in oğluyum ben. Çok şükür Nejat'larla mejatlarla ilgim yok. Bütün dünyada laiklik neyse ben de Türkiye'de böyle olsun istedim. Çünkü ABD'deki İngiltere'deki laiklik, bütün Avrupa ülkelerindeki laiklik, kıyafete karışmaz, ibadete, örgütlenmeye karışmaz, herkesin inancını rahatlıkla söylemesine karışmaz, ama Türkiye ne zulümler gördü geçmişte ki; başı örtülüden tutun, 'Allah' diyene kadar İsmet Keskin gibi başında takke taşıyandan arka tarafında bez taşıyanına kadar herkese mürteci gözüyle baktılar, ''İrtica ayaklandı rejim elden gitti, laiklik çiğnendi' diye kavga kopardılar. Bunlardan bizi AK Parti kurtardı. Şimdi herkes inanıyorsa inandığını söylüyor, inanmıyorsa kimse ona ''Kaşının altında gözün var'' demiyor.''

-''MİLLETÇİLİK IRKÇILIKLA EŞ DEĞER DEĞİLDİR''-

Milliyetçiliğin herkesin ortak değeri olduğunu ifade eden Arınç, ''Milletimizi severiz, milletimizin yücelmesini isteriz, refah içinde yaşamasını isteriz. Milletçilik kafayla, kafa tasıyla, ırkçılıkla eş değer değildir. Ne kadar milletini sever onun için çalışırsan o kadar milliyetçisin'' dedi.

Arınç, geçmiş dönemlerle kıyaslandığında kendi iktidarları döneminde çok şeyin değiştiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

''1 milyon denildiğinde Kurtalan Ekspresi gibi. Başta bir '1' var arkasında 6 tane vagon var, sıfırlar arka arkaya geliyor. Tuvalete gideceksiniz 6 sıfırlı 1 milyon lira ile tuvalet parası veriyorsunuz. Bu ayıp değil mi? Afrika'nın parasında var bu kadar sıfır. Her sıfır eklendiğinde paranın değeri o kadar düşüyor. Nerede sıfırlar şimdi? Para tekrar değerini buldu, tekrar haysiyetine kavuştu. Para basmak her ülkenin bağımsızlık ölçüsüdür. 10 milyonlar 20 milyonlar yetmedi, 100 milyonlukları 6 sıfırla basmaya başladık. Gerçek milliyetçilik o paraya değer kazandırmak, sıfırları atmak başı dik tek Türk parasının 1 dolara mukabil geldiği kıymeti kazandırabilmek. Bunu AK Parti kazandırdı.''

2001-2002 krizlerinde ülkenin büyüme hızının eksi 9 olduğunu hatırlatan Arınç, kendi iktidarları döneminde Türkiye'nin büyüme hızında yüzde 7'lerin üzerine çıktığını, son 3 yıldır dünya ekonomik krizle boğuşurken 2010 yılı büyüme hızının yüzde 9 olarak gerçekleştiğini kaydetti. Arınç, Türkiye'nin Avrupa'nın 6'ncı dünyanın 16. büyük ekonomisi arasına girdiğini belirterek, şöyle devam etti:

''Hedef 2023. 2023'te 25 bin doların üzerinde milli gelir hedefimiz var. Bu zenginleşme demektir, herkesin pastadan pay alması demektir. İspanya ve Portekiz'de yüzde 20'lere yakın işsizlik var. Biz yüzde 14'ten yüzde 11 seviyesine düşürdük. 750 milyon dolar GSMH var. Zenginleşiyoruz, memura da maaşını ödüyoruz işçisine de emeklisine de. Çark işliyor. Her geçen gün gelirimiz artıyor. Yunanistan'da maaşlar donduruldu. Cumhurbaşkanı milletvekilleri, bürokratlar bırakın maaşlarında zam görmeyi alabilecek durumda değiller. Biz ise yüzde 9'luk büyüme hızıyla, 130 milyar dolarlık ihracatla, fert başına düşen 10 bin 500 liralık milli gelirimizle Avrupa ülkeleri içinde bir taneyiz. Daha da güçleneceğiz, çünkü hedefimiz var o hedefe koşa koşa gidiyoruz. Boş vaatlerle sadece oy almak kaygısıyla yalan üstüne yalan söyleyecek durumda değiliz. Millet bize güveniyor. Temel atma törenlerinde AK Parti'de görülen bir şey var. Bugün temeli atıyoruz '1 yıl sonra açılışını yapacağız'' diyoruz ve söylenen zamanda açılış yapılıyor.''

Bu ülkede ne kadar baraj yapıldığının ne kadar havaalanı yapıldığının, Bursa'yı Türkiye'ye bağlayan yolların nasıl faaliyete geçtiğinin herkes tarafından bilindiğini anlatan Arınç, ''Havaalanımızı daha da güçlendireceğiz. Balkan ülkelerine öncelikle Bulgaristan ve diğerlerine karşılıklı seferler koyacağız. Bursa'yı Diyarbakır'a Trabzon'a Antalya'ya, Muş'a Ağrı'ya bağlayan hatlar açacağız. Bursa'nın bütün dünyada tanınmasını sağlayacağız'' dedi.

-ALES SORU KİTAPÇIKLARI-

Arınç, bir gazetecinin, Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'nda (ALES) Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde giren adayların soru kitapçıklarında basım hatası olduğu belirtildi. ÖSYM'nin de 'bu mağduriyeti gidereceğiz' yönünde açıklaması var. Sizin bu konuda bir değerlendirmeniz olabilir mi?'' sorusuna ''Konuyu hiç bilmiyorum ki, kusura bakmayın. Her şeyi bilen bir insan değilim ben. Siz de yeni haberdar olmuşsunuz. Ben de sizden duyuyorum kusura bakmayın'' yanıtını verdi.

AJANSLAR

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.