Gündeme dair çarpıcı yorum

Gündeme dair çarpıcı yorum
Kaset, hakaret, küfür, iftira... Nasılsak öyle mi idare olunuyoruz?

Yeni Asya Ankara Temsilcisi Mehmet Kara, "Kaset siyaseti" başlıklı yazısında, vatandaştan siyasetçilerin "çirkin propaganda yöntemleriyle oy toplama çıkışlarına" prim vermemesini isteyerek  "İşte 'Nasılsanız, öyle idare olunursunuz' şeklindeki Nebevî düstur da, tam olarak bu duruma işaret etmektedir" tespitinde bulundu.

Kara'nın gündeme dair dikkat çeken analizi şöyle:

Siyasetin nabzı seçim meydanlarında atıyor. Seçimlere bir ay kalmışken, siyasetteki üslûp da iyice çirkinleşti. Liderler artık son kozlarını paylaşırken, milletin karşısında birbirlerine söylemediklerini bırakmıyor. Din, mezhep, aile, özel hayat, namus dinlemeden siyasetin çirkin yüzünü sergiliyorlar.

Teknolojinin gelişmesi siyasetin yapılış şeklini de değiştirdi. Seçim kampanyalarının başlaması ile birlikte MHP’nin iki yöneticisinin kasetlerinin çıkmasının ardından ikisi de hem adaylıktan hem de parti yöneticiliklerinden istifa etmişlerdi. İlk kasetler çıktığında 8 kaset daha olduğu söylenmişti. Geçtiğimiz hafta sonu da yine MHP’nin iki yöneticisinin kasetleri çıkınca siyaset artık “kasetler” üzerinden yapılmaya başlandı. Bu iki yönetici de “benim özel hayatım, sadece aileme karşı sorumluyum” deseler de, ertesi gün milletvekili adaylığından çekilme kararı aldı. Bu da, parti yönetiminin seçim öncesi partiyi daha fazla yıpratmamak adına bu isimleri istifaya zorladığını gösterdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, AKP’li bakanların ve yöneticilerinin de benzeri kasetlerinin olduğunu iddia ederek “karşı atak” yapmaya çalışması, önümüzdeki bir aylık sürede, siyasetçilerin yaptıkları ve yapacakları ile değil de, “çirkin” yollarla milletin oyuna talip olacaklarının işaretlerini veriyor.
Partisindeki kaset skandallarını iktidara ve başka kesimlere fatura etmeye çalışan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin zor günler geçirdiği muhakkak. Mitinglerinde yüksek perdeden partide böyle şeylere izin vermeyeceğini söylerken, yine yüksek ses tonuyla Erdoğan’a, “Aşağılık röntgencileri deşifre et, yoksa gök kubbeyi başına yıkarız!” diyerek üslûbunu sertleştiriyordu.

Kendisi de bir başka bir kaset skandalı neticesinde göreve gelen Kılıçdaroğlu da “kasetler” üzerinden siyaset yapıyor. “Recep Bey’in yeni merakı bel altı kaset izlemek, onu kullanmak, insanda ahlâk olur!” diyerek o da kaset üzerinden siyaset yapmayı tercih ediyor.

İki liderin de suçladığı Erdoğan ise yine kaset üzerinden iki genel başkana da pek de siyasî nezakete sığmayan üslûpla cevap vermeyi tercih ediyor. MHP’deki kaset skandallarını partinin “iç çekişmesi” olarak görüyor. Ve gazeteleri referans göstererek, “Gazetelerden de okuyoruz. Söylüyorlar, ‘Şu kadar daha kaset var’ diye’’ ifadelerini kullanıyor.

* * *

Bu aşamada seçimlerde kimin ne kadar oy alacağı, parlamentoya hangi partinin gireceği önemini de kaybediyor. Zira siyasetteki bu ahlâkî çöküntü her şeyin üzerine çıktı. Milletin iradesi yerine başka yollara tevessül edilmesi, ahlâkî olmayan yollardan suçlamalar yeni oluşacak Meclis’i de, demokrasiyi de tartışılır hale getiriyor.

Zaten seçim kanunu ile millet iradesinin tam olarak Meclis’e yansımamasından kaynaklanan sıkıntılar devam ederken bir de böyle bir “yansıma” yara haline gelecektir.

Millet artık, ağız dalaşı istemiyor. Sorunlarına çare olacak sözler bekliyor. Kirli dil, kirli siyaset, ahlâksız
siyasetçi, millî ve manevî duyguları ayaklar altına alan milletvekili istemiyor.

Liderler seçim meydanlarında bu tür şeylere, meydanın heyecanı ile milletten alkış alındığını görüp, daha da üslupsuz sözler söylemeye başlasalar da, bu alkışlara da aldanmamak lâzım. Zira millet bu tür sözlerden hoşlanmadıklarını değişik şekillerde ifade ediyorlar.

* * *

Diğer yandan bu tür “çirkin propaganda” yöntemleriyle oy devşirme yapılacağına durup düşünmeleri gerekmez mi? Milletin bunca büyük meseleleri varken, neden kalkıp böyle ucuz yollarla siyaset yapıyor diye… Siyasetin ahlâklı yapılması gerektiğini hiç mi dikkate almazlar. Siyasetçilerin “aklımızı başımıza devşirelim” diyeceği günler ne zaman gelecek?

Öte yandan halkımızın artık bu tarz-ı siyasete prim vermemesi de hayatî önem arz ediyor. Bu tür çirkinlikleri alkışlayan, kaset siyasetine prim veren, üslûpsuzluğu ve çirkinliği oylarıyla besleyenler de bu durumdan mesuldür.

Artık vatandaşın hakkını araması ve hesap sorması gerekmektedir. Eğer durumundan memnun değilse, mutlaka sesini yükseltmesi, demokratik çerçeveler içinde hakkını sonuna kadar araması lâzımdır. Yok, eğer durumundan memnun ise, pek tabiî ki bu düzen devam edecek ve çarpıklıklar sürüp gidecektir.
İşte “Nasılsanız, öyle idare olunursunuz” şeklindeki Nebevî düstur da, tam olarak bu duruma işaret etmektedir.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.