Günahları duymayan ay
Receb ayı gelince kılıçlar kınına girer, derin ve kanlı husumetlerin üzerine bir sükûnet örtüsü çekilirdi. Artık o gürültülü ve korkunç çöller tatlı bir huzurun baharına dalar, her taraf bir güven ve selâmet sahasına dönerdi. Öyle ki, bu ayda bir kimse babasının katiline rastlasa bile başını kaldırıp kaşına bakmazdı. Bu aya "sağır ay" denilmesi de sükûnet mevsimi olması dolayısıyladır.
Receb ayına “asam-sağır” denmesinin bir diğer anlamı da, bu ayda işlenen günah ve hataları bu ay duymuyor, sadece yapılan ibadet ve sevaplara şahitlik ediyor. Böylece Cenab-ı Hak mü'min kullarının bu ayda işlemiş oldukları günahları bağışlıyor.
Receb’te bire yüz sevap var
Sevgili Peygamberimiz duâlarında, "Allahım! Receb'i ve Şâban'ı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl, bizi Ramazan'a ulaştır" buyururlardı.
Receb ayının Peygamberler tarihinde ayrı bir yeri vardır. Meselâ, Nuh Aleyhisselâm ve kavmi Receb ayında gemiye binmiş ve tufandan kurtulmuşlardır.
Receb ayı, "üç aylar" olarak bilinen mübarek bir mevsimin ilk ayıdır. Bu aylara "çok sevaplı ibadet ayları" diyen Bediüzzaman, onların kazandırdıkları sevaplar bakımından, mü'minlerin önünde nasıl bir kademeli yükseliş vesilesi olduklarına şöyle işaret eder:
"Her hasenenin (ibadetin) sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şâban-ı Muazzamada üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde (Kadir Gecesinde) otuz bine çıkar."
Buna göre Receb ayında işlenen ibadet, edilen iyilik, yapılan hizmetlerin mânevî ecri ve sevabı bire yüz veriliyor.
Bunun için mü'minler bu aydaki nasiplerini arttırmak maksadıyla daha çok gayret sarf ederler. Hayır ve hasenata biraz daha ağırlık verirler.
(Mehmed Paksu - hanimlar.com)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.