Akit, Suriye kamplarına girdi
Akit, sınırın Suriye tarafına geçti ve Cisr uş Şuğur kamplarına girdi. Türkiye’den Suriye’ye ekmek taşıyan gençlerle beraber sınırı aşan arkadaşımız M. Mustafa Uzun, Cisr uş Şuğur’dan kaçan binlerce insanın kaldığı ormanlardaki Suriyelilerle görüştü.
2 aya yakın bir zamandır kendi halkına savaş açan Suriye rejiminden kaçan binlerce insan, Türkiye sınırına yığıldı. Türk tarafına geçen Suriyeliler hemen kamplara alınıyor ve bütün ihtiyaçları karşılanıyor. 5 bini aşkın insan Türkiye tarafına geçti ve koruma altına alındılar. Oysa Suriye ordusunun tanklarla girdiği 50 bin nüfuslu Cisr uş Şuğur isimli yerleşim yerinde şu anda in cin top oynuyor. Halk dağları kullanarak katliamdan kaçıyor. Bir kısmı Türkiye’ye kaçabilirken, önemli bir kısmı da dağlarda, ormanlarda saklanıyor.
Bütün yollar Suriye ordusu tarafından tutulmuş. Türkiye, kamplara aldığı Suriyelileri geri bırakmıyor. Türkiye sınırına ulaşabilen 5 ila 10 arasında insan ise bu nedenle sınırı geçmeyerek bekliyor. Eğer sınırı geçerlerse geri dönemeyeceklerini biliyorlar. Sınırda, olayların yatışmasını ve şehirlerine geri dönmeyi bekliyorlar. Suriye ordusunun saldırma ihtimaline karşı da tetikte bekliyorlar ve her an binlerce Suriyeli, sınırın Türkiye tarafına kaçabilir.
AKİT, ‘EKMEK YOLU’NU
KULLANARAK SURİYE’DE
Türk ve yabancı basın-yayın kuruluşlarından onlarca gazeteci ise Türkiye-Suriye sınırındaki Güveççi köyünde bekliyor. Çünkü Türkiye’ye geçmek isteyen Suriyelilerin çoğu, bu köyün karşısındaki tepelerde beklemekte. 10 gündür bu köyde bekleyen medya mensupları, Suriye tarafından geçen herkes ile görüşerek içeriden bilgi almaya çalışıyorlar. Sınırın Suriye tarafında bekleyen aileler ise gençlerini Güveççi köyüne göndererek kendileri için esnafın topladığı ekmek ve erzakları alıyor. Sınırın 5 kilometrelik bölümünde çok az Türk askeri bulunuyor ve çoğu zaman da bu askerler ekmek getirip götürdüklerini bildikleri bu gençlere karışmıyorlar. Suriye ordusu, Cisr uş Şuğur’da katliam ile meşgul olduğu için, sınır güvenliği iyice zayıflamış. Biz de Akit Hatay Temsilcisi Mahmut Pehlivan ile beraber geldiğimiz Güveççi köyünde, bu gençlerle görüştük ve köye girdikten 10 dakika sonra bu kamplara gitmek üzere yola çıktık.
ORMAN İÇİNDE ÇADIR KENTLER
Suriyeli gençler gibi giyinip, gözlükleri çıkarttığımız geçiş için çantalarımızı da bırakıp, ekmek ve erzak poşetlerini sırtlandık. 5 kilometrelik yolu zaman zaman koşarak, zaman zaman ise sessizce çalıların, ağaçların arkasına saklanarak aştık. Kamp yeri Türkiye tarafına kaçışın kolay olacağı ve Suriye tarafından saldıracak orduya karşı da önlem alacak şekilde seçilmiş. Kadınlar, çocuklar, yaşlı insanlar ağaçların arasında başları önlerde geziyor. Gençler Hataylı hayırseverlerin gönderdiği erzakları alabilmek için sınırı geçmeye hazırlanıyorlar.
İnsanlar gazeteci olduğumuzu öğrenince bağırlarına basıyorlar bizi. Suriye’de yaşadıklarını, şu anki durumlarını ve Türkiye’den beklentilerini nefes dahi almadan aktarıyorlar bize. Daha önce buraya hiç gazeteci gelmemiş ve bütün meselelerini aktarabilseler, çözüme ulaşabileceklerine inanıyorlar.
“BABASINDAN ZALİM ÇIKTI”
“Esad’ın, Allah belasını versin. O şimdi rahat yatağında uyuyor, biz ise otların üstünde yatıyoruz 1 haftadır” diyor Cisr uş Şuğur’lu yaşlı kadın. Fotoğraflarının çekilmesini asla istemiyorlar. Suriye’ye geri dönecekler ve eğer tespit edilirlerse öldürüleceklerini söylüyorlar. Bazıları ise tam tersi özellikle fotoğraflarının çekilip, taraflarının belli olmasını istiyor. “Bu rejim gidecek, başka yolu yok” diyor bir genç. Sünnete uygun sakalı, ifade şekli, yüzündeki nur, hanımının tesettürü ve geri adım atmayan savunması ile “İhvan”dan olduğunu düşündüğüm bir genç; “Esad, babasından aldı bu yönetimi. Biz önemli olanın isimler değil, rejim olduğunu biliyorduk. Bakın işte bütün dünyayı daha iyi ve reformlara açık diye kandıran Beşşar, babasından daha büyük zalim çıktı. Bu işler sona erdiği zaman 2 ay içerisinde katledilen insanların gerçek sayısı ortaya çıkacak ve dünya Beşşar’ın da ne kadar büyük bir zalim olduğunu anlayacak” dedi.
“SURİYE ORDUSU SU
DEPOLARINA ZEHİR ATTI”
Cisr uş Şuğur’da çok büyük katliamların yapıldığını, insan cesetlerinin sokaklarda hâlâ durduğunu ve kimsenin kaldırmadığını söyleyen Suriyeliler, şehre su gönderen depolara da Suriye ordusunun zehir kattığını iddia etti.
ALLAH’TAN SONRA
ERDOĞAN’A GÜVENİYORUZ
Türkiye’yi bu çatışmalardan önce de çok sevdiklerini dile getiren kamptaki Suriyeliler; “Allah Erdoğan’dan razı olsun. Onu çok seviyoruz, bizi şimdi kurtarmasını bekliyoruz. Önce Allah’a güveniyoruz, sonra Erdoğan’a. Lütfen sessiz kalmasın ve bu zulmü bitirsin. Beşşar Esad rejimi artık halk için bitmiştir, Türkiye de Suriye’deki halklara sahip çıksın” diyorlar. Türkiye tarafına geçmek istemediklerini, eğer geçerlerse bir daha Suriye’ye dönüp evlerine, bahçelerine sahip olamayacaklarını ifade eden Suriyeliler; “Bu çatışmalar bir an önce sona ersin ve Esad gitsin, yoksa buralarda daha fazla dayanamayız” dediler.
Türkiye’ye gelen
Suriyelilerin sayısı 8 bin 538 oldu
HATAY - Suriye’de yaşanan olaylardan kaçarak Türkiye’ye gelenlerin sayısının 8 bin 538 kişiye ulaştığı bildirildi. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan alınan bilgiye göre, Yayladağı ve Altınözü’nde oluşturulan geçici çadırkentlere yerleştirilen Suriyelilerin bin 740’ı yetişkin erkek, 2 bin 242’si yetişkin kadın, 4 bin 556’sı ise kız ve erkek çocuk olmak üzere toplam 8 bin 538’e ulaştı. Sınıra gelen Suriyeliler, görevliler tarafından birer birer kayıt altına alınırken, bazı geçici çadırkentlerin de kapasitesi doldu.
Bu arada, bilgi kirliliğinin önüne geçmek için Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu’dan Sorumlu Müşteşar Yardımcısı Büyükelçi Halit Çevik’in başkanlığında 6 kişilik bir ekibin Hatay Valiliği’nde “İletişim Bürosu” oluşturdukları, Valilik ile eşgüdümlü çalışacakları bildirildi. Öte yandan, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde de geçici çadır kentin kurulduğu bildirildi.
Suriye Halkı ile Dayanışma
Platformu’ndan Rusya’ya kınama
ÜSAME KARAKIŞ / İSTANBUL
Birleşmiş Milletler (BM)’de Suriye’de yaşanan zulmü durdurmaya yönelik alınmak istenen yaptırım ve kınama kararına karşı oy kullanan Rusya, dün İstanbul’daki başkonsolosluğu önünde kınandı. Türkiye’de yaşayan bir grup Suriyeli vatandaş, konsolosluk önünde basın açıklaması yaparak Rusya’nın kararını değiştirmesi için mektup gönderdi.
DEMOKRASİ ÖZLEMİNE KARŞILIK
TOP, TANK VE HELİKOPTER!
Konsolosluk önünde basın açıklamasını Suriye Halkı ile Dayanışma Platformu adına Fevzi Zakir okudu. Zakir, dikta Suriye rejiminin kadın-çocuk ayırt etmeksizin sivil vatandaşları katlettiğini söyledi.
Halkı bastırmak için kullanılan çağdışı yöntemlerin, ülkeyi büyük felakete sürüklediğine dikkat çeken Zakir, halkın özgürlük mücadelesi süresinde bin 500’den fazla sivilin öldürüldüğünü de ifade etti.
Zakir’in açıklamasının ardından platformun bir diğer üyesi Ömer Şavaf, mektubu teslim etmek üzere Konsolosluğa girmek istedi. Fakat hiçbir konsolosluk yetkilisinin kendisiyle görüşmek istememesi üzerine Şavaf, mektubu konsolosluk kapısında bulunan posta kutusuna bıraktı.
YENİ AKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.