Müslümanlardan cami nöbeti
“Türkler Anadolu’ya” sloganları ile cemaate taş yağdıran faşist Bulgarlar, sabah namazı sonrasında da camileri basıp cemaate saldırıyorlar. Geçen hafta Banyabaşı Camii yine yakılmak istendi. Bulgar Devletinin saldırganlara karşı önlem almaması üzerine ise Müslümanlar camilere akın edip, vakit namazlarını cemaatle eda ediyorlar. Müslümanlar geceleri de nöbetleşe camileri koruyorlar. Bulgaristan Müslümanları Başmüftü Vekili Vedat Ahmet, Akit’e bu ülkedeki gergin atmosferi anlattı. M.
Nesillerine ve Osmanlı’dan kalan emanetlere sahip çıkmaya başlayan Bulgaristan’daki Müslümanlar, son yıllarda hızla artan bir İslam düşmanlığı ile karşı karşıyalar. Gerek başmüftülük makamı çerçevesinde devam eden tartışmalar ve gerekse de Bulgar ırkçılarının fiziki saldırıları beraber yürüyor. Başmüftülük darbesini ferasetleri ve dik duruşları ile şimdilik savan Müslümanlar, ATAKA önderliğindeki ırkçıların saldırıları karşısında da önlemlerini alıyorlar. Bulgaristan Müslümanlarına yönelik son fiziki saldırıları çok değerli hocam Bulgaristan Başmüftü Vekili Vedat Ahmet ile görüştük. Buyrun;
“CUMA NAMAZI ESNASINDA CEMAATE SALDIRDILAR”
*Bir süre önce Ataka Partisi taraftarları, Sofya’daki Banyabaşı Cami önünde protesto yaparak cemaate saldırmışlardı. Bununla ilgili daha detaylı bilgi alabilir miyiz sizden?
*Elbette. Sofya’daki Banyabaşı Camii’nde yaşanan son olay durumu gözler önüne sermektedir. Bir süre önce Cuma namazı öncesinde Müslümanların namaz hazırlıkları esnasında cami avlusunun hemen önünde ırkçı ATAKA Partisinin yandaşlarından oluşan 150 kişilik bir grup, caminin içinde bulunan Müslümanlara ağır sözlerle hakaret etmeye başladılar. “Türkler Anadolu’ya gitsin”, “Türkler Bulgaristan’dan dışarı” gibi sözler ile cami cemaatine psikolojik baskı uyguladılar. Sembolik olarak Osmanlı fesini bıçakla kesip parçalayarak Müslümanları tehdit ettiler. Bununla da yetinmeyen ATAKA yandaşları emniyet kuvvetlerinin gözleri önünde mikrofon ve hoparlörlerini camiinin avlusu içinde bulunan abdestlik binasının çatısına yerleştirip namaz esnasında marşlar ve Hıristiyan ayinlerini hoparlörlerden salarak, daha önceki birkaç Cuma namazında yaptıkları gibi namaza engel olmak istediler.
*Peki, Müslümanlar buna bir cevap vermediler mi?
*Bu durum Müslümanlar arasında tedirginliğe yol açtı tabii ki. Bunu önlemek için cami cemaatinden birkaç kişi abdestlik binasının üstüne binerek hoparlörlerin yerleştirilmesine engel olmak istedi. Bu teşebbüs ATAKA Partisi yandaşlarıyla kavgaya dönüştürüldü. Müslümanların üzerlerine taşlarla, sopalarla ve tekme-tokat saldırdılar. Abdestliğin çatısından kopardıkları mermer taşları Müslümanların üzerlerine doğru attılar. Bu saldırılar neticesinde 5 Müslüman yaralandı, birinin ise kafatası patladı.
“SABAH NAMAZINDAN ÖNCE CAMİYE SALDIRDILAR”
*Bu ırkçı partinin üst yönetimi ne yaptı?
*Onlar da aynı yolun yolcusu zaten. Cuma namazı esnasında ATAKA Partisi Başkanı Volen Siderov ve bazı milletvekilleri Müslümanlara karşı birçok hakaret içeren sözler sarf ederek yoldan geçen Bulgar vatandaşları cemaate karşı kışkırttılar, emniyet kuvvetlerini de “yeniçeri”, “Türk mekereleri” olarak nitelendirerek suçladılar. Savcılık soruşturma başlattı.
*Bu olaydan sonra neler yaşandı? Son saldırı bu muydu?
*Hayır. Bu olaydan sonra da cami cemaatine yönelik üç saldırı oldu. Bunlardan ikisi sabah namazı vaktinde, biri de ikindi namazı vaktinde. Ayrıca bazı şahıslar sürekli camiyi gözetlemekte. Özellikle yatsı namazı vaktinde cami etrafında dolaşıp gürültü patırtı yapan ırkçılar görülmekte. Geçen cuma, bir Bulgar cemaatin arasına girerek cemaati provoke etmeye çalıştı.
*Yeni bir saldırı daha oldu sanırım...
*Evet. Geçtiğimiz hafta içerisinde sabah namazından önce kimliği belirsiz kişiler Banyabaşı Camii’nin girişindeki bekçi odasının camlarını kırmışlar. Saldırganlardan biri duvar parmaklıklarının üstünden atlayıp cami kapısını kırarak zorla içeri girmiş. Bu sırada camideki bekçi kulübesinde bulunan caminin devamlı cemaatinden ve gönüllü temizlik işlerini de yapan Metin adlı kişi saldırganları engellemeye çalışmış. Ancak saldırıya uğrayan ve feci şekilde dövülen Metin cami girişine yüzüstü yığılmış. Kısa bir süre sonra kendisini kanlar içerisinde çaresiz bir şekilde bulan Müslümanlar gelmiş. Daha sonra acilen Pirogov hastanesine kaldırıldı bu kardeşimiz. Şu anda soruşturma devam etmekte, fakat herhangi bir sonuç çıkmadı.
“BULGARİSTAN DEVLETİNİN BİZİ KORUMAYACAĞINI ANLADIK”
*Başmüftülük olarak siz bu olayları nasıl yorumladınız?
*Bir defa daha Müslümanlara yönelik meydana gelen şiddet olayından ve camiye yapılan saldırıdan sonra, Müslüman topluluğu, devletin bizi ya koruyamadığı ya da korumak istemediğine dair açık bir mesaj almaktayız.
*Bulgaristan devletinin sizi koruyacağını mı düşünüyordunuz?
*Artık düşünmüyoruz. Güvenliğimizi ve haklarımızı kendimiz korumamız gerektiğinin farkındayız. Birkaç yıldan beri şahit olduğumuz ve aralarında oldukça çarpıcı olan pek çok olay, bize ülkedeki Müslümanların istenmediğini ve onlara karşı uygulanan baskının devam edeceğini göstermektedir. Baskının fiziki, psikolojik, ekonomik ve sosyal yöntemlerini geçmişte yaşanan olaylardan bilmekteyiz, bugün onlar tekrar uygulanıyor ve meselelerle ciddi bir şekilde ilgilenilmezse gelecekte de uygulanmaya devam edilecektir.
*Bu düşmanlık, Bulgarların İslam’a hâlâ düşman olduğunu apaçık ortaya koyuyor...
*Evet, maalesef öyle. Olaylar zinciri Bulgar toplumunun bir kısmının İslam’a, İslam değerlerine ve Müslüman topluluğuna karşı düşmanca ve saldırgan bir tutum içerisinde olduğunu açık bir şekilde göstermekte. Bu tür olaylar, serserilik göstergeleri veya ayrı bir suç faaliyeti olarak değerlendirilmemeli, bunlar Müslümanlara uygulanan genel strateji ve çekememezlik olup daha büyük baskı girişimlerinin ortaya çıkması mümkündür. Tehdit, hakaret, dini haklarının sınırlandırılması ve fiziki şiddet olarak beliren bu tür İslamofobi ve baskı, dinler arasındaki çatışmayı ve sivil savaşı tetikleme teşebbüsü olarak değerlendirilmeli.
“HÜKÜMETİ GÖREVE ÇAĞIRDIK”
*Toplumda size destek verenler yok mu?
*Var elbette. Başkentte namaz kılan Müslümanlara yapılan saldırıdan sonra siyasetçilerden, aydınlardan ve toplumun bir kısmından açık bir destek aldık
*Hükümeti bu noktada göreve çağırmıyor musunuz?
*İçişleri Bakanı Tsvetanov’a bir mektup gönderdik ve bilgi verdik. Sonuç ortadadır. Bu olaydan sonra faillerin ve yaşananların kınanmasını ve güvenlik güçlerini acil olarak müdahale etme çağrısını insan hakları örgütlerinden, hükümetten, vatandaşlardan, siyasi partilerden ya da her hangi birisinden duymadık.
*Neden?
*Belki bu tür olaylara alıştık ya da bazı çevreler bize karşı uygulanan baskıyı sessizce desteklemektedirler.
*Ben hâlâ Bulgar devletinin tavrını merak ediyorum?
*Bakın, Bulgaristan Cumhuriyeti Millet Meclisi, “Müslümanların kendi kendilerini savunmalarına gerek olmadığı, çünkü iktidar bunu yapabilir” şeklinde bir deklarasyon kabul etti. Ancak bunun gerçekte doğru olmadığı ve problemi geçiştirmeye, zaman kazanmaya ve duygularımızın köreltilmesine yönelik bir girişim olduğu ortaya çıktı.
*Peki, Müslümanlar ne yapmalı?
*Bu aşamada, her türlü saldırı ve provokasyonlar için dikkatli olmaları, daha sık bir şekilde ilk olan sabah namazını ve son olan yatsı namazını camide kılmaları, İslam kardeşliği dayanışması içerisinde bulunmaları için ülkemizdeki bütün Müslümanlara sesleniyoruz. Özellikle Sofya’da Banyabaşı Camii’nde namazlarının kılınması için ve devletin korumayı başaramadığı İslam ve Müslümanların şeref ve haysiyetini camide gece nöbetiyle koruyacak olan gönüllü kaydı için kampanya başlatacağız. Bu faaliyetler, kendimizi muhafaza etmek kampanyasının başlangıcıdır, problemlerin gelişimine göre ve topluluğumuzun talebine uygun olarak gelecekteki adımlarımız hakkında sizi bilgilendireceğiz.
YENİ AKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.