Kürt aydınlar uyarıyor
Van eski milletvekili Fethullah Erbaş, çözüm yolunun Meclis olduğunu belirterek; “Meclis’ten başka çözüm yeri yok” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) Ergenekon ve Balyoz sanığı milletvekilleri ile Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) desteklediği KCK sanığı bağımsızların tahliye taleplerinin reddedilmesi ve Hatip Dicle’nin milletvekilliğinin düşürülmesi kararlarının ardından başlayan tartışma sürüyor. MHP’den dün Meclis’e gidip yemin edecekleri ve TBMM’nin bütün faaliyetlerine katılacakları açıklaması geldi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Meclis’i boykot etmeyeceklerini belirterek, TBMM’nin saygınlığına ve millet iradesinin vazgeçilmezliğine inandığıklarını, yemin törenine tüm milletvekilleriyle eksiksiz katılacaklarını ve demokrasinin işlemesine destek vereceklerini açıkladı.
CHP VE BAĞIMSIZLAR NE YAPACAK?
CHP’nin ise İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay ile ilgili bugün vermesi beklenen kararın ardından tavrını netleştirmesi bekleniyor. DBP destekli bağımsızların ise PKK törer örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan’dan gelen masajlara göre hareket edeceği öngörülüyor. Ortaya çıkan boykot sorununu Akit’e değerlendiren Kürt aydınlar, MHP’nin tavrını doğru bulurken, CHP ve BDP’ye de seslenerek, çözüm yolunun Meclis olduğunu kaydetti.
ERBAŞ: ÇÖZÜM YERİ MECLİS’TİR
Van eski milletvekili Fethullah Erbaş; CHP, MHP ve BDP’nin boykot çağrılarını değerlendirdi. Erbaş, siyasi partilerin TBMM’yi boykot etmeyi bir araç olarak kullandığını belirtti. Ortaya çıkan sorunun çözüm yerinin Meclis olduğunu vurgulayan Erbaş, “CHP, MHP, BDP Meclis’e girmezse o zaman sorunu kim çözecek?” diye sordu. Sorunu yargının çözemeyeceğini ifade eden Fethullah Erbaş, kanunun geçmiş yıllarda yapıldığını hatırlatarak, siyasi partilerin Meclis’e girip kanunu değiştirerek sorunu çözebileceğini söyledi. Erbaş, siyasi partilerin Meclis’e girmemesi durumunda sorunun kısır döngüye dönüşeceğinin ve Meclis’ten başka çözümün olmadığının altını çizdi.
HAŞİMİ: YSK TUZAĞINA RAĞMEN SORUNUN ÇÖZÜM YERİ MECLİS’TİR
Diyarbakır eski milletvekillerinden Haşim Haşimi ise Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçimden önce ve seçimden sonra pek çok yanlışa imza attığını vurguladı. Haşimi “YSK siyasete tuzak kurmuştur ve bu tavrı ülkede gerginliklere neden olmuştur” dedi. Seçimden önce YSK’nın verdiği yanlış kararla bir çok kişinin öldüğünü hatırlatan Haşimi şöyle konuştu: “YSK verdiği kararlarla pek çok kişinin kendini savunmasına bile izin vermedi. Bu kadar da olmaz. Her sorunun çözüm yeri olarak ben Meclis’i görüyorum. Benim 20 yıldır görüşlerim bellidir.”
FIRAT: BDP HERŞEYE RAĞMEN MECLİS’E GİRMELİDİR
Yazar Ümit Fırat da, tüm adayların vekillik durumunu belirleyen ve denetleyen kurumun YSK olduğuna dikkat çekerken, seçimden önce ve seçimden sonra YSK’nın pek çok yanlış yaptığını dile getirdi. Fırat, “YSK Meclis’in elini kolunu bağlayan bir karar aldı” dedi. Hatip Dicle’nin vekilliğinin iptal edilmesiyle ilgili olarak Yargıtay Onursal Başkanı Sabih Kanadoğlu’nu suçlayan Fırat, davası devam etmesine rağmen tutuksuz olarak yargılanmaya devam eden vekilleri örnek vererek, Mehmet Ağar ve Sedat Bucak’ın, davaları devam etmesine rağmen tutuksuz olarak yargılandığını hatırlattı. Boykot kararı konusunda ise Fırat, “BDP ne karar verir bilmiyorum ama halkın iradesini temsil eden vekiller herşeye rağmen Meclis’e girip söyleyeceğini orada söylemeli” dedi.
BURKAY: ERGENEKONCULAR SOKAĞIN KARIŞMASINI BEKLİYOR
Güneydoğu’daki siyaseti iyi bilen aydın siyasetçilerden Kemal Burkay da BDP destekli bağımsızların tavrını değerlendirirken, her olumsuz durumda sokakların kaos ortamına çevrilmesinin çözüme hizmet etmeyeceğini söyledi. Kürt sorununun çözülmesini istemeyenlerin, Ergenekoncuların ve faili meçhul cinayetlerden dolayı bugün hesap verenlerin umudunu kaosa bağladığına dikkat çeken Kemal Burkay, “Ergenekoncular dört gözle Kürt sokağının karışmasını bekliyor. Bunun görülmesi lazım” dedi. Kürt halkının bugün yapması gereken en önemli hareketin kaos oluşturmak isteyenlerin oyununu bozmak olduğunu ifade eden Burkay, statükocu kesimlerle, darbecilerle ve Ergenekoncularla aynı çizgide bulunulmaması gerektiğinin altını çizdi. Bu ortamda sağduyu ile hareket etmenin önemli olduğunu, kaos ortamına sürükleyecek açıklamalardan kaçınılmasını isteyen Burkay, BDP’nin geçen dönem Meclis’te demokratikleşme adına verimli bir çalışma yürütemediğini belirterek, Türkiye’nin 12 Haziran seçimleriyle önemli bir fırsat yakaladığını belirtti. Burkay, cunta anayasasından kurtulup askerî vesayetin ülke üzerinden atılması için bu dönemin iyi değerlendirilmesi gerektiğini aktardı. Burkay, kaos ortamı ile bu olumlu havanın dağıtılmak istendiğine dikkat çekti.
KIZILKAYA: MECLİS’İ BOYKOT ETMEK HİÇBİR FAYDA GETİRMEZ
Seçim sürecinde meşakkatli bir çalışma yapıldığını söyleyen yazar Muhsin Kızılkaya ise, “BDP eğer Meclis’e girmez ise bütün bu çabalara yazık etmiş olur” dedi. Yürürlükteki yasalardan kaynaklanan sorunlar olduğuna dikkat çeken Kızılkaya, mevcut yasaları değiştirme ve revize etme yerinin Meclis olduğuna dikkat çekti. Kızılkaya “Meclis’i boykot etmek hiçbir fayda getirmez. Yapılması gereken o yanlışı üzerine giderek düzeltmektir” dedi. BDP’nin tavrının da diğer partiler gibi olduğunu söyleyen Kızılkaya, “Partilerin liderinin tavrı ne ise partinin tavrı da o oluyor” şeklinde konuştu. Kızılkaya BDP’nin tavrının Öcalan’ın iki dudağı arasında olduğuna, BDP’lilerin de bu durumu yalanlamadıklarına dikkat çekti.
YENİ AKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.