Medya'nın teröre desteği

Medya'nın teröre desteği
Temelinde 'sesini dünyaya duyurma' amacı yatan terör örgütleri 21. yüzyılda en çok medya desteği ile ayakta durabiliyorlar.

Terör ya da terörizm, siyasal, dinsel ve/veya ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla sivillere; resmî, yerel ve genel yönetimlere yönelik baskı, yıldırma ve her türlü şiddet içeren yolun kullanımıdır. Terör sözcüğü bugünkü anlamında, ilk defa Fransa’da, Fransız Devrimi'nde kullanılmıştır.

Terörün sınır aşan bir hal alması halinde uluslararası terörizm ile karşı karşıya kalınır. Ancak son dönemde 'uluslararası terörizm' kavramı daha çok birden fazla ülkeyi hedef alan veya birden fazla ülkede aynı anda birbirine yakın eylemlerde bulunan terörizmi anlatmak için kullanılmaktadır.

Terörizm ihtiyaç duyduğu maddi kaynaklara daha çok yasadışı faaliyetleri ve dış yardımlar ile ulaşır.Bunların bazıları Dış yardımlar, Uyuşturucu ticareti, İnsan kaçakçılığı, Büyük çaplı soygunlar,
Zorunlu bağışlar, Bağışlar, Diğer her türlü kaçakçılık, Diğer gönüllü katkılar sayılabilir..

Her türlü desteğe rağmen, terörün olmazsa olmaz kaynaklarından en önemlisi günümüzde medya desteği.Bilinçli ya da  bilinçsiz medya'nın terörizmi desteklediğini kimse inkar edemez.

Terörizmin medya olmadan yaşayamayacağı yaygın bir kanaattir. Terörizm modern dönemin bir olgusu olması da daha çok bu durum ile ilişkilendirilir. Terör örgütleri medya sayesinde dehşet yayarlar ve propaganda yaparlar.



SORULAR VE CEVAPLARI

Terör olayları karşısında medyanın sorumluluğu nedir? Medya, terörün amacına hizmet etmeden, nasıl bir yayıncılık anlayışı benimsemelidir? Medya hangi noktada yanlış yapmakta, hangi noktada doğruyu bulmaktadır? Terörün amaçları ile medyanın sorumlulukları hangi noktada birleşmekte, hangi noktada ayrılmaktadır?. Bu soruların cevaplarını, Türkiye'de yıllardır süren terör olaylarını ve medya'nın bu olaylara bakış açısını inceleyerek bulabiliriz.

Terör – Medya ilişkisinde en önemli nokta karşılıklı kazanç sağlama durumudur. Terör örgütlerinin yapmış olduğu eylemler medyada, toplumun beklentisi doğrultusunda, geniş yer bulurken, isimleri zikredilen terör örgütleri de o kadar tanınmaktadır. Tanınmak beraberinde etkilemeyi etkileme ise korkuyu getirmekte ve bu durumdan hem izlenme oranı artan medya hem de istediğini alan terör örgütleri kazançlı çıkmaktadır. 

YAPTIRIM ÇÖZER Mİ?

21 Ekim 2007 tarihinde Hakkari'nin Dağlıca bölgesinde meydana gelen terörist saldırıların ardından,Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek imzasıyla RTÜK'e gönderilen yazıda, ''Hakkari'nin Dağlıca bölgesinde meydana gelen terörist saldırılarla ilgili olarak; kamu düzenini ve halkın moral değerlerini olumsuz etkileyen, güvenlik güçlerine dönük zaaf imajı yayan, toplumsal psikolojiyi olumsuz etkileyen'' radyo ve televizyon yayınlarının durdurulması istenmişti.

12 Ağustos 2010 tarihinde, Britanya’nın Reklam Standartları Kurulu insanlara komşularının şüpheli davranışlarına dikkat etmelerini tavsiye eden anti-terör reklamını yasakladı.Bu tip yaptırımlar belli dönemlerde sorunları çözse de, genel itibariyle devamlılık gerektiriyor.

Sonuç itibariyle terör örgütleri medyada yer aldıkça etkili olurken, medya terör eylemleri sayesinde reytingini arttırmaktadır.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.