Kıdem tazminatı fonu
Hükümet programına da konulan Kıdem Tazminatı Fonu’nun olumlu ve olumsuz yönleri var. Son günlerde kamuoyunu yönlendirmek için sadece olumlu yönleri ele alınıyor ancak işçi için de işveren için de olumlu-olumsuz yönleri bulunuyor...
İŞÇİ İÇİN OLUMLU YÖNLERİ:
HER DÖNEM KIDEM TAZMİNATLI OLACAK
Şu andaki uygulamada, aynı işveren emrinde en az bir tam yıl çalışmış olmak ön şartıyla, işyerinden kıdem tazminatı alacak şekilde işten ayrılmak gerekiyor.
Fon gelirse tıpkı SSK primi ödenir gibi işçi adına işvereni her ay fona para ödeyecek ve işyerinden kıdem tazminatı alacak şekilde ayrılma olmasa bile fonda kişi adına para birikecek.
En önemlisi 3-5 ay çalışıp ayrılanın ömrü boyunca kıdem tazminatı alabilme hakkı olmadığı halde fon gelirse olacak.
Çünkü, işveren her işçi için fona her ay fon primi ödeyecek. Özellikle taşeron şirket işçileri “Ben paramı hangi taşarondan alacağım” derdinden kurtulacaklar.
FON KİŞİSEL HESAP ŞEKLİNDE OLACAK
Fon ile ilgili düzenleme henüz tasarı taslağı aşamasında olsa bile getirilmek istenen düzenlemeye göre, herkesin fona ödenecek primi kendisine ait olacak ve son beş yıllık ücret ortalamasına göre fona prim ödenen her yıl için bir brüt maaş tutarında ödeme yapılacak.
İŞVEREN FONA FON İŞÇİYE ÖDEYECEK
Kıdem tazminatı işverence değil, fon tarafından işçiye ödenecek olması olumlu. İşverenin işçi adına fon primini ödemiş olup olmamasının bir önemi yok. Fon primi işverenden alacağından işvereni fona borçlu olsa bile işçi fondan şartları oluşunca parasını alabilecek. Kıdem tazminatının borçlusu işveren değil fon olacak.
FONDAN ÜÇ ŞEKİLDE PARA ÇIKACAK
Şimdiki halde 1475 sayılı (eski) İş Kanunu’nun 14’üncü maddesine göre, en az bir yıl aynı işveren emrinde çalışmış olmak kaydıyla, işten ayrılma halinde yedi hal ortaya çıktığında işçi kıdem tazminatını alabilmekte iken, fon gelirse fondan üç şekilde para alınabilecek.
1- Emekli olunca kendisi
2- Ölünce geride kalanları
3- Fonda adına 10 yıl prim ödendiğinde isteği üzerine kendisine
İŞÇİLERİN KIDEM TAVANI ARTACAK
İşçiye son brüt ücreti tutarında her yıl için bir brüt maaş kıdem tazminatı ödeniyor ama bu rakamın tavanı var. Tavan rakamı 2.731,85 TL.’dir. Ücreti bundan yüksek olsa da işçi ancak her yıl için bu kadar tazminat alabilir.
Fon gelirse SGK’ya bildirilen tavan ücret 5.440,50 TL baz alınacağından işçilerin fondan alacakları tazminat da fazla olacak.
İŞÇİ İÇİN OLUMSUZ YÖNLERİ:
KIDEM TAZMİNATI ALMA HALLERİ AZALIYOR
Halen, yedi hal oluştuğunda işveren işçiye kıdem tazminatı ödemek zorundadır. İşyerinde en az bir tam yıl çalışmış olmak koşuluyla, bunlar arasında işveren tarafından haklı bir sebep olmadan işten çıkarılmak ve işçinin haklı bir sebeple işi bırakması da bulunuyor.
Fon gelirse bu haller azalacak, mesela askere giden, 15 yılı tamamlayan, evlenen veya işten çıkan ve çıkarılan işçi kıdem tazminatı alamayacak.
İŞSİZLİK DEVRESİ PARASIZ GEÇECEK
Kıdem tazminatının en önemli işlevlerinden birisi işçinin gerek işten çıkma çıkarılma halinde iş aradığı dönemde bu parasını harcamasıdır. Fon gelince bu tür bir uygulama olmayacağından işçinin, iş arama ve işsizlik dönemi parasız geçecektir.
Bu dönemde İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işsizlik ödeneği alabilme durumu da olabilmektedir ama şu anda en düşük 334, en yüksek 669 lira olacak bu ödeme işçinin yaşam seviyesini korumayacak.
FON’UN GELECEĞİ BELİRSİZ
Fon’la Eski Tasarrufu Teşvik Fonu (TTF), eski Konut Edindirme Yardımı Fonu (KEY) ve İşsizlik Sigortası Fonu gibi amacı dışında kullanılma ve fonun gelirlerinin devletçe çarçur edilmesi tehlikeler mevcuttur. Fon’la kıdem tazminatının kaldırılması yıllara yayılacak.
Yıllar süresince de devlet işverenlere ödettiği fon primlerini kullanacak, ilk ödeme 10 yıl sonra olacağı için de 10 yıl sonra iktidarda olan hükümet de fonda para yok diyecektir.
KIDEME ESAS ÜCRET DE DÜŞECEK
Şu anda kıdem tazminatı ödenirken 30 günlük ücret bulunurken, geriye doğru bir yıl içinde işçiye ödenen her türlü maddi menfaatler dikkate alınmaktadır.
Yani, servisler, özel sigorta gibi para ile ölçülebilen ödemeler tazminatta dikkate alınıyor ama fon gelirse bu iş bitecek. Sadece işçinin (işverence SGK’ya bildirilen) brüt ücretine göre fona prim ödeneceğinden işçilerin kıdem tazminatına esas ücretleri düşecektir.
KAYITDIŞI ÇALIŞANLARIN KIDEMİ YOK OLACAK
Brüt ücreti 2.500 TL olan bir çalışanın, SSK’ya asgari ücret olan 837 TL’den bildirildiği bilinen kayıtdışılıklardan biridir. İşçi işten kıdem tazminatı alma hakkıyla ayrıldığında muhatap işveren olduğu için gerçek ücreti olan 2.500 TL’den ödenmesini temin edebilmektedir.
10 yıl sonra fon öderse 837 TL’yi dikkate alacaktır. Tamamen kayıtdışı olanlar sigortasız da olsa işverenden kıdem tazminatı alabilir ama fon gelirse, tek kuruş alamazlar.
GAZETECİLERİN KIDEMİNE TAVAN GELECEK
Fon gelirse SGK’ya bildirilen tavan ücret baz alınacağından 5.440,50 TL. halen 5953 sayılı Basın-İş Kanunu gereğince kıdem tazminatı alan kamuoyunda 212’li denilen basın çalışanlarının kıdem tazminatı tavanı da bu rakamla sınırlı olacak.
Aylık brüt ücreti bu rakamdan yüksek olan basın çalışanları Fondan sonra kıdem tazminatını tavanlı olarak alacaklar.
Kurulacak fonla tazminatlar devlet güvencesine girecek
İlk kez 57 yıl önce gündeme gelen Kıdem Tazminatı Fonu bu kez kuruluyor. Yeni taslağa göre bir kişi birkaç iş yerinde çalışmış olsa dahi tazminatının hepsi devlet güvencesinde olacak.
İlk kez 1954 yılında toplanan 2. Çalışma Meclisi’nde gündeme gelen Kıdem Tazminatı Fonu bugünlerde yeniden tartışılıyor. Önce bu fonun kaldırılarak yerine kumbara kurulacağı yazıldı.
Ardından Star, yeni Kıdem Tazminatı Fonu’nun kurulmasına ilişkin taslağın detaylarını yayınladı. Adı her ne olursa olsun kurulacak fon, işçinin kıdem tazminatının, işveren tarafından değil de bir Kıdem Tazminatı Fonu ile ödenmesi üzerine kurulu olacak. Peki bu durum ne getirecek?
Şayet taslak üzerinde sosyal taraflar anlaşırsa istifa eden çalışanların tazminatları yanmayacak. Bir kişi birkaç iş yerinde çalışmış olsa dahi tazminatlarının hepsi devlet güvencesinde olacak. 10 yılını dolduran çalışanlar, istediği takdirde tazminatını çekebilecek.
Tasarının en çekici unsurlarını da bu maddeler oluşturuyor. Dikkat çeken ve kamuoyunu meşgul eden bu konu üzerine biz de hazırladığımız yazı dizisiyle katkı sağlayalım istedik.
Öncelikle belirtelim ki fon kuruluncaya kadarki döneme ait tazminat yükümlülüğü işverene ait olacak. Peki mevcut durumda kimler kıdem tazminatından yararlanıyor? Fon kurulunca ne değişecek? Eski haklar ne olacak? İşte bu soruların cevabı:
Kıdem tazminatı nedir?
Farklı şekilde tanımlanan kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin önemli bir unsuru olan sadakat borcunun işçiye sağladığı bir menfaat olarak kabul edilmekte. Kıdem tazminatı, 1475 Sayılı Kanun’da gösterilen fesih hallerinde en az bir yıllık çalışması olan işçiye veya işçinin vefatı halinde hak sahiplerine işverence ödenmesi gereken paradır.
Kıdem tazminatı, işçinin işyerine ve işverene bağlılığının, iş sözleşmesi ile üstlendiği sorumluluğunu iyi niyetli şekilde ve layıkıyla yerine getirmesinin bir sonucu olup, aynı işyerinde veya aynı işverenin işyerlerinde bir yılını dolduran işçinin belli koşullarla işten ayrılması halinde doğmaktadır.
Kıdem tazminatı, 1936 tarih ve 3008 sayılı İş Kanunu’yla Türk hukuk sistemine girmiştir. Bu dönemde, sosyal sigorta sisteminin son derece yetersiz olması nedeniyle, adeta işsizlik sigortası işlevi görmüştür. 931 Sayılı İş Kanunu’nun 14. Maddesi’nde ihbar tazminatından bağımsız olarak düzenlenen kıdem tazminatının, İşsizlik Sigortası’nın işlevini yüklendiği ifade edilmiştir.
Bugün geldiğimiz noktada işçilerin hem işsizlik sigortasından ve hem de iş güvencesinden yararlanmaları mümkün olup, ayrıca kıdem tazminatı da ödenmektedir. Kıdem tazminatı, şüphesiz işçi ve işveren arasında en fazla tartışılan konudur.
İş mahkemelerindeki yükün en az yüzde 50’si kıdem tazminatı ile ilgili davalardan oluşmaktadır. Dolayısıyla fon kurulduğunda hem iş mahkemelerinin yükü azalacak, hem de davalar kısa zamanda sonuçlanacak.
İstifa edene tazminat var
Halen bir işçi, iş sözleşmesini istifa ederek sona erdirmesi halinde, hizmet süresi kaç yıl olursa olsun kıdem veya ihbar tazminatına hak kazanamıyor.
İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesinde istifa edene de kıdem tazminatı ödeneceği yönünde bir hüküm olması geçersiz olup bu durumda da tazminat ödenemez.
Ancak Kıdem Tazminatı Fonu kurulursa, adına en az 10 yıl Fon’a prim ödenen işçinin isteği halinde kıdem tazminatı ödenecek. Eğer yasa TBMM’de görüşülüp kanunlaşırsa Kıdem Tazminatı Fonu’na 10 yıldan fazla prim ödeyenler istifa etseler bile kıdem tazminatı alabilecekler.
Kimler tazminat alabilir
Kıdem tazminatı ile ilgili yasal düzenlemeler, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. Maddesi’nde, 854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun 20. Maddesi’nde ve 5953 sayılı Basın İş Kanunu’nun 6, 11 ve 18. maddelerinde yapılmıştır.
İşçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için kanunda belirtilen koşullardan birinin gerçekleşmesi gerekmektedir. 854 sayılı Deniz İş Kanunu’nda yapılan düzenlemeler, esas olarak 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. Maddesi’nde yapılan düzenlemelere benzemektedir. Mevcut yasaya göre;
- İşveren tarafından 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25’inci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri nedenler dışında iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda,
- İşçi tarafından 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 24’üncü maddesinde sayılan nedenlerden dolayı iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda,
- Muvazzaf askerlik dolayısıyla iş sözleşmesinin feshi durumunda,
- Her hangi bir işçinin bağlı bulunduğu kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı ya da toptan ödeme alması amacıyla iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda,
- Kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi rızası ile işverenle yaptığı iş sözleşmesini sona erdirmesi durumunda,
- İşçinin ölümü sebebiyle iş sözleşmesinin son bulması halinde,
- 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı bulunan ve emeklilik yaşını bekleyen işçilerin kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, İşçiler kıdem tazminatı almaya hak kazanırlar.
Kimler hak kazanamaz
Halen kıdem tazminatı verilmesi gereken durumlar yasada tek tek belirtildiği için bunun dışındaki bir nedenle fesih halinde kıdem tazminatı ödenmesi söz konusu olmaz.
Bu nedenle, işçinin istifa etmesi, işçinin doğum yapması, işçinin küçük çocuğuna bakmak için ayrılması, işçinin üniversite sınavını kazanması, özel sektörde çalışan işçinin KPSS sınavını kazanması sonucunda devlet memuru olması, erkek işçinin evlenmesi, işçinin eşinin tayininin bir başka yere çıkması, işçinin işveren tarafından tazminatsız çıkartılması (4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25’inci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri nedenlerle), işçinin çalışma hayatına son vermek istemesi, işçinin kendi işyerini açmak istemesi veya işçinin daha iyi bir iş bulduğu için ayrılmak istemesi gibi durumlarda kıdem tazminatı ödenmez.
Diğer bir deyişle kıdem tazminatından yararlanamayacak şekilde işten ayrılan işçilerin hakları mevcut yasalara göre kaybolmaktadır.
Bir yıldan az çalışana yok
İş Kanunu’na göre, işçinin kıdem tazminatına hak kazanması için 1 tam yıl çalışma koşulu var. 1 yıldan az çalışan işçilerin tazminata hak kazanması söz konusu olamıyor.
Bir yıllık sürenin hesaplanmasında, çalışılan değil, işçinin istirahat, izin ve diğer benzeri nedenlerle iş sözleşmesinin askıda kaldığı bütün durumlar da dikkate alınıyor. Bu da işçilerin iş değiştirme alışkanlığının fazla olduğu ülkemizde işçinin mağduriyetine neden oluyor.
Bu hesap çalışanları kızdırır!
61. Hükümet Programı’nda yer alan kıdem tazminatı sisteminin tamamen değiştirilmesi ve yerine bir Fon kurulmasına ilişkin hedef ortalığı karıştırdı.
Hükümetin söz konusu fonla ilgili nihai çalışması merakla beklenirken, taslaklarda yer alan öneriler çalışanları tedirgin ediyor.
Tedirginliğin ana sebebi ise işçinin mevcut sistemde alacağından daha az tazminat alma riskiyle karşı karşıya olması...
İŞVEREN 1000 DEĞİL, 360 LİRA ÖDEYECEK
Normal sisteme göre işyerinde 1 yıl çalışan 1 aylık maaşı kadar kıdem tazminatına hak kazanıyor. Ancak taslağa göre fon uygulaması geldiğinde hesap değişecek.
1000 TL maaşı olan bir işçiyi ele alalım. Bu işçi mevcut sistemde 1 yıl çalıştığında 1 aylık maaşı kadar yani 1000 TL tazminata hak kazanıyor.
Ancak yeni sistemde 1000 TL maaşı olan işçi için işveren maaşın yüzde 3’ü oranında fona ödeme yapacak.
Yani her ay 30 TL prim yatıracak. Bu tutarın yıllık karşılığı ise 360 TL olacak. İşçinin ilk anda kaybı 640 TL olacak. Nihai kayıp ise bu paranın fon tarafından nasıl nemalandırılabildiğine göre değişecek.
İŞVEREN PRİMİ YA ÖDEMEZSE..
.
Fonun gelirini işverenin yatıracağı kesintiler oluştururken, son taslakta bu oran yüzde 3 olarak belirlendi.
Son taslağa göre, işveren her ay çalışanın prime esas kazancı üzerinden yüzde 3 oranında ödeyeceği primi ödemezse, devlet kurumlarının herhangi bir yaptırımı olmayacak.
Böyle bir durumda doğrudan mahkemeye gidilmesi gerekecek. Bakanlık yetkilileri bu konuyla ilgili şu anda da işverenin işçiye kıdem tazminatını ödememesi halinde bakanlığın ya da SGK’nın herhangi bir şey yapamadığını, konunun doğrudan mahkemeye gittiğini savunuyor ve yeni sistemde de mahkemelerin kararlarının esas olduğunu belirtiyor.
Ancak hükümet, yeni sistemi gerekçelendirirken “Kıdem tazminatındaki anlaşmazlıklar nedeniyle mahkemeler tıkanmış durumda” savunması yapmıştı. Bu haliyle bu savunma anlamını yitiriyor.
‘FON’DAN ÖNCEKİ HAKLAR NE OLACAK?
Mevcut çalışanların fonun kurulmasından önceki döneme ait hakettikleri kıdem tazminatlarının, fonun kurulmasından sonra kimin tarafından ödeneceği soruları yanıtını bulmuş değil.
Örneğin 9 yıllık çalışma süresi bulunan bir işçinin, fon kurulduktan sonraki döneme ilişkin çalışmalarının karşılığını fondan sağlayacağı belirtilirken, önceki 9 yılın ödemesinin kimden sağlanacağı belirsiz. Fonun kuruluşunun gerekçelerinde “Kıdem tazminatı uygulaması kazanılmış hak kaybına neden olmayacak” deniyor ancak geçmiş dönemlerle ilgili belirsizlik var.
20 YIL ÇALIŞANA 10 MAAŞ İKRAMİYE Mİ?
Kıdem Tazminatı Fonu ile ilgili tasarı gündeme geldiğinde bunu hazırlayan ekip içinde çeşitli öneriler de tartışıldı. Bunun içinde her yıl için 30 günlük ücret üzerinden hesaplanan tazminatın 15 güne kadar indirilmesi önerisi de tartışmaya açıldı.
Bu öneri kabul edilseydi 10 yıl çalışan bir işçi 5 maaş, ya da 20 yıl çalışan bir işçi 10 maaş kıdem tazminatı alabilecekti. Ancak bu öneri tepki üzerine taslağa girmedi.
Yani dün bir gazetede çıkan ‘20 yıllık kıdeme 6 maaş tazminat’ formülü gerçeği yansıtmıyor. Bunun yerine işverenlerin ödeyeceği yüzde 3 prim sistemi benimsendi. Bu primlerin 10 yıllık sürede nemalandırılacağı belirtildi.
FON’UN İYİ YANI YOK MU?
Sürekli iş değiştirenler için evet. Girdiği işte en fazla 1-2 yıl çalışan birisi için fon ideal. Zira işveren çalışan için her ay yüzde 3 prim ödediğinden, işçi o işyerinde 3 ay da kalsa 15 ay da kalsa hesabında bir para birikiyor. İşçi o parayı da işsiz kaldığında alabiliyor.
İşçi Ahmet’i ürküten hesap
15 BİN LİRA YERİNE 7 BİN LİRA ALACAK
Dönem Maaşı İşveren payı Fonda biriken
1.yıl 1.000 360 852
2.yıl 1.000 360 781
3.yıl 1.100 393 783
4.yıl 1.100 393 718
5.yıl 1.250 430 722
6.yıl 1.250 430 662
7.yıl 1.400 504 711
8.yıl 1.400 504 652
9.yıl 1.500 540 588
10.yıl 1.500 540 540
ALACAĞI TOPLAM TAZMİNAT TUTARI: 7.009 TL
MEVCUT SİSTEMDE ALACAĞI TAZMİNAT: 15.000 TL
*Hesap fona aktarılan payın her yıl ortalama yüzde 9 oranında nemalanacağı varsayımı üzerine kurulmuştur.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.