Asker'den densizlik!
28 Şubat sürecinde namaz kıldığı için YAŞ kararıyla ordudan atılan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, konuyla ilgili askeri yetkililerin bir açıklama yaparak toplumu bilgilendirmesi gerektiğini belirterek, bu tarzdaki yaklaşımların 10 sene öncesine nazaran azaldığını, ancak seküler yaklaşımın bazı subaylar tarafından hâlâ devam ettirildiğini, şehit cenazesindeki tavrın sürpriz olmadığını söyledi. Halkın değerleriyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin değerlerinin paralel olduğunu vurgulayan Tarhan, “Bu tarz düşünceyle topluma yabancılaşmış silahlı güç ancak işgal gücü olabilir. O zihniyet bazı kişiler tarafından devam ettiriliyor. TSK’nın gerçek kurumsal düşüncesi bu olamaz. Bu nedenle konunun araştırılması ve bu işin açıklığa kavuşturulması lazım. Bu düşünce eğer hâlâ TSK’nın resmi düşüncesi olarak devam ediyorsa çok tehlikeli bir düşünce” dedi. Halktan kopuk bir ordunun başarılı olamayacağına dikkat çeken Tarhan, “Şehitlik kavramı da o zaman Suudi Arabistan kaynaklı kavram olarak kabul edilsin” değerlendirmesinde bulundu.
‘MEHMETÇİĞİN MOTİVASYONU
İÇİN DİNİ KULLANALIM’
Şşehit cenazelerinde bile dini değerlere karşı olumsuz bir tavır sergilemekten çekinmeyen subayların olması, kamuoyunda ‘Genelkurmay’ın Toplumu Biçimlendirme Planı’ olarak bilinen ve 2008’de deşifre olan ‘Bilgi Destek Faaliyeti Eylem Planı’nda yer alan stratejileri hatırlattı. Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlanan eylem planında, ‘toplumda İslami hayat tarzının yaygınlaştırıldığı’ iddiasında bulunulurken, askerlerin motivasyonu için dinin kullanılması gerektiği belirtiliyordu. 2007’de yürürlüğe konulan planın hemen girişindeki “durum” başlığı altında şu ifadeler yer alıyordu: “TSK’nın din karşıtı olmadığı, Atatürk’ün ifadesi ile ‘Dinin lüzumlu bir müessese’ olduğuna olan inanç hedef kitlelere hissettirilecek, özellikle asker olarak yüce din duygularının Mehmetçiğin muharebe sahasındaki motivasyonu açısından önemli olduğu, TSK’nın çağdaşlaşmanın hep öncülüğünü yapmış bir kurum olarak batı demokrasilerinde yer alan sivil-asker ilişkilerini ve laikliği benimsediği vurgulanacaktır.”
ŞEHİT ANNESİNİN FERYADI BİLE TESİR ETMEMİŞ
Mardin’in Ömerli ilçesine bağlı İkipınar Köyü’nde teröristler tarafından kurulan pusuda şehit düşen Jandarma Astsubay Başçavuş Erhan Gül için memleketi Gaziantep’in Nurdağı ilçesine bağlı Çakmak köyü meydanında tören düzenlenmişti. Cenaze törenine şehidin annesi Beşire Gül’ün ağıtları damgasını vurmuştu. Beşire Gül’ün, “Oy oğlum, kuzum, ciğerim. Kanı yerde kalmasın. Ben şehit annesiyim, ağlamayacağım... Şehidim, bebeğim, kuzum. Yanıyorum, içim yanıyor. Nasıl kıydılar oğluma” şeklindeki feryadı cenazeye gelenleri duygulandırmıştı. Törene katılan iki subayın, şehit Astsubay Erhan Gül için okunan Kur’an-ı Kerim için “Şu hale bak, Türkiye Suudi Arabistan’a döndü” ifadelerini kullanması, Erhan Gül’ün annesi Beşire Gül’ün herkesi ağlatan ve medyada genişçe yer verilen sözlerinden etkilenmediğini gösteriyor.
VEKİL ANNENİN AĞITLARINI UNUTAMIYOR
Nurdağı Çakmak köyündeki törene katılanlardan birisi de AK Parti Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak’tı. Akit’e konuşan Bakbak, hâlâ olayın etkisinden kurtulamadığını, şehit Astsubay Gül’ün anne ve babasının sözlerinden çok etkilendiğini söyleyerek, “Şehidin anne ve babası büyük bir olgunluk içerisinde davrandı. Gerçekten çok metinlerdi. Annenin vatan konusunda çok güzel konuşmaları oldu. Sürekli ‘vatan sağolsun’ diyorlardı. Çok etkilendim. Yaktığı ağıtlar hâlâ kulağımda çınlıyor. Allah kimseye göstermesin. Başka bir şey diyemiyorum” dedi.
EROL METİN / YENİ AKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.