Sevenlerinin dilinden Zaim Hoca
SEVENLERİ ZAİM HOCA HAKKINDA NE DEDİLER?
SP Genel Başkanı Kutan: Prof. Dr. Sabahattin Zaim'in, yazdığı eserler yeni nesillerin yolunu aydınlatan eşsiz birer ışık olmaya devam edecektir. Zaim Hoca, insan yetiştirmenin önemini bilirdi ve bunun gereğini de yerine en iyi şekilde yerine getirdi. Prof. Dr. Zaim'in, Türkiye'nin bilim ve iktisadi hayatına yaptığı katkıları hiçbir zaman unutulmayacaktır. Vefatı, sadece bilim dünyası için değil, bütün ülke için büyük bir kayıptır."
YALÇINTAŞ: O, BİR GÜL BAHÇESİ YETİŞTİRDİ
İstanbul eski Milletvekili Nevzat Yalçıntaş; Türkiye’ye Abdullah Gül gibi ahlaklı idealist kadrolar yetiştirdi. Buna inanmış ve bu hedefe doğru ilerliyordu. Ben fidanlık kuruyorum bu onun sözüydü. Çalışkan dinamik vatanperver devletin en üst kademelerinde bulunan birçok insan yetiştirdi. Geride güzel meyvelerin yetiştiği büyük bir bahçe bıraktı; çiçeklerin ve güllerin yetiştiği bir bahçe bıraktı. Çok iyi bir sosyal iktisatçıydı.
Yayın Koordinatörümüz Mustafa Karahasanoğlu: Rahmetli hocamı 35 yıl önce üniversitede tanıdım, nerede bir hizmet, nerede bir vakıf işi varsa hocam oradaydı. Onun bulunmadığı tek yer hizip hareketleriydi. Ayrıca Hocamın Vakit'e çok özel bir muhabbeti vardı.
KARAMAN: İSLÂMİ ÇALIŞMANIN ÖNEMLİ BİR RÜKNÜYDÜ
Prof. Dr. Hayrettin Karaman; Türkiye’de eğitim yoluyla İslâmlaşma anlamındaki İslâmcılığın en önemli rükünlerinden bir tanesini Allah kendi rahmetine almış oldu. O, Türkiye’de çok değerli yüzlerce insan yetiştirmiş önemli şahsiyetlerdendi.
ÇOŞKUN: ÖRNEK BİR İNSANDI
Ali Coşkun: Aile yakınımız olurdu. Milli ve manevi değerleri ayakta tutan mümtaz bir şahsiyetti. Kıyamete kadar örnek alınabilecek örnek bir insandı. Mütevazı idi. İslâm ahlakına sahipti.
DAVUTOĞLU: O HERKESİN HOCASI İDİ
Ahmet Davutoğlu: Toplumun her kesiminden birçok bilim adamı onu kendi hocası gibi görürdü. Ders almamalarına rağmen ondan çok şey öğrendiklerini ifade ederlerdi. Hareketleriyle ışık tuttu. Örnek bilim adamı ve örnek bir şahsiyetti.
KÜÇÜK: PEYGAMBERİ OLMAYAN DÖNEMİN SAHABESİ GİBİYDİ
Marmara İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Raşit Küçük: Sebahattin zaim denince, onu anlatmak gerçekten o kadar zor ki, bazen insan böyle güç bir vazifeyle karşı karşıya kalabiliyor. Burada onun yüzlerce dostu, arkadaşı, talebesi ve seveni var. Ben onun gerçekten bir talebesi olarak kendini kabul eden ve 40 senedir kendisini tanıyan bir kardeşiniz olarak ben onun Peygamber olmayan bir dönemin sahabesi gibi yaşadığına şahit oldum. Sabahattin Zaim denince akla ilim gelir, bilim gelir, ahlak gelir, merhamet gelir, şefkat gelir, insanın aklına bütün güzellikler adeta hücum eder. Türkiye’ye sayısız insanlar yetiştirmiştir. Yetiştirdiği güller, çiçekler Allah’a şükür ki Türkiye’nin gelişiminde, dönüşümünde ve bugün insanlık aleminin saygın bir ülkesi olmada çok büyük roller oynayan insanların onun eseri oluşunda kendini göstermektedir. Onun için Hocamıza hepimiz dua ediyoruz. Ve inanıyorum ki insanımız, bizden sonra gelenler de saygıyla, minnetle, hürmetle anacaklardır.
USLU: ÇOK BÜYÜK BİR ŞANSTI
Sabahattin Zaim Hocanın son asistanı olan İbrahim Uslu ise, onun sürekli insan yetiştirmek için, ilim adamı yetiştirmek için uğraştığını belirtti. “Hocanın sohbetlerinde bulunmak büyük bir şanstı bundan eksik olmak çok üzücü” diyen Uslu, Zaim Hocanın üniversiteyi bir fidan yetiştirme yeri olarak gördüğünü ve bu yüzden hiçbir zaman bu ortamdan uzak kalmaması gerektiğini hatta bunu kendisine vasiyet bile ettiğini söyledi. 28 Şubat sürecinde çok sıkıntılı olmalarına rağmen Zaim Hocanın çok sabırlı olduğunu kaydeden Uslu, “O süreçte hepimiz sıkıntılıydık ve çok çaresizdik. Onun yanına gittik hocam ne yapalım dedik o her zamanki tebessümlü çehresiyle bize, ‘Merak etmeyin bu da geçer, biz neler görmedik ki’” şeklinde konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.