Leş kargaları Libya'nın tepesinde
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Libya konusunda aylar önce yaptığı uyarılar gerçek oluyor. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde (AKPM), “Artık Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya bakınca, petrol kuyuları görmekten vazgeçip, yaşanan trajedilere odaklanmak durumundayız” diyen Erdoğan Batılı ülkelere, “emperyalist hesaplardan vazgeçin” çağırısı yapmıştı. Ancak Kaddafi rejimi düşer düşmez Batılı petrol şirketleri Libya’nın tepesine çöktü, pay kapma yarışına girdiler.
ŞANVERDİ: “BATILILARIN DERDİ PETROL”
Başta, geçmişte Libya’da sömüren İtalya ve Fransa olmak üzere Amerikan ve Avrupalı dev petrol şirketleri, Libya’ya, “demokrasi getirme konusundaki katıları için” ganimet peşine düştü. Yeni Akit’e konuşan AK Parti Hatay Milletvekili ve TBMM Libya Dostluk Grubu Başkanı Fevzi Şanverdi, Batılıların derdinin Libya’ya demokrasinin gelmesi değil, yeni sömürgecilik olduğunun açıkça görüldüğünü kaydetti. Daha çatışmalar bitmeden Batılı petrol şirketlerin pay kapma yarışına girdiğini kaydeden Şanverdi, “Libya’da asıl problem bundan sonra başlayacak. Geçiş konseyindeki kabileler birliğin korunması konusunda sözlerini tutmalı ve konsey dışındaki kabileleri içlerine almalılar. Aksi taktirde ülkede bölünür ve Libya yeni bir Irak olur” dedi.
“BİZ LİBYA HALKINA KENDİ İNSANIMIZ GİBİ BAKIYORUZ”
Batılı ülkeler arsında özellikle Fransa’nın, Libya’nın yer altı kaynaklarından aslan payını kapma peşinde olduğunu kaydeden Şanverdi, “Kaddafi döneminde de Libya petrollerini Amerikalılar işletiyor, büyük paylar alıyorlardı. Şimdi tamamını istiyorlar. Fransa ise bu sefer Irak’taki gibi olmaması için daha BM Güvenlik Konseyi’nden karar çıkmadan Libya’ya saldırdı. Avrupa’da şuan Libya’nın kazanının Fransa olduğu konuşuluyor” diye kaydetti. Irak’ta Saddam’ın devrilmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen iç savaş bir türlü bitmezken Irak petrollerinin Batılı ülkelere aktığına dikkat çeken Şanverdi şöyle konuştu: “İşgalciler Irak petrollerinde çıkarlarını uluslararası anlaşmalarla teminat altına almış durumdalar. Bundan sonra askerlerini çekseler de petrol onların. Türkiye aynı senaryonun Libya’da tekrarlanmaması için çalışıyor. Çünkü biz Libya’ya Batılılar gibi değil, kendi insanımız gözüyle bakıyoruz.”
KADDAFİ’NİN “SUÇU” NEYDİ?
1951 yılında bağımsızlığını kazanan Libya’nın 1969 öncesindeki ekonomik yapısı neredeyse tamamen dışarıya özellikle Batı’ya bağımlıydı. Kaddafi ve onun izindeki genç subaylar 1969 yılının 1 Eylülü’nde, “Libya’da sosyal eşitsizliğe son vermek, Libya’ya demokrasi getirmek, monarşinin ve krallığın sonunu getirmek” gibi iddialarla, “Kudüs operasyonu” adı verilen darbeyle iktidara geldiler. Ancak 1950’li yılların ortasında Libya’da zengin petrol yataklarının bulunması, Libya ekonomisini baştan aşağı değiştirdi. ABD ve Avrupalı devletler Libya’ya Dünya Bankası aracılığı ile bir taraftan ekonomik yardımlar göndermeye başladılar, diğer bir taraftan da Libya’da petrol şirketleri ve özel bankalar kurmaya başladılar. Kaddafi başta Libya’daki yabancı şirketlere, Libya’nın petrol politikasını değiştirmeyeceğini söylese de, bir sene sonra yabancı bankalar millileştirildi.
BEDAVA EĞİTİM, ÜNİVERSİTELİYE MAAŞ
Birkaç sene içerisinde Libya’daki tüm bankaların yüzde 51’ine el kondu. 1970’den başlayarak da, yabancı petrol şirketleri (BP dahil) sırayla millileştirildi. Dahası bu dönemde 20 bin İtalyan toprak sahibi sınır dışı edildi, 35 bin hektarlık toprak alanı üzerindeki üretim araçları ile birlikte devletleştirildi. Daha sonra bu toprakların bir kısmı, her aileye 10 hektar toprak düşmek üzere, işçi ve köylü ailelerine dağıtıldı. Libya, 1970’lerin sonlarında kimi ekonomik göstergelerde emperyalist devletleri yakaladı. Libya’da 1969’da yüzde 90 olan okuma yazma bilmeyenlerin oranı, 1973’te yüzde 61’e düştü ve giderek azaldı. 1987 yılına gelindiğinde Libya’da eğitim her seviyede bedava oldu. Hatta üniversite seviyesinde öğrenciler maaş da almaktaydı.
PARASIZ SAĞLIK
1969 öncesinde Libya’da sağlık hizmetleri yok denecek kadar azdı. 1969 darbesinden sonra Kaddafi, Arap ülkelerinden ve Doğu Avrupa’dan doktorlar getirdi, Libya’yı sistematik bir planla on yıllar boyunca Libya’ya hakim olan tifo, sarılık, sıtma ve Libyalıların yüzde 10’unu kör ve kısmen sağır bırakan trahoma gibi hastalıklardan kurtardı. 1965-1974 yılları arasında Libya’daki doktorların sayısı beş kat arttı. 1970’de 783 olan doktor sayısı 15 sene içerisinde 5 bin 450’ye çıktı. Hastaneler gelişti, doktorlar gelişkin bir sağlık ağına bağlandı. Sağlık sistemi parasız hale getirildi. 1980’lerde genişletilen sosyal güvenlik yasası ile işçileri her türlü iş kazasına, her türlü hastalığa ve engele karşı sigortalandı.
HERKESE KONUT HAKKI
Kaddafi’den önce 3 milyonluk Libya nüfusunun 65 bini evsiz, 150 bini ise son derece kötü durumdaki evlerde, nüfusun yaklaşık yüzde 40’ı da çadırlarda yaşamaktaydı. Kaddafi’den sonra “kendi evine sahip olmayan özgür olamaz, kiracılık köleliktir” sloganı ile herkese konut sağlanmaya başlandı. 1970’te hükümet devletin sahip olduğu ve inşa etmeye başladığı toplu konutları halka düşük fiyata satmaya, düşük gelirli ailelere ise maliyetinin yüzde 10’una vermeye başladı. 1970 ile 1986 arasında hükümet 2.8 milyon Lübnan Dinarı ayırarak 277 bin 500 adet konut yapımına başladı. Bu inşaat yapımı için sadece Libya kaynakları kullanılmadı; (İtalya, Bati Almanya, Fransa, İspanya basta olmak üzere) ve Asya’dan (Çin, Güney Kore, Türkiye) ve Küba’dan firmalar getirildi, çalıştırıldı.
Kaddafi 1969 darbesinin ardından Libya’yı Amerikan ve İngiliz askeri üslerinden temizledi. Başından beri anti-Amerikan bir söylem içerisinde olsa da, bir taraftan da ABD’yle olan ticari ilişkilerini koruma isteğindeydi. 1973’te dünyanın diğer petrol kartelleri (OPEC) ile birlikte petrol arzını kısınca ABD ile ilişkileri iyice gerildi. Bunun üzerine ABD, Libya’nın sipariş ettiği C-130 uçaklarını vermeyince, ABD-Libya ilişkileri iyice gerildi. Bir taraftan 1972 Münih Olimpiyatlarına yapılan saldırıları finanse etmekten diğer taraftan IRA’ya finansal destek vermekten suçlanıyordu.
KADDAFİ’NİN REFORMLARININ İLK BEŞ YILI (1969-1975)
1969
1 Eylül: Darbe ve Kral İdris’in düşürülmesi
29 Ekim: Kaddafi İngiliz askeri üslerinin boşaltılmasını istedi
30 Ekim: Kaddafi Amerikan askeri üslerinin boşaltılmasını istedi.
14 Kasım: Özel bankalar ve hastaneler millileştirildi.
1970
1 Mayıs: Sendikalar kapatıldı, yerine Libya Arap Cumhuriyeti İşçiler Birliği kuruldu
21 Haziran: İtalyan mülklerine el koyuldu
1 Ağustos: Petrol şirketlerinin iş dağıtım ağları millileştirildi.
10 Aralık: İsrail’le mücadele için Cihat Fon’u oluşturuldu
Aralık: Tüm bankalar millileştirildi
1971
15 Ekim: Tüm sigorta şirketleri millileştirildi.
7 Aralık: Biritish Petroleum petrol şirketi millileştirildi.
1972
4 Mart: Sovyetler Birliği ile Libya arasında dayanışma anlaşması imzalandı
10 Nisan: İşçilerin grev hakkı kaldırıldı
1973
2 Haziran: Libya’nın televizyon ve radyo istasyonlarına el konuldu
11 Haziran: Kültür Devrimi komitesi eğitim, tarımsal ve kültürel reformlara başladı
11 Haziran: Bunker Hunt Oil millileştirildi.
11 Ağustos: Occidental Petrol’ün yüzde 51’i millileştirildi.
18 Ekim: Libya’nın petrol fiyatları iki katına çıktı.
26 Ekim: Libya Amerika’ya İsrail’e destek verdiği için petrol ambargo koydu
1974
1 Ocak: Petrol fiyatları iki kat daha arttı.
11 Şubat: Libya üç Amerikan petrol şirketini millileştirdi.
31 Mart: Hollandalı Royal Ducth Shell millileştirildi.
Yeni Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.