‘Enayi miyiz ki hukuka saygılı olalım’
Terörle mücadeledeki itirafların yankıları sürerken, şimdi de gündemdeki konularla ilgili itiraflar geldi. Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner’e ait olduğu iddia edilen bir ses kaydı daha internete düştü. Koşaner ses kaydında, güncel konulara ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunuyor. Ses kaydında polisin askeri tutuklamasını eleştiren Koşaner, subaylarına uzak durmalarını söylediği gazetecilere ağır hakaretlerde bulunuyor. Balyoz davasını eleştiren ve kendi hatalarını sıralayan Koşaner, hükümetin terörle mücadelede daha başarılı sonuçlar elde etmek için aldığı profesyonel ordu kararını da eleştiriyor. Anayasa değişikliğiyle yapılan düzenlemelere karşı rahatsızlığını da dile getiren Koşaner, darbe gerekçesi yapılan 35. maddede yapılacak değişikliklerin kendilerini bağlamayacağını, doğru bildiklerini yapacaklarını ifade ediyor.
KOŞANER OLDUĞU KESİNLEŞTİ
Ayrıca bu ses kaydında konuşan kişinin Org. Işık Koşaner olduğu kesinleşti. Çünkü konuşmanın bir bölümünde “Yani ben Işık Koşaner olarak dava açabilirim” diyor. Koşaner’in ikinci ses kaydında söyledikleri özetle şöyle:
“GEREKİRSE ORTALIĞI AYAĞA KALDIRIRIZ”
Polisin askeri tutuklaması gücümüze gidiyor ama bizimkiler suçlarını örtbas etmek için asker olduğunu söylemiyor. Sonra karakolda söylüyor. Yok öyle. Baştan söyleyeceksin. Ben askerim hemşerim hüviyetim bu. Yürü karakola derse hiç karşı gelmeyin. Karakola gidin ama baştan asker olduğunuzu söyleyin. Karakola gittikten sonra rol bize geçecek. Kanun diyor ki, askeri şahsı karakola götüremezsin. Götürürsen ben de ortalığı ayağa kaldıracağım.
“BİZ ENAYİ MİYİZ?”
‘Hukuk’a saygılıyız’ı yanlış anlamayın. Biz enayi değiliz. Ağrı’da polise arkadaşlar haddini bildirdiler. Bakınız şu sözümüzü yanlış anlamayınız. Ben sık sık hukuka saygılıyız diyorum. Bunun anlamı şu. Biz enayi değiliz. Sadece biz hukuka saygılı olmayacağız. Bize karşı olanlar da hukuka saygılı olacaklar. Ben bunu ifade etmeye çalışıyorum. Ben hukuka saygılı olacağım ama sen de saygılı olacaksın. Sen de olacaksın. Ben de bunu hakkımı arayacağım. Nasıl arayacağız. El birliği ile arayacağız. Bir tanesi bu. Kanunlarımızda açık açık yazan bir konu. Eğer hüviyetini söylediği halde bir askeri şahsı karakola götürmüşlerse Merkez Komutanı derhal ortalığı ayağa kaldıracak. Ben de ordan bakanlığı ayağa kaldıracağım filan. Ancak bunların böyle önleyebiliriz. Çünkü, bazı polislerimiz artık işi iyice azıya aldılar. Başınıza geliyordur, duyuyorsunuzdur. Hani asker olsun da ne olursa olsun bir atalım hesap soralım gibi. Kendimizi de korumak zorundayız. Anlaşıldı mı bu iş. Kesinlikle geri adım atmayacaksınız.
“ANALARINI BİLE SATARLAR!..”
Basın demek, basın mensubunun görevi demek, haber olabilecek bir şeyi yakalarsa çok affedersiniz anasını bile satar, onu oraya haber diye koyar. hiç kimsenin gözünün yaşına bakmaz. Çünkü onun için en önemli şey haber bulmak gazeteye koymak. Onun için gazetecilerle temasta mahalli olsun, ulusal basından olsun, televizyoncu olsun, gazeteci olsun, uzak durunuz. Nezaketinizle bilmem neyinizle uzaklaştırınız. Bizi zor durumda bırakan, hakaret eden gazetecilere, topladığımız paralarla (280.000-300.000 TL) dava açıyoruz. Şahıs olarak dava açmak kolay değil. Neden değil? en basit avukat parası 10 bin liradan başlıyor öyle mi? İfade verirken yanınızda duruyor adam 5 bin lira alıyor. İfade verirken. Bir de davaya girdi mi 5 bin daha alıyor. Bilmem ne yaptı 5 bin. Arkadaşlarımız çok zor durumda. Başı sıkıntıda olanlar biliyorsunuz onlara da yardım topladınız, verdiniz gene. Bunları yapıyoruz. Benim dediğim başka bir şey hakarete uğrayanlara iftira atılanlara hepimiz bir elimizde paramız olsun şahsen dava açalım dedik öyle mi? Hani size yazdım gönderdim. Şimdi elimizde paramız olsun, şimdi hangimize bir hakaret geldiği zaman hemen haber verin. Avukatınız hazır, paranız hazır. Tazminat mı alacağız, ceza mı verdirecez... Tamam mı arkadaşlar korkmayın çekinmeyin, o parayı onun için topladık. Onun için tamamen kontrolümüzde. Bir kuruş bir yere sekmez, hiç merak etmeyin. Gayri kanuni olarak bir yere gitmez. Böyle bir imkânımızı kazanmış olduk.
“KİMİ İTİNİ GEZDİRİYOR KİMİ EVİNİ BOYATIYOR”
Şimdi birkaç da idari konudan bahsedeyim. Herkesin gözü üzerimizde? Kim hangi asker kanunsuz iş yapıyor, hangi subay er kullanıyor, hangi subay, general, amiral her neyse köpeğini itini bilmem nesini askere gezdiriyor? Okuyorsunuz değil mi gazetede! Hangi subay çocuğunu arabayla bilmem nereye gönderiyor? Hangi bilmem ne okula gönderiyor. Eşini bilmem nereye gönderiyor. Herkesin gözü üzerimizde. Hiçbir şey artık gizli değil. Herkes birliğine sahip olsun. Şu er kullanma işini yavaş yavaş piyasadan kaldırmamız lazım. Evinin badanasını askere yaptırıyor. Özel evinin badanasını hey Allah’ım. El birliği ile kaldıralım. Yoksa kaldırtacaklar. Baka kalacağız böyle.
ERGENEKON VE BALYOZ...
Birtakım ele geçen bulgular nedeniyle silahlı kuvvetlerimizin pek çok personeli maalesef çeşitli suçlamalar nedeniyle soruşturma altında. Bazıları tutuklandı, çıktı tekrar girdi. Birtakım olaylarla karşı karşıyayız. En büyüğü işte Ergenekon diye bir olay çıktı. Onun tam teferruatını ben de tam olarak yav nedir bu Ergenekon, nerden çıktı! Kim ne halt etti filan! Çeşitli iddialar var ben de bilmediğim için bir şey söylemek istemiyorum. Ama balyoz hakkında bir şey söylemek istiyorum.
“BALYOZ’LA İLGİLİ HER ŞEY İMHA EDİLMİŞTİ”
Bu olayla ilgili seminerle ilgili evrakların hepsi imha edilmiş olduğu için olay ortaya çıkınca bir şey bulamadık. Ne zaman ki iş iddianame hazırlandı vs. bu cd’ler elimize geçtiği zaman olayın ne boyutta olduğunu neyin iddia edildiğini açık açık anladık.
KOŞANER’DEN BALYOZ İTİRAFI
Şimdi bizi üzen taraf arkadaşlar birinci orduda her şeyimizi çaldırmışız. Her şeyimizi. Seminerle ilgili seminerle ilgili neyimiz var neyimiz yok çaldırmışız yetkisiz kişilere ulaşmış. Konuşmalarımız dâhil. Esas rezalet bu. Nasıl bu olur yav, nasıl bu olur. Ne konuşuyorsak var adamların elinde. Sıkıntı burda. Bu rezilliği yapmışız. Balyoz’un hikayesi bu. Suç olan kısmı da işin içerisinde olabilir, onu burada kaydı-ihtiyatla sayıyorum. Ama bunlar hep bizim aleyhimizdeki kişilerin eline çok güzel malzeme verdi. Maalesef namerdin eline malzeme verdik. Bir ordu karargâhından bu bilgiler nasıl çıkar yaa? Bunun izahı yok.
“PARAMIZIN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ”
OYAK’ı kamu kurumu olarak kabul etme eğilimindeler. İşte biz bazı vergilerden muafız biliyorsunuz. Sosyal yardımlaşma kurumu olmamız hasebiyle bazı vergilerden filan muafız. Ama kamu kurumu olduğumuz zaman olursak eğer ki Kamu İhale Kurulu böyle istiyor. Mahkemeye verildi. Mahkeme maalesef lehimize karar vermedi. O zaman vergi vermek durumunda kalacağımız için işlemlerden dolayı, emekliliğimizde falan alacağımız paralarda bayağı yüzde 15 civarında falan düşme söz konusu olacak. Şimdi bunun mücadelesini veriyoruz.
Askerlik sistemi için her kafadan bir ses çıkıyor. Bizim yaklaşımımız şu oldu; biz herkese eşit süreli tahsil mahsil bizi ilgilendirmez. Vatan hizmetidir diyoruz. Herkese eşit süreli askerlik olmalı. Bizim savımız bu. Bizim ısrarımız bu. Ama siyaset tabii başka düşünüyor. Herkese eşit süreli askerlik dediğimiz zaman Allah siyasiler oturup kalkıyor.
“SÖZLEŞMELİ ER DİYE BİR ŞEY ÇIKARDILAR”
Bir de sözleşmeli er diye bir şey çıktı. Dediler ki hudutta Gediktepe falan olayı olduktan sonra yav hudutta er olmuyor. Bu genç çocuklar olmuyor bunları profesyonel yapalım. Ve az daha uzman erbaşa dönüyorlardı. Şimdi uzman erbaş olmasın diye biz ısrar ettik. Erden gidelim diye. Bu sefer sözleşmeli er diye bişey çıkardılar. Aynı er, er statüsünde. Belli bir yaştan sonra ayıracağız ve eline tazminat vereceğiz. Bununla da mücadele ediyoruz bir bilginiz olsun.
“EN BÜYÜK SIKINTIMIZ AYİM’DE”
Bizi sıkıntıya sokacak bir konu da askeri yargı sistemini değiştirmeye çalışıyorlar. Askeri yargıyı değiştirmeye çalışıyorlar. En büyük sıkıntı AYİM’de. Çünkü doğru karar veriyor. Ona emir veremedikleri için onun derdindeler.
“SINIRLARI SİVİLLERE BIRAKACAKMIŞ!”
Irak sınırına siviller bakacakmış. Nasıl bakabilirler mi? gülüyorsunuz değil mi? Bu kadar saçma şeylerle mücadele ediyoruz. Şaka gibi.
“SAYIŞTAY KANUNU DEĞİŞTİ DİKKATLİ OLUN”
Bir başka konu da, Sayıştay kanunu değişti biliyorsunuz. Çok dikkat ediniz. Para işleri bundan sonra çok ciddiye bindi. Sayıştay denetleyecek. Sıkıntı olur yönergemizde bilmememizde ne diyorsa onun dışına katiyen çıkmayınız.
Yasa ve yönetmeliklerin dışına çıkmayı yol yaptık
Bir de bu kamu denetçiliği ombudsman denen sistem yakın zamanda şeye girecek. Bu da her türlü idari şikâyette ombudsman denen adam bize de gelecek hesap soracak. Diyecek siz bu adamı dövmüşsünüz niye dövdünüz. Böyle bir ihtimal de var, ama daha yakında değil, kanun çıkacak. Bu sıkıntılı durumlara gelmemizin sebebi arkadaşlar maalesef biziz. Yanlış şeyler yaptık. İşimizi ciddiye almadık. İşte evrakımıza bilmem nemize sahip olmadık. Çaldırdık. Ortalıkta rastgele konuştuk. Konuşmalarımızı duydular. Ona buna suç yüklediler. Bilir bilmez konuştuk. Efendim imza atarken kâğıtlara dikkat etmedik. Yav nedir bu herkes paraf etmiş ben de atayım altına bir imza dedik o iş nelere döndü geldi. Dikkat etmedik. Cep telefonlarımızla olur olmaz konuştuk. Malzeme verdik. Bilgisayarlarımızda lüzumsuz bilgileri depoladık. İşte geldiler aradılar. Bir sürü şey buldular. Hesabını veremiyoruz. Yasa ve yönetmeliğin dışında hareket ettik. Hep böyle olacak zannettik. Ama maalesef içimizde hainler çıktı. Maalesef onu da bulamıyoruz. Yasaların yönetmeliklerin dışında hareket ettik. Bazen etmemiz gerekiyordu bazı dönemlerde. Ama bunu yol yaptık hep öyle olacak zannettik, öyle devam ettik ve hakkımız olmayan bazı imkânları kullandık. Halen de var. Onlar da karşımıza çıkacak. Bir de maalesef içimizde, maalesef bizim içimizde maalesef helal süt emmemiş arkadaşlarımız da çıktı. Maalesef onu da bulamıyoruz. Belki birkaç kişi. Neticede maalesef çok malzeme vermişiz.
35. MADDE KALDIRILSA NE OLUR!..
Halkımız endişeli ama halkımızı korumak için 35. maddenin bir yerde yazması gerekmez. Hani diyorlar ya 35. maddeyi kaldır da bilmem ne maddeyi koy. İster koy ister koyma. Biz silahlı kuvvetler olarak bunun için varız. Bu bizim doğal tarihi görevimiz, kimse bunun hakkında bize akıl öğretemez. Kimse bunun aksini bize söyleyemez. O zaman varlığımızı inkâr ederiz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.