Yaptırımlara evet, kalkana hayır
Aralarında İHH, Özgür-Der, Mazlumder’in de bulunduğu 10 sivil toplum kuruluşu, yayınladıkları ortak bir bildiriyle Hükümetin İsrail’e yönelik yaptırım kararlarına destek verdiklerini açıkladı. Hükümetin diplomatik yaptırımlarının yanı sıra İsrail ile ekonomik ve kültürel ilişkilerin de kesilmesini isteyen STK’lar, NATO füze kalkanının Türkiye’de kurulacak olmasına ise karşı olduklarını açıkladı.
Aralarında Akabe Vakfı, Anadolu Platformu, Araştırma ve Kültür Vakfı, Fatih Akıncıları Derneği, Hikmet Vakfı, İHH, İnsan ve Medeniyet Hareketi, Mazlumder, Medeniyet Derneği ve Özgür-Der’in bulunduğu 10 sivil toplum kuruluşu, Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi’nde dün bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması yaptılar.
YAPTIRIM KARARI TAKDİR EDİLECEK VE DESTEKLENECEK BİR SİYASET
Basın açıklamasını platform adına Anadolu Platformu’ndan Ahmet Çamurluoğlu okudu. Çamurluoğlu, Filistin topraklarını işgal etmeye başladığı günden bu yana zulümlerine aralıksız devam eden İsrail’in bu güne kadar uluslararası kamuoyunda tepki görmek yerine destek aldığını söyledi. Çamurluoğlu, “Siyonist İsrail’in yaptığı bu hunhar saldırıya dünya kamuoyunda gereken tepki verilmedi. Başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere Batılı devletler İsrail’in uyguladığı zalimane politikalara göz yummaya devam ediyor. Hükümetin İsrail çetesine yaptırım kararını sonuna kadar destekliyoruz. Hükümetten beş maddelik yaptırım kararını, ciddiyetle işletmesini ve devamında da gereken adımların atılmasını istiyoruz. Gazze’ye uygulanan ambargonun sona erdirilmesi talebi, İsrail’in zulümlerine tamamen engel olmasa bile bu güne kadar ilk defa bölgede bir devletin İsrail’e ‘Artık Yeter’ itirazını yükseltmesi anlamına gelmektedir. AK Parti hükümetinin ABD-İsrail ekseninin terk edilmesi yolunda ciddi adımlar atarak İsrail devletinin zulümlerine karşı durması takdir edilecek ve desteklenecek bir siyasettir” dedi.
BM GERÇEK YÜZÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ
BM’nin bu raporla gerçek yüzünü bir kez daha gösterdiğine işaret eden Çamurluoğlu, şöyle devam etti: “Hazırladığı Mavi Marmara Raporu ise Birleşmiş Milletler teşkilatının gerçek yüzünü ve misyonunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır. BM emperyal devletlerin çıkarları söz konusu olduğunda hep ikiyüzlü bir politika izliyor. Bunun en bariz örneklerinden birisi de Mavi Marmara Raporu’dur. İnsanlık vicdanı ayaklar altına alınarak ambargo altında ölüme mahkûm edilen Gazze’ye sadece insani yardım taşıyan sivil bir gemiye uluslararası sularda en modern silahlarla saldırmak BM’nin gözünde ciddi bir insan hakkı ihlali olarak değerlendirilmiyor. BM, hazırladığı raporla tükenmişliğini ilan etmiştir Dünyanın dört bir yanındaki insanlara insani yardım ulaştırmaktan başka gayesi olmayan İHH’yı şaibeli bir kuruluş olarak değerlendirip sanki bir terör örgütüymüş gibi göstermesi Birleşmiş Milletler Teşkilatının ikiyüzlülüğünü bir kez daha gözler önüne sermiştir. Mavi Marmara Gemisi Siyonist İsrail devletinin zulmünü deşifre ettiği için BM, İHH’yı yıpratmaya çalışmaktadır. İHH gerek yurt içinde gerekse yurt dışında yaptığı insani yardım ve eğitim faaliyetleri ile halk nezdinde büyük teveccüh kazanmış bir kuruluştur.”
YAPTIRIMA EVET, FÜZE KALKANINA HAYIR
İsrail ile Türkiye arasında yaşanan gerginlik tüm gündemi işgal ederken Türkiye ne yazık ki NATO’nun füze kalkanı projesine imza attı. Türkiye’ye kurulacak füze kalkanı, emperyal devletlerin İslam coğrafyasını kuşatma operasyonunun bir parçası olarak görülüyor. Bu anlamda Türkiye’ye NATO çatısı altında taşeronluk yaptırılmak istendiği ifade ediliyor.
Soğuk savaşın sona ermesiyle NATO, yeni düşman tanımlamasında birinci sıraya İslam’ı koydu. NATO yeni misyonu ile Müslüman halkların emperyalizmin ve yerli despotların tasallutundan kurtulmasına askeri olarak engel olmak istiyor. Türkiye’nin günümüzde de kurulacak olan Füze Kalkanı ile İslam coğrafyası için ileri karakol görevi üstlenmesinin asla kabul edilemeyeceği belirtiliyor.
ALPAY: KARARLAR OLUMLU AMA EKSİK, EKONOMİK VE KÜLTÜREL İLİŞKİLER ASKIYA ALINMALI
Özgür-Der adına bir açıklama yapan Kenan Alpay da şöyle konuştu: “Hükümetin BM tarafından çıkarılan rapor sonrasında İsrail’e karşı takındığı tutumu füze kalkanı konusunda takınmasını ahlaki açıdan uygun bulmuyor ve kınıyoruz. Hükümetin 5 maddelik yaptırımı olumlu fakat eksiktir. Yaptırım kararlarından sonra hükümet İsrail’le ekonomik ve kültürel işbirliğini kesmeli, ilişkilerini de askıya almalıdır. Bu bağlamda İsrail futbol takımıyla yapılacak olan futbol karşılaşmasını sakıncalı buluyoruz.”
TEZCAN: PALMER KOMİSYONU’NUN HUKUKLA ALAKASI YOK
Basın toplantısına Mazlumder adına katılan ve bir konuşma yapan Demet Tezcan, Mavi Marmara raporunu hazırlayan Palmer Komisyonu’nda hukukçu bulunmadığını ve BM’nin resmi bir kuruluşu olmadığını ifade ederek, alınan kararın da hukuksuz olduğunu ifade etti. Tezcan, “Palmer Komisyonu, İsrail’in işgal tarihi boyunca yaptığı vahşeti görmezden geliyor ve bunları da aklamaya çalışıyor. Hükümet’in İsrail konusunda aldığı yaptırım kararlarını destekliyoruz ve takipçisi de olacağız. Öte yandan füze kalkanı anlaşması Müslüman kardeşlerimizin boynuna geçirilmiş bir ilmikten ibaret olacaktır” diye konuştu.
ŞAHİN: İSRAİLLİ FUTBOL TAKIMI GELİRSE CEVABINI VERİRİZ
Fatih Akıncıları Derneği adına konuşan Mehmet Şahin ise, “BM’nin çıkarmış olduğu rapor, kime hizmet ettiğinin fotoğrafını gösterdi. BM yıllardır emperyalizmin savunucusu oldu. Dolayısıyla çıkan bu rapor bizi şaşırtmadı. İsrail Mavi Marmara gemisine saldırarak, sonun başlangıcının startını vermiş oldu. Tek amaçları Gazze’ye insani yardım götürmek olan ve İsrail askerleri tarafından şehit edilen 9 şehidimizi unutmayacağız. Öte yandan yakın bir zamanda Türkiye’ye gelmesi beklenen İsrail futbol takımına gereken cevabın verileceğinin de bilinmesini istiyoruz” dedi.
Yeni Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.