İsrail'i meşru sayan devir bitti
Filistin topraklarını işgal ederek Ortadoğu'yu cehenneme çeviren İsrail'e karşı tepkiler yükseliyor. Kağıt üzerinde lehte kararlar verilen İsrail, vicdanlarda hüküm giymeye devam ediyor. Dünyanın birçok bölgesinde de İsrail karşıtı protesto gösterileri yapıldı.
İsrail'in, evrensel gerçeğe uymadığını ve Siyonist çerçevede politika izlediğini belirten Ortadoğu Uzmanı Dr. Özev, "İsrail'in varlığını sürdürebilmesi çatışmalara muhtaç" yorumunda bulundu. ORSAM Başkanı Kanbolat da, İsrail'in tecavüzlerine ses çıkarmayan diktatörlerin devrilmesiyle birlikte Ortadoğu'da, İsrail'e karşı 'ses' çıkartılabilen yeni bir dönemin başladığını söyledi. Sosyolog Doç. Dr. Yelken ise birçok ülkedeki İsrail karşıtı tepkileri sosyolojik açıdan 'çok doğal' olarak değerlendirdi.
İsrail'in varlığı çatışmalara bağlı
TASAM Ortadoğu Uzmanı Dr. Muharrem Hilmi Özev, uzun yıllar izlediği ırkçı ve Siyonist politikaların, İsrail'e karşıtı tepkilerin nedeni olduğunu ifade etti. Dr. Özev, Kahire'de halkın İsrail Büyükelçiliği'ne saldırmasını Hüsnü Mübarek sonrası İsrail karşıtlığının yeniden ortaya çıkmasına bağladı. Dr. Özev, "Mısır ve İsrail geçmişte savaşlar yaşadı. 1979'daki barış anlaşmasıyla beraber Mısır'da İsrail karşıtlığı durdu. Ancak Mübarek'in devrilmesiyle birlikte geçmişte derin yaralar açan İsrail'e karşı tepkiler yeniden başladı" dedi. İsrail'in, evrensel gerçeğe uymadığını ve Siyonist çerçevede politika izlediğini öne süren Dr. Özev, "İsrail'in varlığını sürdürebilmesi çatışmalara muhtaç" dedi. "İsrail kendini yok ediyor" diyen Dr. Özev, İsrail'in yanlışlarını artık tüm dünyanın gördüğünü söyledi.
Halkın tepkisi doğal
Selçuk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Yelken, İsrail'e karşı kamuoyundan yükselen tepkilerin siyasal, sosyal, psikolojik ve diplomatik yönleri olduğunu söyledi. Doç. Dr. Yelken, İsrail Siyonist politikalarla 'kan' döken, hukuk ve adaleti 'yok' sayan uygulamalarına karşı birçok ülkede yapılan protestolara, "bu çok doğal bir tepkidir" dedi. Ancak bu tepkiyi sivil toplum kuruluşları ve medyanın iyi bir iletişimle yönetmesi gerektiğini söyledi. "İsrail'in politikalarına sivil tepkiler göstermek çok doğaldır" diyen Doç. Dr. Yelken, "Türk toplumu sağduyuludur. Bizim dedelerimiz 500 yıl önce Yahudileri İspanya'nın zulmünden kurtarıp bu topraklara getirdi" dedi. Doç. Dr. Yelken, "İsrail'de en ırkçı hükümet iktidardadır. İsrail halkı da mevcut hükümeti beğenmemektedir. Mavi Marmara baskınıyla birlikte süreci iyi yönetemeyen İsrail, Türkiye gibi büyük bir müttefikini kaybetmiştir" ifadelerini kullandı. İsrail'in yalnız bir ülke olduğunu belirten Doç. Dr. Yelken, İsrail'in Türkiye için bir kambur olduğunu ifade ederek "Türkiye bir kamburdan kurtulmuş oldu" dedi.
Yeni bir dönem başladı
ORSAM Başkanı Hasan Kanbolat, İsrail'in tecavüzlerine ses çıkarmayan diktatörlerin devrilmesiyle birlikte Ortadoğu'da, İsrail'e karşı 'ses' çıkartılabilen yeni bir dönemin başladığını ifade etti. İsrail'in Mısır Büyükelçiliği binasına binlerce kişinin yürümesini İsrail'in hırçın politikasına bağlayan Kanbolat, "İsrail her zaman Ortadoğu'da bir hırçınlık bir tecavüz içerisinde olmuştur. Doğu Akdeniz'i kendi gölü, Ortadoğu'yu da kendi alanı olarak görmüştür. Arap baharıyla birlikte tüm Arap dünyasında bir değişim yaşanmaktadır. Artık sadece bir diktatörün değil halkların karar verme sürecinde yer aldığı bir Arap dünyası görmekteyiz. Böyle bir noktada İsrail'in sadece Arap diktatörleriyle uzlaşarak bölgede her türlü tecavüzünün meşru sayılması devri bitmiştir" şeklinde konuştu.
MİLLİGAZETE
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.