Beşşar Esed Türk mü?
Yeni Akit Yazarı D. Mehmet Doğan’ın “Beşşar Esed “Türk” mü?” başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:
“Türkçe Sözlük, 1945’teki ilk baskısında bakın “nusayri”yi nasıl tarif ediyor: “Eskiden Hatay’daki Eti Türklerine verilen ad.”
Türk Dil Kurumu o zamanlar güya bir “dernek” ama, “Koruyucu Genel Başkanı” Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) da başkanı!
Yani bu dört dörtlük bir resmî tarif!
1940’lı yıllarda bu tarifi icab ettiren bir durumdan söz edilebilir. Çünkü Hatay meselesi yeni halledilmiştir, bu bölgede de nusayri vatandaşlarımız bulunmaktadır. Bu vatandaşların bütünlüğü için böyle etnik bir tanımlama yapılmış olabilir.
Fakat, nusayriler sadece Türkiye’de yaşamıyor ki... Büyük ağırlık Suriye’de ve Lazkiye bölgesinde. Ayrıca bir miktar da Lübnan’da nusayriler var.
Nusayrileri Suriye’de farklılaştıran ve yeniden tanımlayan Fransızlar. Osmanlı sonrası Suriye’de manda yönetimi kuran Fransızlar, nusayrileri “alevî” olarak adlandırıyor ve bu nusayriler tarafından da kabul ediliyor. 1922’de Lazkiye bölgesinde bir Alevî devleti oluşturuluyor. Bölge 1936’da Suriye Devleti’nin vilayeti olarak kabul ediliyor. Fransızlar 1939’da Lazkiye’ye tekrar müstakil bir statü veriyor ve nihayet 1942’de Suriye’ye katılıyor.
Gelelim, Türkçe Sözlük’te “nusayri” tarifinin macerasına.
1955’te yayınlanan 2. baskıda tarif biraz değişmiş. “Hatay ilinde ve çevrelerinde yaşıyan bir Türk topluluğuna eskiden verilen ad.”
Dikkat edilirse, “Eti” çıkarılmış. Hitit’ler için yapılan ilim dışı bu adlandırmadan vazgeçilmiş. Topluluğun yalnız Hatay’da yaşamadığına dair “çevrelerinde” kelimesi eklenmiş. Bu “çevreler”e Suriye’deki nusayri bölgeleri de dâhil mi? Yoksa sınır aşmayan bir tarif mi? Bu adlandırmanın “eskiden” olduğunda ısrar devam ediyor.
Bu tarif sonraki baskılarda da korunuyor. Bir dönemin ideolojik havasını yansıtan 1983’teki 7. baskıda da aynı cümle var. Hatta esaslı değişikliklerden geçen 1998’deki 9. baskıda da değişiklik yok.”
Akit Yazarı Doğan bu bilgileri aktardıktan sonra, CHP ve MHP’nin Hükümet’in Suriye politikasına yönelik eleştirisiyle ilgili şu yorumda bulunuyor:
“Bizim muhalefet, milliyetçilik gayretiyle, ulusalcılık gayretiyle Beşşar Esed’i destekliyor olmasın? Malûm “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” ve “Türk olsun da çamurdan olsun!” gibisinden bir lâf vardır!
Hem sonra, böyle bakılınca, Suriye’de Türkler tarafından yönetilen bir “Türk devleti” olmuyor mu?
Okuyucularımız, TDK sözlüğünün son baskısında bu tarifin değişip değişmediğini merak edebilirler: 2010’da yapılan 11. baskıda bir karışıklık var. Herhalde bir tashih. Cümle aynen şöyle: “Hatay ili ve çevresinde yaşayan bir topluluğu.”
Ne topluluğu? Önceki baskılarda olduğu gibi “Türk” topluluğu mu?
TDK başkanı açıklasa da, biz öğrensek, nusayriler kimlik bunalımı geçirmeseler ve muhalefetimiz de tavrını ona göre tayin etse!”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.