'Yargı hiç bu kadar siyasallaşmamıştı'

'Yargı hiç bu kadar siyasallaşmamıştı'
Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun “hedef gösterme” açıklamasını habervaktim.com’a değerlendiren 12 Eylül Askeri Savcısı Faik Tarımcıoğlu, bunun 1982 Anayasası ve ‘her gün darbe’ diyenlerin oluşturduğu ortamın bir sonucu

“Cumhuriyet tarihinin hiç bir döneminde yüksek yargı bu kadar siyasallaşmadı” diyen Tarımcıoğlu, Anayasa mahkemesi Danıştay, Yargıtay ve YSK’nın hiçbir dönemde bu kadar siyasallaşmadığını vurgulayarak “1982 anayasasının çizdiği sınırların da ötesine çıktılar. 1982 anayasası her halükarda yargıyı devlet paralelinde, devletle beraber diye düşünüyordu. Yargı meclisin de üstünde bir konuma geldi. Meclisten çıkan kanunları Anayasa Mahkemesi denetleyebilir ama her kararını, her tutumunu denetleyecek bir makam halinde hissetti kendini ve meclisin yerine geçerek karar verdi.”

“HALKIN MENFAATİNİ BİLE HİÇE SAYDILAR”
“Danıştay da idarenin, genel idarenin değil özel olarak kendisinin seçtiği idarenin özel siyasi parti ve hükümet anlamında her kararını iptal ederek denetim altına almak istedi. İdarenin har kararını yetkili olsun olmasın, şekil yönünden uygun olsun olmasın her kararını, her eylemini denetleme gücünde hissetti kendini. Bu Danıştay’ın ruhuna da, İdare Hukuku prensiplerine de aykırı. Hukukun üstünlüğüne de aykırı. Buna rağmen bazı iktidarları da peşin olarak karar verip infaz ettiler. Bazı hükümetleri zor durumda bıraksa bile bunu yaptılar. Kamu vicdanına aykırı olsa bile böyle kararlar verme cihetine gittiler. Binlerce tasarrufu iptal etti. Bunların içinde yüzde 90 kamu yararına eylem ve işlemler vardı. Ama bu önemli değil sadece bazı hükümetler getirdi diye bunu yaptılar. Garip bir durum meydana geldi. Nasıl bir çıkış yolu var bilmiyorum ama yargı hiç bir dönemde olmadığı kadar siyasallaştı.”

YARGITAY BİR REJİM KAVGASINA GİREMEZ
Tarımcıoğlu, Yargıtay’ın açıklamasını da şöyle değerlendirdi: “Yargıtay bir rejim kavgasına girmez. Hukuk dosyalarına bakar. Siyasi bir konuda tavır alması düşünülemez. Öyle bir fonksiyonu yoktur. Sadece Yargıtay Başsavcısı özel yetkileri dolayısıyla Anayasa Mahkemesi’ne dava açma yetkisine sahiptir bir de Yüce Divan’da görülen davalarda divan hakimi olarak davaları takip eder. Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun böyle siyasal bir bildiri yayınlama şansı da yoktur. Ama buna rağmen ben yaptım oldu mantığı hakimdir.^”

HER GÜN DARBE DİYENLERİN NEDEN OLDUĞU ATMOSFER
Tarımcıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sandıktan çıkan meşru iktidarın siyasal görevini devam ettirme şansı giderek bir hakimler dayatması karşısında neredeyse sıfırlanıyor. O da 1982 anayasasının dengesiz bir şekilde verdiği bazı yetkilerden kaynaklanıyor. ‘Her gün darbe’ diyenlerin yarattığı atmosferden kaynaklanıyor. Bu gün darbe yarın darbe sürekli darbe. Marksistlerin “Her gün devrim, sürekli devrim’ diye bir sloganı vardı. Şimdi hakim olan slogan ‘her gün darbe, sürekli darbe.’ Partiler aldıkları oya dayanarak kanunsuz iş yapamazlar. Gayrı meşru iş yapamazlar. Ama bunun ölçüsü 4 sene sandıkta sabretmek ve sandıkta cevabını vermektir. Çözüm, askeri darbeler veya muhtıralar, sarıkızlar, ayışıkları vesaire değildir. Hele hele böyle hükümetlerle polemikte olan bir yargı da garip bir durum meydana getirmektedir.”

DEMOKRASİYE PATİNAJ YAPTIRILIYOR
“Elbette hükümetler istediğini yapamaz, yargı denetimi de bunun içindir” diyen Tarımcıoğlu, “Ancak bu işin bir erkanı usulü vardır. Hakimler bunu yaparken çok dikkat etmelidirler. Eğer bir iktidar oya dayanarak kanunsuz bir şey yaparsa zaten denetleme altındadır. Yapsa bile sen zaten iptal ediyorsun. Yapma şansı kalmıyor ortada. Siyasi partiler burada güçlü değil ki zaten sınırlamışsın her şeyi. Bunun nihai sonucu 4 sene sandığa kadar sabretmektir. Bu da yargının değil halkın görevidir. Öyle lüzumsuz gerginlikler yaratmakla, demokrasimize patinaj yaptırılıyor. Bu hükümetten de gelse yargıdan da gelse zarardır. Hukukun üstünlüğüne de aykırıdır. Bu prensip, hakimlerin birinci anayasasıdır. Buna riayet etmeleri lazımdır. Bu tür hareketlerden uzaklaşmak gerekir.

ARTIK NİHAİ KARARLARI MECLİS DEĞİL YÜKSEK YARGI VE YÜKSEK BÜROKRASİ VERİYOR
Tarımcıoğlu, yargı organlarının kararlarında ‘Türk Milleti adına’ ifadesini kullanmaları ile ilgili olarak da şu değerlendirmeyi yaptı: “Millet adına kararlar alıyorlar. Anayasada ‘meşruiyeti olmayan yetki kullanılmaz’ diye bir şey var, Buna riayet etmeleri lazımdır. Hukuk öyle bir şey ki, mesela jüri sistemi olsaydı, hakimleri halk seçseydi, tayinle gelen hakimler değil de halk hakimleri seçseydi, Yargıtay Başsavcısı o zaman Türk Milleti adına hüküm verebilirdi. Bu ‘Türk Milleti adına’ lafı öteden beri bir ‘galatı meşhur’ denilen yanlış ama sürekli devam eden bir yanlıştır. Devlet ardına karar veriyor hakim. Yoksa Türk ulusu onu tayin etmedi ki oraya. Böyle bir karar versin. Türk milleti adına karar verecek tek merci millet meclisidir. En önemli düstur odur. Demokrasinin birinci basamağı odur. Şimdi meclis hükümetle beraber küçücük bir zemin üzerinde hareket etmektedir. Yüksek yargı artı yüksek bürokrasi, denklemin öte tarafında siyasi iktidar ve meclis vardır. Ama nihai kararı veren yüksek yargı ve yüksek bürokrasidir. Yüksek bürokrasi hiçbir zaman siyasetin emrinde olmadı ayrıca. Normal kuvvetler ayrılığında bütün bunlar yürütmenin emrindedir.”

YARGI ASIL ŞEMDİNLİ DAVASINDA KONUŞMALIYDI
İstanbul Barosu eski Başkanı Yücel Sayman da katıldığı bir televizyon programında konuya ilişkin soruları cevapladı. Sayman, Eleştirilerin, yargıçların görüşünü özgürce açıklayacağı ortamı engelleyecek bir durum olmadığını belirterek, “Yargıç etkilenmez. Kendi görüşüne rağmen, aksi yönde bir sürü görüş ve eleştiri ileri sürülecektir. Demokratik olan da budur. Fikirle, görüşle yargıç etkilenmez” dedi. Sayman, “Mesela Şemdinli davasında böyle bir yargıya müdahale vardı ama kimseden ses çıkmadı. Asıl orada yargı konuşmalıydı” diyerek önemli bir gerçeğe de parmak bastı.

Engin Kaşdaş-habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.