Laik Sarkozy yerine...
İşte Karahasanoğlu'nun o yazısı:
Laik Sarkozy yerine Müslüman Tayyip’e koştular
Başbakanımız, yönetim değişikliği için kendi ülkelerindeki diktalara karşı ayaklanan Arab kardeşlerimize, yeni dönemde “laiklik” tavsiyesinde bulundu ya..
Üstünden uzun zaman değil, daha 1-2 gün geçmeden, Başbakanımızın bizzat kendisi, kendi tavsiyesinin içinin ne kadar boş olduğunu, gerçek hayatla ne kadar çelişik olduğunu gösterdi..
Nasıl?
Şöyle..
Başbakanımız laiklik tavsiye ettiği Mısır’ı, Tunus’u ziyaretinden sonra, Libya’ya gitti..
Ama Başbakanımız daha Mısır’a ayak basarken, laikliğin beşiği Fransa’nın cumhurbaşkanı Sarkozy, çoktan Libya’ya uçmak üzere yola çıkmıştı....
Yanına, sömürgecilik deyince, hemen ilk akla gelen İngiltere’nin başbakanını da almış..
“Benim acemiliğime gelen bir şey olursa, sen boşluğu doldurursun” gibisinden..
Hazır paraya konma güdüsü var ya..
Bitmez tükenmez sömürme dürtüleri var ya..
Helal-haram düşüncesi olmadan, hortumlama niyetleri var ya..
Önce bombalayıp, sonra da “Biz inşa ederiz” ahlaksızlıkları var ya..
İşte tüm bunların başrol oyuncusu konumundaki laik Fransa’nın, laik Sarkozy’si, “Aman Müslüman Tayyip gitmeden, ben koşup varayım Libya’ya.. Eski sömürgemiz Tunus’a da gitmemiz lazım ama.. Tunus’a gidersek oyalanırız. Daha büyük lokma olan Libya’yı kaçırırız. Getirin uçağımı, Tayyip’den önce hemen ben varayım Libya’ya” demiş..
İşte, tavsiye edilen laikliğin beşiği Fransa’daki mantık bu..
Hiç demiyorlar ki, “Mısır’a da, Tunus’a da, Libya’ya da gitmek; Müslüman Türk başbakanın hakkı. Onlar, yüzyıllarca birlikte yaşamışlar. Onların dini aynı.. Onların hayat tarzları benzer.. Bize de ne oluyor?”
Kendi ülkesinde Müslümanın başörtüsünü, orta eğitimde yasaklayan laik Sarkozy, Müslümanların parasını hortumlamak için, Libya’ya gidiyor..
Gidiyor da.. Ne görüyor?
Boş alan..
Çağrılar yapılıyor, anonslarla halk alana davet ediliyor..
Mümkünü yok..
Alanın dolmasını boşverin, parmakla sayacağınız kadar insancık; ancak var..
Libya halkı, devleti de, kendisi de laik olan Fransa’nın cumhurbaşkanı Sarkozy’ye rağbet etmiyor..
Başbakanımızın “laiklik” tavsiyesine, Arap kardeşlerimizin cevabı da, böylece belli olmuş oluyor..
Öyle ya.. Laikliğin hası, Fransa’da..
Laikliği alacak olsalar, taklidini yapan Türkiye’den niye alsınlar ki?..
Üstelik, Fransa da, Libya’ya o kadar yabancı sayılmaz..
Yıllarca, Fransa’nın sömürgesi oldular..
Laikliği onlardan direkt almak çok mu zor ki, bir de araya Türkiye’yi soksunlar?.
Libya halkının, devleti de, başındaki adamları da laik olan Fransa’ya tepkisini gördük..
Ya ertesi günü ne oldu?
Ertesi günü ise, kendi açıklamasında, devletin laik olduğunu, fakat bireysel olarak kendisinin laik değil, Müslüman olduğunu açıklayan Tayyip Erdoğan geliyor..
Her ne kadar, Arap kardeşlerine “laiklik tavsiyesi”nde bulunmuş olsa da...
Kardeşleri onu, has bir Müslüman olarak görüyor.. Müslüman biliyor.. Müslüman kabul ediyor..
Ve hiçbir zorlamaya ihtiyaç kalmadan, meydanları hıncahınç dolduruyor..
“Bize; ‘devleti de, kendisi de laik Sarkozy’ değil, ‘devleti laik olsa da, kendisi Müslüman olan Tayyip lazım” diyorlar..
Öyle ki, bir miting yetmiyor.. Dört ayrı miting yapılıyor..
Hepsinde de alanlar, tıklım tıklım doluyor!..
Demek ki Libya halkı da, gerçekleri görmüş..
Laikliğin beşiği olan Fransa’yı, elinin tersi ile itiyor..
“Bize, kendi inancımız lazım.. Kendi inancımıza göre yönetilmek lazım..” diyorlar..
“Laiklik öz olarak dinsizlik anlamına gelmese de, Fransız Sarkozy örneğinde olduğu gibi, laiklikte din geri plana atıldığı için, sömürü meşru hale gelir, hortumlama cevaz kazanır, ‘önce bombalayıp, sonra parasını alarak inşa etme’ ahlaksızlığı sergilenir” diyorlar..
Libya halkı bu gerçeği gördü..
Gördü ki; meydanlarda laikliğin hası Sarkozy ile değil, Müslüman Tayyip ile birlikte oldu..
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.