'Yargı bildirisindeki iddialar mesnetsiz'
Sivil Anayasa taslağını hazırlayan heyetin başındaki Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Ergun Özbudun, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun bildirisinde yer alan sivil anayasa ile ilgili ifadelere, kendisini ve sivil anayasa taslağını hazırlayan heyeti doğrudan ilgilendirdiği için habervaktim.com aracılığıyla cevap verdi.
“BU İDDİALAR MESNETSİZ”
“Bildiride, bizim hazırladığımız anayasa taslağının laik cumhuriyeti, hukuk devletini ve yargı bağımsızlığını zayıflatacak nitelikte olduğu iddia edilmektedir” diyen Prof. Özbudun, “Bu iddialar mesnetsizdir. Tam aksine taslakta her üç unsuru güçlendirici hükümler vardır. Gene bildiride kendi ifadeleriyle bu taslağın ‘en doğru ve en çağdaş’ taslak olarak takdim edildiği iddia edilmektedir. Böyle bir ifadeyi ne ben ne mesai arkadaşlarım kullandık. Zaten anayasalar doğru ya da yanlış olarak nitelendirilemez. Bu sıfatların anayasalar hakkında kullanılması mümkün değildir. Çağdaşlığa gelince, hazırladığımız taslak çağdaş batı demokratik standartlarına tümüyle uygundur. Demokratik ülkelerin anayasaları ile yapılacak açık bir karşılaştırma bunu göstermek için yeterlidir” dedi.
“BU ZİHNİYETİ DEĞİŞTİRMEK ÇOK ZOR”
Özbudun, “Bu tartışmalardan kısa ya da uzun vadede kurtulmanın yolu nedir? Çözüm önerileri nasıl olmalı?” şeklindeki sorumuza da şu cevabı verdi: “Anayasa Mahkemesi’nin bir kısım üyelerinin meclisçe seçilmesi zaman içinde fark yaratabilir ama bütün yargıyı bu şekilde etkilemek mümkün değil. Bu bir zihniyet meselesi. Zira sistem bu şekliyle çok yavaş işliyor. Mevzuatı değiştirebiliyorsunuz ama zihniyeti değiştirmek çok daha zor. Anayasal yöntemlerle bir üçlüde bu sakıncaların hafifletilmesi mümkün ama bir ölçüde bu zihniyet baki kaldıkça kesin bir çözüm beklememeli. Bu tartışmalar da şu veya bu biçimde davam edecek.”
ANAYASA TASLAĞINDA HANGİ ÇÖZÜM ÖNERİLERİ VAR?
Özbudun, “Yeni bir anayasa hazırlanması durumunda, bu konuda çözüme ulaşmak mümkün mü?” şeklindeki sorumuza da; “Hazırladığımız taslakta HSYK üyelerinin üçte birinin TBMM tarafından gene hakimlik sıfatına haiz kişiler içinden seçilmesini öngördük. Anayasa mahkemesinin 17 üyesinden 8’inin TBMM tarafından seçilmesini öngördük. Bu kurumların demokratik hassasiyetini güçlendirmeye yardımcı olacak önerilerdir bunlar ama iddia edildiği gibi bizim amacımız yandaş bir yargı organı yaratmak değil. Bunlar AB ülkelerinde mevcut uygulamalardır. Türkiye gibi anayasa mahkemesi üyelerinin seçimini meclis iradesinden tümüyle koparak hiç bir demokratik anayasa yoktur” cevabını verdi.
Engin Kaşdaş-habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.