Siyasette müzakere terörle mücadele

Siyasette müzakere terörle mücadele
Başbakan Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu’na katılmak üzere geldiği New York’tan dönüşte uçakta medya yöneticilerinin sorularını cevapladı. Başbakan; dış politikanın sıcak gündemini ve terör saldırılarını de

Erdoğan, terör örgütü PKK’ya yönelik mücadelenin örgüt silah bırakıncaya kadar süreceğini; ama siyasî iradeyle müzakerenin de devam edeceğini ifade etti. Erdoğan; yeni hudut birliklerinin ilk grubunun da Mart veya Nisan’da göreve başlayacağını söyledi.

İşte Erdoğan’ın sorulara verdiği cevaplar;


SETA’da yaptığınız konuşmada Hatay’daki mülteci kampını ziyaretinizin ardından Suriye’ye yönelik yaptırımları açıklayacağınızı söylediniz. Neler bunlar?

Suriye’ye yönelik hâlihazırda uyguladığımız bir yaptırım yok. Silah sevkiyatının durdurulması dışındaki seçenekleri değerlendireceğiz. Silah sevkiyatının durdurulması konusunda hassasiyetlerimiz zaten vardı. Yaptırımlar konusu çok daha farklı.

En önemli adım, Hatay’daki kampın medyaya açılması olacak. Burayı dünyaya açarsak, buradaki insanların gerçekleri dünyaya anlatması söz konusu olacak. Suriye de bundan çok endişe ediyor. Hatay ziyareti Suriye politikamızın bir dönüm noktası olacak.

Artan PKK terörünün arkasında Suriye’nin parmağı var mı? 

Şu ana kadar olduğu veya olacağı kanaatinde değilim. Geçmişte bu konuda çok iyi çalıştık. Yakaladıkları teröristleri bize teslim ettiler. Bundan sonra ne olacağı bilinmiyor tabii. Terör örgütü oraya sığınır ve oradan saldırılar olursa bu Suriye için de endişe kaynağı.

Suriye’de bir mezhep çatışması riskinden bahsettiniz. Açar mısınız? 

Esad’le görüşmemde de “bir mezhep çatışmasından korktuğumu” söyledim. Kendisi de “Ben de endişeleniyorum” dedi. Kendisine “Sen Nusayri’sin eşin ise Sünni. O zaman bunu bir fırsat olarak kullan” dedim. Ancak sonuç çıkmadı.



ESAD YALAN SÖYLEDİ

“Kaç siyasi tutuklu var” diye sordum. “83 tane. İsterseniz isim listesini yollayayım” dedi. Halbuki binlerce siyasi tutuklu olduğunu çeşitli kaynaklardan öğrendim. Bunu da kendisine söyledim. “OHAL’i kaldırdım” diyor ama samimi değil. Denizden Lazkiye’yi vuruyor. Siyasi partilerin serbest bırakılması da söz konusu olmadı...

Tunus, Mısır ve Libya’dan sonra Suriye’de ne olur? Suriye bu ülkelerden hangisine benziyor?

Tunus’ta sadece Zeynel Abidin Bin Ali meselesi vardı. Bir genç kendisini feda etti. Halk gösteriler yaptı. Bin Ali kaçtı. Mısır’da Tahrir gençliği organize hareket etti. Mübarek gitti. Libya’da ise, kabileler bölündü. Bir bölümü Bingazi’yi destekledi. Bingazi grubu desteğini artırdı. Alan genişletti. Kaddafi şu an üç şehre sıkıştı. Halkın azmi nedeniyle onların da düşeceğine inanıyorum. 

Suriye bu ülkelerden farklı. Silah gücü Esed’in elinde. Bir de emrinde hareket eden illegal grup Şebiha var. Suriye’de nüfusun yüzde 10’u Nusayri, yüzde 60’ı Sünni. Esed’in zamanla Nuseyrilerin tamamının bile desteğini alabileceğini sanmıyorum. Sünniler ve Hıristiyanlar zaten karşı, Dürziler de istediği desteği vermiyor. Silahlı gücü ve Şebia ile bir yere kadar gidebilir.

Bugüne kadar Mısır ve Libya muhalefetine Türkiye’de örgütlenme şansı verdiniz. Suriye muhalefeti için de aynısı olacak mı?

Evet. Bir hafta içerisinde Türkiye’de ofis açacaklar. Suriye muhalefetinin Türkiye’de örgütlenmesine izin vereceğimizi görüşmemizde Esed’e de söyledim. Biz demokratik bir ülkeyiz, engelleyemeyiz dedim.

AHMEDİNEJAD’LA GÖRÜŞME

Ahmedinejad’la görüştünüz, Suriye’nin geleceği konusunda görüş ayrılığı var mı?

İran şu anda daha iyi bir noktada. Ahmedinejad’a, Suriye yönetiminin kendilerinden cesaret aldığını söyledim. O da “Halkına silah doğrultmamasını belki 20 defa söyledim. Beklemiyordu. Bana da kırıldı” diye aktardı.

Ahmedinejad’la görüşmenizde, Malatya’ya yerleştirilecek radar konusu gündeme geldi mi?
Suriye’deki gelişmeleri ve bölgeyi konuştuk ama, radar konusu tek kelimeyle bile gündeme gelmedi.

İSRAİL’İN ORADA İŞİ NE?

Güney Kıbrıs’la sondaj krizinden sonra, donanma Akdeniz’e açıldı. Ne olacak?

Akdeniz bir Türk gölüydü. Ama son zamanlarda oralara çıkmadığımız içindir ki bazıları meydanı boş buldu. Bayram değil, seyran değil. İsrail’in oralarda işi ne? İsrail, petrol aramada uzman bir ülke değil ki...


KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu, Ban Ki Moon’a çok adil bir öneri götürdü. BM Genel Sekreteri bir özel temsilci atasın. Güney ve Kuzey’den temsilci atansın. Kuzey ve Güney bir de Amerikan şirketi, petrol ve hidro karbon bulunursa eğer, sağlanan geliri BM’nin denetimindeki bir fona yatırsınlar. Bu fon adil paylaştırılsın ve kesinlikle silahlanmada kullanılmasın.

TERÖRLE MÜCADELE

PKK eylemleri son günlerde artarak sürüyor. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bana öyle geliyor ki bizim sınır ötesi operasyonlarımızda çok zayiat verdiler. Panik içinde, intikam alma gayreti içindeler. Biz, bu operasyonları durduramayız. Talabani’ye de söyledim. “Ancak PKK silah bırakırsa operasyonlar biter” dedim. Talabani ve Barzani, Türkiye’den gidenlere bunu anlatıyorlar. İkisi de terörden yaka silkiyor. Onlara da söyledim, “Ya siz bitirin, ya müşterek hareket edelim ya da biz bitiririz” dedim... “Çok açık net söylüyoruz, biz terörle mücadele ederiz, siyasi iradeyle de müzakere ederiz. Bizim anlayışımız budur. Terörle mücadele sonuna kadar, ama siyasette de müzakere. Siyasete gelen bizimle konuşabilir, ama gelmeyen bizimle konuşamaz.”

Ahmedinejad’la görüşmenizde PKK’ya karşı mücadele gündeme geldi mi?

Evet. Onlar zaten PJAK ile mücadele ediyor. Müşterek hareket etme imkanımız var. İstihbarat paylaşımı ve operasyon anlamında. 

Bundan sonra terör sorununun tek çözüm yolu savaştan mı geçecek?

Terörle mücadeleden vazgeçmeyiz. Hudut birlikleri kurulduğu zaman çok daha rahatlayacağız. Mart, Nisan gibi 5 bin 100 kişilik ilk grubun eğitimi tamamlanacak. Bunlar sözleşmeli görevleri süresince aynı yerde görev yapacaklar. Araziyi, halkı tanıyacaklar. Dolayısıyla etkin mücadele olacak. Şehirlerde de özel harekatçıların sayısını artırıyoruz. 

Buna karşılık, terör örgütüyle mücadele sürerken, siyasi iradeyle de müzakere sürecek.

SURİYE’YE YAPTIRIMLAR

SETA’da yaptığınız konuşmada Hatay’daki mülteci kampını ziyaretinizin ardından Suriye’ye yönelik yaptırımları açıklayacağınızı söylediniz. Neler bunlar?


Suriye’ye yönelik hâlihazırda uyguladığımız bir yaptırım yok. Silah sevkiyatının durdurulması dışındaki seçenekleri değerlendireceğiz. Silah sevkiyatının durdurulması konusunda hassasiyetlerimiz zaten vardı. Yaptırımlar konusu çok daha farklı.

En önemli adım, Hatay’daki kampın medyaya açılması olacak. Burayı dünyaya açarsak, buradaki insanların gerçekleri dünyaya anlatması söz konusu olacak. Suriye de bundan çok endişe ediyor. Hatay ziyareti Suriye politikamızın bir dönüm noktası olacak.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.