"Türkiye'nin sorunlarını geri dönüşüm kutusuna attık"
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen ''ICT Summit Eurasia - Bilişim Zirvesi 2011''e katıldı.
Bağış, burada yaptığı konuşmada, zirvenin sponsorları arasında temsil ettiği AB Bakanlığının da yer aldığını belirterek, ''Ayrıca üç dönemdir parlamentoda temsil ettiğim İstanbul'da, seçim bölgemde bu zirvenin düzenleniyor olması bugün duyduğum heyecanı, mutluluğu ve gururu daha da artırıyor'' diye konuştu.
Bağış, ''Cumhuriyet tarihimizin tartışmasız en başarılı Ulaştırma Bakanı olan benim 'ağabey' demekten gurur duyduğum Binali Yıldırım ile birlikte bu kürsüyü paylaşmak benim için başlı başına bir onur vesilesi. Türkiye'nin 81 şehrinde 24 saat ulaşılabilen ender bakanlarımızdan bir tanesi Ulaştırma Bakanımızdır. Kendisi adeta 'mobil baz istasyonu' gibi. Türkiye'nin her türlü iletişim sorununa yetişebiliyor'' diye konuştu.
Bağış, kuruluş vizyonunda da yer aldığı gibi ICT Summit Eurasia'nın sadece Türkiye'nin değil, tüm Avrasya bölgesinin bilgi, iletişim ve eğitim platformu haline gelmesini hedeflediğini kaydetti.
Zirvenin, hem Avrasya vizyonunu paylaşması, hem de ana tema olarak ''Sınırlar kalkıyor'' sloganının seçilmesinin son derece anlamlı ve önemli olduğunu vurgulayan Bağış, şunları söyledi:
''Bu hedefe en uygun yer de işte şu anda tam da Asya ile Avrupa'nın tam ortasında, üzerinde bulunduğumuz İstanbul'dur. İstanbul arasından deniz geçen yegane şehirdir. İstanbul üç büyük imparatorluğa başkentlik yapmış, farklı medeniyetleri bir arada buluşturan nadide bir şehirdir. İstanbul işte sınırları ortadan kaldıran linke tıklayabileceğiniz yegane noktadır. Küreselleşmeyle birlikte zaman ve mekan kavramlarının iyice değiştiği, tek bir tıkla dünyanın akışının değişebildiği bir dönemde yaşıyoruz. Dolayısıyla yaşadığımız çağın en önemli gereklerinden biri bilişim sektörünü yakından takip etmek, bu sektördeki gelişmelerin gerisinde kalmamaktır.''
-''artık özgürlüklerin önündeki bütün şifreler bir bir kırılıyor''-
Bağış, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde başlayan özgürlük ve demokrasi hareketlerinin fitilini, Tunuslu 26 yaşındaki bir bilgisayar mühendisinin ateşlediğini anımsattı.
Muhammed Buazizi'nin ilk kıvılcımını yaktığı o ateşin kısa sürede bütün bölgeye yayıldığını ve tarihin akışını değiştirdiğini ifade eden Bağış, şöyle konuştu:
''Herkesin şunun farkında olması gerekiyor. Artık özgürlüklerin önündeki bütün şifreler bir bir kırılıyor. Demokrasiyi ve halkın iradesini fütursuzca hackleyen yönetimler bir bir çöküyor. Kendince özgürlüklere sınır koyup, flash diskin içine sığdırmaya çalışanlar, demokrasinin sınırsız çekim alanında kaybolmaya mahkum oluyorlar. Elbet eninde sonunda baskı ve şiddet virüsü, en etkili antivirüs programı olan özgürlük karşısında yaşam alanı bulamayacak, bu virüsleri yayanlar da sistemden tamamen temizleneceklerdir. İşte böyle bir zamanda hiç kimsenin ben teknolojiye, bilişime direnirim diyerek ayakta kalması söz konusu dahi olamaz. Türkiye'yi Cumhuriyetimizin 100. yılında Atatürk'ün bizlere hedef gösterdiği muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkabilmemiz için, sayın başbakanımızın ilan ettiği 2023 vizyonu çerçevesinde dünyanın en güçlü 10 ekonomisi olabilmemiz için en büyük ihtiyacımız daha fazla bilgidir, teknolojidir, bilişim ve inovasyondur.''
-''Türkiye bugün çok farklı bir noktaya geldi''-
Maalesef Türkiye'nin bu yarışta yıllar boyu geride bırakıldığını dile getiren Bağış, ''Bırakın know-howı, bırakın inovasyonu, ar-geyi, bilişimi, daha biz demokrasimizi sağlam bir zemine oturtamadık yıllarca. Ama son 9 yıl içinde ağabey demekten gerçekten onur duyduğum Binali beyin vizyonuyla Türkiye bugün çok farklı bir noktaya geldi. Bugün Türkiye Avrupa'da dizüstü bilgisayar üretebilen tek ülke konumuna geldi. Gerçekten Türkiye nasıl ekonomide büyüme oranında Avrupa ortalamasını 6'ya katlıyorsa, bilişimde de 10'a katlıyor. Bu hızla Türkiye gerçekten çok farklı noktaları yakalayacaktır. Bunu yaratanda bilgi toplumudur. AB müzakerelerimizde de siyasal engeller konulmadan evvel kapatabildiğimiz fasıl bilgi ve teknoloji faslıdır. Bu da Türkiye'nin geldiği noktayı çok iyi gösteriyor. Türkiye'nin AB standartlarında bir ülke olma yolundaki azmini ortaya koyan bir stratejidir'' ifadelerini kullandı.
Avrupa'nın da geleceğini buna göre şekillendirdiğini aktaran Bağış, ''AB'nin 2020 stratejisinin omurgasını oluşturan 7 ana girişimden birisi de 'Dijital Gündem'dir. Türkiye olarak, sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla ve diğer bütün sektörleriyle, nafile terleyen ve boşa kürek çeken bir ülke olmamayı en öncelikli hedeflerimizden biri saydık ve bunun için ne gerekiyorsa 9 yıl boyunca onu yaptık'' dedi.
Bağış, halk için teknolojinin artık bir lüks değil, ihtiyaç haline geldiğini, internet ağının köylere kadar ulaştığını kaydederek, ''AB müzakerelerinde açılışını ve (geçici olarak) kapanışını yaptığımız tek fasıl bilim ve araştırma. Bu demek oluyor ki, Türkiye bilim ve teknolojide AB ülkelerinin standardını yakalamış durumda. Türk bilim adamlarımız artık dünyada büyük takdir ve kabul görüyor. Bilgi toplumunun önünde hangi engel varsa biz onu kaldırıyoruz, gerekli düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. Teknoloji üreten bir ülke olma yolunda hızla ilerliyoruz. Güçlü ekonomilerin sürdürülebilirliği ancak bilim, teknoloji ve yenilik ekseninde kaydettiği gelişmelerle sağlamlaşır'' diye konuştu.
-''2011 model sivil bir anayasa''-
Güçlü Türkiye'nin, bilimle atılan sağlam temeller üzerinde yükseleceğini kaydeden Bağış, şunları aktardı:
''Güçlü Türkiye, teknolojiye egemen olan Türkiye'dir. Türkiye'nin gerçekten farklı bir konuma geldiği artık herkesin kabul ettiği bir olgudur. Biz göreve geldiğimizde Türkiye'nin çöken bilgisayarına format attık, bütün virüsleri temizledik. Türkiye'nin meselelerinin üzerine örtülen bütün perdeleri indirdik, download ettik. Türkiye'nin hard diskinde yer kaplayan bütün sorunları bir daha geri yüklememek üzere geri dönüşüm kutusuna attık. Şimdi artık bize yeterli gelmeyen, hızı ve kapasitesi Türkiye'ye dar gelen bilgisayarın yerine çağın en gelişmiş bilgisayarını Türkiye'ye kazandırmak istiyoruz. İşte o bilgisayarın adı 2011 model sivil bir anayasadır. İnşallah engelleri aşacağız. Bugün bütün bu gelişmelere rağmen, bize yakışmayan Avrupa'nın 6. dünyanın 15. büyük ekonomisine yakışmayan bazı yargı kararlarımız ve yasalarımız var. İnşallah bu dönemde Türkiye'ye sadece sivil bir anayasa kazandırmakla kalmayız, o ayıplarımızı da ortadan kaldırmak için muhalefetiyle, iktidarıyla TBMM'de el ele veririz ve Türkiye'ye yakışır imajı, yakışır bilişimi, yakışır teknolojiyi hep beraber kazandırırız.''
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.