Böyle söndürmek istemişler!

Böyle söndürmek istemişler!
Almanya’dan Türkiye’ye taşınan Deniz Feneri e.V. soruşturmasında bir büyük skandal daha ortaya çıktı. Hem de tahrifat iddiasını bile gölgede bırakacak bir skandal.

2008 yılından bu yana ilgisi olmayan bir soruşturma içinde yolsuzluk suçlamalarıyla gündeme getirilerek karalanmak istenen Deniz Feneri Derneği yine bir iftiraya maruz kaldı. Bu seferki iftira ve çarpıtma ise “bilirkişi!”den. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü 2008/2111 sayılı soruşturma dosyası kapsamında Türkiye Deniz Feneri Derneği ile Almanya Deniz Feneri e.V.’nin Aytaç A.Ş.’den yaptıkları kurbanlık hayvan alımları, alınan kurbanlık malların teslim yerleri ve ödemelere ilişkin konuların tespiti için bilirkişi olarak İbrahim Aydoğan görevlendirildi. Dosyaya bakan mahkemenin talebi üzerine hazırlanan 15.08.2011 tarihli bilirkişi raporu 29.09.2011 tarihinde ilgili taraflara tebliğ edilince skandallar zinciri ortaya çıktı.

Skandallarla dolu bilirkişi raporunu hem muhtevası hem de bilirkişi raporun oluşturma tekniği yönünden çeşitli hukuki aykırılıklar ve maddi hatalar içerdiğini tespit eden Türkiye Deniz Feneri Derneği, önceki gün itiraz etti. Avukat Mehmet Yalçınkaya tarafından verilen itiraz dilekçesinde, bilirkişi raporunun hangi somut delil ve belgelere dayandırıldığının belli olmadığını belirterek, “Bilirkişi İbrahim Aydoğan’ın sadece Aytaç A.Ş. belgelerini incelemeye esas aldığına ve somut delil tespiti yapamadığına” dikkat çekti. Türkiye Deniz Feneri Derneği’nin defter ve kayıtlarının incelenmediğine de dikkat çeken Avukat Mehmet Yalçınkaya, soruşturma dosyasında bulunan 2009 tarihli Deniz Feneri Derneği Masak denetim raporu ile üç ayrı İçişleri Bakanlığı denetim raporunun bilirkişi incelemesine esas alınmadığını vurguladı.

HESAPLAR BİRBİRİNE KARIŞTIRILDI

Almanya Deniz Feneri e.V. soruşturması kapsamında Aytaç firması ve Deniz Feneri e.V. arasındaki alışverişin incelendiği bilirkişi raporuna, konu ile ilgisi bulunmamasına rağmen Türkiye Deniz Feneri Derneği de karıştırılırken, bilirkişi eli ile vahim işlem hataları yapıldığı tespit edildi. İtiraz dilikçesinde; bilirkişinin, raporda mükerrer fatura kaydı yaparak hesap karmaşası oluşturduğunu ve bu yolla Türkiye Deniz Feneri Derneği’nin hesaplarıyla Almanya Deniz Feneri e.V. hesaplarının birbirine karıştırıldığına da dikkat çekildi.

BİR KALEMLE 10 MİLYON LİRALIK AÇIK OLUŞTURULDU

Derneğin 2003 yılında yaptığı alımlar, bilirkişi raporunun ilk bölümünde 1 milyon 196 bin lira ve doğru olarak yer aldı. Ancak soruşturma dosyasındaki raporun sonuç bölümünde yıllara göre alımların yazıldığı tabloda ise 2003 yılına ilişkin alımların miktarı olan 1 milyon 196 bin liranın başına 1 rakamı eklenerek alım tutarının 11 milyon 196 bin liraya çıkarıldığı tespit edildi. Bir kalem oynamasıyla ortaya çıkan açık tam 10 milyon lira...

RAPORU HAZIRLAYAN YARGILANSIN

İbrahim Aydoğan’ın hazırladığı bilirkişi raporundaki skandallara itiraz eden Türkiye Deniz Feneri Derneği, Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na başvurarak, rapordaki çelişkilerin ve maddi hataların giderilmesini istedi. Hukuken yok hükmünde olan raporun dikkate alınmamasını isteyen Deniz Feneri Derneği; bilirkişi İbrahim Aydoğan hakkında TCK’nın 276/1 maddesi uyarınca soruşturma başlatılmasını da istedi. Deniz Feneri Derneği, raporu hazırlayan bilirkişi hakkında suç duyurusuyla birlikte hukuki zeminde konunun takipçisi olacağını da duyurdu.

İbrahim Acar / Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.