“Atatürk’ün evine BOMBA”

“Atatürk’ün evine BOMBA”
Önceki gün Paris’te yaşamını yitiren Gökşin Sipahioğlu’nun, 1955’te, İstanbul Ekspress'in yazı işleri müdürlüğünü yaptığı sırada yayımladığı “Atatürk’ün Selanik’teki evi

Dünyanın en önemli fotoğraf ajanslarından olan Sipa Press'in kurucusu, şovalye unvanlı ve tüm dünyanın "Müthiş Türk" olarak isimlendirdiği Gökşin Sipahioğlu önceki gün sabah saatlerinde Paris'te yaşamını yitirmiş. Naaşı Türkiye’de toprağa verilecekmiş.

1926'da İzmir'de doğan Sipahioğlu, İstanbul'da Saint Joseph Fransız Lisesi’nden sonra İstanbul Üniversitesi’nde gazetecilik eğitimi almış.

Spor yazarı olarak başladığı İstanbul Ekspress gazetesinde kısa sürede gazetenin yazı işleri müdürlüğüne kadar yükselmiş.

Erol Simavi’nin teklifini kabul ederek 1966’da Hürriyet Gazetesi'nin Paris büro şefi olarak Fransa'ya gitmiş. SIPA Press’i Amerikalı eşi ve Cumhuriyet gazetesinin Atina muhabiri Kosta Daponte ile 1969’da kurmuş. Haberin kokusunu çok iyi alabildiğinden olacak ki, foto muhabirlerini olay çıkacak bölgelere yönlendirmede çok mahirmiş. Bu sayede şirketi bir marka haline getirebilmiş.

Özetle bunları gazetelerden öğrendik.

Bu ölüm haberinden yola çıkarak genç nesillere esas hatırlatmak istediğim husus, Siphaioğlu’nun 1955’te, İstanbul Ekspress'in yazı işleri müdürlüğünü yaptığı sırada yayımladığı “Atatürk’ün Selanik’teki evine BOMBA” haberi ve sonrasında yaşanan müessif olaylar.



Tirajı 20 bin civarında olan İstanbul Ekspress gazetesi 6 Eylül’de “Atamızın evi bomba ile hasara uğratıldı” manşetiyle öğleden sonra ikinci baskısını yapar. Basılan yaklaşık 285 bin gazeteyi çoğunluğu ‘Kıbrıs Türktür Derneği’ üyeleri olmak üzere bütün İstanbul’da dağıtılıp halkı galeyana getirmek üzere harekete geçilir.

6-7 Eylül olaylarının karanlık sayfalarının yazılması, ne yazık ki yalan BOMBA haberi ile başlamıştır.

Atılan bu tahrik edici manşet sonunda farklı dinin, dilin, milletin ve cemaatin yüzyıllardır barındığı ve kendine yer bulabildiği İstanbul’da ihanet dolu günler yaşanmıştır. Gece sabahlara kadar süren ve 2 gün devam olaylarda başta Rum’lar olmak üzere azınlıklara ait dükkanlar yağmalanmış, makineler tahrip edilmiş, binalar yakılmış, yıkılmıştır.

Geçtiğimiz yıllarda ‘Özel Harp’çi bir yetkilinin, 6-7 Eylül olaylarını “Başarılı bir özel harp işidir” şeklinde itirafı basına yansımıştı.

Sipahioğlu’nun gazetecilik serüvenindeki bu çok önemli kesit maalesef çoğu gazete ve ajanslar tarafından hiç görülmemiş veya hatırlatılmamış.

Ancak, dün gazetelerde “Selanik’te Atatürk’ün evine Bomba” manşetini çeken Siphaioğlu’nun ölüm haberi ile birlikte Selanik’te meydana gelen şüpheli patlamadan bahseden bir haber de vardı. Yalnızca bir gazete belki de bilerek iki haberi aynı sayfada yan yana girmişti.



Haberin detayında, üç katlı bir binanın bodrum katında meydana gelen patlamada Türk vatandaşı bir kişinin parçalanarak öldüğü bilgisi verilmiş. Patlamanın bir bombadan meydana geldiğini belirten Yunan polisi, olayda ölen kişinin yaşadığı evden çok sayıda silah ve cephanelik çıktığını detayları ile belirtmiş.

Siphaioğlu’nun ölüm haberinin ajanslara düştüğü aynı saatlerde Selanik’te bir Türk vatandaşının evinde patlayan bomba, insana ‘bu kadar da tesadüf olmaz’ dedirtiyor. Ve aklıma bir anda şu tespiti getiriyor:

“İşte şimdi ‘ölüm gerçek’ olduğu gibi Selanik’te patlayan bomba haberi de bu defa doğru.”

Hiçbir şeyin tesadüfen meydana gelmediği şu kainatta, gazeteler, ajanslar veya haber bültenleri bu gerçekleri göz ardı edip, pek hatırlatmasa da, hatırlatan Birisi var… Allah.

Araştırmacı Mustafa Yakutcan / Habervaktim.com ÖZEL

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.