Ağlamak çare değil susmak yakışmaz

Ağlamak çare değil susmak yakışmaz
Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu’nun 121. hafta ‘başörtüsüne özgürlük’ eylemine Yargıtay bildirisi ve yargının güvenirlik sorunu damgasını vurdu.

Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu ‘İnanca saygı ve başörtüsüne özgürlük’ için 121. kez Sıhhiye Abdi İpekçi parkında bir araya geldi. “Ağlamak Çare Değil Susmak yakışmaz” sloganı ile hareket eden platform, hukuk ve adalet kapsamında ifade, inanç özgürlüğü ve Yargıtay’ın hafta içinde yaptığı bildiri üzerinde durdu. Yargının güvenilirliğinin de konu edindiği basın açıklamasında, militarist yaklaşımlar kınandı.

YARGITAY’IN AÇIKLAMASI MANİDAR
Platform adına basın açıklamasını yapan Mazlumder Yönetim Kurulu Üyesi Ali Dalaz, “Anayasa mahkemesinin Üniversitelerdeki başörtüsü serbestliğini görüşeceği zamanın arifesinde Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun yapmış olduğu açıklama zamanlama açısından manidardır” dedi.

SİVİL ALANA MUHTIRA
Anayasa mahkemesi üyelerini baskı altında tumak ve aleyhte bir karar çıkarmak için yapılan bildirinin, hukukun nasıl da baskıcı ve militarist bir hale dönüşeceğinin göstergesi olduğunu kaydeden Dalaz, “Şemdinli de olayının üzerine gidemeyen ve suskun kalan, hatta gitmek isteyen bir savcıyı açığa alan Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun sivil alana muhtıra vermesi manidardır” diye konuştu.

ÇETİN BİR BİLEK GÜREŞİ YAŞANIYOR
“Açıklamaya Danıştay, bazı muhalefet partilerinin koro halinde destek verip, sivil alana muhtıra vermeye çalışması oligarşik zihniyetin bir yansımasıdır” diyen Dalaz, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Yargıtay Başkanlar Kurulunun yaptığı açıklama bize gösteriyor ki Türkiye’de son yıllarda hız kazanmış olan mücadele, Türkiye’nin laikliğini bozma veya koruma mücadelesi değil; devlet iktidarının kim tarafından kullanılacağı mücadelesidir. Burada temelde iki tarafın çetin bir bilek güreşi yaşanıyor. Bir tarafta halka rağmen, halk adına savaşan, dış destekli statüko yoldaşları, diğer tarafta da gerçek manada milli iradenin devlet iktidarına hakim olması için mücadele eden gerçek Türkiye taraftarları.”

STATÜKOCULAR SAVAŞ İSTİYOR
“Cumhurbaşkanlığı tartışmalarından, 367 kararına, 27 Nisan sanal bildirisinden, siyasi cinayetlere, Ergenekon meselesine, kapatma davasından, başörtüsü özgürlüğü çabalarının engellenmesine ve diğer baskıcı ve yasakçı çıkışlara kadar genişletebileceğimiz hadiseler, sözünü ettiğimiz derin mücadelenin dışa yansımasıdır. Yaşanan savaş, devlet iktidarının kim tarafından kullanılacağı savaşıdır. Bunun bir savaş olduğunu statüko savunucuları söylediler. ‘Çankaya son kale’sözü bir savaş jargonudur. Statükocular bu ruh hali içindeler.”

“STATÜKOCULAR ÇILDIRMIŞ VAZİYETTELER”
“Statüko, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilecek olmasını hala sindiremedi. Başörtüsü yasağının kalkacak olmasını kabullenemiyor. Millet iradesini yansıtacak, kurumların makamların millet namına istismarına sınır koyacak, oligarşik saltanatı bitirecek, iktidarı ayrıcalıklı azınlığın elinden alacak bir anayasanın devreye girmesini istemiyorlar. Bir Anadolu çocuğunun Merkez Bankası Başkanı veya hazine müsteşarı olmasını hazmedemedikleri gibi, statükoya rağmen bir tornacının oğlunun cumhurbaşkanı olmasını da kabullenemediler. Anadolu sermayesinin büyümesi de bunları rahatsız ediyor. Devleti ve toplumu etkileyen manivelaların bir bir ellerinden kaymasından dolayı çıldırmış vaziyetteler.”

YARGIYI KİM ETKİLİYOR?
“Yargıtay adına bildiri yayınlayanlar, başkalarını ‘yargıyı etkilemekle’ suçlarken bizzat yargıya yön gösteren açıklamalarını bilmeden mi yapıyorlar? Yüksek yargı kurumları millet adına karar verdiğini zannederken milletin ne düşündüğüne de itibar edecek mi? Buralarda bulunurken milletin sesine kulağını kapatanlar, bulundukları yerden yarın indiklerinde, halkın içine çıkabilecekler mi, milletin yüzüne bakabilecekler mi?” diye soran Dalaz, hükümete de şöyle seslendi: “Milletten aldığınız emanete riayet edin. Bu millete verilen sözleri yerine getirin. Sivil anayasayı ertelemeyin. İnançlara saygılı ve hukukun üstünlüğüne değer veren bir anayasa hazırlayarak yasaklara ve yasakçılara dur deyin. 301 gibi ifade özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırın.”

Engin Kaşdaş-habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.