"Emniyetin altın çocuğuyum"
FAİLİ meçhul cinayetlerle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında verdiği ifadenin ardından tutuklanan eski Özel Harp Dairesi Başkanı İbrahim Şahin’in savcılık ifadesine STAR ulaştı. Şahin, ifadesinde, “Bu cinayetleri işlesem asker, MİT ve polis arkadaşlarım benimle görüşüyor. O zaman neden görüşsünler” dedi. Ayhan Çarkın’ı paragöz olarak nitelendiren Şahin, kendisini emniyet döneminin Altın çocuğu olarak tanımladı. Savcı Hakan Yüksel’in faili meçhul cinayetler ile ilgili sorularına zaman zaman farklı konulara girerek cevap veren Şahin, savcının bir sorusunda da Özal’ı nasıl koruduğunu anlattı.
MİT ve polisle hala görüşüyorum
Demas hastalığı nedeniyle Özel Yetkili Savcı Hakan Yüksel’in sorularına sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı Paris’te nasıl koruduğunu anlatarak başlayan Şahin, asker ve MİT mensuplarının hala kendisiyle görüştüğünü söyledi. İbrahim Şahin, savcılık ifadesinde, kendisine yönetilen suçlamaları deli saçması olarak nitelendirirken arkadaş çevresinin MİT, polis ve askerlerden oluştuğunu ve 5 yıldan bu yana bu insanlarla görüşmeye devam ettiğini bildirdi. İnsan öldürme suçunu işlese bu arkadaşlarının kendisiyle görüşmeyeceğini iddia eden Şahin, Susurluk ve Ergenekon davalarından ailesinin mağdur olduğunu söyledi.
Çarkın hiç yaralanmadı bile
Kendisini emniyet teşkilatının ‘altın çocuğu’ olarak lanse eden Şahin, eski Özel Harekat Polisi Ayhan Çarkın’ı ise, ‘paragöz, sahte kahraman’ olarak nitelendirdi. Ayhan Çarkın’ın sözlerini kabul etmesinin mümkün olmadığını bildiren Şahin, İstanbul’da 3 teröristin öldürüldüğü DHKP/C operasyonunda kendisinin bir numara olarak görev yaptığını anlattı. Çarkın’la ilgili “Para için her şeyi yapabilecek kapasitede bir adamdır” diyen Şahin, “Çarkın bugüne kadar vurulmamıştır bile. Sahte kahraman o operasyonda da kapıda bekledi” dedi.
Ergenekon’la öldüm, beni tekrar öldürmeyin
ESKİ kumarhaneler kralı Ömer Lütfü Topal’ı öldürdüğü iddia edilen özel timcileri Mehmet Ağar’ın talimatıyla İstanbul’dan teslim aldığını söyleyen Şahin, İstanbul Emniyeti’ne girmeden Çamlıca gişelerinde Çarkın ve ekibini teslim aldığını aktardı. Susurluk davasıyla hayatının mahvolduğunu söyleyen Şahin, ailesinin mağdur olduğunu ve meslek hayatının paramparça hale getirildiğini belirtti. Susurluk’ta bir çetenin yaratıldığını iddia eden Şahin, suçsuz olduğunu kanıtlamalarına rağmen bir buçuk senedir bu sahte delillerle uğraştığını savundu. “Ben Susurluk ve Ergenekon davası ile zaten öldürüldüm” diyen Şahin, savunmasında, “Beni yeniden öldürmeyin. Ben bu suçlamaların hiç birini kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.