Söz Orhan Gencebay'da
ÖZKAN GÜVEN / STAR
“Boğaziçi Köprüsü’nden kopan taksi Etiler’e doğru yol alırken radyoda Orhan Gencebay’ın Hayat Kavgası şarkısı çalmaya başladı. İbrahim Kurbanların evinin önüne geldiğimizde şarkı henüz bitmemişti. Şoföre parayı saydım fakat arabadan inmedik. Şoför, soru soran gözlerle suratımıza bakıyordu. İşaret parmağımı dudaklarıma götürerek “hişşşşt” dedim. Şarkı bitti. Biz taksinin arka kapılarını aynı anda açıp dışarı çıkarken İbrahim Kurban başını içeri uzatarak durumu şoföre açıkladı: “Orhan Gencebay çalarken arabadan inilmez kaptan!” Murat Menteş’in Dublörün Dilemması adlı kitabındaki bu bölümden de anlaşılacağı gibi Orhan Gencebay bu ülke insanı için mühim bir müzik adamıdır. Her şarkısında insanın bir halini anlatır, bir ‘baba’ gibi nasihatini verir. Dinleyeni insan olmaya çağırır, iyiliği, güzelliği, erdemi işaret eder satır aralarında. Bazıları onun için ‘müzik dahisi’ der. Bazıları için milli terapisttir. Babayı eleştirenler yok mudur? Vardır. Orhan Gencebay’ı sesi olmadığı için konser vermediğini iddia eden de, Fazıl Say gibi, üçüncü sınıf bir sanatçı olduğunu savunan da vardır. O hakkında söylenenlere bu röportajda yanıt verdi...
Yaptığınız müzik için hiçbir zaman ‘arabesk’ demediniz. Serbest çalışmalar olarak nitelediniz. Neden?
Arabesk, özgün, fantezi, pop gibi adlandırılan bu dallar bilimsel olarak kategori edilemez çünkü yoktur. Mesela ‘arabesk’ subjektif bir kavramdır. Arabeskin sözlük anlamı, ‘Arap etkinliği’dir. Zaman içinde değişmiş bu kavram. Uzun süredir farklı anlamlarda kullanılıyor ki son derece yanlış. Arabesk hep negatif, olumsuz manalarda kullanılıyor. Bu kadar saçma bir şey olamaz. Arabesk adam, arabesk müzik, arabesk tarz... Bu tarzın içinde iyi müzik yapan vardır, kötü müzik vardır. Eleştirilecekse bu eleştirilir.
Bach’ta, Hendel’de de dram var
Neredeyse yarım yüzyıldır bazı kesimler bu müzik türüne tepeden bakıyor, eleştiriyor. Siz bu bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bazı insanlar arabesk kavramını bilmiyor. Ben dünyayı yakından takip ediyorum. Arabesk denilen serbest çalışmaları yaparken araştırıyorum. Müziği bilgiyle yapıyorum. Halk müziğini, sanat müziğini, batı temelini biliyorum. Hem besteci hem aranjör hem yorumcu hem söz yazarıyım,enstrüman çalıyorum, fikir adamıyım. Müziğimde hep yenilikler yapmaya çalışıyorum. Eleştirilerin temelinde arabesk kavramının bilinmemesi yatıyor. İkinci neden de kıskançlık. Geleneksel yapımızın içinde yer alan aşırı tutucular, bizler/onlar diye ayrım yapanlar, entelektüel olamayanlar ve bazı özenti içindekiler halkın göstermiş olduğu ilgiye bir bakıma tepki gösterdiler. Bir yapıya her türlü olumsuzluğu yakıştırmak son derece çirkindir. İyi icra eden vardır, kötü icra eden vardır sadece.
Muhteviyatında dram olduğu için arabeskin insanı mutsuz kıldığı da söylenir...
Dramı fazla olsa dahi katılmıyorum. Halk müziğinde de yok mu dram? Katılmıyorum. Klasik Batı müziğinde dram az mı? Bach, Hendel ne yapmışır? Ölümü, kiliseyi, Hz. İsa’yı anlatmışlardır müziklerinde. Engizisyon dönemlerinde almış oldukları dini kültürle bunları anlatmışlardır. Özellikle Bach babadır! Bazı bilgileri bilmeden yargılamak yanlış. Müziğin kalitesi önemlidir. Benim yaptığım çalışmalar tamamen bize aittir. Benim de hatalarım olmuş olabilir. Bilmeden yapmışsam özür dilerim. Halk ilgi gösterince bir dolu insan bana karşı geldi, suçlamalarda bulundu. Ama benim hiç umrumda değildi çünkü ne yaptığımı biliyordum.
Fazıl Say hakkınızda ‘Üçüncü sınıf’ dedi. Siz üçüncü sınıf bir sanatçı mısınız?
Fazıl Say gibi değerli birinin bu şekilde konuşması son derece yanlış. Bunun üzerinde konuşma gereği bile duymuyorum. Fazıl Say’ın bu ay gerçekleştireceği 30 konseri var. Turneye reklam yaparak hazırlanıyor galiba. Halkın sevip saydığı kişilere sataşarak gündeme gelmek istiyor.
Fazıl Say’ın fikirlerini özgürce söyleme hakkının olduğunu düşünen insanlar da var ama...
Hepimiz herkes için bir şeyler söyleyebiliriz. Birçok kişiye göre Fazıl Say sonuncu bile değildir, bazı kişilere göre Fazıl Say hiçbir şey değildir. Böyle değerlendirenler de var. Peki bazı insanlar Fazıl Say için bunları söylerken Fazıl Say bu mu oluyor? Değil elbette. O böyle söylediği için üçüncü sınıf olmayacağız biz. Kişilerin sevdikleri başlarının tacıdır. Biz altının değerini biliriz, sarrafız. Biz sanatçının değerini biliyoruz ama sanatçının da haddini bilmesi gerekiyor. Konuşmalarımıza dikkat etmeliyiz. Ben onun iyi bir sanatçı, iyi bir insan olduğunu düşünüyorum. Çünkü sanat iyiliği, güzelliği anlatır, kötülüğü değil. İyi bir sanatçı ne konuştuğunu bilir, dikkatli olur. Çünkü sanat yaşamın estetiğidir. Dolayısıyla insan yapısının da estetiğini oluşturur. Ben böyle bir sanatçının daha dikkatli olmasını isterdim, beklentim de öyleydi.
Fazıl Say’ı affettiniz mi?
Ben hoşgörülüyüm. Eğer özür dilerse ‘ben yanlış yaptım’ derse affederim. Çünkü herkes haddini bilmeli.
Batsın Bu Dünya bir hataydı
Orhan Gencebay çalarken arabadan inilir mi?
Berhudar ol! Gönül dostlarım bunu daha iyi bilirler.
Bu sorunun yanıtı politik olmamalı.
O benden çıkıyor. Ben sunuyorum, sağ olsun sevenler değerlendiriyor. Ben onların yaşamlarına fon oluyorum. Yaşamlarında onların anılarına ortak oluyorum. İnsanların anılarını söküp atmak mümkün değil ki. Dolayısıyla ben onların anlarına katkıda bulunuyorsam birbirimizi anladığımız içindir. Gönül dostluğu da böyle kurulur.
Sizin hiç sevmediğiniz bir şarkınız var mı?
Sevmediğim bir şarkım mı? Hiç düşünmedim. Sevim Hanıma kızıp da yazdığım şarkılar var. Keşke bu şarkıyı yazmasaydım dediğim bir şarkım var; Batsın Bu Dünya. Yazmak zorunda kalmasaydım dediğim bir şarkı bu. Dünyanın fiziki olarak batması için yazmadım o şarkıyı. Birçok kişi böyle anlıyor, üzülüyorum. İnsanların kurmuş olduğu düzenin içindeki dünyanın olumsuzluğuna tepki göstermek için yazdım. Bu güzel değil, bunu batıralım yenisini yaratalım dedim. Daha iyi bir yaşama özlemle yazdım. Tepkili yazdıklarım daha iyi bir yaşam içindi. Dünya keşke daha iyi bir yer olsaydı da o şarkıyı yazmasaydım!
Mutluluk için cesur olmak gerekir
Hatasız kul olmaz diyorsunuz. Siz şu hayatta çok hata yaptınız mı?
Hatalarıyla sevaplarıyla birlikte yaşar insan. Kimseye zarar vermemek önemlidir burada. Bir yaşama engel olmasın.
Hiçbirine kötülük yaptınız mı?
Bilerek böyle bir şey yapmam mümkün değil. Bilmeyerek yaptıysam özür dilerim.
Buraya gelirken bir arkadaşım size şunu sormamı istedi: ‘Orhan baba ölürse biz ne yaparız?’
Bir gün hepimiz göçeceğiz. Ben hazırım. Yaradan ne derse ben ona teslim olurum. O ne derse o olur. Kalp sorunları, kazalar... Bugüne kadar 26 kez ölümle karşılaştım. Allah herkese acı çekmeden ruhunu teslim etmeyi nasip etsin. Bir gün göçeceğiz. Ve dünya tabii ki devam edecek. Yaşam bir tane. Mutluluk için cesur olmak gerekir. Cesaretimizi mutluluk için gösterelim. Bunu soran arkadaşıma teşekkür ediyorum. Bizim varlığımızla mutlu olan birisi demek ki. Çok mutlu oldum onun bu ifadesine... Berhudar olsun!
Mayısta turnem var
Bunca yıldır konser vermeyişinizin altında sizin bir parçayı canlı okuyamayacağınızın yattığını söyleyenler de var. Niye konser vermiyorsunuz?
Bu tür şeyleri 30 yıldır söylüyorlar. Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Müzikle yeni tanışıp altı ay içinde konserlere çıkan bir sürü insan var. Onlar konser veriyor da altı yaşından beri müzisyen olan Orhan mı veremeyecek? Böyle bir şey olabilir mi Allah aşkına? Stüdyoya girdiğim zaman tek bir parçanın iyi olması için beş saat çalıştığımı biliyorum. İyi bir şey olsun diye... Önümüzdeki mayıs ayında yurtiçi ve yurtdışında toplam 20 konserlik bir turne yapmayı planlıyoruz. Canlı performans tabii ki en güzeli. Maalesef stüdyo kaydı gibi olmuyor konser. Ama bir aksilik olmazsa bu tarihlerde vereceğim.
Uzaya gitmeyi çok isterdim
Türkiye’de müzik sektörü çöktü. Üretim son derece düşük. Geçen yıl 11 bin 500 civarında albüm yapılmış. Olağanüstü düşük bir sayı. Üreten insanlar çekiliyor çünkü emeklerinin karşılığını alamıyor. Yeni bir kurtuluş projesi hazırlayıp hükümete sunmalıyız. Bize yardım edeceklerdir.
Müziğimle insanlara yararlı olduğuma inanıyorum. İnsan acıyı da mutluluğu da yaşar... Yaşam kutuplardan oluşmuştur. Biz hepsini dile getiriyoruz. Kimi zaman insanları tedavi ediyoruz kimi zaman neşelendiriyoruz kimi zaman hüzünlendiriyoruz.
Uzaya gitmeyi çok isterdim. Merak ediyorum. Bir yazlık alırsam orayı gözlemevine çevireceğim.
Hatasız Kul Olmaz’ı dinleyip intihardan vazgeçen birini tanıyorum. Tam o sırada bir kahvede bu şarkı çalıyormuş. ‘Orhan Baba sen benim hayatımı kurtardın’ diye bir mektup yazmıştı bana.
Einstein’ın da dediği gibi kader hak edilendir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.