İhmalleri sorgulamadık

İhmalleri sorgulamadık
Onlar şehit oldular… Bizler destanını yazdık… Ama ihmalleri sorgulamadık…

Evlatlarını teröre şehit veren analar yıllarca ağıt yaktı. Babaların yüreklerine en büyük acı düştü. Ciğerlerimiz yandı. Nice ocaklar söndü. Kimimiz ise en kolayını, lanet okumayı, cenazelerde slogan atmayı seçtik. Kimimiz de acıları paylaşmak düşüncesiyle evlerin balkonuna, camlarına bayrak astı.

Ama güçlü bir şekilde baskınlardaki ihmalleri, ihanetleri sorgulayamadık. Şimdilerde olduğu gibi sorgulayabilseydik, belki bu kadar şehit verilmeyecekti.

Karakol baskınlarında, saatlerce çatışma sürdüğü halde güçlü bir şekilde niye yardıma hiçbir kuvvet gelmemiş diye sormadık. Sorulduysa bile ya cılız kaldı, ya da duymazlıktan gelindi. Veyahut da bizden daha fazla ‘vatansever’ birileri ‘orduyu yıpratmayın’ dedi.

Belki de bilmiyoruz, yazana yalattırıldı, söyleyene de yutturuldu…

Terörist saldırılarında birçok şehit verilmesine sebep olan ihmal ve ihanetler bir bir kamuoyunda ve basında dillendirilmeye başlanması beraberinde bir çok soru işaretlerini akıllara getiriyor.
Sabahlara kadar süren çatışma başladığında, bırakın 40-50 km uzaklıktaki birlikleri, 500 – 1000 km uzaklıktaki Bolu Komando Tugayı, Eğirdir Dağ Komando Okulu, Kayseri Hava İndirme Tugayı mı ne derseniz deyin, çoktan yardıma gelinmesi gerekirdi.

İşte çatışmaların saatlerce sürdüğünü belirten haberlerin kupürleri;



İşte şehitlerin destanını yazan gazetelerimizden bazıları;



4 Ağustos 1991 Pazar günü sabah alacakaranlığında yaklaşık 150 teröristin saldırısına uğrayan Samanlı Karakolu’ndaki 33 Mehmetçiğin 3,5 saatlik mücadelesi Saygı Öztürk ve Ümit Turpçu imzasıyla gazeteye manşet olmuş.

Bu destan unutulmaz… Çünkü bu destan, 33 Mehmetçiğin, 150 teröriste karşı kahramanca direnişinin destanıdır. Bu destan, ağır silahlarla yapılan bir gece yarısı baskınına direnişin destanıdır. Bu destan, kan verip, can verip, teslim edilmeyen şanlı bayrağımızın destanıdır…

Aşağıdaki destan da başka bir gazeteden;

Siirt Pervari’ye bağlı Belenoluk Jandarma karakoluna önceki gece saldıran teröristlerle 11 saat çatışan 50 Mehmetcik destan yazdı. Askerlerimizi canlarını verdi ama karakolu teröristlere teslim etmedi. Kalleş teröristler karakolun hemen yanındaki ilköğretim okulunun lojmanına girip 16 öğretmeni kalkan olarak kullandı. Askerler öğretmene zarar gelmesin diye bir süre ateş edemedi. (26.9.2011-Posta-Ferit Aslan-Turan Koyuncu-DHA)

3 Ekim 2008 tarihinde Hakkari Şemdinli Aktütün Karakoluna teröristlerce yapılan saldırılarda meydana gelen ve 15 askerimiz şehit düşmüştü. O sırada çevre karakolda asteğmenlik yapan C.S. ihmal ile ilgili haberin gazete ve internetlere düşmesi üzerine yazdığı yorumda yardım gelmediğini şu cümlelerle iddia ediyordu.

Baskın yiyen Aktütün Karakolunun Bayraktepe üst bölgesi ve bizim görüş alanımızdaydı.Çatışma öğlen başladı. Fakat önceki gece sabaha kadar karakoldan ates ediliyordu. Çünkü görüntüler alındı. Bütün gece ve sabaha kadar atış yapıldı. Ona rağmen sabah ne takviye ekibi geldi ne de başka bir şey. Daha sonra çatışma öğlen 12 sıralarında başladı. Arkadaşlar aksam 5 buçuğa kadar herhangi bir yardım gelmedi. Teröristler üst bölgesini ele geçirdiler nerdeyse daha sonra geri dönüyorlardı tam o sırada geldiler. (26 Ağustos 2010 Perşembe 15:31)

Hatırlanacağı gibi bir yıl önce şehit ailelerinin suç duyurusunu işleme koyan Van Özel Yetkili Savcılığı 48 askerin şehit olduğu Dağlıca, Aktütün, Gediktepe ve Hantepe baskınlarına ilişkin soruşturma açmıştı.
Araştırmacı Mustafa Yakutcan / Habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.