Başbakan tarihi planı açıkladı
Başbakan Erdoğan, GAP Eylem Projesi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. İşte, Başbakan'ın ifadeleriyle tüm Türkiye'de olumlu etkileri olacak, istihdama büyük katkılar sağlayacak GAP Eylem Projesinin ana başlıklarıyla ayrıntıları:
TÜRKİYE İÇİN YENİ BİR MİLAT
"Bu eylem planı Türkiye için yeni bir milat olacaktır. Bu güne kadar çözüm önerileri için çok sayıda paket açıklandı. Bir çoğu gerekenin yalnızca bir bölümünü ortaya koyuyordu. Ama asıl olması gereken bir bütün olarak düşünebilmektedir. Popülist söylemlerle yol alınamayacağı çok açıktır. Kararlılık ve azim önemlidir. Bugün açıkladığımız bir rapor, proje değil, kaynağı temin edilmiş ve tanımlanmış bir eylem planıdır."
TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLIĞI VURGUSU
"Türkiye demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Bu temel niteliklerin gereği, ülkemizi bir bütün olarak kucaklamaktır. 70 milyon insanı bir görmektir. Herkes için refah ve özgürlük üretmektir. Dinimiz, inancımız düşüncemiz, yaşam biçimimiz etnik kökenlerimiz her ne olursa olsun unutmayalım ki millet olarak kaderimiz birdir. Aynı gökkubbe altında yaşıyoruz. Bütün farklılıklarımızın üzerinde bizi tek bir millet yapan yüksek değerlerimiz var. Bizi birleştiren temel kaynağımız da Türkiye Cumhuriyiti vatandıaşlığıdır. Hep birlikte kaybetmemek için hep birlikte kazanmak mecburiyetindeyiz."
MİLLETİMİZİN ORTAK TALEPLERİ
"Bu bereketli topraklarda ekmeğimizi birlikte paylaşacağız. Aşımızı birlikte büyüteceğiz. Sorunlarımızı birlikte aşacağız. BU ülkenin tüm çocukları, gençleri geleceğe emniyet içinde baksınlar. Yolumuz açıktır. geleceğimiz aydınlıktır. Her vatandaşımızın başı dik olsun. Çözemeyeceğimiz hiç bir mesele yoktur. Biz kardeşliğimizi pekiştirdiğimiz sürece aşamayacağımız hiç bir engel yoktur. Türkiye'nin bütün şehirlerinde bütün topraklarında mayınlı alanları biz temizleyeceğiz. Ama kimlerle, hep beraber. Bu ülkenin evlatlarını mayın döşemek suretiyle yok etmek isteyenlerin hesabını benim milletim hep birlikte soracaktır. 70 milyonun da bu cumhuriyete aynı bayrak altında aynı istikrarı korumanın gururunu birlikte yaşayacağız. Elde ettiğimiz bütün kazanımların arkasında demokratik istikrarın yattığını bileceğiz. Demokrasi talebi de kalkınma talebi de milletimizin ortak talebidir. Bu gerçeği anladığımız gün hiç bir meselemiz kalmayacak."
BÖLGESEL FARKLILIKLAR KALKACAK
"Attığımız adalet tohumları 7 bölgemizi de yeşertecektir. Buraya yapacağımız yatırımlar geleceğimize yapılan yatırımlardır. Bölgesel farklılıkları ortadan kaldıracak bir projedir. 100 yılın en büyük kalkınma projesidir. Sloganlarla, asabiyetle değil, akılla, sevgi ile yüreklerimizi birleştirelim. Yeter ki gücümüzü dağıtmayalım. Enerjimizi zayi etmeyelim. Demokratik siyaset her türlü sorunun tartışıldığı zemindir. Bütün sorunlarımız için çare daha çok demokrasi ve özgürlüktür. Çare daha çok yatırım, daha çok üretimdir. Çare güven ve istikrardır. Bunun olmadığı bir yerde asla gelişme olmaz. Terör ve şiddetin olduğu yerde kalkınma olmaz. Can ve mal gücvenliğine kasteden terör örgütü menfur saldırılarla heç bir değer tanımadığını bütün dünyaya göstermiştir. Bölücü terörün insanlık dışı yönünü herkes gördü. Mücadelemiz neticesinde terör örgütü içeride ve dışarıda hiç olmadığı kadar yalnızlaştırılmıştır. Topyekün bir mücadele yürütülyoruz. Refah yayıldıkça, özgürlükler işlendikçe insanlarımız topyekün kazanacak. Kaybeden terör olacaktır."
YATIRIM GÜVEN ORTAMINI SEVER
"Bu son hamle ve açılımlarımızda örgütün istismar ettiği alanlar daha fazla daralacak. Öncelikli şartımız güven VE İSTİKRARI tesis etmektir. Göçte, sosyal tahribatta terörün büyük etkisi olmuştur. İnanıyorum ki milletimiz bir bütün olarak artık huzur istiyor, aş istiyor, hak ve özgürlüklerin gelişmesini istiyor. Türkiye hızlı ve istikrarlı büyüme ivmesini kazanmış ve belli bir noktaya gelmiştir. Biz bir teşvik yasası çıkardık. Ağırlıklı olurak Güneydoğu, Doğu ve Doğukaradeniz bölgelerimizi kapsamaktadır. Yatırımcı neden gelmiyor diye kendimize sormamız lazım. Yatırımcı kendisi için güvenlikli ortam istiyor. Terörün adeta kendisi için yerleşik bir zemin oluşturduğu bu alana yatırımcı girmiyor. Bunun sıkıntısını her türlü taahhüde rağmen yaşıyoruz. Bu attığımız adımlarla olayı biraz daha farklı bir boyuta taşıyoruz. Bu bölgemizin insanı istiyoruz ki bizzat kendisi yapsın. Göreve geldiğimizde GSYİH 230 milyar dolardı. 5 senede bunun üzerine 429 milyar dolar ilave ettik. 659 milyar dolar oldu. Hesap ortada. 79 senede GSYİH 230 milyar dolar, ama 5 senede 429 milyar dolar eklemişiz. Şu anda kişi başına GSYİH 9 bin 300 dolara ulaşmıştır. Dünyanın 17. ekonomisi olduk. 26. sıradaydık. Avrupada 6. büyük ekonomi olduk. Bölgesel kalkınmada farklı yerleri yakaladık. Bu bölgede müzeret üreken olmadık. 5 senede sadece bu iki bölgemizde 8 milyar dolar yatırım yaptık."
SİVASIN DOĞUSUNA GİDEMEDİLER
"Hedef şu: Sivas'ın doğusuna geçemeyenler derdinizi anlamaz. Kaç tane lider Sivas'ın doğusuna geçebildi. Bunlar Ankara'nın dışına çıkamadılar. Fakat, iktidarımız 81 vilayetin 80 tanesinde halkımızın teveccühüne mazhar olarak bugüne geldi ve yola durmadan devam ediyor. Halkımıza karşı yapmamız gereken çok işimiz var. Biz halkımızı seviyoruz, halkımız da bizi seviyor. Fakat biz halkımızı her hangi bir ayırıma tabi tutmasızın seviyoruz. Biz kimseyi etnik ayrımcılığa tabi tutarak deği, yaradıladı yaratandan ötürü seviyoruz. Anlayışımız bu. ortak paydamız Türkiye Cumhiriyeti vatandaşlığıdır."
KALKINMA AJANSLARI VE CAZİBE MERKEZLERİ PROJESİ
"Geç kalınmış kalkınma meşalesini yakmak üzere buradayız. 60. hükümeti kurduktan hemen sonra Nazım Ekren beyi bölgeye gönderdim. GAP idaresi ile birlikte yoğun çalışmalar yaptı. İl il, milletvekillerimiz, valiler ve bu işe katkı vermek isteyenlerle çalışma yaptılar. Bu proje tüm Türkiye'yi kapsamaktadır. Büyük heyecan içindeyiz. Bölgesel kalkınmayı sağlamak için çok önemli yapısal değişiklikler yaptık. Önemli hizmetler kazandırdık. Önümüzdeki dönemde bölgelerimizin nekabet gücünü arttıracağız. Kalkınma Ajansları ve Cazibe Merkezleri uygulamasını başlatıyoruz. Bölgeler arası farkların kapatılmasına destek sağlayacak. Adana ve Mersini kapsayan Çukurova bölgesi ile İzmir ilinde bunu harekete geçikdik. Her yıl kalkınma ajanslarına yaklaşık 850 trilyon bir kaynak tahsis ediyoruz. Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, Erzurum, Konya, Samsun'da kalkınma ajansları bu yıl içinde faaliyete geçecek. Cazibe merkezlerinin desteklenmesi programını uyguluyoruz. Göç bölge içine yönlendirilecek, göç etmiş olanları kendi illerine dönmeye teşvik edecektir. Buna GAP olarak şu andan itibaren Diyarbakır'dan başlıyoruz. Trabzon ve Sivas'ta program uygulaması için çalışmalar 2008'de başlayacaktır."
KUYRUKLARDA AZ MI BEKLEDİNİZ?
"Bu projeler için 2005-2008 döneminde 5.3 katrilyon ödenek tahsis edilmiştir. 2003-2008 arasında 26 bin 400 derslik yaptık. 86 bin bilgisayar gönderdik bu iki bölgemize. Çağdaş olmak, modern olmak böyle olur, lafla olmaz. Ayrıca, 170 öğrenci pansiyonunu ve 111 spor salonunu bu arada tamamladık. Doğu ve Güneydoğu illerinde 15 yeni üniversite, 30 fakülte kurduk. Size söz verdik ve Türkiye'de şu anda üniversite kurulmayan il kalmadı. Hakkari'nin de, Tunceli'nin de, aklınıza neresi geliyorsa hepsinde mevcuttur. Sağlıkta önemli yatırımlar yaptık. 1.6 katrilyon tutarında 212 sağlık yatırımı yaptık. Doktor sayısında ciddi oranlarda artış oldu. Hedefe ulaşmak için elimizden geleni yapıyorum. Hanım kardeşlerim çok iyi biliyor, artık hastane kapısında ötelenen kimse kalmadı. İlgisizlik varsa sistemden değil, uygulayıcıdan kaynaklanan sorun var demektir. Nereye gidersen git, hepsinin kapısı açık. Emekli, Bağ-Kur'lu, SSK'lı ve Yeşil Kartlı da dahil. Sizin şahsınızda Türkiye'ye sesleniyorum. Daha önce ilacını alabilmek için kuyruklarda az mı beklediniz? Şimdi istediğin eczaneden gidip ilacını alabiliyor musun? Ah benim Güneydoğulu, Karadenizli kardeşim, bir hamile kardeşim o sancı dönemine girdiğinde hastaneye gidebilmek için köpeklerin çektiği kızaklar üzeninde yol alıyordu. Bu devran kapandı. Bu bölgelere paletli ambulanslar tahsis ettik. Bununla da kalmadık, doğumuna 10 gün kala şehir merkezinde Sağlık Bakanlığı tarafından misafir ediliyor, doğumunu yapıyor 10 gün daha misafirimiz sayılıyor sonra taburcu ediliyor. Biz insana endeksli bir Türkiye özlemi ile yola çıktık. Adımımız bu. Biz, bu milletin efendisi değil, hizmetkarıyız. Farkımız bu. Kimse millete efendilik yapma gayretine girmesin. Bu makamlara gelenler yerini iyi bilmeli. Biz yerimizi iyi biliyoruz. Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş diyerek yola devam ediyoruz. 2002 de aşılama oranı yüzde 92'ye çıktı. KÖYDES için ayırdığımız miktar yaklaşık 1 buçuk katrilyona ulşatı. Bu illerimizde 48 bin 500 konut yaptık. 32 binini sahiplerine teslim ettik. Bunların toplam değeri 3 katrilyon. Dağıttığımız yardımlar, kömür, soba... Kitaplar, her yıl sıraların üstünde bekliyor."
HÜKÜMETİN DESTEKLERİ VE YENİ PROJELER
"Tarıma tam destek, GAP bölgesinde 4 katrilyon bizden tarımsal destek alındı. Kooperatif desteklerine hiç girmiyoruz. Onda da tarihi rekorlar kırdık. hükümetimiz döneminde hayvancılığa verdiğimiz destek çok daha farklı. 2002 yılında bu destekler, DSP-MHP-ANAP döneminde 83 milyon Ytl idi. 2007 sonu itibari ile 1.3 katrilyona ulaştı. Nereden nereye. Tüm imkanlarımızı seferber ettik. Her afetten sonra sorunlara ivedilikle eğildik. Benim Bingöllü kardeşlerim nasıl yeni bir Bingöl kurduğumuzu çok iyi bilir. Erzurum'daki kardeşlerimiz çok iyi biliyor. 14 ilimizde köye dönüş projesini uyguluyoruz. Geri dönmek isteyen kardeşlerimizin sayısı artıyor. Bunun için şu ana kadar 68 trilyon harcadık. Terörden zarar gören kardeşlerimize de 468 trilyon ödedik. Demokratikleşme alanında da çok ciddi reformlar gerçekleştirdik. Temel hak ve özgürlükler alanında ciddi gelişmeler sağlandı. Sosyo kültürel hayata ait önemli düzenlemeler yaptık. Farklı dil ve lahçelerde yayın yapmak mümkün oldu. İlk etapta sadece kamu televizyonlara verilen yerel dil ve lehçelerde yayın yapma hakkı, 2005 yılında özel kuruluşlara da verildi. Haftada 2buçuk saat olan yayın süresini yeni bir düzenleme ile ele alıyoruz. Bugün TBMM'de bu konu görüşülüyor. TRT'nin bir kanalı tamamen farklı dil ve lehçelerde yayın için tahsis ediliyor. Demorratikleşme hukuk devleti normlarının geliştirilmesi devam etmesi gereken bir durum. Bireyi devlete göre önceleyen hükümetimiz demokratikleşme sürecini ve yaşam standardını değiştirmekte kararlı. Bu bölgelerimizde özellikle sivil insiyatiflerin gelişmesi. SKT'ların güç bulması bizim öncelikli arzumuzdur."
VE GAP DİYARBAKIR'DAN BAŞLIYOR
"Şimdi yeni bir eylem planını uygulamaya koyuyoruz. GAP'ı bugün buradan başlatıyoruz. Bu aynı zamanda işsiz vatandaşlarım için bir kapı. İstihdam paketi. Benim işsiz vatandaşım burada kendisine yeni iş imkanı bulacak. GAP 1.8 milyon hektar alanın sulanmasını, 27 milyar kilovaksaat elektrik üretimi sağlamısını, gelirin artmasını, 3.8 milyon kişile iş imkanının sağlanmasını öngören bir projedir. Cumhuriyet tarihinin en büyük projesi çeşitli sıkıntılar nedeniyle başarılı olamadı. Şu anda GAP için 2007 sonuna kadar 25.6 milyar yeni türk lirası harcama yapıldı. Nakdi gerçekleşme oranı yüzde 62.7. 17 yılda bu sağlandı. Bu dönem itibariyle kamu yatırım kaynaklarından yılda ortalama yüzde 7 pay ayrıldı. Bu yıl bizim tahsis ettiğimiz rakam 1 katrilyon. Payı yüzde 12 seviyesine yükseltiyoruz. Bu pay, tarihi bir orana icabet etmektedir. GAP kapsamında 2008 itibariyle 272 bin 972 hektar alan sulamaya açıldı. Büyük bir alanda da sulama şebeke inşaatı devam ediyor. Bölgenin sorunlarının çözümünde etkili olduğuna inandığımız GAP'a özel bir önem verdik. Bunun tamamlanması kararını aldık ve eylem planı oluşturduk. Konya Ovası projesini de bu kapsamda ele aldık. Bu çalışmalar için tüm çevrelerle oturularak ayrıntılı görüşmeler yapıldı. Hükümet olarak bölgenin sorunlarını ve çözümünde en etkili araç olarak inandığımız GAP'ı bu şekilde takibe aldık. Eylem planında 73 ana eylem bulunuyor. 4 ana başlık altında."
EYLEM PLANI 4 ANA BAŞLIK ALTINDA 73 EYLEMDEN OLUŞUYOR
"Her ilimizde tek tek ne yapılacak eylem palında vardır. 4 ana hedef belirlendi. Ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi, sosyal gelişmenin sağlanması, alt yapının geliştirilmesi, kurumsal kapasitenin geliştirilmesi. 2012 yılına kadar hedeflerimiz: Ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi kapsamında 2008'de cazibe merkezlerini oluşturuyoruz. Teşvik politikalarını yeniden şekillendiriyoruz. Kobilere önemli destekler sağlıyoruz. Kredilerin kullanılmasını yaygınlaştırıyoruz. Yatırım projelerini destekliyoruz. Üniversiteler bünyesinde teknoparklar kurulacak ya da geliştirilecek. Bölgenin, doğal ve kültürel varlıkları geliştirilecek. Turizm alt yapısı geliytirilecek, çekim merkezleri oluşturulacak. Adıyaman'ın çeşitli yerlerindeki 10 eski esere ilaveten onarım gerçekleştireceğiz. Hasankeyf projesini süratle bitireceğiz. Hasankeyf yok oldu diyerek istismar edenler var. Bunu yok edecek kadar vatana ihanet içinde olamayız. Tam aksine cumhuriyet tarihinde bizim kadar tarihi eserlerine sahip çıkan yoktur. Bugüne kadar 3 bin 500 restorasyon çalışması yaptık. Diyarbakır'da surların tamamını onaracağız. Sadece bir kaç örnek. Tarımsal işletmelere destek sağlanacak. Organik tarım faaliyetleri yaygınlaştırılacak. Mayınlı araziler temizlenerek tarıma kazandırılacak. Erozyon kontrolü, orman kadastro çalışmaları yapacağız. Yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanacağız."
SOSYAL GELİŞMENİN SAĞLANMASI
"Sosyal gelişmenin sağlanması kapsamında bütün eğitim dönemlerinde fiziki alt yapı geliştirilecek, fırsat eşitliği arttırılacak, okul öncesi okullaşma oranı yüzde 50'ye çıkarılacak. Okumayan çocuk kalmayacak. Pansiyonların kapasitesi arttırılacak. öğrenci yurtları yapacağız. Özellikle bölge halkının bu durumunu bildiğimiz için söylüyorum. Yavrularınızı okullara göndermekten alıkoymayınız. Yoksulluk bahane değil. Ekonomik sıkıntınız varsa ilköğretimdeki yavrularımızı okula gönderme konusunda ilköğretimde ise erkek öğrenciye 20 milyon kız öğrenciye 25 milyon veriyoruz. ortaöğretimde ise erkek öğrenciye 30, kız öğrenciye 45 milyon veriyoruz. Parayı kime veriyoruz, annelere veriyoruz. Kaç çocuğunuz olursa olsun hesabınıza bu para girecek. Çünkü biz sosyal bir hukuk devletiyiz. Vatandaşlarımıza verilen sağlık hizmetleri iyileştirilecek. GAP bu bölgenin illerinde hastanelerde koğuş sisteminden bir ya da 3 kişilik oda sistemine geçeceğiz. Ambulans sayılarını arttırıyoruz. Meslek edindirme eğitim ve danışmanlık hizmetleri verilecek. Hastane yapımlarını hızlandıracağız. İş-Kur'un kurumsal kapasitesi geliştirilecek. Spor, kültür ve sanat alanında tesis ihtiyacı giderilecek ve mevcut tesislerin fiziki durumları düzeltilecek. Süratle Diyarbakır'da stadı, kapalı spor salonu, bölgedeki diğer illerin stad ve kapalı spor salonu ihtiyaçlarını ele alacak ve süratle hizmete sokacaktır. Batıda hangi imkan varsa burası da o imkanlara sahip olacak."
ALTYAPININ İYİLEŞTİRİLMESİ
"Alt yapının iyileştirilmesi kapsamında da sulama projeleri hızlandırılacak. 1.8 milyon hektarlık nihai sulama hedefinin 1.6 milyon hektarlık kısmı 2012 yılına kadar tamamlanacak. Şu anda Cizre ve Silvan barajları için adımları attık, inşallah bu sürede bu iki barajı da bitireceğiz. Bundan sonra gerek Güneydoğu gerek Doğu Anadolo, gerekse Konya bölgesinde kapalı sulama sistemine geçiyoruz. Artık yağmurlamayı, damlamayı görecek. Su düne göre çok büyük önem arzediyor. İnşallah bundan sonra su akıp Türk bakmayacak. Kapalı sistemle sulama alt yapısını oluşturacağız. Yağmurlama damlama sistemi ile topraklarımızı sulayacağız. Bununba tuzlanma olmayacak. toprak çatlamayacak, ihtiyacı kadar su alacak ve verim artacak. Bilişim teknolojisi ile birlikte bunu kontrol altında tutacağız. Ciddi bir kazanımımız olacak. Bölge ulaştırma ve lojistik hizmetleri güçlendirilecek. Hava ulaşımı alt yapısı uluslararası bağlantılar dikkate alınarak güçlendiriyoruz. GAP uluslararası havaalanının eksik tesislerini süratle bitireceğiz. Organize sanayi, küçük sanayi sitesi altyapıları güçlendirilecektir. Sınır bölgelerimizin tamamında sınır ticaret bölgelerini süratle inşa edeceğiz. Bölgede konut ihtiyacının karşılanması ve kent merkezlerinde yapı kalitesinin artması amacıyla çalışmalar sürüyor."
KURUMSAL KAPASİTENİN GELİŞTİRİLMESİ
"Kurumsal kapasitenin geliştirilmesi kapsamında ise bazı illerde 3 kalkınma ajansı kuracağız. İmkanları arttıracağız. Özel sektör ve meslek kuruluşlarının gelişimi desteklenecek. Sosyal ve kurumsal sermayesi güçlendirilecektir. İzleme, değerlendirme ve koordinasyonun yürütülmesi amnacıyla kurumsal kapasite güçlendirilecek, GAP idaresi Ankara'dan bölgeye taşınacaktır. GAP eylem planının uygulanmasında koorninasyondan sorumlu GAP bölge koordinasyon merkezidir. İzleme değerlendirme sistemi oluşturacaktır. GAP idaresi 3 ayda bir izleme raporu hazırlayacak. GAP yüksek kurulu da Bakanlar kurulu ve basını bilgilendirecek. 1649 kilometre sulama ana kanalının inşaatının bitirilmesi, 1 milyon 60 bin hektar alanın sulu tarıma açılması, 2.8 kilometreyi bulan çok sayıda karayolu köprüsünün kurulması, eğitimde büyük hedeflere ulaşılması, 3580 yatak kapasitesi ile sağlıkta önemli ilerleme sağlanması, teşvikler verilmesi, danışmanlık hizlmetleri... Bu noktada, özellikle söz konusu ek finansman gerekmesi halinde özelleştirme gelirleri ile işsizlik sigortası fonundan bu ek finansman karşılanacak. GAP taki projelerin yanısıra diğer bölgelerdeki yatırımları da 1.3 milyar Ytl kaynak aktaracak."
BAZI KÖŞE YAZARLARINA VE BAYKAL'A GÖNDERME
"Doğu Anadolu'daki projelere de ek finansman sağlayacağız. Karadeniz bölgesindeki inşaatlar da desteklenerek bitirilecek. GAP, DAP ve KOP. Göksu ırmağından su getiren Mavi Tünel'i bitirmeyi amaçlıyoruz. Konya bittiği anda sadece ülkemizin tahılı buğdayı değil, ihraca başlayacağız. Bazı sağolsun köşe yazarları, eleştiriyor bizi, buğday ihraç edeceğiz karşılığında petrol alacağız, merak etmeyin 10 yıl sonra dünya kendisi için gıda ürünlerini arayacak. Dünya suyu arayacak. Petrolün çıktığı bölgeler belli. Biz göreve geldik. Petrolün varili 22 dolardı. Şimdi 137 dolara çıktı. Aradaki farkı kim ödüyor, biz. Yıllık sadece petrole ödediğimiz rakam 50 milyar dolara ulaşacak. Bakıyorsunuz ana muhalefeti yavru muhalefeti bunları görmek istemiyor. Sizin enerji bakanlığınız dönemindeki gibi kuyruklar mı yaşayacak. Bunun önlemlerini alıyoruz. Sulama ve ürün çeşitliliğinin arttırılması, tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesi ile ekonominin yeniden iyileştirme geliyor. Hayvancılıkta yeni adımların atılmasına yönelik modern teknolojiyi ülkemize taşıyoruz. Her bölgemizi yatırım alanı haline getiriyoruz. Hukukun üstünlüğünün olduğu bir dünyada eller, kollar kırılmasın, barış ve segvi egemen olsun. Bu konudaki çalışmalar tamamlanmak üzere."
EN ÖNEMLİ ÜÇ SEKTÖR
"Bugün dünyada yükselen piyasa ekonomilerinde 3 sektör çok önem arzediyor. Tarım, Gıda, Sermaye Finans, Enerji... GAP tarım-gıda ile bölgenin yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımında büyük bir yatırım olacaktır. Sermaye-Finans alanında da İstanbul'u ele alacağız. Bunun etkisi tüm ülkede olumlu sonuçlar doğuracaktır. Bir sinerji oluşacak. GAP,DAP,KOP bunlar bir Türkiye projesidir. Tüm kesimlerden destek bulacağımıza inancımız artıyor. Sonucu gururla alacağımızdan hiç şüphem yok."
KURAKLIK NEDENİYLE ZARAR GÖREN ÇİFTÇİYE DESTEK VERİLECEK
"Özellikle geçtiğimiz yıl ülkemizde kuraklıklar vardı. Bu nedenle sıkıntılar yaşadık. kuraklıktan ciddi oranda zarar gören çiftçimlerimkizin zararlarını tanzim noktasında önemli adımlar atıyoruz. Birincisi, borçları 1 yıl erteleyeceğiz. İkincisi, çiftçilerimize tohum desteği vereceğiz. Bunu da yapacağız. Biz, ülkemizin milli normalleşmesinin adresiyiz. Kimlik siyaseti ile politika yapmıyoruz. Milli siyasetle 'her şey Türkiye için' diyerek siyaset yapıyoruz. Güneydoğu, Doğu terör belası yüzünden huzuru yakalayamadı. AK Parti iktidarıyla nefes alan bu bölgelere yine terör tuzağı kurdular. Terörü kendi başına bırakacağız. Biz millet olarak bir birimize sarılırsak o zaman Türkiye çok daha farklı bir konuma gelecek. Bir tuzak var, bu tuzağı beraber bozacağız."
DTP'Lİ BAYDEMİR'E GÖNDERME: TERÖR KADAR TEHLİKELİ İKİNCİ BİR TUZAK VAR
Bilesiniz ki en az terör kadar zararlı olan bir tuzak daha var, o da sorumsuz siyasetçiler tarafından kurulan tuzaklardır. Yıllardır güneydoğunun bazı şehirleri hakettikleri hizmetleri alamamışlardır. Farklı yerel yönetimler var. Bu yönetimler hiç bir dönemde olmadığı kadar kendilerine düşen payı almaktadır. Ama verilen hizmete baktığımız zaman oralara layık olan hizmet verilmiyor. Ama ne yapıyorlar, kimlik siyaseti yapıyorlar. Ben isterdim ki bu ilin belediye başkanı burada olsun. Ama televizyonlarda yapılan konuşmalara Diyarbakırlı kardeşlerim gereken dersi verecektir. Ben şu anda Başbakanım ve aynı zamanda AK Parti'nin genel başkanıyım. Bunu bize halkımız vermiştir. Bu yetkiyi bize verdiği içindir ki 16 milyon 500 bine yakın seçmeni ile bunu vermiştir. Bu yetkiyi üstlendikten sonra 70 milyon vatan evladı için kullanırız. Benim Diyarbakır'daki tüm kardeşlerime hizmet görevim. Hizmetkarlar sınıfındanım ben. Ülkemizin gözbebeği ve yüzakı olacak GAP-DAP ve KOP projelerinin biran önce bitirilmesi dileğiyle GAP eylem projesinin hayırlı olmasını diliyorum."
(habervaktim.com)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.