CHP, yavuz hırsız gibi
Kartel medyasını da arkasına alan CHP, dinlendikleri iddiasıyla ortalığı ayağa kaldırırken, doğruladığı skandal görüşmenin içeriğini ise perdelemeye kalkıştı. CHP, görüşmenin içeriğinden kaçırdığı dikkatleri gazetemize yöneltmeye ve bu olaydan hükümete pay çıkartmaya çalıştı.
SAV’IN İLGİNÇ İDDİASI
Vali ile yaptığı görüşmenin içeriğinin gazetemizde yayımlanması üzerine CHP’de 'böcek’ araması yapıldı, ancak dinleme cihazına rastlanmadı. Bu konuda ilginç açıklamalar yaptığı kartel medyası aracılığı ile konuyu asıl mevzuundan uzaklaştırmaya çalışan CHP’nin skandal Sekreteri Önder Sav yaptığı açıklamada, "Bu görüşmeyi devlet içinde örgütlenmiş bir şebeke dinleyerek dinci bir gazeteye servis yaptı” iddiasını ortaya attı.
GENSORU HAZIRLIĞI
CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol, Kemal Kılıçdaroğlu ve Hakkı Süha Okay da, CHP Grup yönetimi üyeleriyle birlikte Meclis’te düzenledikleri basın toplantısında, konuyu gensoru ya da Meclis soruşturması şeklinde en kısa sürede Meclis gündemine getireceklerini söyledi.
VE BAYKAL DA HEMEN ATLADI
Ardından da CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bir basın toplantısı düzenleyerek, olayla ilgili aynı tavrı sergiledi. Baykal, “devletin güvenlik güçlerinin Önder Sav’ı dinlediğinin ortaya çıktığını, dinleme kayıtlarının gazetemize servis edildiğini” iddia etti. “Dinlenmekten korkuyor musunuz?” sorusunu geçiştiren Baykal, Önder Sav ile Vali arasındaki görüşmenin içeriğiyle ilgili sorular karşısında ise “Bu son derece normal bir görüşme. Herkesin bir siyasi görüşü var. Orada da bunlar dile getirilmiş. Bunda bir şey yok” ifadelerini kullandı.
BAYKAL’IN GEÇİŞTİRDİĞİ GÖRÜŞME İÇERİĞİ
Oysa skandal görüşmede Vali Ali Serindağ, hacca gitmek isteyen bir vatandaşa verdiği küstahça cevapla gündemde olan CHP Genel Sekreteri Önder Sav’a, bir CHP il başkanı gibi Bolu’da nasıl seçim kazanabileceklerini ve seçim stratejilerinin nasıl olması gerektiğini anlatıyor. İkili, ülkenin Başbakanını, bakanlarını ve bazı cemaat önde gelenlerini hedef alıyor. Valinin bağlı bulunduğu İçişleri Bakanı’nın “tarikatçı olup olmadığı” sorgulanıyor. Bir bakan bir din aliminin cenazesine katılmasından dolayı kıyasıya eleştiriliyor ve Vali’nin o cenazeye ‘Bakana tavır koyarak gitmediği’ itiraf ediliyor.
ASIL İÇERİĞİ SORGULANMALI
Demokraside Birlik Vakfı Başkanı Mehmet Bozdemir, CHP’nin suç bastırmaya çalıştığını belirterek “Asıl devletin bir valisi ile muhalefet partisinin önde geleni arasında geçen bu görüşmenin içeriği tartışılmalı, sorgulanmalı” dedi. Bozdemir, şöyle konuştu: “Bırakın nasıl sızdığını da, olayın içeriğine bakın. Bir vali nasıl olur da Başbakan, İçişleri Bakanı, cemaat önderleri hakkında, İslâm karşıtlığıyla nam salan bir parti sekreterine bilgi verir? CHP’nin yerel seçimlerde Bolu ilini kazanması için neler yapması gerektiği konusunda stratejiler sunar? Asıl bunun sorgulanması ve kınanması gerekir.”
VAKİT, GAZETECİLİK YAPTI
GAP Gazeteciler Birliği Genel Başkanı Zeynel Abidin Kıymaz ise, CHP Genel Başkanı Baykal ve Önder Sav’ın açıklamalarını değerlendirirken, “Bunlar milletin gözünü kapatmak istiyorlar. Ama cesur medya var oldukça bunu engelleyemeyecekler. Bilginin nereden geldiğini öğrenmek isteyen CHP, önce bu skandal görüşme hakkında bilgi vermelidir. Çıksınlar, ideolojik kadrolarla el ele nasıl fişleme yaptıklarını anlatsınlar” dedi. Kıymaz, şöyle devam etti: “Basın, görevini yapmış ve haber alma hakkını kullanmıştır. Peki, Sav hangi hakkını kullanarak Vali ile istihbarî bir sohbet yapmıştır? AK Parti derhal bu kadrolaşmanın üzerine gitmelidir. Burada CHP kadar bu kadrolaşmayı dağıtmayan AK Parti iktidarı da suçludur. İçişleri Bakanı’nı göreve çağıran Baykal’ın sözü evet ciddiye alınmalı, ama Vali hakkında derhal inceleme başlatılmalıdır. Bu o kadar masum ve günahsız bir olay değildir. Ahlak ve onura davet eden Baykal’ı biz de, aynı şekilde onurlu davranarak bürokrasi ile derin ilişkilerini açıklamalarını bekliyoruz. Milletin gözünü kapatmaya kimsenin gücü yetmeyecek. Muhalif basın milletin yanında olmaya devam edecektir. Milletin yanında olanlara savaş açanlar ise, tarihte kara bir leke olarak anılacaklardır. Basını hedef göstermek, demokrasi adına utanç verici bir durumdur.”
DİNSİZ Mİ GÖRÜYOR?
Kıymaz ayrıca, “Baykal konuşmasında sık sık ‘dinci basın’ ifadesini kullanarak, kastetmediği medya organlarını ‘dinsiz mi’ görüyor? Bu bölücülüktür. Çağdaş demokrasilerde Baykal’ın bu zihniyetinin yeri yoktur. Bu zihniyeti kınıyoruz” diye konuştu.
VALİ, AYNI TUTUMU DİĞER PARTİLERE DE GÖSTERİYOR MU?
Eski Cumhuriyet Savcısı Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi İletişim Stratejisi Prof. Dr. Nurullah Aydın da, bir Vali’nin CHP ile görüşmesinin etik olmasa da bunu pratikte engellemenin mümkün olmadığını dile getirerek, sorunun Türkiye’deki idari yönetimdeki karmaşadan kaynaklandığını söyledi. Aydın, “Bu ve benzeri ilişkiler ağı devlet organizasyonundaki karmaşadan kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla bu karmaşa, demokrasi-bürokrasi çatışmasına neden oluyor. Devletin valisinin tarafsızlığının bir ölçüsü kalmıyor. Ciddi bir idari reforma ihtiyaç var. Burada Valiye şunu sormak lazım; CHP ile paylaştığı konular üzerinde başka partilerle de görüşür mü? Onların seçimlerde başarılı olabilmesi için nelerin gerektiğini de söyler mi?” diye sordu.
Baykal yine belgesiz ve bilgisiz konuştu
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "Ana Muhalefet Partisi'nin Genel Merkezi'nde, Genel Sekreter'in odasının devletin güvenlik güçleri tarafından dinlendiğini ve derhal bir dinci gazeteye servis yapıldığını" ileri sürerek, "Teknolojik olanaklar devlet içinde yerleşmiş belli çetelerin aracılığıyla bir kısım vatandaşlara karşı sistematik olarak kullanılmaktır" dedi. Baykal, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı öncesinde basın toplantısı düzenledi.
Türkiye siyasal yaşamında bugüne kadar hiç örneği görülmemiş bir olayın yaşandığını ileri süren Baykal, "Ana Muhalefet Partisi'nin Genel Merkezi'nde, Genel Sekreter'in odası devletin güvenlik güçleri tarafından dinlendi ve derhal bir dinci gazeteye servis yapıldı" dedi.
Genel Sekreter Önder Sav'ın cuma günü odasında gerçekleşen bir görüşmenin pazartesi günü gazetenin manşetinde yer aldığını belirten Baykal, bunun sıradan bir telefon dinleme olayının çok ötesinde olduğunu ifade etti. Söz konusu olayın bir "ortam dinlenmesi olduğunu", iki kişi arasındaki görüşmenin kelime kelime gazeteye yansıdığını belirten Baykal, şöyle konuştu:
"Bu olay vatandaşın hakkının, hukukunun, anayasal demokratik haklarını güvencesi olması gereken devletin güvenlik güçlerinin Ana Muhalefet Partisi'nin Genel Sekreteri'ni anayasal, demokratik haklarını bir tarafa bırakarak çalışma ortamında dinlediği ortaya çıkmıştır. Ve bu dinlemenin bir dinci gazeteye servis edildiği, dinci gazete ile dinlemeyi gerçekleştiren devlet içindeki bu yapılanma arasında çok yakın bir bağlantının bulunduğu suçüstü konumunda ortaya çıkmıştır. Bu, çok vahim bir olaydır. Türkiye böyle bir şey yaşamıştır. Türkiye'de devletin çürümesi, metamorfozu, dönüşümü, nitelik değişimi çok açık bir biçimde bu olayla gözükmüştür. Türkiye'de devlet artık bildiğimiz devlet olmaktan çıkmıştır. Türkiye'de hukuk artık bildiğimiz hukuk olmaktan çıkmıştır. İnsan hakları, demokratik hak ve özgürlükler anlaşılıyor ki; bugünkü iktidar döneminde hiçbir anlam, değer taşımıyor. Bu kadar fütursuz, gözü kara, aldırmaz bir biçimde insanın özel yaşamına tecavüz edilmesi, sonra bu tecavüzün iftiharla yandaş bir gazetede teşhir edilmesi, ülkede rejimin ne noktaya geldiğini açıkça ortaya koymaktadır."
“HESABI İKTİDARDAN SORULUR”
İddialar karşısında şu ana kadar hiçbir resmi tepkinin ortaya çıkmadığını da ifade eden Baykal, "Sanki dünyanın en olağan tablosu yaşanmıştır. Bu olay karşısında hiçbir rahatsızlık, tedirginlik, ilgi, özür, soruşturma, araştırma, konunun üzerine gidileceğine ilişkin topluma güven veren bir yaklaşım söz konusu olmamıştır" dedi.
"CHP'nin bu iktidar döneminde güvencesi nedir?.. Anayasa bizim için işliyor mu?.. Anayasa'daki demokratik kurallar, CHP'liler için de geçerli mi?.." diye soran Baykal, bu dinlemenin meşruiyeti olmadığını kaydetti. "Bu dinlemenin arkasında kimler varsa onların da meşruiyeti yoktur.." diyen Baykal, "Bu vahim bir manzaradır, böyle gitmez, gitmemelidir.." diye konuştu.
Toplumun bu konuya karşı duyarlı olması gerektiğini ifade eden Baykal, bu tür taktikleriyle rakipleri, muhalefeti sindirmenin mümkün olmadığını savundu.
BAŞBAKAN HAKKINDA GENSORU
Baykal, gazetecilerin soruları üzerine konuyu TBMM gündemine de taşıyacaklarını söyledi. TBMM Genel Kurulu'nda grup sözcülerinin yapacakları konuşmalarla konuyu gündeme getirmelerinin ötesinde gensoru önergesi de vereceklerini belirten Baykal, "Bu konuda gensoru verilmezse başka hangi konuda verilir. Bizim görevimiz ‘bu olmaz’ diye feryat etmektir, bunun siyasi reaksiyonunu ortaya koymaktır. Bunu bir gensoruyla TBMM'ye, zabıtlara, tutanaklara, tarihe taşıyacağız. Türkiye'de neler oluyor herkesin duymasını sağlayacağız" dedi. Bir soru üzerine Baykal, gensoru önergesini Başbakan Erdoğan hakkında vereceklerini ifade etti.
SAVCILIK, DİNLEME İÇİN HAREKETE GEÇTİ
CHP Lideri Baykal'ın iddiaları üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Genel Sekreteri Önder Sav'ın dinlenildiği iddialarına ilişkin resen inceleme başlattı.
Alınan bilgiye göre, incelemeyi, Memur Suçlarını Soruşturma Bürosu yürütecek.
(Aslan Değirmenci / Ertuğrul Cesur - Vakit)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.