Yahudi güvenliğine tepki yağıyor
Yayınlanma:
Öcalan’ın tutuklu bulunduğu İmralı Cezaevi’nin güvenlik kamera sistemlerinin bakım ve oranım işinin Yahudi bir firmaya verilmesi şaşkınlıkla karşılanırken, bu durum büyük tepki topladı. Habervaktim’e konuşan siyasiler
Teröristbaşı Öcalan’ın tutuklu bulunduğu İmralı Cezaevi’nin kamera sisteminin bakım ve oranım işinin Yahudi bir firma olan PRONET’e verilmesi şaşkınlıkla karşılanırken, güvenlik zafiyeti oluşturabileceği endişelerine yol açtı. Habervaktim’e konuşan siyasiler ile STK temsilcileri ihalenin hemen iptal edilmesini istediler.
İSRAİL-PKK İLİŞKİSİ
Türk kamuoyunda İsrail’in PKK’yı Türkiye’ye karşı bir koz olarak kullandığı, terör örgütünü alttan alttan desteklediği görüşü hakim. Nitekim Başbakan Erdoğan’ın bu konuda açıklamaları olmuştu. En son basında da, Oslo’daki MİT-PKK görüşmeleriyle ilgili ses kayıtlarının internete sızdırılmasında İsrail parmağı olabileceği yönünde değerlendirmeler yer almıştı.
PRONET GERÇEĞİ
PRONET, 1995 yılında Yahudi asıllı Alp Saul, Beri Koronya ve İshak İbrahimzadeh isimli şahıslar tarafından kurulmuş. Şirketin kurucuları aynı zamanda İsrail çifte vatandaşı. Şirketin ortakları ve yönetim kurulu üyelerinin büyük çoğunluğunu Yahudi asıllı iş adamları oluşturuyor. 2003 yılında İstanbul'da bombalı saldırı gerçekleştirilen iki Sinagog, Büyükelçilikler, BP, Hürriyet Medya Tower, Petrol Ofisi, Doğan Medya Center, Philip Morris, Acıbadem Hastanesi, Alarko gibi kuruluşların güvenliğini de PRONET sağlıyor. PRONET firmasının kullandığı logo da dikkat çekiyor. Şirket masonik bir simge olan "tek göz" işaretini kullanıyor.
CEZAEVİ MÜDÜRLÜĞÜ VERDİ
İsrail-PKK ilişkisi gündemdeki yerini hep korurken, Türkiye devleti için hayli kritik bir konumda olan teröristbaşının tutuklu bulunduğu İmralı Cezaevi’nin kamera sistemlerinin bakım ve onarım işinin Yahudi bir firma olan PRONET’e verilmiş olması şaşkınlıkla karşılandı. PRONET'e bu iş İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından verildi.
CİDDİ SORUNLAR DOĞURUR
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Yalman, ihalenin feshedilmesi gerektiğini ifade etti. İsrail’in PKK’ya öteden beri her türlü desteği verdiğini belirten Yalman, bunun ilerleyen zamanlarda ciddi sorunlar doğurabileceğini ifade ederek “Bu çok kritik bir konu. Türkiye’nin en büyük belası PKK’nın elebaşını İsrail’e teslim ediyorsunuz. Bir gün güvenlik zafiyetinden dolayı Öcalan İmralı’dan kaçırılırsa bunun hesabını kim verecek?” diye sordu.
İMRALI SIRADAN BİR CEZAEVİ DEĞİL
Has Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu da ihaleyi “skandal” olarak nitelendirdi. Cezaevinde güvenliğin ihaleyle sağlanmasının büyük yanlış olduğunu belirten Bekaroğlu, “Kendi cezaevi güvenliğimizin para karşılığında özel bir şirkete satılması zaten öncelikle bir vatandaş olarak bizi derinden üzüyor. Ancak bir de bu şirketin yabancı İsrailli bir şirket olduğunu öğrenmek durumun içler acısı olduğunu bizlere gösteriyor” şeklinde konuştu.
ŞEHİT AİLELERİ: BÜYÜK BİR AYIP
Şehit Aileleri Derneği Genel Başkanı Mehmet Güner, “Ben böyle bir şey nasıl olur hala anlamıyorum. Güvenliğimizi para karşılığı yabancı bir firmaya satıyoruz. Bu Türkiye için büyük bir ayıptır. Burası hastane, postane değil ki, sıradan birileri tarafından güvenliği sağlansın. İmralı bebek katili caninin yattığı yerdir. Eğer orada güvenlik zafiyetinden dolayı istenmeyen bir olay yaşanırsa bunun hesabını kimse veremez” dedi.
PRONET’TEN AÇIKLAMA
PRONET’in kurucularından Alp Saul, konuyla ilgili sorularımızı, yurt dışında bulunduğu için müsait olmadığını söyleyerek, cevapsız bıraktı. Telefonla ulaştığımız bir diğer PRONET kurucusu Beri Koronya ise, İmralı’nın sadece kameralarının bakım işini aldıklarını söylemekle yetindi. Bu konuda daha fazla bilgi veremeyeceğini söyledi. Şirketin Basın Danışma olduğunu söyleyen Özcan Altunkaya ise, PRONET’in OYAK’la organik hiçbir bağının bulunmadığını; İmralı’nın kendilerinden önce hangi firmayla çalıştığını bilmediklerini; Cezaevi Yönetimi’nin açtığı ihaleye girerek, ihaleyi kazandıklarını; cezaevinin sadece kameralarının bakım ve onarımını yapacaklarını anlattı. Israrlı sorularımız karşısında şu açıklamayı gönderdi:
-PRONET’in kurucuları kimlerdir?
Pronet, 1995 yılında İstanbul’da Alp Saul, Beri Koronyo ve İshak İbrahimzadeh tarafından kurulmuştur.
-Kurucularının tamamının Musevi asıllı olduğu iddiası doğru mudur? Doğru ise bu PRONET’in bir İsrail firması olduğu anlamına gelmez mi?
Pronet’in kurucuları Musevi dinine mensup Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıdır ve kurucuları dahil hiçbir çalışanının İsrail vatandaşlığı bulunmamaktadır. Kurucuları ve aileleri 500 yılı aşkın bir süredir Türkiye Cumhuriyeti topraklarında Türk vatandaşı olarak yaşamaktadır. Pronet, 1995 yılında Türk sermayesiyle kurulmuştur, sadece ülkemiz sınırları içerisinde faaliyet göstermektedir ve merkezi her zaman İstanbul’da bulunmuştur. Dolayısı ile Pronet bir İsrail firması değil bir Türk firmasıdır. Pronet, bugün toplam 4000’in üzerinde çalışana istihdam sağlamaktadır.
-PRONET, başka hangi kurumlarla çalışıyor?
Pronet, ülkemizin büyük şirketleri ve kamu sektöründeki pek çok önemli kurumun elektronik güvenlik sistemlerinin kurulum ve bakım anlaşmalarını yapmaktadır. Kamu kurumları, şirketler, özel konutlar, bankalar, müzeler Pronet'in ürün ve hizmetlerinden yararlanmaktadır.
Pronet 5188 Sayılı Özel Güvenlik Kanuna tabii bir şirket olarak faaliyetlerini sürdürmekte olup, kurmuş olduğu sistemlerin tüm kontrolü ve işletme sorumluğu, sistemlerin kurulu olduğu kurum ve kuruluşlara aittir. Pronet’in bu sistemlere herhangi bir şekilde dışarıdan erişimi ve talep edilmedikçe müdahalesi mümkün değildir.
-İmralı’daki işin bedelinin 155 bin TL olduğu bildiriliyor. Bu iş için bu fiyatın çok az olduğu görüşü hakkında neler söyleyeceksiniz?
İmralı Adası’nın ihalesinde talep edilen hizmet mevcut sistemlerin yıllık cihaz bakımını kapsamaktadır. Bu sözleşme kapsamına İmralı’da herhangi bir cihaz satışı ve sistem kurulumu dahil değildir. Dolayısı ile verilen hizmet karşılığında talep edilen bedel makul ve pazar şartlarına uygun bir rakamdır. Yukarıda izah edildiği gibi, Pronet’in 2011 tarihli sözleşme kapsamında İmralı’da herhangi bir cihaz satışı ve sistem kurulumu mevcut olmadığı gibi, kurulu güvenlik sistemin yönetimi, tüm güvenlik cihazlarının izlenmesi, varsa erişim şifrelerine dair tüm sorumluluk cezaevi yönetimindedir. Pronet’in hiçbir şekilde bu bilgi ve sistemlere erişimi bulunmamaktadır
Habervaktim.com
Güncel
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.