Babacan: Daha yoğun destek bekliyoruz
Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, teröre karşı mücadelede Avrupa ülkelerinden daha yoğun bir dayanışma ve işbirliği istediklerini söyledi.
Berlin'de çeşitli temaslarda bulunan Ali Babacan, Ankara'ya dönmeden önce Berlin'deki Adlon Cempinski Oteli'nde, Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Ahmet Acet ile birlikte Türk gazeteciler için basın toplantısı düzenledi.
Babacan, Almanya'ya ilk resmi ziyaretini gerçekleştirdiğini belirterek, "Almanya Dışişleri Bakanı ile yaptığımız görüşmede Türk-Alman ilişkilerinin pek çok cephesini ele aldık. Siyasi, ekonomik, kültürel ilişkilerimizi değerlendirdik. Ayrıca, her iki ülkeyi de ilgilendiren uluslar arası ve bölgesel konuları da ele aldık. Ayrıca Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin daha iyi nasıl geliştirileceği konusunda fikir alışverişinde bulunduk." dedi.
Babacan, "Türkiye-Almanya arasında ticaret hacmi çok hızlı artıyor. çok sayıda Alman şirketi Türkiye'ye yatırım yapıyor. Almanya'da yaşayan insanlarımız artık daha çok iş sahibi oluyorlar." diye konuştu.
Babacan, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, terör örgütü PKK'nın Almanya'da hala büyük miktarlarda para toplamasıyla ilgili sorusu üzerine Babacan, ''Teröre karşı mücadele uzun soluklu bir mücadele ve bu konuda daha yoğun destek bekliyoruz.'' dedi.
Babacan, şunları kaydetti; "PKK, ABD tarafından terör örgütü ilan edilmiş durumda. öte yandan Avrupa'nın pek çok ülkesinde özellikle AB'nin siyasi kriterleri, Kopenhag Kriterleri'ne baktığımızda özgürlükler bunun temel unsurlarından bir tanesi. Bazen dernek adı altında, bazen vakıf adı altında terör örgütünün propagandasını yapmaya çalışan, finans sağlamaya çalışan oluşumlar mevcut. Bütün bunlarla alakalı muhataplarımızla görüşmeler yapıyoruz. Tespit ettiğimiz problemleri anında kendilerin iletiyoruz. İki gün önce Belçika'daydım. Belçika'da da malum sıkıntılar mevcut. Oradaki muhataplarımızla da sürekli görüşüyoruz, onlar da belli oranda sürekli çaba gösteriyorlar. Ancak bu çabalar yeterli midir, sorunlar halloluyor mu; bunun cevabı hayır! Daha çok çaba sarf edilebilir, daha çok adım atılabilir. özgürlüklerle, bu özgürlüklerin yüklediği sorumlulukları mutlaka beraber, paralel değerlendirmek lazım."
Babacan, şöyle devam etti; "özgürlükler kötüye kullanılmaya başlandığı anda mutlaka güvenlik güçlerinin ve yargı mekanizmasının devreye girmesi lazım. Eğer bunlara dikkat edilmezse bundan kaybeden yine insanlar olacaktır. Normal yaşantısına devam eden masum halk olacaktır. Bu konuda biz doğrusu tüm uluslararası toplumdan, Avrupa'dan daha çok destek bekliyoruz. Terörle mücadele, bir uluslararası mücadeledir. Uluslar arası dayanışma olduğu sürece ancak terörle mücadelede başarılı olacağımızı düşünüyorum."
Babacan, son dönemde Avrupa'da terörle mücadele konusunda gayret gördüklerini belirterek, "Son dönemde Avrupa'daki pek çok muhatabımızın, pek çok Avrupa ülkesi hükümetinin de eskiye oranla daha çok gayret içerisinde olduklarını da görüyoruz. Tabii daha fazlası da yapılabilir. Atılan adımlarda, yapılan faaliyetlerde, tutuklamalarda, yapılan operasyonlarda eskiye oranla miktar olarak artış görüyoruz. Bizim derdimizi ne kadar iyi anlarlarsa o kadar daha yoğun çaba göreceğimizi düşünüyorum. Tabii uzun soluklu bir mücadele. Her ülkenin başında az ya da çok bir terör sorunu var. Bizim beklediğimiz daha yoğun bir dayanışma ve işbirliği bu konuda." ifadelerini kullandı.
Almanya'daki göç yasasının yabancılar açısından yarattığı sıkıntılarla ilgili bir soru üzerine de Babacan, ''Tabii bunun getirdiği bir takım ciddi sıkıntılar var. Bu sıkıntıları muhataplarımıza bu yasa henüz tasarı halindeyken de getirdik. Yasalaştıktan sonra da görüştük. Belirli sıkıntılar belli ki daha önce öngörülüyordu. Umarız ki bu sıkıntıları giderecek adımlar atılır.'' yanıtını verdi.
Türkiye'deki, Anayasa Mahkemesi'nin mektupla oy kullanılmaması kararı alması konusunda ne düşündüğünün sorulması üzerine de Babacan, ''Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karar nihai karardır, bu uygulanacaktır. Bu benim Almanya Dışişleri Bakanı ile konuşacağım bir konu değildir. Dolayısıyla görüşmemizde de gündeme gelmemiştir.'' şeklinde konuştu.
Babacan, İstanbul'da kurulması planlanan Türk-Alman üniversitesi'nin hangi mevzuata tabi olacağı sorusu üzerine de, ''Türkiye Cumhuriyeti mevzuatlarına göre kurulacak bir üniversite. Bu hem Türkiye'nin, hem de Almanya'nın katkılarıyla kurulacak bir üniversite olacak.'' yanıtını verdi.
öte yandan, Bakan Babacan, bir gazetecinin, Brüksel'de yaptığı, "Müslümanların da Türkiye'de kendini Müslüman hissedenlerin de gayrimüslimler gibi dini özgürlüklerini yaşama konusunda bazı sıkıntıları olduğu" şeklindeki açıklamaları ile ilgili soruyu, daha önceki toplantıda yanıtladığı gerekçesi ile yanıtlamadı.
Gazetecinin ısrarla cevap istemesi üzerine Babacan, başka bir gazeteciye söz verdi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.