Tebük seferi ve vicdan farkı

Tebük seferi ve vicdan farkı
Uzun süredir liberal çevreler tarafından gündemde tutulmaya çalışılan “vicdani ret” konusu, AİHM’in kararının ardından yeni bir boyut kazandı. Hükümet, Türkiye’nin AİHM’de mahkûm o

Uzun süredir başta Taraf gazetesi olmak üzere liberal çevreler tarafından gündemde tutulmaya çalışılan “vicdani ret” konusu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemsi’nin (AİHM) kararının ardından yeni bir boyut kazandı. Hükümet, yasal boşluğu nedeniyle Türkiye’nin AİHM’de mahkûm olmasına neden olan konuyla ilgili düzenleme başlatırken liberaller, bu yönde talepleri olan 113 kişi üzerinden mecburi askerliği tartışmaya açma çabasında. 

KIRBAŞOĞLU: “VİCDANİ RETÇİLER TURUVA ATIDIR”

Konuyla ilgili Habervaktim’e konuşan HAS Parti Danışma Meclisi ve Katar Üniversitesi Şeriat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu, “vicdani ret” destekçilerinin, İslam dünyasının Batılı güçler tarafında işgal edilmesini açıkça destekleyen liberal çevreler olmasının tesadüf olmadığını söyledi.

Kırbaşoğlu, “Savaşın olmadığı bir dünya, maalesef bir hayaldir. Özellikle Ortadoğu’da İslam ülkeleri güçlü olmak zorundadır. Vicdani retçiler gerçekten savaş karşıtlığında samimi iseler, ABD ve Avrupa’nın işgallerine karşı çıkarlar. İslam dünyası emperyalist saldırılara karşı can, mal ve namusunu korumak için güçlü ordulara sahip olmak zorundadır. Bunun aksini savunanlar, beşinci kol faaliyeti yürüten Truva atından başka bir şey değildir” şeklinde konuştu.

“AMERİKAN İŞGALİNE KARŞI DEĞİLİM Mİ DEMEK İSTİYORLAR”

İsrail’de kadınlara bile zorunlu askerlik yaptırıldığına dikkat çeken Kırbaşoğlu, “Bir Müslüman’ın başka bir Müslüman’a silah çekmesi elbette kabul edilmez. Ancak bu insanlar şunu mu demek istiyorlar, ‘Amerikan işgali olsa ona da savaşmayacağım’. Şuan İslam dünyası Batı tehdidi altındadır. Bu tehdide karşı profesyonel ordu oluşturulabiliyor ise ne ala. Ancak öyle bir şey yoksa bu tür söylemler ancak kendi bünyemizi zayıflatır. Ahlaki açında da, vicdani açıdan da reddedilmesi gereken ve dünyada barışı tehdit eden, Batı’nın askeri gücüdür. Zayıflatılması gereken bu dur” dedi.

İslam’da can, mal, namus gibi temel değerlerin muhafazası için cihadın farz kılındığına dikkat çeken Kırbaşoğlu Hz. Peygamber döneminde yaşanan “Tebük Seferi” hadisesine dikkat çekti.

TEBÜK SEFERİ VE VİCDAN FARKI


Kur’an’da da sözü edilen ve 630 yılında gerçekleşen Tebük Seferi’ne üç sahabi, ihmalkarlıkları nedeniyle katılamaz. Münafıklarla birlikte Medine’de kalan üç sahabi, büyük pişmanlık duyar. Bunlarla ilgili Tevbe Suresi’nde şu ayetler nazil olur: “Allâh, haklarındaki hüküm geri bırakılan üç kişinin tövbelerini kabul etti. Yeryüzü, olanca genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları sıkıştıkça sıkışmıştı. Nihâyet Allah’tan O’nun azabından yine Allah’a sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı… Ey iman edenler, Allah’tan korkun ve sâdıklarla beraber olun.”

Habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.