Bu iddialar üniversiteyi karıştıracak
A. Selim Bilir, “Gaziosmanpaşa Üniversitesinde neler olmuyor?” başlıklı son yazısında, üniversitede dönen dolapları sorgulamak yerine kendisini araştıran ve suçlayan kesimlere şok sorular yöneltti. Daha önceki yazılarında GOÜ ile ilgili “Üniverçete” nitelendirmesi yapan A. Selim Bilir’in son yazısı üniversiteyi karıştıracağa benziyor. Bilir’in, asli görevi bilim üretmek olan bir üniversiteden söz ederken “Yargıya intikal eden yolsuzluk usulsüzlük ve ahlaksızlıklardan; makam araçlarındaki olaylardan, birilerinin Yurdagül meselelerine, birilerinin eroin meselelerinden, bahar şenlikleri, fidan paraları gibi konular herkesin dilinde değil midir?” diye sorması “çarpık ilişkiler üniversiteyi tamamen sardı” şeklinde yorumlara neden oldu.
KADRO DAĞITMADA KEYFİLİK
Sayın rektörün 6 yıllık rektörlüğü süresince, kadro dağıtımında liyakate önem vermediği, adil davranmadığı, çok yakın görüp kadro ve makam verdiği bir çok insanla sonradan mahkemelik olduğu, personeli taltif ve tehditlerle baskı altında tuttuğu ve üniversite çalışanlarını birbirine güvenemez birbirine küs kırgın insanlar topluluğuna çevirdiği herkesçe malum değil midir?
PROMOSYON SKANDALI VE DİĞERLERİ
Promosyon parasının bankadan alınış yöntemi ve çalışanların fikirlerini hiçe sayarak bina yaptırması ve bu binanın ihale yönteminin suç teşkil ettiği herkesçe bilinmemekte midir? Kelkit projesi ve BAP projelerindeki harcamalardaki usulsüzlükler herkesin konuştuğu bir konu değil midir? Ders ücretlerindeki yanlış ve adaletsizlikler yaz okullarındaki farklı yüksekokul ve fakültelerdeki akıl almaz bir yöntemle uygulanan farklı ders ücretlerindeki usulsüz yöntemler herkesçe bilinmemekte midir?
MAKAM OTOSU, BİRİLERİNİN YURDAGÜL VE EROİN MESELELERİ
Yargıya intikal eden yolsuzluk usulsüzlük ve ahlaksızlıklardan; makam araçlarındaki olaylardan, birilerinin Yurdagül meselelerine, birilerinin eroin meselelerinden, bahar şenlikleri, fidan paraları gibi konular herkesin dilinde değil midir?
KALİTELİ AKADEMİSYENLERE BASKI
Üniversitede eğitimin içinin boşaltıldığı doğru dürüst ders yapılmadığı kaliteli akademisyenler üzerindeki baskıdan ya ders verilmediği veya başka üniversitelere gitmeleri konusunda baskı yapıldığı kaynakların onlara hak ettikleri oranda verilmediği herkesin konuştuğu konu değil midir? Tüm bunlar ile ilgili ciltler dolusu olacak kadar yargıya intikal eden olay olduğu halde ve bunlarla ilgili birçok konu siyasilerin ve bürokratların hatta sivil toplum örgütleri ve medyanın elinde olduğu halde yargıya intikal etmiş olayların sonuçlanma sürecini beklemek yerine yetkili makamların daha farklı davranmaları gerekmiyor mu?
ÇALIŞANLARIN HİÇ Mİ SUÇU YOK?
Tokat’a en iyi hizmetin rektörün istifasından geçtiğini belirten A. Selim Bilir’e göre bu olaylara göz yuman üniversite personeli de sorumlu. Bilir’in konu ile ilgili soruları ise şöyle: “Peki Üniversite çalışanlarının hiç mi hatası yok? Bunca olaylar karşısında sessiz kalıp ‘bana dokunmayan bin yıl yaşasın’ mukabilinden beklentilerle ikinci dönem büyük bir oy çokluğuyla yeniden seçtirenlere ‘ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’ misali geçmiş 4 yılını görmediniz mi diye sorulmaz mı? Yetkili sendikanın onlara gönül vermiş onca insanın fikrini dahi almadan her şeye ben karar veririm yaklaşımıyla banka promosyonlarını harcayan rektöre aynı yaklaşımla kendi üyelerine dahi sormadan itiraz edecekleri yerde, 2007 sendika mutabakatında usulsüz yapılan çalışanların hakkıyla yapılan binaya bari bu bina çalışanlarca yaptırılmıştır yazısı asılsın diye usulsüzlüğe çanak tutanların hiç mi suçu yok?
DİNLEME SKANDALINA GÖNDERME
Sıradan bir sağlık skandalı, dinleme skandalında derhal ilgili bakanı ve başbakanı istifaya çağıran zihniyetin temsilcilerinin bunca olaylar karşısında neden ‘Rektör istifa’ sloganları atmadıklarını da sorgulayan A. Selim Bilir, bu çevrelerin küçük menfaat beklentileriyle sessiz kalmayı tercih ettiklerinin altını çizdi ve ekledi: “Yetkililere ilerde sığınamayacakları bahanelerini şimdiden gözden geçirmelerini tavsiye ediyorum. Ve hak etmeyen insanlara sahip çıkan etkili kişilere de bir takım konularda Hz. Peygamberin ‘…kızım fatıma da olsa …’ diye başlayan hadislerini okumalarını tavsiye ediyorum.”
Engin Kaşdaş-habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.