Bu gidişle şekerimiz fırlayacak

Bu gidişle şekerimiz fırlayacak
Polonya örneği, ülkemizde şeker sektörü üzerinde oynanan ‘özelleştirme oyunu’na ışık tutuyor.

Türkiye’de olduğu gibi şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde benzer bir süreci yaşayan Polonya, kamunun elindeki şeker fabrikalarının tamamını pancar üreticisi ile şeker fabrikalarındaki işçilere devretmeye hazırlanıyor. Türkiye ise şeker fabrikalarını ‘bakkal dükkânı’ satar gibi yüksek parayı veren kişi ve sermaye guruplarına satmaya başladı. 

İki özelleştirme arasında; ‘Ne var bunda!’ deyip geçilemeyecek kadar tehlikeli bir uçurum var. Polonya, özelleştirmeyi şeker ve pancarına sahip çıkmak için yaparken Türkiye bu değerlerini elden çıkarmak için yapıyor.

Polonya’daki şeker fabrikalarının özelleştirilmesini yerinde incelemek için bu ülkede incelemelerde bulunan Şeker-İş Sendikası, acı bir gerçeği ortaya çıkardı. Polonya, sektöre sahip çıkmak için kılı kırk yaran bir özelleştirme süreci yaşarken, Türkiye ise bir hiç uğruna şeker fabrikalarını elinden çıkaracak.

POLONYA’NIN AĞZI YANDI

Fransa ve Almanya’dan sonra AB’nin en büyük üçüncü şeker üreticisi olan ve şeker sektöründe özelleştirme deneyimini ilk olarak 1989 yılında yaşayan Polonya, yaptığı bu özelleştirmelerden ciddi bir şekilde ağzı yanmış durumda. Geçmişte yapılan bu özelleştirmelerle, bugünkü 18 şeker fabrikasının 11’ini 3 farklı Alman yatırımcı gruba satan Polonya’nın bu süreçte yaşadıkları, Türkiye için önemli bir ders niteliği taşıyor.

Bu özelleştirmelerden ciddi sıkıntı yaşayan Polonya, elinde kalan 7 fabrikanın kesinlikle yabancıya ve özel sektöre satılmaması için 2001 yılında Meclis kararı alıyor. Fabrikaların, pancar üreticisine ve fabrikalardaki işçiye satılması şartını da içeren bu karar doğrultusunda özelleştirme sürecini yürüten Polonya Hükümeti, geçtiğimiz Eylül ayında fabrikaların işçiye ve üreticiye devir tarihini açıklamasıyla birlikte sürecin sonuna gelmiş durumda. Özelleştirme sürecinin 10 yıl uzamasının nedeni de gerekli yatırımları yaptıktan sonra fabrikaları işçi ve üreticiye karlı bir halde devretmek istemesinden kaynaklanıyor.

Türkiye’deki 25 şeker fabrikanın Türk Şeker çatısı altında toplandığı gibi, Polonya’daki kamunun elindeki bu 7 şeker fabrikası da Polonya Şeker (Polski Cukier) şirketine ait. Bu şeker fabrikalarına pancar veren 16 bin pancar üreticisi ve fabrikalarda da bin 600 işçi bulunuyor. 2012 Ekim ayında tamamlanması hedeflenen özelleştirme sonrası fabrikaların sahibi tamamen üretici ve işçiler olacak. Bu özelleştirmeyi daha da anlamlı kılan tarafı ise; Polonya devleti fabrikaların devrini hemen gerçekleştirecekken, üretici ve işçiler ise aldıkları hisse bedellerini 7 yıl içinde devlete ödeyecekler. Yani Polonyalı pancar üreticisi ve şeker işçisi, bir anlamda fabrikalardan aldıkları kar paylarıyla fabrikaların sahibi olacaklar.

“ŞEKERİ VERMEYİZ”

Bu bilgilerden sonra sorulması gereken can alıcı soru “Neden?” Kapitalizmin kök saldığı, liberal ekonominin bütün sektörlerde uygulandığı bu ülkede, kamunun elinde kalan şeker fabrikaları neden yabancı yatırımcıya ve sektörün dışındaki kişi/kurumlara satılmaması yönünde devlet kararı var? Bu kararın arkasında milli duyguları da yatmıyor. Çünkü diğer bütün sektörlerdeki özelleştirmeler, piyasa ekonomisinin şartları içinde yapılmış.

Ama “şekeri vermeyiz” diyorlar. Buradaki katı tutumlarının nedeni de; Avrupa Birliği’nde ortağı oldukları Alman sermayesinin üretmek için değil pazar haline getirmek için Polonya’da yatırım yaptıklarını görmelerinden kaynaklanıyor. Sektörün dışındaki kendi yatırımcılarına da güvenmiyorlar. Tamamen kar amacı ile çalışan özel sektör mantığı ile şeker sektöründe üretimin devamlılığının sağlanamayacağına inanıyorlar. Bunu da tecrübe ederek öğrenmişler.



BU SESE KULAK VERİN

Polonya Tarım Yasaları Departmanı Müdürü Kasperowicz, “5 yıl sonra pancar üretmesi için çiftçiye yalvarır hale gelirsiniz” diyor.

Polonya Tarım Bakanlığından Tarım Yasaları Departmanı Müdürü Bogumila Kasperowicz, geçmişte yaptıkları şeker özelleştirmelerinden büyük bir ders çıkardıklarını söylüyor. Basında çıkan haberlere göre Kasperowicz, “Hükümet 5 fabrika satıyorsa bunun dördü kapanıyordu. Tarım ve Ekonomi bakanları olarak baktık bu iş böyle olmayacak. Çünkü şeker ve pancar toplumun önemli bir kesimini yakından ilgilendiriyor. Bir arayış içine girdik. Bu arayışın sonucunda, fabrikalar kapanmayarak üretimdeki devamlılığını ancak üretici ile sağlanabileceği görüşü hakim oldu. Bunun sonucunda bu fabrikaları pancar üreticisi ile şeker işçisine devretmeye karar verdik” diyor.

CAN ALICI SORU: 5 YIL SONRA NE OLACAK?

Türkiye’de şeker fabrikalarının özelleştirilme şekline ilişkin olarak da önemli uyarılarda bulunan Kasperowicz, bir anlamda ‘Bizim yaşadıklarımızdan neden ders almıyorsunuz’ dercesine hayretlerini gizleyemiyor. “Bir defada devletin kasasına girecek paradan daha değerli şeyler vardır” diyen Kasperowicz, üretim şartının 5 yıl ile sınırlandırılmasının bir garanti olamayacağını vurguluyor. Kasperowicz, şunları söylüyor: “Önemli olan 5 yıl sonra Türkiye’de şeker sektörünün hali ne olacak? Bunun üzerine çok iyi analizler yapılmalı. Şirketleri ve tekliflerini çok iyi okumak gerekiyor. Bu firmalar şeker pancarı üreticileri ile uzun vadeli sözleşme yapmaya yatkınlar mı? Hammadde temelinde ne yatırım yapacaklar? Arabayı bir kere satarsınız. Bütün mesele, Türk hükümeti sonradan pancar üretimi yapması için çiftçi aramak zorunda kalmasın! Çiftçisine yalvarır hale gelmesin!”



BİZ DÜŞTÜK BU HATAYA SİZ DÜŞMEYİN

Polonya Şeker Pancarı Üreticileri Birliği Genel Başkanı Stanislaw Barnas da, şeker fabrikalarında özelleştirme sürecini yeniden başlatan Türkiye’ye önemli uyarılarda bulunarak, “Bizim düştüğümüz hataya siz düşmeyin” diyor.

Türkiye’nin ekonomik olarak bu fabrikaları satmasını gerektirecek bir durumda olmadığını belirten Barnas, “Eğer geçmişte bizim yaptığımız gibi bir satış olursa bundan Türkiye devleti ve milleti çok şey kaybedecektir. Bundan emin olabilirsiniz” diyor. Fabrikaların özelleştirilmesi gerekiyorsa da işçi ve pancar üreticisine verilmesi gerektiğini vurgulayan Barnas, şunları söylüyor: “Polonya olarak biz bu noktaya gelmemek için önemli merhalelerden geçtik. Hükümetle sürekli mücadele ettik ve geçmişte yaptıkları hatayı da anlayarak kamunun elinde kalan fabrikaların pancar üreticisine satılması yönünde önemli bir karar alındı. Türkiye’de de benzer bir model uygulanmazsa bu fabrikaları alan firmalar uzun vadede üretimden çekilerek fabrikaları kapatma yoluna gideceklerdir. Yerli yabancı hiç fark etmez. Çünkü pazarı kapmak için üretilenden daha ucuza şeker vermek isteyen ülke ve karteller her zaman olacaktır. Alanlar yerli sermaye de olsa kar amacı güdecekleri için zamanla üretmek yerine ithalata yöneleceklerdir.”

Habervaktim.com





HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.