BDP Mitinginde KCK/PKK Sloganları

BDP Mitinginde KCK/PKK Sloganları
BDP'nin Diyarbakır'da KCK operasyonlarına karşı yaptığı mitingde ‘Hepimiz KCK’lıyız’ sloganları atıldı; Demirtaş Bakan Şahin'e çattı.

BDP’nin, partilileri hedef alan KCK operasyonlarına karşı ‘Buradayım, İradene sahip çık’ mitingi Diyarbakır’da gerçekleşti. BDP bu mitingi önceki hafta yapmak istemiş ancak ‘hava muhalefeti’ nedeniyle ertelemişti. Bunun üzerine İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, “BDP, Diyarbakır’da 20 kişiyi bile toplayamayınca mitingi iptal etti. KCK operasyonları etkili oluyor” demişti. BDP Eşbaşkanı Demirtaş ise buna karşılık partisinin haftalık grup toplantısında, “Değil yağmur taş bile yağsa meydanda olacağız” diyerek Diyarbakır ve çevre illeri mitinge davet etmişti.

Alana ‘Buradayım. İrademe sahip çıkıyorum’ yazan pankartlar asıldı. Mitinge katılanlar ‘Hepimiz KCK’lıyız’ sloganları attı. Demirtaş’ın konuşmasına başlamasının hemen ardından polis helikopteri havalanarak miting alanının üzerinde tur atmaya başladı. Demirtaş, “Zafer işareti yaparak mesajımızı verelim” dedi. Demirtaş, milletvekilleri ve mitingdekiler helikoptere doğru zafer işareti yaptı. Demirtaş, “İdris Naim’in memurlarına sesleniyorum. Bu fotoya iyi bak. KCK operasyonu etkili olmuş mu, olmamış mı ona göre konuş” dedi. Demirtaş, ‘Mart ayına kadar 1 milyon üye’ kampanyasını başlattı ve herkesi üye olmaya çağırdı. Miting sonrası çıkan olaylardaysa iki kişi yaralandı.

BDP Kendini Kapattırmaya mı Çalışıyor?

Terör Uzmanı Mahmut Akpınar, BDP'nin KCK'nın altında faaliyet gösteren kurumlardan biri olduğunu ifade etmiş ve "Mevcut halde BDP, KCK/PKK'nın bir alt şubesi, halkla ilişkiler bürosu, siyaset alanında görev verilmiş bir birimi gibi çalışmaktadır." demişti. İşte Akpınar'ın önemli açıklamaları:

BDP örgütten yakasını kurtaramamış, demokrasi, özgürlük, barış gibi kavramları kullanarak çok iyi demogoji yapan, diyalektiği çok iyi kullanan, ama baskıcı, ötekine hayat hakkı tanımayan, demokrasinin ve özgürlüklerin nimetlerinden yararlanarak örgüte alan açan, perdeleme yapan bir partidir. Şu anda BDP örgütle ilişkileri açısından, şiddete, teröre destek verme noktasında, yasaları ve sınırları, toplumun sabrını zorlayan ve patlatmaya çalışan bir tablo sergilemektedir. Belki de daha önceki (DTP vd.) pek çok eylem ve söyleminde olduğu gibi kendisini kapattırmak için her yolu denemekte, mağduriyete sığınma yolları aramaktadır.

Bu ülkeye Kürtlerin haklarını savunan bir ve birden fazla siyasal parti gereklidir. Demokrasimizin buna ihtiyacı vardır. Ancak PKK-KCK'nın şiddet kabiliyeti, baskısı kontrol edil-e-mediğinden dolayı BDP örgüt etkisinden kurtulamamaktadır. Parti içindeki bir kısım siyasetçilerin bu etki ve baskıdan rahatsız oldukları, sivil siyaset yapmak istedikleri bilinmektedir; ancak PKK-KCK'dan yakalarını kurtaramamaktadırlar. PKK-KCK'nın şiddet kabiliyetinin kontrol edilmesi, örgütün en azından sınırlarımız içindeki silahlı-şiddet kullanan yapılarının enterne edilmesi BDP'nin sivil siyaset yapması açısından da çok önemlidir. KCK operasyonları bölgede sivil-demokratik-rekabete açık, baskıdan uzak siyaset yapılabilmesi açısından da büyük önem arz etmektedir. Bölgedeki PKK-KCK etkisi ve baskısı kaldırılmadığı sürece o bölgede serbest, özgür seçimlerin olması, sivil demokratik siyasetin yapılması mümkün değildir. KCK/PKK tehdidi kontrol edilmeden BDP'nin normalleşmesi mümkün değildir.

Mevcut halde BDP, KCK/PKK'nın bir alt şubesi, halkla ilişkiler bürosu, siyaset alanında görev verilmiş bir birimi gibi çalışmaktadır. PKK, KCK'nın yürütme organıdır. Nitekim başında da KCK anayasal yapısının yürütme organının başı Murat Karayılan vardır. En tepede Apo vardır. KCK sözleşmesinde önderlik ve Öcalan 26 defa geçmekte ve defalarca Öcalan'a atıf yapılmaktadır. Ancak Demirtaş'ın iddia ettiği, BDP'lilerin KCK davasını sulandırmaya çalıştığı gibi, hiçbir zaman BDP=KCK değildir. BDP, KCK'nın olsa olsa pek çok organından, alt biriminden birisi olabilir. BDP başkanı da KCK yapısında lider değil, oldukça altlarda kalan, bir emirle değiştirilebilecek ortaboy bir elemandır. Şu anda maalesef BDP, KCK/PKK'nın PR (halkla ilişkiler) şirketi gibi çalışmaktadır. BDP'nin selameti, sivil, demokratik siyaset yapabilmesi adına da KCK sisteminin, baskısının kaldırılmasına ihtiyaç vardır.

KCK, PKK'yı da kapsayan çatı yapıdır ve KCK sözleşmesinde 36. maddede açıkça PKK'nın KCK sistemi içindeki konumu ve durumu anlatılmıştır. Metinden de anlaşılacağı üzere KCK, PKK'dan başka bir şey değildir. Onun daha üstü, daha karmaşığı, daha tehlikelisidir. Sürekli isim değiştirerek kendisini gözden kaçırmayı amaçlayan örgüt bu defa KCK olarak karşımıza çıkmaktadır. BDP, KCK denilen yapının sadece legal(?), siyaset alanını örgüt adına değerlendirmeye çalışan bir derneğidir. Eğer bir şematik yapı varsa BDP KCK altında faaliyet gösteren kurumlardan sadece birisidir.

Bu gelişmeler ışığında akıllara bir kez daha aynı soru geliyor." KCK, BDP'yi kapattırmaya mı çalışıyor?"

İşte 2011-11-30 tarihinde yayınladğımız o haber

KCK'nın amacı BDP'yi kapattırmak

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.