'Hem kel hem de fodul'

'Hem kel hem de fodul'
Son günlerde yaşanan olayların en güzel özeti: “Özür dilemeyi düşünmeyen anlayış, haline bakmadan Müslüman çoğunluğa baskı var diyene de hakaret etmekle meşgul olmaya başlamıştı. ‘Hem kel hem de fodul’ başka kim için denebilirdi

Haftalık makalesinde CHP zihniyetinin son günlerde içine düştüğü durumu özetleyen MAZLUMDER Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, çarpıcı tespitlerde bulundu.

ÖNDER SAV'I SUÇ ÜSTÜ YAKALAYAN BELGE İÇİN TIKLAYINIZ 

PEYGAMBERLE ALAY EDİYORLAR DİNE BASKI YOK DİYORLAR
“Bu ülkede Hz.Muhammed ile dalga geçilebiliyor ama ‘Türkiye’de dine baskı var’ diyen Ali Babacan’a şiddetle saldırılıyor. CHP Genel Sekreteri Önder Sav son günlerde gündemden düşmüyor ve saklandıkça başına yeni gaileler açılıyor. Önder Sav’ın tavırları açıklanmaya çalışılırken Ali Babacan konuştu ve olaylar matematikteki sağlama gibi kendisini açıkladı” diyen Gergerlioğlu, Babacan’ın sözlerinin boşuna söylenmiş sözler olmadığını şöyle özetliyor:

“Türkiye’de din özgürlüğü denince batılıların akıllarına hemen Hıristiyanların hakkı geliyor. Sanki din özgürlüğü alanında sadece ve sadece Hıristiyanlar sorun yaşıyor. Tabi ki Hıristiyanlar da dinlerini yaşama ve yaşatma alanında sorunlar yaşıyorlar. Ama bu ülkede yıllardır büyük gerginlik dinini sosyal hayatta yaşamak isteyen Müslüman çoğunluk ile devlet erki arasında olmuştur. Önder Sav trajik bir biçimde bu gerçeğin önemli bir prototipi iken CHP’liler Ali Babacan hakkında mecliste soru önergesi veriyorlar.”

DİNDARLARLA HEP ALAY ETTİLER
Gergerlioğlu, son günlerdeki gaflarıyla 80 yıllık elitist zihniyetin yapısını özetleyen Önder Sav’ın sözleri etrafında yaşanan olaylar zincirini ise şu ifadelerle yorumluyor: “Yıllardır milletin dini değerleri ile dalga geçmeyi bir marifet sanan bir anlayış vardı. Dini geri bir anlayış, dindarları hep dalga geçilecek kişiler olarak gördüler. Çağdaş cumhuriyet tüm gerilikleri yok edecekti. Cumhuriyet’in halkevlerinde yetişen aydınları halkı yobazlıktan, karanlıktan kurtaracaktı. Halkın değerleri ile dalga geçerek aydınlatmaya başladılar. Halka tepeden bakan aydınlar cehaleti yok edecekti. Gizli açık hayatın bir çok alanında din ve dindarlarla alay etmeye başladılar. Sinema filmlerinde, tiyatrolarda gazetelerdeki karikatürlerde dalga geçilen hep dini değerler ve dindar kişilerdi.”

ÖLÜ YIKAMAYI ÖĞRENME OKULUNA MI GİDİYORSUN?
“Fakat zamanla halkın dini bırakması şöyle dursun dine ve dindarlara daha çok yaklaştığı anlaşıldı. Bu sefer dindarlara açık bir baskı yapılmaya başlandı. Cumhuriyet tarihinin en büyük halk aydınlanma girişimi olan İmam Hatip okullarının sayılarının artması gündemdeydi. İmam Hatip okullarına gidenlere zamanın ‘Sav’ları ‘ölü yıkamayı öğrenme okuluna mı gidiyorsun’ diyordu ve halkın fakir çocukları boynunu büküyordu. ‘Sav’lar çok cesurdu. Ama başaramıyorlardı nedense.”

HEM ALAY EDİYORLAR HEM ZALİMCE KOVUYORLARDI
“Durduramadıkları yöneliş bu sefer karşılarına okuma isteği ile dolu olan başörtülü idealist kızlar olarak çıkıyordu. Onlara da her türlü zulmü yapıyorlardı. Hakaretler ediyorlardı anfilerde. Sınıflardan atıyorlardı pek zalim bir ruh hali ile. Hem alay ediyorlar hem de zalimce kovalıyorlardı sınıflardan. ‘Sizleri karanlıktan kurtaracağız’ demişlerdi. Ama aydınlanmak İsteyenlerin okullarını başlarına yıkıyorlardı. Sonra da pişkinlikle ‘haydi kızlar okula’ kampanyaları düzenliyorlardı. Başörtülü kızları muzaffer bir şekilde okullardan kovmanın mağrurluğu üzerlerinden düşmemişken yine başaramadıklarını anlamanın hayal kırıklığını yaşıyorlardı. Halkın dini değerlere yönelişi durmamıştı.

HEM KEL HEM DE FODUL BAŞKA KİMİN İÇİN SÖYLENİR Kİ?
“Yıllarca hacca gitmeyi Araplara para kaptırmak olarak anlayan anlayış bir anda kazara kameralara yakalanıyor ve 80 yıllık zihniyet 2, 3 dakikalık bir kamera kaydı ile bir anda kendini özetlemiş oluyordu. ‘Dine baskı yok’ diyenler ‘hacca gidersen Muhammet seni bırakmaz’ diyordu ısrar eden yaşlı adama. Kamera kayıtları reddedilemeyecek bir şekilde ortalığa saçılırken çorap söküğünün başlangıcı ortaya çıkıyordu. Özür dilemeyi düşünmeyen anlayış, haline bakmadan Müslüman çoğunluğa baskı var diyene de hakaret etmekle meşgul olmaya başlamıştı. ‘Hem kel hem de fodul’ başka kim için denebilirdi ki?”

“CUMHURİYET DEMOKRASİ KATLEDİLEREK DEVAM ETTİRİLEMEZ”
“Pek manidar bir şekilde kendisini açıklayan olaylar peşi sıra geldi son günlerde. Ama asıl marifeti artık siyasetteki ve bürokrasideki Ortodoks cumhuriyetçi kesimin göstermesi gerekiyor. Cumhuriyetin demokrasi katledilerek devam ettirilemeyeceğini anlamaları lazım. Tarihin gerisinde kalıyorlar ve tek sığınakları olarak ellerindeki güçleri kalıyor. Acilen durumlarını gözden geçirmeleri gerekiyor. Zira konuştukça kendi kendilerini açıklıyorlar. Çok dikkatli olduğu için önemli bir görevde olduğunu söyleyen bir genel sekreterin içine düştüğü trajikomik hali hep yaşamak istemiyorlarsa bunu yapmak zorundalar. En azından inanmasalar da insana ve inanca saygılı olmayı öğrenmeleri gerekiyor.”

Engin Kaşdaş-habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.