Paşa’dan cevap geldi

Paşa’dan cevap geldi
Yeni Akit Gazetesi’nden alıntılayarak yayınladığımız “Paşanın Başını Ağrıtacak Belgeler” haberi ile “Askeri Vesayetin Hukuk Temsilcisi” ve “Paşa Yalan Söyler mi?” başlıklı k&oum

Cevap hakkına duyduğumuz saygının gereği olarak, Korg. Akbaş’ın Avukatı Umut Kemal Yıldırır aracılığı ile gönderdiği bu açıklamaları aynen yayınlıyoruz: 

DÜZELTME VE CEVAP METNİ

Yayın sahibi olduğunuz, www.habervaktim.com isimli internet sayfasında, 12 Temmuz 2011 tarihinde, Yeni Akit Gazetesi’nin 12 Temmuz 2011 tarihli nüshasının 5’inci sayfasında gazetenin Ankara Temsilcisi Yener DÖNMEZ tarafından kaleme alınan “ASKERİ VESAYETİN HUKUK TEMSİLCİSİ” başlıklı müvekkilimin şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, eleştiri sınırlarını aşan, müvekkilime hukuka aykırı fiil isnat eden köşe yazısına yer verdiğiniz tespit edilmiştir.

Cevap hakkına konu ettiğimiz köşe yazısında gerçek dışı, asılsız ve iftira niteliğindeki iddialar ve suçlamalar adeta kanıtlanmış gerçeklermiş gibi kaleme alınmış ve yazıyı okuyanların zihninde, yazılanlar gerçekmiş gibi bir düşünce yaratılmak istenmiştir. Bu yaklaşımın, müvekkilimin kişilik haklarına, mesleki şeref ve haysiyetine, hukuka aykırı şekilde ağır saldırı teşkil ettiği açıktır. Düzeltme konusu yazıda ileri sürülen hususlarla ilgili kamuoyunun bilmesi gereken gerçekler şu şekildedir:

1-Yazar Yener Dönmez’in köşe yazısında, müvekkilimin rüşvet almak gibi yüz kızartıcı bir suç işlediği konusunda kuvvetli şüpheler bulunduğu, hatta bu sebeple müvekkilim hakkında Elazığ’da Askeri Savcılık tarafından soruşturma dahi başlatıldığı, daha sonra hakkındaki dosyanın görevsizlik kararıyla (görevli savcılık sıfatıyla soruşturmaya devam etmek üzere) Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği’ne gönderildiği fakat Hıfzı Çubuklu’nun görevini yapmaktan kaçındığı ve keyfi biçimde müvekkilimi kurtarmak amacıyla dosya hakkında hâlâ işlem başlatmadığı, müvekkilimin vakti geldiğinde geçmişte işlediği iddia edilen bu suçları ortaya çıkartmayan ve saklayan Tümgeneral Hıfzı Çubuklu’ya vefa borcunu ödemek adına TSK Sağlık Komutanı olarak yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle gerçeğe aykırı rapor düzenlenmesi için aracılık ettiği ifade edilmiştir.

2-Müvekkilim Korgeneral Orhan AKBAŞ, Kara Harp Okulu’ndan mezun olduğu 1974 yılından bugüne kadar ve tüm hayatı boyunca hakkında rüşvet veya benzeri yüz kızartıcı bir suç nedeniyle başlatılmış şüpheli ya da sanık sıfatıyla bir tek soruşturma/kovuşturma bulunmamaktadır. Hukuka aykırı yazıda hiçbir dayanak göstermeden ve hiçbir bilgi ve belgeye dayanmadan müvekkilime haksız ve ağır ithamlar yöneltilmiştir. Müvekkilimin “rüşvet aldığına dair kuvvetli şüpheler” iddiası ile şüpheli ya da sanık sıfatıyla yargılandığı bir dosya bulunmadığı gibi, Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşaviri Tümgeneral Hıfzı Çubuklu’nun sakladığı, müvekkilim hakkında işlem yapmaktan kaçındığı bir dosya bulunmamaktadır.

3-Yine cevap hakkına konu yazıda Çubuklu’nun kolayca rapor almasına müvekkilim tarafından önayak olunduğu iddiası da masa başı yazıdan öteye gitmemektedir. Tümgeneral Hıfzı Çubuklu 11 Ağustos 2010 tarihinde saat 14:33’de ‘koroner arter hastalığı’ nedeniyle yirmi gün istirahatla taburcu edilmiştir. Hastaya tanı koymak ve istirahat süresini belirlemek uzman hekimlerin yetkisi dâhilinde bir konudur. Müvekkilim 11.08.2010 tarihinde bir önceki Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Komutanından görevi devir – teslim töreniyle teslim almıştır. Müvekkilimin henüz aktif olarak göreve başlamadığı ve halen görev devir-teslim töreni yapıldığı bir sırada Tümgeneral Hıfzı Çubuklu uzman hekimin raporuyla taburcu olmuştur. Verilen raporda ve yapılan işlemde müvekkilimin hiçbir etkisi olmamıştır ve olması mümkün de değildir. Müvekkilimin raporlara müdahale etme gibi bir yetkisi olmadığı gibi böyle bir niyetinin olabileceğinin telaffuz edilmesi dahi kişilik haklarına saldırı amacı taşımaktadır. Kaldı ki müvekkilim daha göreve başladığı ilk gün devir-teslim töreniyle meşgulken taburcu edilen bir hasta için böyle bir iddianın ileri sürülmüş olması iddia sahibinin gerçek niyetini, durumunu gözler önüne sermektedir. Hekimler tarafından düzenlenecek raporlara ve istirahat sürelerine müdahale etmek suçtur. Yazar Yener Dönmez tarafından yine hiçbir dayanak gösterilmeksizin ve hiçbir delile dayanılmaksızın müvekkilim hakkında ileri sürülen rapora müdahale ettiği yönündeki iddia da yukarıda açıkladığımız diğer iddialar gibi tamamen gerçek dışıdır.

4-Hukuka aykırı köşe yazısında kamuoyunun bilinçli ve kasıtlı bir şekilde yanıltma amacı güdüldüğü değerlendirilmektedir. Yener Dönmez’in 12.07.2011 tarihli köşe yazısındaki haksız iddiaları hakkında müvekkilim tarafından yasal süreç başlatılmıştır ve yasal süreç halen devam etmektedir.

Müvekkilimin kişilik haklarını, mesleki şeref ve haysiyetini ihlal eden söz konusu köşe yazısına ilişkin işbu düzeltme ve cevap metnini Büyük Türk Milletinin bilgisine saygılarımızla sunarız.

Korgeneral Orhan Akbaş
Vekili Av. Umut Kemal Yıldırır


DÜZELTME VE CEVAP METNİ

Yayın sahibi olduğunuz, www.habervaktim.com isimli internet sayfasında, 26 Temmuz 2011 tarihinde, Yeni Akit Gazetesi’nin 26 Temmuz 2011 tarihli nüshasının 5’inci sayfasında gazetenin Ankara Temsilcisi Yener DÖNMEZ tarafından kaleme alınan “PAŞA YALAN SÖYLER Mİ” başlıklı müvekkilimin şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, eleştiri sınırlarını aşan, müvekkilime hukuka aykırı fiil isnat eden köşe yazısına yer verdiğiniz tespit edilmiştir.

Yazar Yener Dönmez’in köşe yazısında, müvekkilimin rüşvet almak gibi yüz kızartıcı bir suç işlediği konusunda kuvvetli şüpheler bulunduğu, hatta bu sebeple müvekkilimin Hakim Albay Bülent Ulaş ve Adli Müşavir Tümgeneral Hıfzı Çubuklu tarafından korunduğu, ya da kamuoyuna açıkça yalan söylediği, Korgeneral rütbesine yükselen müvekkilimin, rüşvet alarak ihalelerde usulsüzlük yaptığı veya yapılmasına göz yumduğu şüphesinden kurtulamadığı, askeri yargıda iddiaların tarafsız ve bağımsız bir şekilde araştırılmayıp üstünün kapatıldığı ifade edilmiştir.

Cevap hakkına konu ettiğimiz köşe yazısında gerçek dışı, asılsız ve iftira niteliğindeki iddialar ve suçlamalar adeta kanıtlanmış gerçeklermiş gibi kaleme alınmış ve yazıyı okuyanların zihninde, yazılanlar gerçekmiş gibi bir düşünce yaratılmak istenmiştir. Bu yaklaşımın, müvekkilimin kişilik haklarına, mesleki şeref ve haysiyetine, hukuka aykırı şekilde ağır saldırı teşkil ettiği açıktır. Düzeltme konusu yazıda ileri sürülen hususlarla ilgili kamuoyunun bilmesi gereken gerçekler şu şekildedir:

1-Müvekkilim Korgeneral Orhan AKBAŞ, Kara Harp Okulu’ndan mezun olduğu 1974 yılından bugüne kadar ve tüm hayatı boyunca hakkında rüşvet veya benzeri yüz kızartıcı bir suç nedeniyle başlatılmış şüpheli ya da sanık sıfatıyla bir tek soruşturma/kovuşturma bulunmamaktadır. Hukuka aykırı yazıda hiçbir dayanak göstermeden ve hiçbir bilgi ve belgeye dayanmadan müvekkilime haksız ve ağır ithamlar yöneltilmiştir. Müvekkilimin “rüşvet aldığına dair kuvvetli şüpheler” iddiası ile şüpheli ya da sanık sıfatıyla yargılandığı bir dosya bulunmadığı gibi, Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşaviri Tümgeneral Hıfzı Çubuklu’nun sakladığı, müvekkilim hakkında işlem yapmaktan kaçındığı bir dosya bulunmamaktadır.

2-Askeri yargıda iddiaların tarafsız ve bağımsız bir şekilde araştırılmadığı, iddiaların üstünün kapatıldığı insafsızlıktan başka bir şey değildir. Hukuka aykırı yazı ile askeri yargı üzerinden Türk Silahlı Kuvvetleri’nin manevi şahsiyetinin, yanlı, asılsız, suçlayıcı ve sistematik yayınlarla rencide edilmek istenildiği Büyük Türk Milletinin takdirlerinden kaçmamıştır.

3-Haberde yer alan bazı ifadeler, yayın ilkelerine açıkça aykırı ve ceza kanunu bakımından suç teşkil eder niteliktedir. Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimsenin suçlu ilan edilmemesi veya suçluymuş gibi gösterilmemesi ilkeleri haberde açıkça ihlal edilmiştir. Müvekkilim hakkında açılmış soruşturma bulunmamasına rağmen “Masumiyet Karinesi” ihlal edilmek suretiyle kamuoyu gözünde adeta suçlu ilan edilmeye çalışılmıştır. Diğer taraftan haberdeki türden iftira, karalama ve suçlamaların “basının haber vermek/eleştirmek hakkı” ile bağdaşır hiçbir yanı yoktur.

4-Korgeneral Orhan Akbaş’ın komutanlığı döneminde Bingöl 49.İç Güvenlik Piyade Tugayı’nda mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin mevzuata uygun biçimde gerçekleştirildiği, yapılan iş ve işlemlerde kamu yararının ön plana alındığı, kamu zararının ortaya çıkmaması için de her türlü tedbirin alındığı, müvekkilimin 2000 yılından bugüne kadar tüm harcamalarının aybeay belgeli olduğu, yine müvekkilimin ve ailesinin malvarlığı ile gereken tüm bildirimlerin ilgili dönemlerde Genelkurmay Başkanlığı’na yapılmış olduğu, müvekkilimin ve ailesinin kanuna, adaba ve ahlaka aykırı hiçbir kazancının ve harcamasının bulunmadığı, müvekkilimin mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde başka şahıslarla ilgili soruşturma/kovuşturmalarda "tanıklık bilgilerine başvurulmasından" başka bir husus bulunmadığı, hal böyle iken gerçeklerin zorlama yorum ve değerlendirmelerle çarpıtıldığı bilinmelidir.

5-Hukuka aykırı köşe yazısında kamuoyunun bilinçli ve kasıtlı bir şekilde yanıltma amacı güdüldüğü değerlendirilmektedir. Yener Dönmez’in 26.07.2011 tarihli köşe yazısındaki haksız iddiaları hakkında müvekkilim tarafından yasal süreç başlatılmıştır ve yasal süreç halen devam etmektedir.

Müvekkilimin kişilik haklarını, mesleki şeref ve haysiyetini ihlal eden söz konusu köşe yazısına ilişkin işbu düzeltme ve cevap metnini Büyük Türk Milletinin bilgisine saygılarımızla sunarız.

Korgeneral Orhan Akbaş
Vekili Av. Umut Kemal Yıldırır

DÜZELTME VE CEVAP METNİ

Yayın sahibi olduğunuz, www.habervaktim.com alan adlı internet sayfasında, 30 Kasım 2011 tarihinde, “Paşanın Başını Ağrıtacak Belgeler” başlığı ile yayınlanan ifadeler, tamamen asılsız olup söz konusu yayın ile müvekkilim Korgeneral Orhan Akbaş’ın onur ve saygınlığı incitilmek istenmiş, yayındaki ifadelerle müvekkilimin başarılarla dolu meslek yaşamı karalanmaya çalışılmıştır. Söz konusu ifadelerdeki iftira ve hakaretlerin haber verme ve basın özgürlüğü ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.

Haberde sözü geçen “Askeri savcılığın görevlendirdiği bilirkişi heyetinin hazırladığı rapor, birçok kalemde usulsüzlük yapıldığını, ihale işlemlerinde sahte belge hazırlandığını, ucuza yapılabilecek işlerin yüksek maliyetli gösterildiğini ortaya koyuyor.” ifadesiyle, müvekkilim usulsüzlük yapmış gibi gösterilerek haksız biçimde karalanmıştır.

Haberde müvekkilim ile hiçbir şekilde ilgisi olmayan belgeler kullanılmak suretiyle okuyucu adeta verilen haberin doğruluğuna ikna edilmeye çalışılmıştır. Haber bu yönüyle de objektiflikten uzak ve taraflı bir haberdir.

Haberde yer alan bazı ifadeler, yayın ilkelerine açıkça aykırı ve ceza kanunu bakımından suç teşkil eder niteliktedir.

Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimsenin suçlu ilan edilmemesi veya suçluymuş gibi gösterilmemesi ilkeleri haberde açıkça ihlal edilmiştir. Müvekkilim hakkında açılmış soruşturma bulunmamasına rağmen “Masumiyet Karinesi” ihlal edilmek suretiyle kamuoyu gözünde adeta suçlu ilan edilmeye çalışılmıştır.

Diğer taraftan haberdeki türden iftira karalama ve suçlamaların “haber vermek/eleştirmek hakkı” ile bağdaşır hiçbir yanı yoktur. Tam tersine böylesine ağır, gerçek dışı, dayanaksız isnatlarla suçlama yapmak basın özgürlüğüne en ağır zararı verecek bir davranıştır.

Haberdeki bir ceza soruşturması kapsamında yapılan hukuki işlemde, esasen "masumiyet karinesi" ve "ceza soruşturmalarının gizliliği" ilkeleri gereğince gizli kalması gereken belgelere dayanılarak, bir kısım hayali ve gerçek dışı senaryolarla, müvekkilim ve en önemlisi temsil ettiği kurumsal unvan kamuoyu önünde yıpratılmaya çalışılmaktadır.

Yazıda yer verilen iddialar, gerçek dışı ve asılsız olduğu gibi, ayrıca bu iddia ve suçlamalar, en basit mantık kurallarından dahi yoksundur. Müvekkilim hakkında son derece ağır, gerçek dışı ve asılsız iddia ve saldırılara yer verilen yazıda, müvekkilden en ufak bir görüş dahi alınmamıştır.

Haberde gerçek dışı, asılsız ve iftira niteliğindeki iddialar ve suçlamalar adeta kanıtlanmış gerçeklermiş gibi kaleme alınmış ve yazıyı okuyanların zihninde, yazılanlar gerçekmiş gibi bir düşünce yaratılmak istenmiştir.

Düzeltme konusu haberde ileri sürülen hususlarla ilgili kamuoyunun bilmesi gereken gerçekler şu şekildedir:

1-Korgeneral Orhan Akbaş’ın komutanlığı döneminde Bingöl 49.İç Güvenlik Piyade Tugayı’nda mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin mevzuata uygun biçimde gerçekleştirildiği, kamu yararının ön plana alındığı, kamu zararının ortaya çıkmaması için tüm tedbirlerin alındığı,
2-Korgeneral Orhan Akbaş’ın Kara Harp Okulu’ndan mezun olduğu 1974 yılından bugüne kadar ve tüm hayatı boyunca hakkında rüşvet veya benzeri yüz kızartıcı bir suç nedeniyle başlatılmış şüpheli ya da sanık sıfatıyla bir tek soruşturma/kovuşturma bulunmadığı,
3-12.07.2011 ve 26.07.2011 tarihli müvekkilimle ilgili diğer yayınlardaki haksız iddialar için yasal süreç başlatıldığı ve yasal sürecin halen devam ettiği,
4-Devam eden soruşturmalarda, yargıyı etkilemenin ve yargıya müdahalenin aynı zamanda cezai yaptırımlara tabi olduğu,
5-Müvekkilimin 2000 yılından bugüne kadar tüm harcamalarının aybeay belgeli olduğu,
6-Yine müvekkilimin ve ailesinin malvarlığı ile gereken tüm bildirimlerin ilgili dönemlerde Genelkurmay Başkanlığı’na yapılmış olduğu,
7-Müvekkilimin mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde başka şahıslarla ilgili soruşturma/kovuşturmalarda "tanıklık bilgilerine başvurulmasından" başka bir husus bulunmadığı bilinmelidir.
Müvekkilimin ve aldığı kritik görevler nedeniyle onun nezdinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin manevi şahsiyetinin, yanlı, asılsız ve suçlayıcı yayınlarla rencide edilmesinden ötürü Kamuoyunun bilgilenme ve gerçeği öğrenme hakkı adına işbu cevap ve düzeltme metninin yayınlanması kaçınılmaz olmuştur.

Gerçek dışı iddialarla kamuoyunda belirli maksat ve görüşler doğrultusunda müvekkilimle ilgili yanlış kanaat uydurulmasına yönelik olan ve müvekkilimin mesleki şeref ve haysiyetini ihlal eden söz konusu habere ilişkin vatandaşlarımızın doğru bilgilendirilmesini teminen müvekkilimin uğradığı maddi ve manevi zararlar konusunda tüm talep ve başvuru haklarımız saklı kalmak üzere bilgilerinize sunarız.

Korgeneral Orhan Akbaş
Vekili Av. Umut Kemal Yıldırır




HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.