Alman’ın hıncı Müslümanlara
Almanya’nın dindar Müslümanlara karşı uyguladığı çifte standart, Bedrettin Dalan’ın iade edilmemesiyle bir kez daha gün yüzüne çıktı. Ergenekon terör örgütü davası kapsamında yargılanan Bedrettin Dalan’ı “Müebbet hapis cezası talebiyle yargılanacak” diye iade etmeyen Almanya, 12 Ekim 2004 tarihinde yine müebbet hapis cezası talebiyle yargılanan Metin Kaplan’ı Türkiye’ye iade etmekte herhangi bir sakınca görmemişti. Ergenekon davası ile birleştirilen İnternet Andıcı davasının bir numaralı sanığı olan Bedrettin Dalan’ın Almanya’da olduğunu tespit eden Türkiye, firari konumdaki Dalan’ın iade edilmesi için Alman makamlarına 15 Haziran 2011 tarihinde başvurarak gözaltı işlemi yapılmasını istedi. İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı başvuruya Alman İnterpolü 21 Temmuz 2011’de şöyle cevap verdi: “Dalan’ın suçuna öngörülen cezanın ağırlaştırılmış müebbet hapis olması nedeniyle Federal Adli Ofis tarafından iade talebinin reddedildiği...”
Alman makamlarının Dalan’la ilgili tavrının uluslararası hukuk kurallarına uymadığı belirtilirken, devletler arası sanık ve şüphelilerin iadesi ancak “Ölüm cezası” ile yargılanmaları halinde gerçekleşmiyor.
KAPLAN’A ÖYLE, DALAN’A BÖYLE
Dalan’ın iade edilmemesine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılamayı gerekçe gösteren Alman İnterpolü, aynı prosedürü Metin Kaplan’ın iadesinde işletmemişti. Kaplan’ı “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla” yargılamak için isteyen Türkiye’ye Almanya olumlu cevap vermiş ve Kaplan, 12 Ekim 2004 tarihinde gece yarısı İstanbul’a gönderilmişti. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını düzenleyen TCK’nın 146. maddesinden yargılanan Metin Kaplan 7 yıldır Edirne Cezaevi’nde hapis yatıyor. Kaplan’ın yargılandığı TCK 146. maddeden yargılanan firari sanık Bedrettin Dalan ise yıllardır kaçak olarak yurtdışında yaşıyor. Ülke ülke dolaşan Dalan son olarak Almanya’da ortaya çıkmış ve kaçtığı günden bu yana ilk kez görüntülenmişti.
ÇELİK: ALMANYA DALAN’IN KORUYUCU ŞEMSİYESİ OLDU
Dalan’ın Türkiye’ye iade edilmesi konusunda direnen Almanya’nın çifte standardına büyük tepki var. Metin Kaplan’ın avukatı Mustafa Halit Çelik, Almanya’nın tavrının, batılı ülkelerin klasik İslam düşmanlığının açık bir örneği olduğunu kaydetti. Batı’nın Refah Partisi, başörtülü öğrenciler ve YAŞ mağdurlarının AİHM’e yaptığı başvurularda da Müslüman karşıtlığı anlayışıyla hareket ettiğini anlatan Çelik, “Söz konusu Müslümanlar olunca batı ülkeleri çok değer verdikleri standartlarından hemen çark ediyor. Batının dindar Müslüman karşıtlığı aynı maddeden yargılanan Bedrettin Dalan ve Metin Kaplan olaylarında kendini göstermiştir. Metin Kaplan’ı hemen iade eden Almanya, aynı suçtan yargılanan Bedrettin Dalan için korucu şemsiye gibi davranıyor” değerlendirmesinde bulundu.
ALMANYA VAKİT’İ DE KAPATMIŞTI
Almanya’nın dindar Müslümanlara yönelik çifte standardı; basın yayın kuruluşlarına yönelik işlemlerde de kendini gösteriyor. Anadolu’da Vakit gazetesinin Almanya’daki şirketini hiçbir mahkeme kararı olmadan kapatan Almanya İçişleri Bakanlığı, terör örgünü PKK’nın yayın organı olan Özgür Gündem gazetesine ses çıkarmıyor. PKK’nın sesi gibi yayın yapan Özgür Gündem gazetesi, Türkiye’nin girişimlerine rağmen Almanya’daki yayınlarına devam ediyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.