Yaşar Kemal'e bomba soru
Yayınlanma:
Bugün Irak ve Afganistan’daki katliamların baş sorumlularından birisi de, ödül aldığın o general değil mi?..Ve siz o ödülü sırıtarak alırken, Fransız generalin elindeki kanları temizlemiş olmuyor musunuz?
İşgalci ordunun generalinden aldığınız; barış ödülü mü?
Şu şaklabanlığa bakar mısınız..
Bir sene öncesinin Fransız Genelkurmay Başkanı, “Büyük subay” anlamındaki ödülü Yaşar Kemal’e veriyor.
Askerlerin en tepesindeki adam..
Askerlikle özdeşlemiş “subay” kelimesini isminde barındıran bir ödülü veriyor.
Ödülü alan Yaşar Kemal ise, verenin kimliğinden sıyrılmış, verilen ödülün isminden soyutlanmış, bambaşka havalarda..
“Bir çok sanatçı gibi ben de ‘Dünyayı güzellik kurtaracak’ diyorum. Ama bakıyorum, yanım yörem cehennem. Kimi ülkelerde kan gövdeyi götürüyor, insanoğlunun en büyük utancı olan savaşlar sürüp gidiyor” açıklaması ile, üç maymunu oynuyor..
Tabii ki, ulusalcı Yaşar Kemal’e, “Adamlar soykırım yasasını kabul etmek üzereler. Artık Türklerin Ermenilere soykırım uygulamadığını söylemek bile, Fransa’da hapisle cezalandırılacak. Siz bu ülkeden ne madalyası alıyorsunuz? Hadi alıyorsunuz, bir kelime ile şu aktüel konuya bir eleştiri getirseniz” diyecek değilim.
Çünkü bunların ulusalcılıkları, kendi ülkelerinde..
Bize satıyorlar, ulusalcılıklarını.
Yabancı birisini görünce, eziklik duygusundan, saklanacak delik arıyorlar..
“Ne şönsalyesi imiş? Ne madalyası imiş? Ben bir sanatçıyım. Savaşa karşıyım! Sen, bir genelkurmay başkanı değil misin? Daha düne kadar, binlerce askerinle, Irak’ta ne yapıyordun? Koltuğunu bıraktığın genelkurmay başkanı, binlerce Fransız askerle, bugün hâlâ Afganistan’da ne yapıyor? Bana bu ödülü getiren general, hatırlasana.. Daha iki yıl önce, 10 askerin Afganistan’da öldürüldüğünde, başını ellerinin arasına almış, kara kara düşünüyordun.. Ama orda öldürdüğünüz binlerce Afgan için hiç üzülmedin. Sahtekarlığı bırak, işgalden başka bir şey bilmeyen general. Ben senden ödül mödül istemiyorum” demesini hiç beklemiyorum.
Ama..
Ama en azından, verilen ödülün anlamını gizleyerek, sanat-manat edebiyatına da soyunmasınlar..
İkiyüzlülük yapmasınlar..
Verilen ödülü, sanki bir sivil toplum kuruluşu önderi kendilerine takdim ediyormuşçasına, “barış, kardeşlik” türküleri ile göz boyayarak halka sunmasınlar..
“Özgürlük-adalet” kavramlarını, generalin elinden aldıkları ödülün kamuflajı için kullanmasınlar..
Ödül teslimi sırasında, YaşarKemal’in şu sözlerine bakın: “Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik tüm insanlığın ortak özlemidir. AB, farklı kültürlerin, farklı birikimlerin ülkelerin zenginliği olduğunu gören ve üstüne titreyen bir barış birliği olarak yola çıkmıştı. AB’nin düşünce temellerinde Fransa vardır.’’
Ohhh. Ne güzel..
Ne güzel şaklabanlık bu..
Cezayir’deki soykırımı, Libya’daki eski katliamları hatırlatmayacağım..
Yaşar Bey’in yaşı müsait ama..
“Hatırlamıyorum, ben o yıllarda ırgatlık yapıyordum” diyebilir!..
Irgatlığı küçümsediğimden değil.
Ama kendini inkar edenleri deşifre etmek için hatırlatıyorum bunları..
YaşarKemal’e, dünden değil, bugünden örnek vereyim..
Bugün Irak ve Afganistan’daki katliamların baş sorumlularından birisi de, ödül aldığın o general değil mi?..
Ve siz o ödülü sırıtarak alırken, Fransız generalin elindeki kanları temizlemiş olmuyor musunuz?
Üstelik bir de, “Sanat, gerçek sanat; zulmün, şiddetin, tüketici oburluğunun, insanca olmayan her davranışın karşısındadır. Çünkü bana göre, ne olursa olsun, her biçim sanatın birinci işi başkaldırıdır” laflarını sarfediyorsunuz..
“Sanat eşittir başkaldırı” ise..
Şu ödül aldığın, elleri kanlı generale bir başkaldırı örneği sergileseydin ya..
“Hoop dedik general.. Sen bu ödülü al, evine götür.. Bana bir ödül vermek istiyorsan, Afganistan’daki katliamın hesabını ver.. Niçin Afganistan’ı işgal ettiniz, bunun hesabını ver!” başkaldırısında bulunsaydın ya..
Neydi o, sırıtarak “benim ödüle ihtiyacım yok” riyakarlığı..
Ama siz başkaldırıyı, hep halkın kendisine karşı gösterirsiniz değil mi?
Halkın kendisine ve halkın inançlarına.
Kadınları soyarsınız.. “Sanat” der, insanları susturursunuz..
Manevi değerlere hakaret edersiniz.. “Sanat” der, mahkemeleri sindirirsiniz..
Aile hayatını yıkacak filmler çevirir, “Sanat” diye çoluk çocuğa bile seyrettirir, tüm kurumları esir alırsınız..
Sanatı, yıkmak için kullanırsınız..
Şimdi buna bir de, “İşgalci generallerin, ellerindeki kanları temizlemek için kullanma”yı eklediniz. Hayırsız, uğursuz olsun!
Ali Karahasanoğlu / Yeni Akit
Ali Karahasanoğlu / Yeni Akit
Dünya
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.