Ordaki oylamanın hiçbir önemi yok
150 bin oyun iştahı, Avrupa’ya pahalıya mal olacak!
Fransa’daki oylama, bu kadar önemli mi?
Bence değil..
Niye önemli değil?
Değişiklik yapılırsa, ne olacak?
Fransa sınırları içinde, “Ermenilere soykırım uygulanmamıştır” diyene ceza verilecek.
Canım onlar böyle saçma bir kanunu çıkartırlarsa, ben de Fransa sınırlarını geçer, ondan sonra saydırırım söyleyeceklerimi.
Özellikle Fransız elçiliklerinin tam karşısına, 365 gün, 24 saat kalacak şekilde, “Türkler Ermenilere soykırım uygulamamıştır” pankartları asar, dalgamı geçerim..
Çıkarılacak kanun, sadece Fransa’da geçerli olacağına göre.. Hiç sorun yok..
Fransa’da yaşayan Türk sayısı belli. Onların da “Türkler Ermenilere soykırım uygulamamıştır” gerçeğini, sabah akşam tekrarlama ihtiyaçları olduğunu sanmıyorum. Dolayısı ile, çıkarılacak kanunun, pratik hiçbir bir sonucu olmayacaktır..
O halde?
O halde, konuştuğumuza değmez, bu soykırım yasasını..
Kafamızı bununla bozmayalım.. Bırakalım, istedikleri gibi çıkartsınlar..
Ama, “Bırakalım çıkartsınlar” dediysek, “Olaya hiç müdahil olmayalım” da demiyorum.
Onlar çıkartsınlar. Biz de bunun kamçısı ile, hem Fransa’daki, hem de diğer Avrupa ülkelerindeki Türkler.. Hatta sadece Türkler de değil, tüm Müslümanlar üzerindeki gücümüzü harekete geçirelim.
Bakalım o zaman, “Ermeni soykırımını inkar etmek suçtur” şeklindeki bir kanunu mu geçirirler.. Yoksa, “Ermenilerin soykırıma uğradığını iddia etmek, suçtur” şeklindeki bir düzenlemeyi mi?
Bunların derdi menfaattir çünkü..
Bunlar, “güç”ten anlarlar.
Bakmayın siz, “özgürlükler”in, “düşünce ve ifade hürriyeti”nin beşiği oldukları edebiyatına..
Hani nerde düşünce hürriyeti? Nerde konuşma özgürlüğü?
Bir karşı fikri/düşünceyi ceza kanunu ile yasaklamaya kalkışan bir ülkede, düşünce özgürlüğünün var olduğunu, kim söyleyebilir.
150 bin Ermeninin oyunu almak için, gözlerini kapatmışlar, uçuruma doğru koşuyorlar.
Koşsunlar.. Hem kendileri düşecek, hem de Müslümanları uyandırmış olacaklar..
Gerçekten de, bu olay vesilesi ile, Türkiye’nin yapacağı organize bir atak, Avrupa Müslümanları üzerindeki etkimizi görünür kılabilir.
Bakın Ortadoğu ülkelerine.. Bakın Müslüman coğrafyaya.. Hemen hepsinde, Tayyip Erdoğan sempatisi doruk noktada..
Aynı sempati, Fransa’daki, Almanya’daki, İngiltere’deki Müslümanlarda da var.
Ama şimdilik, Avrupa’daki Tayyip Erdoğan sempatisi, görünür değil.
Soykırım yasasına tepkiler, bu sempatiyi görünür kılabilir...
150 bin Ermeniyi memnun etmek için yola çıkanlar, 2 milyon Müslümanın kenetlenmesi ve ortak tepkisi ile karşı karşıya kalabilirler..
“Uyuyan dev”i uyandırmanın sonunda yaşanacaklar, gerçek Fransızların bundan sonraki gündemi olacak..
Bu gündemin bir faydası daha oldu.
“İçimizdeki fransızlar”ı bir daha tanımış olduk.
Bakın BDP’lilere.. Balıklama atladılar, “Ermenilere soykırım yapılmıştır” iddialarına..
BDP sözcülerinin tabanları ile ne kadar kopuk oldukları, bu konuda da su yüzüne çıktı.. Gidin güneydoğu illerimize, sorun Kürt vatandaşlarımıza. “Ermenilere soykırım yaptık” diyecek kaç kişi çıkar?
Ermenilere soykırım yapıldığı ileri sürülen iller, zaten Kürt vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı iller..
Ne yani, Kürtler mi, Ermenileri soykırıma tabi tuttu? En azından, devlet soykırımı uygularken, Kürt vatandaşlar da seyirci mi kaldı?
Entel BDP yöneticileri, gerçek yüzlerini ortaya koydular.. Fransız sözcülüğüne soyunurken, istismar ettikleri kendi tabanlarını yine inkar ettiler..
Sadece BDP tavanı değil, içimizdeki fransızlar.
Fransa ile yakın işbirliği içindeki, özellikle hukuk çevrelerinin çok bilmişleri de, en azından sessiz kalarak, “içimizdeki fransız” gerçekliğini tescillediler..
Fransa’nın sabah akşam propagandasını yapan, Galatasaray Üniversitesi’nin çok bilmiş öğretim üyelerine bakın.. YÖK eski Başkanı Erdoğan Teziç.. YÖK üyesi Necmi Yüzbaşıoğlu.. İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal.. Ve Galatasaray Üniversitesi’nin diğer ahalisi.
Bakın, hiçbirisinin azıcık sesi çıkıyor mu? Ciddi bir tepki vermeye, hiç yanaşıyorlar mı?
Oysa yapacakları, “En kutsal değerlerin bile tartışıldığı, karşı fikirlerin söylenebildiği ülkelerde, soykırım ile ilgili farklı bir görüşü ceza maddesi ile yasaklamak, ilkel bir girişimdir” diyecekler.. Vazifelerini yapmış olacaklar..
Ama olur mu?
Fransa aleyhine hiç laf söyleyebilirler mi?
Onlar, içimizdeki fransızlar.. İçimizdeki fransızlar, gerçek Fransız’lara hiç laf edebilirler mi?
Ali Karahasanoğlu / Yeni Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.