Aydın Menderes vefat etti
Eski başbakanlardan Adnan Menderes’in oğlu Aydın Menderes, bağışıklık sistemindeki sorunlar sebebiyle 34 gündür tedavi gördüğü hastanede dün 20.30 civarında 65 yaşında hayatını kaybetti.
Menderes yarIn İstanbul’da AnIt Mezar’a defnedİlecek
Tedavi gördüğü Atatürk Araştırma Eğitim Hastanesi’nde hayatını kaybeden Aydın Menderes için bugün Hacıbayram Camii’nde öğlen namazını mütakiben cenaze namazı kılınacak. Menderes, yarın İstanbul’da Fatih Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından defnedilecek. Menderes için iki ayrı cenaze namazı kılınacak. Bugün Hacıbayram Camii’nde öğle namazını mütakip kılınacak cenaze namazının ardından Menderes’in naaşı İstanbul’a götürülecek.
Menderes, yarın Fatih Camii’nde öğlen namazını mütakiben kılınacak cenaze namazının ardından Topkapı’daki anıt mezara, babasının yanına defnedilecek.
İstanbul’da kılınacak cenaze namazına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı bildirildi.
Türkiye’nin çok partili siyaset dönemiyle yaşıt bir siyasetçi AYDIN MENDERES
Türkiye’nin çok partili hayata geçişini simgeleyen isim Merhum Adnan Menderes’in hayatta olan tek çocuğu Aydın Menderes, dün gece hayatını kaybetti. Dmokrasi uğruna verdiği mücadelede cuntacıların hedefi haline gelerek idam sephasında dünyaya veda eden merhum Adnan Menderes’in üç çocuğu vardı. Aydın Menderes; Yüksel ve Mutlu ağabeylerinden küçük ve ailenin son çocuğuydu.
Menderes ailesinin hayat hikayesi baştan sona acılarla dolu. Ailenin ismi zikredilirken yanına gelen kelimemeler; acı, dram, hüzün, kaza, ölüm... Küçük yaşta babasını ve ablasını kaybettikten sonra hayata tek başına tutunan baba Adnan Menderes, 10 yıl başbakanlık yaptıktan sonra 27 Mayıs cuntasının hedefi haline gelmiş; uzun süren ve acılarla dolu yargılama ve mahpus hayatının sonunda idam edilmişti. Ardından çocukları Yüksel intihar etti, Mutlu, trafik kazasında öldü. Dün gece dünyaya veda eden en küçük kardeş Aydın, geçirdiği trafik kazasının ardından hayati tehlikeyi atlatmış ancak kol ve bacaklarında felç oluşmuş ve tekerlekli sandalyeye mahkum olmuştu.
1946 yılında Ankara’da doğan Aydın Menderes, Türkiye’deki demokrasi süreciyle yaşıt sayılır. Çünkü 1946 yılından itibaren Türk siyasi hayatı, CHP dışında 2. bir partinin kurularak seçimlere çok partili olarak gidilmesi ile başlamıştı.
Ankara Koleji’ni bitirdikten sonra yüksek öğrenimini Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde 1968 yılında tamamlayan Aydın Menderes, siyasete 1970 yılında Aydın’da Demokratik Parti’nin il başkanı olarak atıldı. 1977 yılında Adalet Partisi Konya Milletvekili ve 1978 yılında aynı partinin genel idare kurulu üyesi olan oğul Menderes, 12 Eylül sonrasında 10 yıl siyasetten yasaklılar kapsamında yer aldı. 1987 yılında siyasi yasakların kaldırılmasıyla Süleyman Demirel’e destek verdi. 1993 yılında kurucusu olduğu Büyük Değişim Partisi’nde genel başkanlığına seçildi. 1994 yılında bu partiyle birleşen Demokrat Parti’de genel başkan oldu.
REFAH PARTİLİ YILLARI
1995 yılında Refah Partisi’nden İstanbul milletvekili seçilen Menderes, 1996’da aynı partinin genel başkan yardımcılığına getirildi. MGK’nın hazırladığı ve başta 8 yıllık temel eğitim olmak üzere ve Kur’an kurslarına kısıtlama getiren kararnameyi imzalamak istemeyen dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’la ters düştü. Menderes, genel başkanının kararnameyi imzalaması gerektiğini, aksi taktirde hükümetten çekilmesi gerektiğini söylemişti. RP’nin kapatılmasının ardından kurulan Fazilet Partisi’nden 18 Nisan 1999 seçimlerinden sonra yeniden milletvekili seçildi. Partide siyasi işlerden sorumlu genel başkan yardımcısı oldu, GİK üyeliği yaptı. Partinin genel başkan yardımcısı olarak İstanbul Millvetvekili Merve Kavakçı’nın Meclis’te karşı karşıya kaldığı başörtüsü zorbalığı nedeniyle FP’yi eleştirdi. Aydın Menderes, milletvekili Merve Kavakçı nedeniyle “çıkmaz sokağa girdiğini” iddia ettiği FP’den 6 Mayıs 1999’da istifa etti. Siyasetten kopmayı düşünmeyen Menderes, bağımsız olarak milletvekilliğini sürdürdü. Fazilet Partisi’ne neden katıldığını ve neden ayrıldığını anlatamadığından yakınan Menderes, “Bir de geri dönersem herkesin kafası büsbütün karışır” diyerek eski partisine geri dönmeyeceği mesajını verdi.
SİYASETİ DYP’DE BIRAKTI
Kasım 2002’de DYP’den Aydın milletvekili adayı olan Menderes, DYP’nin 3 Kasım 2002 seçimlerinde barajı aşamaması üzerine parti genel başkanlığını ve siyaseti tamamen bıraktı. Siyaset dışında Aydın Çakırbeyli’de çiftçilikle meşgul oluyordu. Geçirdiği trafik kazası sonucu felç olan Menderes, bağışıklık sistemindeki sorunlar nedeniyle uzun süredir Ankara Atatürk Hastanesi’nde tedavi görüyordu.
6 KİTAP YAZDI, KÖŞE YAZARLIĞI YAPTI
Aydın Menderes’in Tarihte Bir Yolculuk, Aydın Menderes ve Siyasette Yeni Yönelişler, Yirmibirinci Yüzyıla Girerken Dünya ve Türkiye, Yirmibirinci Yüzyıla Girerken Demokrat Parti’nin Misyonu, Gelenekten Güncele ve Devletin Alınyazısı gibi eserleri bulunuyor. Aydın Menderes; 2003 ylında Tercüman gazetesinde köşe yazıları yayınlanmaya başladı. Uzun sure Yeni Asır gazetesinde köşe yazıları yazdı.
Başhekim Bozkurt: “Sayın Menderes, saat 20.30’da yoğun bakım ünitesinde vefat etmiştir”
ANKARA- Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof.Dr. Murat Bozkurt, Aydın Menderes’in saat 20.30’da yoğun bakım ünitesinde vefat ettiğini bildirdi. Bozkurt, Menderes’in 34 gün önce diğer bir hastaneden akciğer enfeksiyonu ön tanısıyla Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kabul edildiğini belirtti. Yapılan ilk tetkik ve değerlendirme sonucunda, derin ven trombozu, pulmoner tromboemboli, pnömoni ve buna bağlı solunum yetmezliği tanıları konan Menderes’in takip ve tedavi altına alındığını belirten Bozkurt: “Solunum kaslarında yetmezlik nedeniyle solunum cihazına bağlanmış ve daha sonraki takiplerinde gelişen çoklu organ yetmezliği ve bunlara ilaveten septik şok tablosuyla Sayın Aydın Menderes, 23 Aralık 2011 tarihinde saat 20.30’da yoğun bakım ünitesinde vefat etmiştir” dedi.
Arınç: Babasını çok özlüyordu
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Aydın Menderes’in ölümünden büyük üzüntü duyduğunu belirtti.
Arınç, şunları söyledi:
“Son zamanlarda hastanede yattığını biliyordum ama ziyaret etmek kısmet olmadı. Haberi aldım, çok üzgünüz. Bizden yaşça büyük, siyasi tecrübe olarak çok daha güçlüydü. Güzel bir ailenin güzel bir evladıydı. Türk halkının gönlünde taht kuran bir başbakanın oğluydu. Güzel hatıralarımız vardı. Siyasette iz bıraktı. Örnek bir aile hayatı da oldu.”
Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hepimizin de bildiği gibi feci bir kazanın ardından uzunca bir süredir tekerlekli sandalyeye mahkum yaşıyordu. Ama bu döneminde de hiç boş durmadı. Yazdı, analizler yaptı, konferanslar verdi. Bir aydın olarak yaşadığı topluma hasta yatağında, bu şekilde faydalı olmaya çalıştı. Kendisi ile en son TRT’nin yaptığı Ali Adnan Belgeseli’nin gala gecesinde bir araya gelmiştim. Hiç unutamadığım şu sözleri o akşam salonda bulunan hepimizi gözyaşına boğmuştu.
Demişti ki; ‘Annemi çok seviyordum. Babamı da. Hâlâ da ikisini çok seviyorum. Ama son zamanlarda babamı çok özlüyorum. Rabbim ikisini de cennette birbirine kavuştursun. Bu dünyadaki çileli yaşamları inşallah orada huzura kavuşur.’
Ben başta acılı eşleri olmak üzere Menderes ailesinin tüm sevenlerine, dostlarına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet etsin.”
“Allah, anne ve babasıyla onu cennetinde buluşturur”
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Aydın Menderes’in vefat haberinin duyulmasının ardından Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne geldi. Başhekim Prof. Dr. Murat Bozkurt’tan bilgi alan TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Menderes’in ailesiyle de görüşerek başsağlığı dileğinde bulundu. Çıkışta gazetecilere açıklama yapan ve Menderes’e Allah’tan rahmet dileyen Çiçek, şunları söyledi: “Kendisini yakinen tanıyoruz. Uzun yıllar hukukumuz da oldu. Gerçekten ismi gibi aydın ve aydınlık fikirlerin sahibiydi. Çok değerli bir siyaset adamıydı. İnşallah Allah ailesiyle beraber, babasıyla, annesiyle, kardeşiyle beraber onu cennetinde buluşturur. Cenabı Hak’tan bunu temenni ediyorum. Mekanı cennet olsun. Milletimizin, ailesinin ve sevenlerinin başı sağolsun, söylenecek budur.”
İdam, şüpheli ölüm ve trafik kazası...
Menderes, hayatı boyunca ard arda dramatik olaylar yaşadı. Babasının 17 Eylül 1961’de idamının ardından ağabeyi Yüksel Menderes, 1 Mart 1972’de Ankara’daki evinde ölü bulunur. Başucunda Kur’an-ı Kerim bulunan Yüksel Menderes, kareli bir kağıda yazdığı veda mektubunda “Hayatta kaderin bütün cilveleri beni buldu. Kötü hadiseler karşısında daha fazla tahammül gösteremeyeceğim. Artık yaşama gücümü kaybettim” demişti.
Ölümü kuşkulu bulunan Yüksel Menderes ile 15 gün önce birlikte çalışma yaptıklarını anlatan şimdiki RP Ankara Milletvekili Şaban Karataş veda mektubundaki yazı ile Yüksel’in el yazısının biribirini tutmadığına dikkat çekmişti. Ancak annesi Berrin Hanım’ın “Bırakın öyle kalsın. Üzerine daha fazla gidip de yaramızı deşmeyin” ikazı üzerine aile yakınları dosyayı kapatmıştı.
Menderes ailesinin 1972’de yaşadığı bu elim olayların ardından diğer kardeş Mutlu Menderes, 1 Mart 1978’de trafik kazasında hayatını kaybetti. Bu kazaya ilişkin de soru işaretleri vardır ancak bunlar yıllardır aydınlanmadı.
Adnan Menderes’in hayattaki son oğlu Aydın Menderes de, önünün açıldığı bir dönemde trafik kazası geçirdi. Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı’yken 15 Mart 1996’da Afyon’un Sandıklı ilçesi çıkışında kaza geçirdi. Ankara’dan Antalya’ya RP toplantısına giden Menderes’in otomobili, bir kamyonu sollayan araçla çarpışmamak için şarampole düşüp 4 takla attı. Menderes’in önde oturduğu ve kemer takmadığı bildirilirken, kaza sonrası Ankara’daki Bayındır Tıp Merkezi’ne kaldırılan Menderes’in bel omurunun kırıldığı ve boyun sinirlerini ezildiği belirlendi. Boynundan aşağısı felç olan Menderes, tekerlekli sandalye ile yaşamaya başladı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.