Fransa gibi ülkeleri sevindirdik
Şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle ilgili tartışmalar sürerken, Erzincan’da yaşayan 50 yaşındaki Rafet Türkoğlu, geçtiğimiz Mart ayında 80 yaşında vefat eden babasının 55 yıl önceki fotoğraflarını Erzincan Şeker Fabrikası’nda buldu.
Fabrikanın özelleştirme kapsamında satılmasına tepki gösteren Türkoğlu “Geçmişimizin bütün hatıralarının bulunduğu bu fabrika satıldı. Buna sadece bir fabrika satışı olarak bakamayız. Erzincan’ın geçmişi de satılmış oldu” dedi.
UMUDU YOKTU AMA…
Babasının gençlik dönemlerine ait hiçbir fotoğrafı bulunmayan Türkoğlu, çaresiz bir şekilde arayışa girdi. Önce tabu kayıtlarından babasının fotoğraflarını bulabileceğini düşündü ancak prosedürle uğraşmayı göze alamadı. Türkoğlu, Erzincan Şeker Fabrikası’ndan emekli olan babasının fotoğraflarını fabrikada bulabileceğini düşündü. Ancak pek de umudu yoktu. Çünkü 1956 yılında kurulan Erzincan Şeker Fabrikası’nın arşivinin bugüne kadar korunacağını pek düşünmüyordu. Umutsuz bir şekilde fabrikanın personel arşivine başvurdu. 10 dakika geçmeden babasının 55 yıl önceki farklı zamanlarda çekilmiş birçok fotoğrafını görünce gözyaşlarına hâkim olamayan Türkoğlu, yaşadığı duygu yoğunluğundan dolayı bir süre kendisine gelemedi. Rafet Türkoğlu, arşivde çalışan görevlilere teşekkür ederek fabrikadan ayrıldı.
HARFİYAT ÇEKMİŞ
Türkoğlu’nun babası Mehmet Türkoğlu Almanlar tarafından kurulan şeker fabrikasının temeline at arabasıyla hafriyat çekmiş ve 1957 yılında da fabrikada bir fiil çalışmaya başlamıştı. 23 yıl çalıştıktan sonra 1980 yılında emekli olan babasının geçtiğimiz Mart ayında vefat ettiğini hatırlatan Türkoğlu, Şeker Fabrikası’nın arşivinin bugüne kadar korunmasının kendisini şaşırttığını belirterek “Şeker fabrikasının çok ekmeğini yedik. Babamın geçmişini de yine bu fabrikada bulabildim” dedi.
FABRİKA İLE BİRLİKTE ERZİNCAN’IN GEÇMİŞİ DE SATILDI
Ancak bugünlerde çok üzgün olduğunu ifade eden Rafet Türkoğlu, “Geçmişimizin bütün hatıralarının bulunduğu bu fabrika satıldı. Buna sadece bir fabrika satışı olarak bakamayız. Erzincan’ın geçmişi de satılmış oldu. Özel sektörün bu fabrikayı çalıştıracağını düşünmüyorum. Tüten bir bacamız vardı o da kapanırsa bu insanlar ne yapacaklar? Ben fabrikada çalışmıyorum ama hükümetin bu yanlıştan dönmesini istiyorum. Yoksa yazık olacak” diye konuştu.
FRANSA GİBİ ÜLKELERİ SEVİNDİRECEĞİZ
Öte yandan, Şeker İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, Türk şeker sektörünü yok etmek isteyenlerin başında Fransa’nın geldiğini ifade ederek, özelleştirme ile Fransa gibi ülkelerin sevindirilmiş olacağını söyledi. Gök “Şeker fabrikalarını satarak Fransa gibi düşmanlarımızı sevindirmeyelim” dedi.
Gök’ün açıklaması şöyle: “Bugün Fransa, şeker üretiminde dünya sıralamasında dördüncü, Avrupa'da ise üçüncü sırada yer alan ve ekonomisi her geçen büyüyen Türkiye'yi sözde Ermeni Soykırımı örneğinde olduğu gibi çeşitli oyunlarla şeker sektöründe de yok etmeye çalışmaktadır. Şüphesiz, Soykırımcı Fransa'nın, AB reform sürecinde 21 olan şeker pancarı üreticisi ülke sayının 6'ya
düşürülmesi noktasında da parmağı vardır. Planda, Almanya, Fransa,Hollanda, Danimarka ve Polonya gibi büyük üreticiler şeker pancarı üretmeleri, bunun dışındaki AB ülkelerinin ise zorunlu olarak
üretimden çekilmeleri yer almaktadır.”
ÖİB HÜKÜMETİ YANLIŞ BİLGİLENDİRİYOR
Şeker İş Başkanı şöyle devam etti: “Bu sebeple Türkiye'nin, şeker sektöründe yapması gereken, fabrikaları özelleştirmek yoluyla elden çıkarmakla Fransa gibi düşmanlarını sevindirmek değil, bu fabrikaları teknolojiyle yenilemek ve şeker üretimini daha da artırmak olmalıdır. "2023 lider ülke Türkiye" vizyonu ise şeker sektörüne sahip çıkmaktan geçmektedir. Dünya'da ve AB ülkeleri arasında 3 milyar dolara yakın katma değeri ile şeker sektöründe lider olmanın başka bir yolu da yoktur. ÖİB hükümeti yanlış yönlendirerek bilgi soykırımı yapıyor Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın hükümetimizi şeker fabrikalarının özelleştirilmesi konusunda yalan yanlış bilgilendirerek bilgi soykırımı yapmasını kabullenemiyoruz. Zaman, düşmanları değil, Türk çiftçisini, işçisini, memurunu sevindiren kararlara imza atma zamanıdır. Bu beklenti, tüm Türkiye'nin ve sektörden ekmek yiyen on milyona yakın insanın beklentisidir.”
Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.