Menderes uğurlandı
Törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Erdoğan da katıldı. Törene Egemen Bağış ve Hayati Yazıcı gibi bakanların yanı sıra eski bakanlar Köksal Toptan ve Kürşat Tüzmen, Has Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek,eski başbakanlardan Tansu Çiller'in de aralarında bulunduğu çok sayıda siyasetçi katıldı.
Eski TBMM Başkanı Köksal Toptan Aydın Menderes'in, babası Adnan Menderes gibi Türkiye'ye demokrasinin gelmesi ve yerleştirilmesi için düşünen, düşündüğünü de hayata geçirmeye çalışan biri olduğunu dile getirdi. Toptan, " Büyük Türk mütefekkiriydi. Çok klasik bir laf ama gerçekten yeri doldurulamayacak bir insandı. Onu kaybetmiş olmak bir dostu arkadaşı kaybetmenin de ötesinde, Türk Milleti için de gerçekten çok büyük bir kayıptır. Mekanı cennet olsun." dedi.
Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, çok değerli bir insanı kaybettiklerini söyledi. Zeybek Aydın Menderes'in gerçek anlamıyla aydın bir insan olduğunu vurguladı. Zeybek, "Aydınlığı hem kafasında hem kalbindeydi. Kendisine fırsat verilseydi çok büyük hizmetler yapacak bir insandı. Kalbinin derinlilerinde imanı yaşayan mümin bir müslüman, imanın gereklerini her hal ve şartta yaşayan bir insandı. Demokrat Parti'nin genel başkanlığını yapmıştır. Bizim kardeşimizdir ama tüm milletimizin de bir değeridir. Şehit Başbakan Adnan Menderes'in hayatta kalan tek oğluydu. Ona Allah'tan rahmet, milletimize de başsağlığı diliyorum." şeklinde konuştu.
FOTORAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ...
VİDEO İÇİN TIKLAYINIZ...
"SOYADINI HEP İFTİHARLA TAŞIDI"
Aydın Menderes'in iyi bir müslüman olduğunu vurgulayan HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş şöyle konuştu: "Sık sık görüştüğümüz çok sevdiğimiz bir ağabeyimizdi. Soyadını büyük bir iftiharla taşıdı. Aydın Beyi özetlemek gerekirse dört kelime söylemek lazım; İyi bir dindar, iyi bir müslüman, iyi bir vatanseverdi. Millet aşığıydı. Siyasetinin hiçbir döneminde kendisine ve ailesine o kadar zulüm yapılmasına rağmen bunu hiçbir zaman gündelik siyasi polemiklere alet etmedi. Her zaman bilge bir siyasetçi olarak kaldı. Yeri doldurulamayacak bir siyasetçiydi. Şerefli bir ailenin belki de son temsilcisiydi. Mazlum başbakanın oğlu, çok iyi bir insandı. Allah yerini cennet etsin. Aydın Menderes adına gösterilen bu ilginin siyaseten büyük bir ders olduğu kanaatindeyim. Adnan Menderes'i asanlar, ona zulmedenler ki Adnan Menderes'ten sonra ailesine çok zulümler yapıldı. Ama bu millet kalbindeki büyük hüzünle dün Ankara'da bugün de İstanbul'da büyük bir teveccühle Menderes'e sahip çıktığını gösteriyor."
"Adnan Menderes bir demokrasi şehididir. Oğlu Aydın Bey ise son derece birikimli bir bünye, mütevazi bir kişilik taşıdı." diyen eski bakan Kürşat Tüzmen ise duygularını şu şekilde dile getirdi: "Yaşadığı acıları, sıkıntıları dışarı yansıtmadı. Her zaman birleştirici, bütünleştirici oldu. Bu kadar mütevazi ve birleştirici bir kişiliği yansıtmak herkese nasip olmaz.Türk Milletinin başı sağolsun."
TANSU ÇİLLER'E EMİNE ERDOĞAN EŞLİK ETTİ
Aydın Menderes'in cenazesine, Eski Başbakanlardan Tansu Çiller de katıldı. Beyaz bir başörtüsü takan Çiller Fatih Camisi'ne gelirken kendisine Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın eşlik etmesi dikkat çekti. Tansu Çiller ve Emine Erdoğan avluda kadınlar için ayırılan bölüme de birlikte geçti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Erdoğan ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek de camiye birlikte geldi. Devletin zirvesi Fatih Camisi'ne girer girmez cenaze namazı başladı.
Fatih Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Aydın Menderes'in cenazesi, konvoyla babasının adını taşıyan 'Adnan Menderes Bulvarı'ndan geçirilerek mezarlığa getirildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Cemil Çiçek, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Aydın Menderes'in eşi Ümran Menderes ve binlerce seveni menderesi burada yalnız bırakmadı. Menderes okunan dualarla son yolculuğuna uğurlandı.
MENDERES KİMDİR?
Menderes Ailesinin Bitmeyen Hüznü
Bir aileden geriye kalan son fotoğraf bu. Sadece bir saat izin verilmiş bir “aile saadeti !..”
Taraf'tan Yıldıray Oğur, Eski Başbakan Adnan Menderes'in oğlu Aydın Menderes'in son yolculuğuna uğurlandığı bugün, yazısında, Menderes ailesinin acılarla dolu sıradışı hayatını kaleme aldı. İşte 'Bir aileden geriye kalan son fotoğraf'ın ışığında Menderes'ler:
Bir aileden geriye kalan son fotoğraf bu. Evsahibinin fotoğrafın en ortasında oturan üniformalı olduğunu söylemeye gerek yok. Koltuğunda en rahat o oturuyor ve sadece o gülüyor. Tarih. 21 Ağustos 1961. Yer: Yassıada’da fotoğrafın ortasındaki koltukta oturan Ada Kumandanı Tarık Güryay‘ın odası.
Darbenin ardından yurtdışında olan iki oğlunun da gelmesiyle Menderes ailesi ilk kez ve son kez birarada. Sadece bir saat izin verilmiş bir “aile saadeti” bu.
Ada Komutanı’nın yanında ayakta beklettiği adam Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı Adnan Menderes. Ama ne geç tıraş olduğu için yüzüne tokat atmış komutanın yayıldığı koltukla verdiği mesaj, ne de böylece gazetelere verilen “Yassıada’da her şey yolunda” propaganda pozu umurunda. O gün sadece bir baba olarak orada öylece ayakta. 27 gün sonra daha sonra evlerinin girişine asılacak idam fermanı boğazında ve daha sonra parası ailesinden istenecek beyaz kefeni üzerinde İmralı Adası’ndaki darağacına çıktığında bile “Hayata veda etmekte olduğum şu anda, devletime ve milletime ebedâ saadetler dilerim. Bu anda karımı ve çocuklarımı şefkatle anarım” diyecek bir baba olarak.
Birkaç mendil ıslattığı o gün bir ara eşi Berin Menderes’in kulağına “Bana sürekli iğne yapıyorlar, dayanamıyorum” diye fısıldayabilmişti. Ama artık bütün Türkiye üzerinde sigara söndürülen, tekmelenen, uyuşturulan başbakanın dramını biliyor. Bu dram ülkenin hâlâ ana siyasi fay hattını kesmekte.
Fotoğrafın en solunda oturan ailenin büyük oğlu Yüksel Menderes. Fotoğraf çekildiği sırada 30 yaşında. Son görevi Belgrad Büyükelçiliği başkâtipliği. Darbenin ardından önce YTP’den siyasete girdi, sonra Adalet Partisi’nden vekil seçildi. Babası son vasiyetinde ona hitaben “Cesaretini hiç kaybetme” demişti. Bu vasiyeti 12 yıl tutabildi. Babasının idamından 4197 gün sonra bir elinde babasının fotoğrafı diğerinde Kuran-ı Kerim ve etrafa saçılmış boşandığı ama hâlâ âşık olduğu karısı İpek’in mektupları olan evinin mutfağında sonuna kadar açtığı havagazıyla intihar etti. Ardından bıraktığı mektupta şöyle yazıyordu: “Hayatta kaderin bütün kötü cilveleri beni buldu. Kötü hadiseler karşısında daha fazla tahammül göstermeyeceğim. Artık yaşama gücümü kaybettim. Babamdan daha kötü gidiyorum.”
Eşinin ardından büyük oğlunun ölümünü de gören anne Berin Menderes sakinleşmesi için kendisine verilen ilaçları “Bu beni öldürmez” diye reddedecekti. Ama acısı bununla bitmedi.
40 yaşında biten bir hayat
Fotoğrafın hemen başında yüzü asık olarak oturan ortanca oğul Mutlu Menderes. Fotoğraf çekildiği sırada 23 yaşında. Darbenin ardından yurtdışındaki yüksek lisansını yarıda kesip ülkeye dönmek zorunda kalmış. O da babasının ve ağabeyinin ardından siyasete girdi. Önce eski demokratların toplandığı Demokratik Parti’de, ardından Adalet Partisi’nde... Babasını idama götürenleri hiç affetmedi. Darbeye destek veren CHP ve sol karşıtı genç, sert bir politikacı olarak ün yaptı. Onun da gazetelere haber olan dalgalı bir evlilik hayatı oldu. 1 Mart 1978 gecesi nöbetçi eczane bulmak için dışarı çıktı. Yoldan geçerken bir arabanın çarpması sonucu ağır yaralandı. Ameliyata alındı ama kurtarılamadı. Öldüğünde sadece 40 yaşındaydı. Bir oğlunu daha toprağa gömen Berin Menderes cenazesinde “Tanrım nedir taksiratımız” diye ağlıyordu.
Fotoğrafta ayakta duran en küçük çocuk Aydın Menderes. Boyu babasını geçmiş ama sadece 14 yaşında. Ama darbenin en kötü günlerinde ağabeyleri yurtdışında olduğu için o yaşında annesinin tek dayanağı olmuştu. Tepkiler yüzünden Robert Kolej’den ayrılmış. Uzun süre ona ders verecek bir öğretmen bile bulunamamıştı. İki ağabeyini kaybettikten sonra siyaset sırası ona da geldi. Büyük Değişim Partisi diye parti kurup, rejimin tam karşısındaki Refah Partisi’ne girmeye, 28 Şubat’ta Erbakan’a isyana uzanan hareketli bir siyasi hikâye onunki. Daha 49 yaşındadır. 1996’da bir parti çalışmasına giderken geçirdiği kaza sonucu omurilik felci olur. Tekerlerli sandalyedeki ömrünün son demini ne dediğine bakılan bir kanaat önderi ve siyasetin âkil adamı olarak geçirdi. Ağzını hiç açamasa da, hiç yürüyemese de bu “Ülkesinin yetimi”ydi o. (Twitter’da Cemile Bayraktar’ın muhteşem ifadesiyle) Siyaseten değeri bu devletin öldürdüğü babasının bütün Türkiye’ye emanet ettiği ülkesinin yetimi olmaktı. Hâlâ seçimlerde “Menderes’in çizgisindeki partiye” oy verilen, hâlâ 27 Mayıs’la yüzleşilemeyen bir ülkede daha fazla siyasi değere de ihtiyaç yoktu zaten.
“Çiftlikte kalsaydık keşke”
Fotoğrafta sandalyede oturarak görünen Berin Menderes‘in acısı 1994 yılında bitti. Son oğlunun başına gelen büyük felaketi görmeden 89 yaşında hayata veda etti. Ölmeden önce Menderes’in mezarının Anıtmezar’a taşındığı, devletin nedamet getirdiği muhteşem cenazeyi gördü.
Menderes ailesinden kalan son fotoğraf bu. Onlara Türkiye’nin ‘Kennedy Ailesi’ diyenler haklı. Ama her şey başka türlü olabilirdi.
Berin Menderes o fotoğrafın çekildiği 21 Ağustos 1961 gününün ardından eşi Adnan Menderes’e bir mektup yazmıştı. O başka türlü ihtimali şöyle anlatmıştı:
“Seni gördük, görüştük. Aylardır bu ânı nasıl bekledik Yarabbi. O kadar büyük hasret, iştiyaktan sonra yine de kâfi derecede görüşemedik ki, doyamadık sana. Neler konuştuğumun da farkında değilim. Tatlı güzel sesin kulağımda, nemli yaşlı gözlerin, mütehassis bakışların hayali canlanıyor. Eski günlerimizden bahsettin. Ne olurdu Yarabbim, o güzel, tatlı, asude hayatımız devam etseydi. Çiftliğini işleterek güzel pamuk yetiştirerek de memleketine hizmet ederdin yine. Ne yapalım ki alın yazısı. İnşallah hayırlı kararlar olacak, selametle kavuşacağız. Bundan sonra asude bir hayat yaşarız çoluk çocuğumuzla.”
CİHAN
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.