İşte Fransa’nın gerçek yüzü

İşte Fransa’nın gerçek yüzü
Ermeni iddiaları ile ilgili yasa nedeniyle Fransa’ya tepki gösteren siyasiler Fransa tarihine atıfta bulunarak Fransız aydınlara çağrı yaparken, Fransa’da gerçek aydınlar da uzun süredir yasaklı.

Bunların başında çağımızın sayılı filozoflarından Roger Garaudy geliyor. Garaudy’nin, siyonist İsrail’i eleştirdiği kitapları, Ermeni iddiaları ile ilgili yasaya benzer 1990’da kabul edilen ve İsrail’i eleştirmeyi suç sayan “Gayssot-Fabius” yasası nedeniyle yasaklı.

FRANSA’NIN GERÇEK YÜZÜNÜ İFŞA EDEN KİTAP

Söz konusu yasa nedeniyle Garaudy’nin 1996’da siyonist İsrail’in yalanlarını ifşa ettiği, “Les Mythes fondateurs de la politique İsraélienne” adlı kitabı Fransa’da yasaklandı. Hiçbir yayınevi basmayı kabul etmediği için Garaudy kitabını, ağır hapis ve ağır para cezasını göze alarak “kendi yayını” (Samiszdat) olarak bastırdı. Türkçe’ye 1996 yılında, “İsrail: Mitler ve Terör” adıyla çevrilen kitap Fransa’da yasak olduğu için kitapçılar yasa dışı olarak tezgah altından satabildi. “Bu eseri okumakta ne mahzur var” diyerek yasağı eleştiren Fransa’nın “liyakat nişanı” sahibi ünlü ve saygın din adamlarından Rahip Pierre, medyada alaya alındı. Pierre’ye saldırılar öyle bir hal aldı ki, adamcağız üç ay sonra, bu tek sözünü geri aldığını ve özür dilediğini açıkladı. Garaudy’nin kendisi de gittiği bir kafede sözde aydınlar tarafından hakaretlere maruz kaldı.



FRANSIZLARIN EZBERLERİNİ BOZDU

Kitap nedeniyle Garaudy 1998’de Fransız mahkemesinde “Yahudi soykırımını inkârdan” yargılanarak hapis cezasına ve 240 bin Fransız Frangı tazminata mahkum edildi. Fransız mahkemesinin verdiği ceza, 2003 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından da onaylandı. Şu an 98 yaşında olan Garaudy’yi hapse atmaya cesaret edemeyen Fransa, yüklü miktarda tazminat ödetti. Garaudy, yasaklı kitabın başında düştüğü notunda şöyle diyor: “Yarım asırdan fazla bir süre kitaplarımı Fransa’nın en büyük yayınevlerinde neşrettikten sonra, bugün şu siyonist sapıklığın antolojisini kendi adıma bastırmak zorunda kaldım. Çünkü ben 1982’den itibaren bir tabuyu çiğnedim. Yani İsrail siyasetini tenkit ettim. Böyle bir tenkit, 13 Temmuz 1990 tarihli lânet Gayssot-Fabius kanunu tarafından yasaklandı. Bu kanun, Fransa’da İkinci İmparatorluk döneminin ‘düşünce suçu’nu yeniden ortaya koymuş bulunuyor. Delilin, ispatın yerini baskıcı bir kanun alıyor.”

ŞERİATİ’NİN GÖZÜYLE FRANSA’DA FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜ

Fransa’daki fikir “özgürlüğü” ile ilgili bir başka entelektüel; İranlı Dr. Ali Şeriati de, 1960’lı yıllarda bulunduğu Fransa’ya ilişkin kitaplarında çarpıcı bir tespitine yer verir. Doktora için Fransa’ya giden Şeriati, kafeleri ve her türlü fikrin tartışıldığı entelektüel ortamları ile meşhur Paris ile ilgili bir gözlemini anlatır. 1961’de Paris’te, Cezayirli bir gurup genç tarafından, o zaman Fransız sömürgesi olan Cezayir’in bağımsızlığını savunan “Revolution Afrika” (Afrika Devrimi) adında bir dergi yayınlanmaktadır. Dergi, düşünsel olarak söyleyecek yeni şeyleri olan genç kuşağa yöneliktir. Bu dergiyi düzenli olarak takip eden Şeriati bir gün bayiye dergiyi almaya gider ancak, satıcı derginin gelmediğini söyler. Dergi saha sonraki günlerde de gelmez. Şeriati sonunda derginin Fransız İçişleri Bakanlığı’nca yasaklandığını öğrenir. Konuyla ilgili Şeriati şunları söyler:

PARİS’İN AFRİKALIDAN KORKTUĞU AN

“Dünyanın bütün devrimci akımlarına özgürce katlanan, korkmayan ve kendisini herkese egemen gören Fransa devleti, bu dergi karşısında korkuya kapılır ve ‘sakın ha bu düşünce ve güç Paris toplumunda etkili olmasın, aydın, genç, okumuş ve entelektüel kuşağı saptırmasın’ diye ürkmeye başlar. İşte orada Paris devinin, köle Afrikalıdan korktuğunu ve karşısında savunma durumuna geçtiğini gördüm. Fransa gibi bir ülkede özgürlüğün, demokrasinin, büyük devrimin ve övünçlerin vs. hepsinin gerçek olduğunu ama sermayeye zarar vermediği sürece gerçek olduğunu görüyoruz.”

SARTRE: “BİZİ BİLEKLERİNDEKİ PRANGA İZİNDEN TANIYORLAR”

Fransa ile ilgili dikkat çekilmesi gereken diğer bir dünya çapında saygın aydın, 1925’te, Fransız sömürgesi Karayip adası Martinik’te doğan ve emperyalizm çözümlemeleri ile tanınan siyahî yazar Frantz Fanon. Fanon’un sömürgeciliği eleştirdiği “Yeryüzünün Lanetlileri” kitabına önsöz yazan ünlü Fransız düşünür J. Paul Sartre, kitabı Fransızlara tavsiye ederken, adeta bugünkü Fransa’ya hitap ediyor: “Siz bundan istifade edip dışarıdan nasıl göründüğünüze bakarak kendinizi tanıyın. Kurbanlarımız bizi yüzlerindeki yaralarından ve bileklerindeki pranga izlerinden tanırlar. Ortaya koydukları delilin karşı konulmazlığı da burada yatmaktadır. Ne hale gelmiş olduğumuzu anlamamız için onları ne hale getirmiş odlumuzu görmemiz yeterlidir. Peki, bunun bir faydası var mıdır? Vardır. Çünkü Avrupa ölüm döşeğindedir.”

Erutğrul Cesur / Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.