Hangi siyasi nasıl yorumladı?
Öymen: Kararı memnuniyetle karşıladık
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsünün üniversitelerde önünü açan düzenlemeyi iptal etmesine ilişkin kararını ''Memnuniyetle karşıladık'' sözleriyle yorumladı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararını parti olarak memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.
Konuyla ilgili olarak bugün saat 18.00'da CHP Genel Başkanvekillerinin toplanacağını hatırlatan Öymen, ''Anayasa Mahkemesi'nin kararları kesindir. Bir daha kimse Cumhuriyet'in temel niteliklerini değiştirmeye kalkışamaz'' dedi.
Baykal karardan üzüntü duymuş!
Başörtüsüne özgürlük getiren Anayasa değişikliğini Anayasa Mahkemesi’ne götürerek iptalini isteyen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, mahkemenin çok önemli bir karar aldığını söyledi.
Baykal, Anayasa Mahkemesi’nin aldığı bu kararla hükümetin cumhuriyetin temel nitelikleriyle çelişen değişiklikler yaptığını gösterdiğini belirterek, Anayasa Mahkemesi’nin aldığı bu kararla önemli bir karar aldığını savundu.
Baykal, “Keşke işler buraya kadar gelmeseydi. Gönül isterdi ki, bu konular Anayasa Mahkemesi’ne götürülmeseydi. Bunun yanlış olacağını söylemiştik ve Cumhurbaşkanı’nın bunu onaylamamasını istemiştik. Biz bundan mutluluk duymuyoruz. Böyle bir noktaya gelmesinden tam tersine üzüntü duyuyorum. Diliyorum, hükümet bundan sonra Anayasa’yı zorlayan değişiklikler yapmaz” dedi.
MHP'li Bal: Karara katılmıyoruz
MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, Anayasa Mahkemesinin kararıyla ilgili olarak, ''Anayasa Mahkemesinin verdiği karara herkes saygı duymak zorundadır. Ancak, bu karara biz katılmıyoruz'' dedi.
“Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesi henüz yayınlanmadı. Sadece bir paragraftan ibaret kanunun 1. ve 2. maddelerinin anayasanın 2 ve 4. maddelerine aykırı olması nedeniyle iptal edildiği açıklandı. Değişikliğe ilişkin kanunun 1. maddesi eşitlik ilkesi ile ilgiliydi ve iptal edildi. Yapılan değişiklikle kamu hizmetinden yararlanan vatandaşların önündeki engellerin kaldırılmasını öngörülmesini gerektiriyordu. Eşitliği pekiştiren bir hükmün anayasanın 4. maddesi ile ilişkisini kurmak mümkün değil.”
“Anayasa değişikliği ile ilgili ikinci madde ise, 42 maddeye bir ek fıkra eklenmişti. Bu maddeye göre yüksek öğrenim özgürlüğü, zaten anayasada yer alan bir özgürlüktür. Temel hak ve hürriyet olan yüksek öğrenim hakkının ancak kanunla sınırlanabileceğine ilişkin bir ek yapılmıştır. Yaşama, seyahat gibi eğitim alma hakkı da ancak kanunla sınırlanabilecektir. Bunun da anayasanın 2. ve 4. madde ile ilişkisini kuramadım. Yüksek mahkeme gerekçe ile ilgili bir değerlendirme yapmış ise farklı bir tartışma gerektirir. Gerekçe ile ilgili hüküm verme konusu tartışma konusudur. Bu değerlendirmelerin bir kutuplaşmaya yol açmadan bir noktada tutulmasına dikkat edilmesi gerekiyor. Anayasa metni ayrıdır, gerekçe ayrıdır.”
“AK Parti’nin siyasi fikrinin savunuculuğunu yapmam benim görevim değil. Anayasa Mahkemesi önüne gelen bir davaya bakmıştır. Saygıyla karşılamak gerekmektedir. Karar tartışılacaksa gerekçesi üzerinde tartışılacaktır.”
CHP'den timsah gözyaşları
Meclis'te bir basın toplantısı düzenleyen CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol ve Hakkı Süha Okay, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararını yorumladı.
Anadol: Biz uyarmıştık
Kemal Anadol, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
''Sanırım başvurunun üzerinden 99 gün geçti. Mahkemeye açtığımız davadan 99 gün sonra lüksek mahkeme böyle bir karar verdi. Biz bu karardan bir hukukçu ciddi ir siyasi partinin grup başkan vekilleri olarak değerlendiriyoruz. Bir tezahürat gibi değiliz. Tam tersine keşke CHP’nin uyarıları dikkate alınsaydı bu tür kararlarla karşılaşmasaydık diyoruz. Bunun böyle olacağı değişiklikler yapılırken belliydi. Anayasa komisyonunda her şeyi biz yaparız anlayışı içinde yapılınca davayı açtık, bu şekilde sonuçlandı. Kararı saygı ile karşılıyoruz. Açtığımız davanın bu şekilde sonuçlandığını öğrenmiş oluyoruz. ''
Okay: Haklı çıktık
Hakkı Süha Okay'ın konuşmasında öne çıkanlar ise şöyle sıralandı:
''Uzun süre Türkiye’yi meşgul eden bu düzenleme parlamentodan geçtikten sonra, mahkemeye yapılan başvuru sonuçlandı. Başlangıcından bu yana devletin ve cumhuriyetin temel nitelikleriyle oynanmaması yönünde siyasi değerlendirmelerimiz yok sayıldı. Anayasamızın 4. maddesinde geçen ifadeler açıktır. Anayasa değişikliğinin şekil yönünden incelenip incelenmemesi hususuydu. Böyle bir teklifin meclis başkanlığı tarafından kabul dahi edilmemesi gerekirdi. Başlangıçtan buyana CHP’nin bu tavrının demokrasiye, hukuka uygun olduğuna ilişkin karar açıklanmıştır. Bundan sonra bu tür değişikliklerin yapılması girişimlerinin önünde önemli bir engel olarak ortaya çıkmıştır. Bundan sonda dilerim yeniden rejim tartışmalarına yol açacak düzenleme sevdasından vazgeçilir. AKP’nin kapatılması davası konusundaki duyarlılığımızı sürdürüyoruz. Bir açıklama yapamayız.''
Gül, kararı yorumladı
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü düzenlemesine ilişkin iptal kararının hukuki bir süreç olduğunu ifade ederek, ''Buna bir şey ilave etmek istemediğini'' söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül, Anayasa Mahkemesi'nin kararını konakladığı Imperial Otel'de dinlenmeye çekildikten sonra öğrendi.
Gelişmeleri yakından takip eden Gül, kendisini izleyen gazetecilere gönderdiği mesajda, ''Bu hukuki bir süreçtir, buna bir şey ilave etmek istemiyorum'' değerlendirmesinde bulundu.
Yazıcıoğlu: Vicdanlarda tartışılacak bir karar
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu, Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü düzenlemesini iptal eden kararını desteklemediklerini belirterek, Türkiye’de laikliğin net tanımının yapılması ihtiyacının doğduğunu söyledi.
Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla, yasamanın yetkilerine müdahale edildiğini belirten Yazıcıoğlu, TBMM’nin irade koyuculuğunun ortadan kaldırıldığını kaydetti.
TBMM’nin büyük çoğunlukla esasa ve iç tüzüğe uygun olarak aldığı bu kararın iptalinin ileride ülke açısından sıkıntılı bir ortam oluşturacağına dikkat çeken Yazıcıoğlu, “Bu da ülke insanımızın vicdanında her zaman tartışmalı bir halde duracaktır” dedi.
Yazıcıoğlu, iptal kararıyla ilgili şu görüşlere yer verdi:
“Anayasa Mahkemesi’nin kamuoyunda türban düzenlemesi diye bilinen Anayasa’nın 10 ve 42. maddelerinin TBMM tarafından yapılan değişikliği yine anayasanın 2, 4 ve 148. maddelerine dayandırarak iptal etmesini ve yürütmeyi durdurma kararına BBP olarak katılmıyoruz.
Anayasanın 2. maddesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olduğunu düzenler. 4. madde 1, 2 ve 3. maddelerinin değiştirilemeyeceğini içeren maddedir. Anayasa Mahkemesi’nin 2. ve 4. maddeye dayanarak bu kararı vermesi Türkiye’de laikliğin çok açık bir şekilde net tanımının yapılması ihtiyacını ortaya koymuştur. 148. madde Anayasa Mahkemesi’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce yapılan anayasa değişikliğini sadece şekil yönünden denetleyebileceğini düzenler. 148. madde çok açık iken Anayasa mahkemesi esastan denetim yapmış ve anayasa ile çelişmiştir. BBP olarak bu gerekçelere katılmıyoruz.
Kararla, kuvvetler ayrılığı dediğimiz yargı-yürütme ve yasamanın en önemli ayağı olan yasamanın yetkilerine müdahale edilmiş ve yasa koyucu olan TBMM’nin irade koyuculuğu ortadan kaldırılmıştır. TBMM’nin büyük çoğunlukla esasa ve iç tüzüğe uygun olarak aldığı bu kararın iptali ileride sıkıntılı bir ortamın doğmasına vesile olacaktır. Bu da ülke insanımızın vicdanında her zaman tartışmalı bir halde duracaktır.”
Bahçeli: Karar yarayı derinleştirdi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesinin başörtüsü düzenlemesinin iptaliyle ilgili kararının "çözümsüzlüğe itilerek kanayan bu toplumsal yarayı derinleştirdiğini" savundu.
Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, Anayasa Mahkemesinin kararlarının kesin olduğunu ve buna herkesin saygı duymak durumunda olduğunu" ifade etti.
"Ancak, Türk milletinin duygularına tercüman olan bizlerin bu konudaki gerçekleri dile getirmesi de siyasi sorumluluğumuzun bir gereğidir" diyen Bahçeli, "Yükseköğretim kurumlarında başörtüsü sorununun toplumsal bir huzursuzluk konusu olarak kanayan bir yara haline geldiğinin bilinen bir gerçek olduğunu" kaydetti.
TBMM'nin bu sınırlı amaçla Anayasa'nın 10. ve 42. maddelerinde yaptığı değişikliklerin, bu soruna toplumsal hoşgörü anlayışıyla makul bir çözüm bulunması amacına yönelik samimi bir çaba olduğunu ifade eden Bahçeli, şu görüşlere yer verdi:
"Bunun devletin temel ilkelerine yönelik bir hareket olarak değerlendirilmesi siyasi açıdan kabul edilemez.
Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı, çözümsüzlüğe itilerek kanayan bu toplumsal yarayı derinleştirmiştir. Bu kararla milli vicdan yara almıştır. Sorun bu şekilde hukuki bir sonuca ulaştırılmış olsa da bunun milli vicdanda nasıl çözüleceği konusu açıkta kalmıştır. Bu kararın çok yönlü sonuçları olması kaçınılmazdır.
Bu karar, korkarız ki, Türk toplumunun inanç temelinde bölünmesi ve cepheleşmesi sürecini hızlandıracaktır. Milletle devleti, devletle milleti karşı karşıya gibi gösterecek bu karar, bu yöndeki istismar çabaları için değerli bir zemin teşkil edebilecektir.
Anayasa Mahkemesi'nin kararı hukuki değil siyasidir.
Anayasa Mahkemesi'nin yetkisi, Anayasa değişikliklerini sadece şekil bakımından inceleme ve denetleme ile sınırlıdır. Anayasa'da açık olarak belirlenen bu yetki aşılmış ve konunun esasına girilerek Anayasa değişiklikleri iptal edilmiştir.
Mahkemenin bu kararının AKP'nin kapatılması davası üzerindeki muhtemel etkileri hakkında görüş bildirmek doğru değildir. Ancak, iddianamenin özünü oluşturan başörtüsü konusundaki Anayasa değişiklikleri iptal edildiğine göre, davanın esasının ortadan kalkmış olup olmadığı da üzerinde durulması gereken bir husustur."
Mesut Yılmaz: Karar sürpriz olmadı
Eski Başbakan ve Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz, Anayasa Mahkemesi'nin kararının kendisi için sürpriz olmadığını söyledi.
TBMM'de gazetecilerin sorusu üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsüyle ilgili Anayasa değişikliğini iptal kararını değerlendiren Mesut Yılmaz, "Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. Ben bunu aylar önce daha bu Anayasa değişikliği gündeme geldiğinde söyledim. Eğer Anayasa Mahkemesi'nin daha önceki kararlarını inceleyip sorsalardı, yeni düzenlemenin bir sonuç olmayacağını kendileri de görebilirlerdi. Yanlış yaptılar ve maalesef bu konuda yapılacak bir rahatlamanın ve düzenlemenin de temelli önünü kesmiş oldular." dedi.
Yılmaz, bu kararın kapatma davasını etkileyip etkilemeyeceğiyle ilgili soruları da yanıtsız bıraktı.
(habervaktim.com - AA - Cihan)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.