Önder'in yeni anayasa önerisi

Önder'in yeni anayasa önerisi
Yeni Anayasa'ya ilişkin taleplerini TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e sunan İmam Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği ÖNDER bir çok konuda özgürlük istiyor. İşte o öneriler

ÖNDER Genel Başkanı Hüseyin Korkut tarafından Meclis başkanı Cemil Çiçek’e sunduğu Yeni Anayasa'ya ilişkin önerileri derneğin sitesinde yayınlandı.

Önder'in anayasa teklif raporunda; Anayasa'da değişitirilmesi önerilemez şeklindeki maddelerin bulunmaması, inançlara saygının vurgulanması, Cumhurbaşkanının yetkilerinin sınırlandırılması, Laikliğin kaldırılması, Cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin dini yemin etme olanağı, Adalet Bakanı'nın HSYK üyeleğinin sonlanması, Diyanet'in özerkleşmesi, inançları gereği ve felsifi görüşleri nedeniyle askerlik yapmak istemeyenlere alternatif hizmet sunulması ve kamusal alanda başörtüsü özgürlüğü olsun talepleri yer alıyor.

İşte o öneriler:

• Anayasa, tüm toplum kesimlerinin katılımı ile toplumsal uzlaşma zemininde hazırlanmalı;

• Mevcut Parlamentonun, tüm partilerin uzlaşması üzerine bir anayasa yapması tercih edilmeli; bunun mümkün olmaması halinde Anayasa’nın 175. maddesinde yapılacak bir değişiklikle, Mevcut Parlamento Anayasayı tümden değiştirecek asli kurucu iktidar haline getirilmeli;

• Cumhuriyetin nitelikleri arasında evrensel ilkeler haline gelen, insan haklarına saygı, demokrasi, hukuk devleti ve sosyal devlet ilkeleri muhafaza edilmeli;

• Bayrak, milli marş, başkent ve resmi dil, Devletin ortak sembolleri olarak kabul edilmeli;

• Anayasa’da mutlak manada değiştirilemez maddeler bulunmamalı;

• Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Egemenliğin milletvekilleri tarafından temsil edildiği; kullanacak
organların ise, yasama, yürütme ve yargı organları olduğu belirtilmeli;

• Egemenliğin devrini ya da paylaşılmasını gerektiren uluslararası örgütlere üyeliğe ilişkin antlaşmalar, zorunlu halk oylamasına tabi tutulmalı;

•   Eşitlik ilkesi, hiç kimsenin din ve vicdan özgürlüğünden dolayı ayrımcı bir uygulamaya sebep olmayacağı şekilde formüle edilmeli;

• Tabi hak anlayışına uygun olarak insan haklarının, doğuştan ve insan onurundan kaynaklandığı açıkça belirtilmeli;

• Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin güvenceler aynen korunurken, hiçbir uluslararası belgede yer almayan “laik cumhuriyetin gerekleri” ifadesi Anayasa’da yer almamalı;

• Genel sınırlama maddesi olarak uygulandığından, kötüye kullanma maddesi olmamalı;

• Olağanüstü hallerin bir hukuk rejimi olduğu vurgulanarak, olağanüstü hal kanun hükmünde kararname uygulamasına son verilmeli;

• Kişisel ve siyasal hak ve özgürlükler, insan hakları sözleşmelerine uygun bir içerikle düzenlenmeli;

• Vatandaşlık tanımı, objektif kriterlere bağlanmalı, etnik kimlik vurgusu yapılmamalı;

• Siyasi partilerin kapatılmasında, terör ve teröre çağrı, şiddet unsurları esas alınmalı; kapatma davası
açılmadan önce ihtar ve Meclis’ten ön izin alınması koşulları getirilmeli; kapatma yaptırımından önce, yardım kesme, seçime katılmama gibi ara tedbirler uygulanmalı;

• Ekonomik, Sosyal ve Kültürel haklar kapsamına, çocuk hakları, engelli hakları, kadın hakları, yaşlıların hakları, çevre hakkı, tüketici hakları, ayrı bir madde ile dahil edilmeli;

• Anneliğin ve ailenin korunması, nesillerin ve gençlerin korunması bakımından özel tedbirler öngörülmeli; din ve inançlara göre her ailenin aile yaşamını düzenleme hakkına saygı vurgulanmalı;

• Engellilerin, kendi durumlarına uyarlanmış bir şekilde, din ve vicdan özgürlüğünden yararlanmasını sağlayacak, her türlü imkâna kavuşturacak tedbirlerin alınmalı;

• Çalışma hayatına ilişkin haklar bakımından, işçi ve memur ayrımı yapmadan toplu sözleşme ve grev hakkı tanınmalı; çalışma hayatında çalışanların din ve vicdan özgürlüğünden yararlanmasını engelleyen uygulamalara imkân verilmemeli;

• Milletvekillerinin seçiminde yüz Türkiye Milletvekilliği uygulamasına geçilerek, temsilde adalet sorunu giderilmeli; seçilme koşulları, seçme ve seçilme hakkının özüne zarar verecek derecede zorlaştırılmamalı;

• Türkiye Büyük Millet Meclisi, “tek meclisli” yapısını sürdürmeli, 1961 Anayasasında yasama faaliyetini yavaşlatan iki meclisli sisteme geri dönülmemeli;

• Yasama sorumsuzluğu mutlak bir şekilde tanınırken, dokunulmazlığın kapsamından yargılama çıkarılmalı;

• Kanunların teklif edilmesi sürecine halk da dâhil edilmeli, kanunlar bakımından da referandum tanınmalı;

• İnsan hakları antlaşmaları kanunlardan üstün hale getirilmeli ve kanunların insan hakları sözleşmelerine uygunluğunun denetiminin önü açılmalı;

• Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi kabul edilmeli ve Cumhurbaşkanının yetkileri sınırlandırılmalı; Cumhurbaşkanının dokunulmazlığı ve görevi gereği işlediği suçlar konusuna açıklık getirilmeli;

• Bakanlar Kurulunun kuruluşunda, en fazla sandalyeye sahip partinin genel başkanı Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilmeli; Bakanlar Kurulu listesinin oluşumuna Cumhurbaşkanının müdahalesinin önüne geçilmeli;

• Milli Güvenlik Kurulu, Anayasal bir kuruluş olmaktan çıkarılmalı; Genel Kurmay Başkanı, Milli Savunma Bakanına bağlanmalı; Kuvvet Komutanlarının atanmasında Milli Savunma Bakanı da müdahil olmalı;

• İdarenin bütünlüğü ilkesi korunmalı, yerel yönetimlere daha fazla yetki verilmeli ve yerel yönetimler güçlendirilmeli;

• Mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkim teminatı en üst düzeyde yer almalı; iddia ve savunma makamı eşit hale getirilmeli; Askeri yargı ve Askeri Yüksek Mahkemeler kapatılmalı; Yüksek Seçim Kurulu yargı bölümünde bir yargı organı olarak düzenlenmeli;

• Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna, TBMM tarafından daha fazla üye seçilmesine imkân tanınmalı; Adalet Bakanı’nın Kurul üyeliğine son verilmeli;

• Anayasa Mahkemesinin üye sayısı, bireysel başvurulara cevap verecek kadar artırılmalı; Mahkemeye TBMM’den üye seçilme yöntemi benimsenmeli; Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçelerinin bağlayıcı olmadığı açıklığa kavuşturulmalı;

• Anayasa’nın tümden ve kısmen değiştirilme yöntemi açıkça düzenlenmeli; halkın da anayasa değişikliği teklifi verebilmesinin önü açılmalıdır.
Din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde görüş ve öneriler:

• Anayasa’nın Başlangıcı’nın yazımında, inançlara saygı vurgulanmalı; dini dışlayıcı anlayıştan uzaklaşılmalı;

• Milletin birliği ve ülkenin bütünlüğünü bozacak, insanlar arasında ayrışmaya ve ötekileştirmeye yol açacak ifadeler terk edilmeli; inancın birleştirici ve bütünleştirici gücünden yararlanılmalı;

• Türkiye’de çoğulcu demokratik toplumun oluşmasını engelleyen, milliyetçilik ve laiklik ilkeleri Cumhuriyetin nitelikleri arasından çıkarılmalı;

• Avrupa’da yaygın olduğu şekliyle, din ve devlet ilişkileri ayrı bir maddede açıkça düzenlenmeli;

• Diyanet İşleri Başkanlığı, özerk bir kuruluş haline getirilmeli; çoğulcu bir yapıya kavuşturularak, farklı inançların temsiline imkân tanınmalı;

• Din ve vicdan özgürlüğü her boyutuyla Anayasada güvence altına alınmalı;

• Objektif ve tarafsızlık ilkelerine uygun, belli bir din ve inanca dayanmayan, din kültürü ve ahlak dersi, eğitimin her kademesinde, herkes bakımından zorunlu hale getirilmeli;

• Din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri eğitimin tüm kademelerinde zorunlu dersler arasında yer almalıdır.

• Belli bir din ve inanca dayalı din dersleri, küçüklerin velisi, büyüklerin kendi isteğine bağlı olarak seçmeli ders haline getirilmeli;

• Din eğitimi ve öğretimi dersleri küçüklerin velisi büyüklerin kendi isteğine bağlı olarak eğitimin her kademesinde verilmelidir.

• Her anne ve babaya, kendi inançları doğrultusunda çocuklarına dini eğitim sağlayabileceği özel okulların açılmasına imkân tanınmalı;

• Din ve inanca dayalı kılık ve kıyafet her bakımından bir hak olarak tanınmalı ve hayatın her sayfasında serbest olmalı; kamu görevlileri ve öğrenciler için kılık ve kıyafet uygulamaları, inançların gereğini yerine getirmeye engel olmayacak şekilde düzenlenmeli;

• İnançları ya da felsefi düşünceleri gereği askerlik yapmak istemeyen vicdani retçiler için, alternatif hizmet öngörülmeli;

• İnançları gereği askerlik yapmak istemeyenlere alternatif hizmet öngörülmeli;

• Cumhurbaşkanı ve milletvekilleri için isteklerine bağlı olarak dini yemin tanınmalı;

• Zorunlu ilk ve orta öğretim kesintili olmalı; ortaokuldan itibaren mesleğe yönelme getirilmeli;

• Ailelerin çocuğuna özel okulda ya da evde eğitim verebilmesi imkânları tanınmalı;

• Yüksek öğretimde özerklik ilkesi, hem kurumlar bakımından hem de öğretim üyeleri ve öğrenciler için en geniş bir şekilde tanınmalı; özel üniversitelere kendi müfredatlarını belirleme konusunda daha fazla yetki verilmeli; YÖK bir koordinasyon kurulu haline getirilmeli;

• Eğitimin her aşamasında isteğe bağlı olarak ve yeterli talebin olması şartıyla, anadilde eğitim imkânı tanınmalı; anadilde eğitim konusunda özel okul açma hakkı verilmelidir.

Haber 7

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.