Uludere gerçeği

Uludere gerçeği
“Geçim derdi” için çabalayan 35 genç, aldıkları riskin altında, biraz da yetkililerin sorumsuzluğu yüzünden, can veriyorlar..

35 gencin ölümü ve BDP politikasındaki lüks talepler!

35 gencin ölümü, BDP politikalarındaki gerçek hayattan kopukluğu çok net olarak ortaya koydu.

BDP’nin, daha düne kadar bölge için ortaya koyduğu talepler arasında en yoğun olarak ne vardı?

“Anadilde eğitim” talebi vardı..

“Özerklik” vardı..

Başka?

Benim hatırladığım başka bir talepleri yok..

Peki 35 gencin ölümü bize neyi gösterdi?

Bölge insanı, “geçimini temin etme” derdinde..

Öyle ki.. “Geçimini temin” için, hayatını tehlikeye atıyor!

Kendi hayatı bir yana, istikballerini güzelleştirmek için çabaladıkları çocuklarının hayatlarını riske atıyorlar..

Nasıl?

İki bidon mazotu (yani bir anlamda bombayı) kilometrelerce taşıtıp, üç kuruş para kazanmayı umut ediyor..

İki karton sigarayı, bir yandan askerden kaçırıp, bir yandan teröristlere haraç vermeyip getirmeye çalışıyor..

Böylece, aldıkları bilgisayarın taksitini ödemeye çalışıyor..

Bölgenin derdi bu..

BDP’nin derdi ise, “anadilde eğitim”.

O da yetmiyor, “özerklik”..

Ama olan oluyor..

“Geçim derdi” için çabalayan 35 genç, aldıkları riskin altında, biraz da yetkililerin sorumsuzluğu yüzünden, can veriyorlar..

Ama şunu da görelim..

Bu çocuklar, köylerindeki futbol sahasında, maç yaparken vurulmadılar..

Vuruldukları yer sorunlu: Teröristlerin yol hanı olan bir mekân..

Yaptıkları iş sorunlu: Kanundışı bir iş yapıyorlar, kaçakçılık yapıyorlar.. Cezası ölüm olmasa da..

Yaşları sorunlu: Yaptıkları işin ağırlığına katlanabilecek, tecrübeleri yok..

Nitekim, içlerinde en yaşlı, dolayısıyla en tecrübeli olanı sağ kurtulmuş. Bu bir tesadüf olmasa gerek..

Nereye, nasıl saklanacaklarını bile bilmeyen, tecrübesiz gençler, bugüne kadar bölgede binlerce uçuş yapan uçaklara, 20 yılın en büyük ama aslında en acıklı hedef tutturmasını yaşattılar..

35 gencin ölümü sonrasında, bir daha düşünelim..

“Anadilde eğitim” mi?

“Özerklik” mi?

Yoksa, “asgari hayat şartlarının sağlandığı, kanundışı işlere ve risklere girmeden sağlanan düzenli bir hayat” mı?

BDP sözcülerinin son açıklamalarına bakalım..

Hiçbirisinde, “analdilde eğitim hakkı” hatırlatılmıyor.

“Özerklik” hatırlatılmıyor.

Ya ne hatırlatılıyor?

“35 gence yapılan saldırı, bir katliamdır. Topyekün kürtlere yapılmış bir zulümdür.”

İşte sıkıntı bu..

Biz daha ölümleri halledememişiz.

Bir yanda teröristler gelip askerleri vuruyor.

Diğer tarafta askeri güçler, güvenlik amaçlı olarak operasyonlar düzenlerken, ister istemez o bölgenin insanlarının ölümüne sebep oluyorlar.. Bir de buna, son olaydaki gibi, hatalı operasyonların yaşattığı ölümler ekleniyor..

Aslında esas sorun; bu ölümler işte..

Yoksa, diğer sorunların hepsi, oturulup konuşulur.. Bir noktada çözülür..

Ama ölen insanları, geri getiremiyorsunuz..

“Ölümler” yerine, “tali konu”ları ana sorun gibi takdim edince de, olduğunuz yerde patinaj yapıp oyalanıyorsunuz..

Birisi “Kaymakama kalkan el, devlete kalkmış el demektir” diye başlayıp, asıp kesiyor..

Diğeri, “Kaymakama atılan iki tekme, ölen 35 gencin canından daha mı önemli?” diyor..

Alın size, kısır bir tartışma daha..

Niye kısır tartışma diyorum?

Çünkü herkesin kendisine göre haklı olduğu noktalar var!

“Ne yani; 35 gencin canı ile, kaymakama atılan iki tekmenin, kıyaslaması mı olur? Birisi ölüm, birisi yaralanma bile değil” diye çıkışmayın hemen..

Biri çıkıp “35 gencin ölümü ile sonuçlanan olay bir hata idi. Özür dilendi.. Tazminatlarla yaralar sarılacak. Ama yaşanmış bir olayı geri getiremiyoruz.. Bu olayla ilgili, şu an ne yapabiliriz ki? Ama kaymakama atılan tekmeler hata eseri mi? Bilinçli, hazırlıklı bir olay.. Özür dileme de yok.. Dolayısı ile, 35 gencin ölümü vahim bir olay ama.. Kaymakamın tekmelenmesi de, devleti temsil etmesi açısından en az o gençlerin ölümü kadar önemli bir olay” dese, ne cevap vereceksiniz?

Haydi bakalım, çıkın bu tartışmanın içinden..

“Kürt sorunu çözülmeli” diyenler, isteklerinde samimi iseler, öncelikle sorunun asli unsurlarının “illegal eylemler olduğu”nu kabullenmeli.. İllegal eylemler sona ererse, bu topraklarda her sorun çözülür..

Ali Karahasanoğlu / Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.