Çakal Carlos'tan Türkiye'ye destek

Çakal Carlos'tan Türkiye'ye destek
Halen Fransa’da yargılaması süren, dünya kamuoyunda Çakal Carlos olarak bilinen ve Müslüman olduktan sonra adını “Salim Muhammed Nuri” olarak değiştiren Ilich Ramirez Sanchez, son duruşmasında sözde Ermeni

Halen Fransa’da yargılaması süren, kamuoyunda Çakal Carlos olarak bilinen ve Müslüman olduktan sonra adını “Salim Muhammed Nuri” olarak değiştiren Ilich Ramirez Sanchez, son duruşmasında sözde Ermeni soykırımıyla ilgili Fransız parlamentosunun aldığı kararı eleştirerek, bu kararın arkasında Fransız Sabetayistlerinin olduğunu söyledi. 

YENİ NESİL FRANSIZ SEBATAYİSTLER

Yeni Akit’ten Ali Eyvaz’ın haberine göre Carlos, şunları söyledi: “Sadece Türkiye’de sözkonusu bir hâdise değildir Sabetayistlik. Fransa’da da Katolik görünen ama böyle olmayan yeni nesil Sabetayistler vardır. Şimdi bunlar tarafından Türkiye’ye yönelik olarak bir sürü çarpıtmayla ve iğrenç biçimde sürdürülen bu saldırı kampanyası başlatıldı. Türkiye’deki Müslüman görünen ama öyle olmayan Sabetayistler gibi, Katolik görünen ama öyle olmayan buradaki Sabetayistler de bugün Fransa’yı kontrol ediyor ve mahut kampanyanın başını çekiyor.”

FRANSIZ HAKİMLER HIRSIZ

Carlos ayrıca kendini yargılayan hakimlerden birinin hırsızlık yaparak gizli kamera ile görüntülendiğini belirterek, “hırsız hakimlerin verdiği kararların Fransız hukukuna göre geçersiz olduğunu” belirtti. Carlos bir dahaki duruşmada bunu kanıtlayacağını da belirterek, kendisi hakkında üst üste verilen ölüm cezalarının da bu sebeple düşmesi gerektiğini kaydetti.

AYAKTAYIM VE DİRENİYORUM


Türkiye’den avukat Güven Yılmaz ve bir gurup avukatla görüşen Carlos’un son duruşmada yaşananlara dair açıklamaları özetle şöyle: “Bunlar beni Paris’in güney doğusundaki rezil bir hapishaneye sevk etmek istiyorlardı aslında, bunun haberini almıştım. Ben de yargılanmam esnasında bu büyük oyunu açıkça kınadım ve reddettim. Böyle olunca, şimdilik bu fikirlerini değiştirmek zorunda kaldılar. Ayaktayım ve direniyorum.”

YARGILANMAM GEÇERLİ DEĞİL

“Yargılanmam geçerli değil! Şimdi niçin olduğunu açıklayacağım. Mahkemenin arkasında bir oda var. Hâkimlerin oturup mütalâa yapmaları için tahsis edilmiş bir oda. İşte oradan, hâkimlerin biri çok eski bir saat çalmış! Çantasına koyup götürmüş. Tüm bunlar olurken, odadaki gizli kamera da her şeyi bir güzel kaydetmiş. Böyle olunca, adam da saati çaldığını itiraf etmiş. Korkmuş ve sonra da saati geri getirmiş. Adını henüz öğrenemedik bu hâkimin. Şimdi bu hâdiseyi örtbas etmeye çalışıyorlar. Çünkü şayet hâkimlerden biri mahkeme sırasında bir suç işlerse, yargılamanın geçerli olmadığı anlamına gelir bu. Yani en baştan yeniden başlamalıyız. Anlayacağınız, bize ve bana bu süreçte yapılanların hepsi kanun dışı! Şimdi bu hâdise üzerine eğildik ve meseleyi açığa çıkarmaya, hırsızlık yapan hâkimin adını öğrenmeye ve yargılanmayı iptal ettirmeye çalışıyoruz.”

AMAÇLARI BİR EFSANEYİ YOK ETMEK

“Bir de karşıma çıkarılan sahte belgeler, kalpazanlıklar meselesi var. Bunları mahkemede açıklıyorum, savcısı çıkıyor ve ortadaki gerçeği reddediyor.

İşin aslı, her şeyi örtbas etmeye bakıyorlar. Siz de geldiniz ve yaşadıklarımın bir kısmına şahit oldunuz. Türkiye’de bile kimseye bu kadarını yapamazlar, ama bana karşı burada yapılıyor. Kazanmamız gereken büyük bir savaş var önümüzde ve bu hiç de kolay değil. Çünkü mesele Carlos’un şahsına karşı verilen bir savaş değil, ‘Carlos efsanesi’ne karşı veriliyor bu mücadele ve her şey bu ‘efsane’yi yerle bir etmek için! CIA, Amerikalılar, beni bunun için getirdi buraya. Hepsi bu!”

TÜRKLERİN MAHKEMEYE GELMESİ FRANSIZLARI ÜRKÜTÜYOR

“Mahkememdeki varlığınız bana şeref verdiği gibi, birtakım kimseleri de çok rahatsız etti sanıyorum. Çünkü siz Türksünüz, Müslümansınız ve o hain takımından da değilsiniz. Ne kast ettiğimi anlıyorsunuz, değil mi? İyi Müslümanlar, iyi avukatlar, hem de hain olmayanlar, üstelik benim gibi siyasî bir mahkumu gelip de savunabilecek olanlar, biliyorsunuz çok da fazla değil bu devirde. İnşallah bir dahaki sefer benim mahkememi sadece Baran değil, sadece Aylık değil, Sabetayist basın da dahil, tüm Türk basını takip eder. Çünkü Fransa, fırsatçı biçimde Türkiye’ye saldırıyor bu günlerde.”



TÜRKİYE VE OSMANLI’YA SALDIRIYORLAR


“Onlar için önemli olan, Ermenilere karşı I. Dünya Savaşı’nda yapılan saldırıların kendisi değil aslında. Türkiye ve Osmanlı’ya saldırı var bunun merkezinde. Kimse meselâ Osmanlı mahkemelerinin bu saldırıları kınadığından, hattâ bir Osmanlı jandarma generaliyle başka bazı subayları idam ettiğinden bahsetmiyor burada. Elbette bu saldırıların arkasında Sabetayistlerin bulunduğundan da burada hiç kimse bahsetmiyor. Sabetayistlerdir bu saldırıların arkasında olan! Kaldı ki mesele durduk yerde Ermenilere saldırmak ve katletmek de değildir. Çarlık zamanının Rus hükümeti Taşnak teşkilâtını ve Ermenileri kışkırtmış, Osmanlı’ya karşı bir isyan başlatılmış, bu çerçevede Ermeniler tarafından da kimi suçlar işlenmiştir. Tabiî, bunlardan da bahseden yok burada.”

BUNLARIN HUKUKA NE KADAR RİAYET ETTİĞİ GÖRÜLÜYOR

“Mesele ‘hukuk saygısı’ falan da değildir ki, benim mahkemem vesilesiyle Fransa’da hukuka ne kadar saygı gösterildiğine bizzat siz üç Türk avukat da şahitlik ettiniz. Sabetayistler de dahil, tüm Türk basını buna şahitlik etmeli ve hem radyo, hem televizyon, hem de yazılı basında, bugün Fransa’da olup bitenler ve olmaya devam edenler açıkça tartışılmalıdır. Niçin? Çünkü Fransızların Türkleri ve Türkiye’yi kınamaya hiçbir hakları yoktur ve Fransa’nın tüm tarihi hukuka nasıl saygısızlık edildiğiyle doludur. Siz o sırada yoktunuz; mahkemede 1947’de Fransızların Madagaskar’da işlediği suçları, aynı şekilde 1953’te Kamerun’da tam bir soykırım hâlinde nasıl tüm bir yerli halkın Fransız sömürgeciler tarafından katledildiğini anlattım. Cezayir’i anlatmaya gerek bile yok. Yine, altı ay içinde 50 bin insanın katledildiği Fas’ı.”

FRANSA ŞİMDİ BİLE KATLİAM YAPIYOR


“Ya şimdi Libya’da, Afganistan’da ve diğer yerlerde yapılanlar? İşte bunların hepsinin bir araya getirileceği ve hem bana yapılanların hem de Fransa’nın dünden bugüne yaptıklarının kınanıp teşhir edileceği an bu andır ve siz de Türk basını nezdinde böyle bir müdahalede bulunmalısınız diye düşünüyorum. Bu noktada bana katıldığınızı umuyorum.”

SABETAYİSTLİK SADECE TÜRKİYE İLE ALAKALI DEĞİL


“Sadece Türkiye’de söz konusu bir hâdise değildir Sabetayistlik. Fransa’da da Katolik görünen ama böyle olmayan yeni nesil Sabetayistler vardır. Şimdi bunlar tarafından Türkiye’ye yönelik olarak bir sürü çarpıtmayla ve iğrenç biçimde sürdürülen bu saldırı kampanyasına karşı, Türkiye’de sizin de üstleneceğiniz çok önemli roller bulunduğunu düşünüyorum. Türkiye’deki Müslüman görünen ama öyle olmayan Sabetayistler gibi, Katolik görünen ama öyle olmayan buradaki Sabetayistler de bugün Fransa’yı kontrol ediyor ve mahut kampanyanın başını çekiyor. Fransa’nın çok yakın zamanda bunlardan kurtulacağına ve tarihindeki seçkin mevkiini alacağına inanıyorum.” (İngilizceden Tercüme eden Hayreddin Soykan)

Akit / Habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.