El-Buti'den çarpıcı açıklamalar
Akit’in geçtiğimiz hafta bir suikast girişiminden kıl payı kurtulan Ramazan el-Buti ile talebeleri ve polisin sıkı koruması altında tarihi Emevi Camii’nde görüştü. Görüşmede Ramazan el-Buti, Suriye’de hiçbir siyasi tarafın Müslüman kanı üzerinden plan yapmaması gerektiğinin altını çizdi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak ve beraberindeki heyeti oldukça sıcak bir ilgiyle Emevi Camii’nin müftülük makamında karşılayan, ardından tarihi Emevi Camii’nde Kamalak başkanlığındaki heyete bilgi veren Ramazan el-Buti, ilerlemiş yaşına rağmen, İslam dünyasında meydana gelen sıcak olaylar ve gelişmelerin seyri konusunda aktüel değerlendirmelerde bulundu. Türk heyetiyle yaptığı görüşmede, Suriye’deki toplumsal olaylara değinen Ramazan el-Buti, politikanın Müslümanlar arasındaki kardeşlik hukukunu bozmaması gerektiğine ilişkin önemli mesajlar verdi.
SİYASİ ÇEKİŞME MÜSLÜMAN MİLLETLERİN KARDEŞLİK HUKUKUNU BOZMAMALI
Türkiye-Suriye ilişkileri ve bölgede meydana gelen olaylar konusunda sorularımızı da cevaplandıran Ramazan el-Buti, hükümetler arasındaki siyasi çekişme ve sürtüşmelerin Müslüman halkları birbirine düşman etmemesi gerektiğini ve yanlışlık yapanların bu yanlışlarından dönerek erdemli bir tavır göstermeleri gerektiğini söyledi. “Siyasi çekişmeler Müslüman milletler arasındaki kardeşlik hukukunu bozmamalı” diyen Ramazan el-Buti, Arap Baharı adı altında başlayan toplumsal hareketlerin Müslümanlar tarafından çok dikkatli okunması gerektiğinin altını çizerek, "Umarım çok yanlış bir yola girildiğinin farkına varılır. Zira ortaya çıkan tablo, yaşananlardan Müslümanlardan çok İsrail’in ve Batılı emperyalist güçlerin kazançlı çıktığını gösteriyor” dedi.
İHTİLAFLARIMIZDAN ÖTÜRÜ İSRAİL VE ABD KAZANIYOR
Ramazan el-Buti, “Bütün bu kargaşalıkların ancak ABD’nin ve İsrail’in işine yaradığını görüyoruz. Müslüman coğrafyasını küçük küçük parçalara ayırıp daha da güçsüz düşmeleri için çaba sarf ediyorlar. Bu planı hem Türkiye için yapıyorlar, hem Suriye için, hem de başka Müslüman ülkeler için. Yaşananları gördükten sonra bu işlere bileyerek veya bilmeyerek alet olmuş Müslümanlar inşallah bunlardan vazgeçerler. Zira hatadan dönmek erdemdir" diye konuştu.
BATILI GÜÇLERİN VE İSRAİL’İN PLANLARINI BOŞA ÇIKARIN
Şam’da geçtiğimiz Cuma günü meydana gelen intihar saldırısını da lanetleyen Ramazan el-Buti, şunları kaydetti: “Bu manzara karşısında İsrail’den ve Batılı güçlerden başka memnun olacak kim olabilir? Eğer bu manzaralar karşısında memnun olan ve akan kan üzerine plan kuran Müslümanlar varsa derhal bu meşum tavırdan vazgeçmelidirler. Şayet önlem alınmazsa çok daha kötü olaylara gebedir bu gelişmeler. Müslüman kanı akmasından kim memnun olabilir? Müslümanlar kendi aralarındaki ihtilafları konuşarak halledebilirler. Bunun yolları denenmeli ve kardeş kanı akmaması için çaba sarf edilmelidir. Müslümanlar kendi ihtilaflarının daha da büyümesi ve çıkmaz bir yola girilmesinden memnun olamazlar. Vakit geç değil. ABD ve İsrail’in bölgeye dair planları püskürtülmelidir. Bir an önce hem bu olaylara taraf olanlar, hem de bu olaylar yüzünden birbirine karşı hasmane tutum içine giren kişi ve kurumların ve hükümetlerin yanlışlarını terk edip İslam kardeşliğinde birleşmeleri zaruridir. İslam, birliği emreder.
SİYASET İSLAM’A TABİ OLACAK
Prof. Dr. Ramadan el-Buti, Türkiye ile Suriye halkaları arasındaki kardeşliğin inancın bir sonucu olduğunu vurguladı. İki ülke arasında yaşanan siyasi olayların zaman zaman değişebileceğini fakat değerlerin değişmesinin mümkün olmadığını belirten Buti, şunları kaydetti: “Bugüne kadar böyleydi, bugünden sonra da böyle olacaktır. İslam siyasete tabi olmayacak, siyaset İslam'a tabi olacaktır.”
TÜRKİYE’DEKİ MÜSLÜMANLARIN İMANI KUVVETLİDİR
Ramazan el-Buti sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye'deki kardeşlerimizin imanları kuvvetlidir. Başta Suriye olmak üzere Ortadoğu'da yaşanan olayların arkasında İsrail bulunmaktadır. Bölgedeki ülkeleri küçük lokma haline getirmek için halklar arasında çatışmalar çıkarılmak isteniyor. İsrail'in ABD'den sürekli kendisini güvence altına alacak taleplerinin olduğunu biliyoruz. Bu güvenliğinin garanti altına alınması sadece devlet yönetimindeki kişilerle alakalı değil. Bu güvenliği büyük devletlerin küçük lokmalar haline getirilmesi ile mümkündür. Müslümanlar güçsüz düştükçe ve parçalandıkça İsrail kazanacaktır.”
“İSLAM BİRLİĞİ KURULMALI”
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr.Mustafa Kamalak ve beraberindeki heyet, Suriye'deki temasları sırasında en önemli görüşmelerden birini de Prof. Dr. Ramazan el-Buti ile gerçekleştirdi. Cuma namazını Emevi Camiinde kılan heyet, Cuma namazının ardından dünyanın önde gelen Suriyeli din alimlerinden ve Emevi Camii Müftüsü Prof. Dr. Ramadan el-Buti ile görüştü. Saadet lideri Kamalak, Suriye'ye Türk milletinin selamını getirdiğini belirtti. Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Türkiye ile Suriye halkının kardeş olduğunu vurguladı ve bu kardeşliği bozmaya kimsenin gücünün yetmeyeceğini söyledi. İki ülke insanları arasındaki kardeşliği Cenabı Allah'ın tahsis ettiğini vurgulayan Kamalak, Türkiye ile Suriye arasında yaşanan sorunların geçici olduğunu vurguladı. Kamalak, "Kardeşin kardeşle anlaşması kolaydır. Milli Görüş'ün tek temsilcisi Saadet Partisi'si olarak İslam Birliği'nin kurulması için çalışıyoruz" dedi. Ortadoğu'daki olayların arkasında İsrail ve Batılı güçlerin Büyük İsrail'in kurulması yönündeki çabalarının bulunduğunu kaydeden Kamalak, "İslam alemi coğrafyasında yaşanan karışıklıkların arkasında ABD ve İsrail'in olduğunu düşünüyoruz. Bundan dolayı kardeşler arasındaki ihtilafların giderilmesi için buradayız" dedi.
TÜRKİYE’YE KARŞI PKK KULLANILMAYACAK
Şam’da yaptığımız görüşmelerin en önemlilerin de biri de Sünni olan Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdat’ın açıklamalarıydı. Mikdat, Suriye’nin bu süreçte PKK’yı Türkiye’ye karşı bir kart olarak kullanmak gibi bir niyetinin ve planlarının asla olmadığını, bu söylentilerin İsrail tandanslı kuruluşlar tarafından çıkartıldığını vurgulayarak, dost ve kardeş halkların ve yönetimlerin birbirinden emin olması gerektiğini söyledi. Mikdat, ancak Suriye’nin komşusu olan kimi ülkelerden Suriye içine silah ve terörist girişinin olduğunu kaydederek Türkiye’yi işaret etti.
ŞAM HAMAS’IN İKİNCİ EVİ
Türkiye’de sıkça dillendirilen, hatta Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’nin bir süredir Şam’dan çıkması için baskı yaptığı Hamas’la ilgili olarak da Mikdat, Hamas’ın karargahının Şam’dan çıkacağına dair söylentileri yalanladı. Mikdat, bazı ülkelerin Suriye rejiminin meşruiyetini zedelemek için Hamas’ın Suriye’yi terk edeceği yalanını uydurduklarını belirterek, Hamas’ın ikinci evinin Şam olduğunu söyledi. Mikdat, işgal altındaki topraklarda israil’e karşı mücadele veren bütün kuruluşlar gibi Hamas’a da misafirperverlik gösterdiklerini ve bundan şeref duyduklarını sözlerine ekledi.
HAMİDİYE ÇARŞISI ESNAFININ TÜRK SEVGİSİ
Şam’ın en önemli ticaret merkezlerinden biri olan ve İstanbul’daki kapalı çarşı esnafını andıran köklü esnafın bulunduğu ve Sultan 2. Abdülhamit’in yaptırdığı Hamidiye Çarşısı’nda Türk olduğunuzu saklamadan gayet rahat bir şekilde gezebiliyorsunuz. Türk heyetinde imi ülke ilişkilerinin bozulması dolayısıyla ilk başlarda olan tedirginlikten bir müddet sonra eser kalmıyor. Türk olduğumuzu öğrenenler hemen Türkleri övmeye başlarken, hükümete olan tepkilerini ise gizlemiyorlar. Ancak dükkanlarda Hizbullah lideri Nasrallah’ın fotoğraflarının yanı sıra geçtiğimiz yıl Tayyip Erdoğan’ın da fotoğraflarının asılı olduğu, fakat ilişkilerin bozulmasından sonra esnafın bu fotoğrafları kaldırdığını öğreniyoruz.
HIRİSTİYAN MAHALLESİNDE NASRALLAH RESİMLERİ
Emevi caminin sağ burcunun arkasından başlayan ve “Babtuma” olarak bilinen Hıristiyan Mahallesi de Şam’ın önemli alışveriş merkezlerinden. Çok eski Hıristiyan Şam evlerinin olduğu bu bölgede çok sayıda içkili mekan da bulunuyor. Babtuma esnafının da tamamına yakını Nasrani, yani Doğu Kilisesine mensup kadim Hıristiyan. Buradaki dükkanlarda da haçların, Meryem ve İsa figürlü süs eşyalarının arasından Hizbullah’ın kalaşnikoflu sarı bayrakları ve Hasan Nasrallah’ın fotoğrafları, Nasrallah ve Hizbullah armalı tişörtler, anahtarlıklar hemen göze çarpıyor.
ŞAM’DA İŞGAL ÖNCESİ BAĞDAT’IN SESSİZLİĞİ VAR
Şam’ın genelinde hüzünlü bir hava hemen kendini gösteriyor. Eski Şam’ın 24 saat tükenmeyen cıvıltısından eser kalmamış. Cuma günü Emevi Camii’nde eskiden avlusunda dahi yer bulmak mümkün değilken, geçtiğimiz hafta Cuma namazında içeride birkaç saf ancak oluşabildi. Çünkü uzun zamandır Emevi Camii’nde canlı bomba vakası yaşanmasından endişe edildiği belirtildi. Arap Baharı seremonileri henüz Suriye’ye gelmeden önce normal namaz vakitlerinde bile bu caminin dolup taştığını gören Türkler, Şam’daki bu vaziyeti derin bir hüzüntü ile karşıladılar. Ayrıca yine Bağdat sendromu dolayısıyla halkın alışverişe rağbet etmediği, geleneksel rutinlerin terk edildiği kaydediliyor. Şam’da insanların kafasındaki asıl endişenin asıl sorunun ara ara patlayan bombalardan ziyade, Irak ve Libya haline gelmek olduğu bildiriliyor.
NORMAL BİR SİREN SESİ BİLE SİNİRLERİ GERİYOR
Cuma günü kaldığımız otelin oldukça yakınında gerçekleşen ve çok sayıda insanın hayatını kaybettiği intihar saldırısının ardından haftanın ilk iş günü, yani Cumartesi günü olmasına rağmen geniş caddelerin, alışveriş, eğlence ve dinlenme mekanlarının sakinliği hemen dikkati çekiyordu. En küçük bir siren sesinin bile paniğe sebep olduğu şehirde tarihi iş yerleri ve turistik mekanların tatil günü olan Cuma kadar olmasa da kapalı yerlerin bulunduğu fark ediliyordu.
ARAP GÖZLEMCİLERE TEPKİ, TÜRKLERE SEVGİ GÖSTERİSİ
Türk heyetini gezdiren eskortlu arabaya bazı Suriyelilerin öfkeli bakışları da gözlerden kaçmadı. Kısa süre sonra bu bakışların Arap Birliği’nin gözlemci heyeti sanılmaktan kaynaklandığı fark ettik. Çünkü şehirde Arap gözlemcilere büyük tepki var. O yüzden bizim kaldığımız otel olan Şam Palas’tan güvenlik gerekçesiyle alınan gözlemcilerin daha güvenli başka bir otele yerleştirildikleri haberi aldık. Genel olarak Türkler için ise böyle bir endişe zaten yokken, Saadet Partisi lideri ve beraberindekilere de halkın bizzat sevgi gösterilerinde bulunulduğunu gözlemledik. Ramazan el-Buti, Cuma namazından sonra görüştüğü Mustafa Kamalak’ı Emevi camiinden uğurlarken, Suriyeli gençlerin Kamalak’ı coşkulu bir biçimde tezahüratlarla selamlamaları görülmeye değer manzaralar oluşturdu.
TÜRK HATIRALARI EMNİYETTE
Süleymaniye’deki Sultan Vahdettin’in mezarı, Emevi Camii’nin bitişiğindeki Türk Hava Şehitlerinin mezarları ve ay yıldızlı Türk anıtlarına hiçbir şekilde herhangi birileri tarafından bir zarar verilmesinin söz konusu bile olmadığını öğreniyoruz. Biz Türk hava şehitlerini ziyaret ederken birçok Suriyelinin de bitişikteki Selahattin Eyyubi’nin mezarının yanı sıra Türk bayraklarının bulunduğu bu şehitliği de ziyaret edip Fatiha okuduklarını bizzat gözlemledik.
Ali Eyvaz / Yeni Akit / Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.