CHP istedi, 27 Mayıs'çılar yaptı
Başörtüsüne özgürlük getirecek olan anayasal düzenlemeyi yetki gaspıyla iptal edip, “kaosa el kaldırarak” ülke huzurunu dinamitleyen Anayasa Mahkemesi, mazisindeki kuruluş amacına uygun davranarak aslında “fıtratının” gereğini yapıyor.
CHP’NİN ARZULADIĞI MAHKEME
Tek parti iktidarının ardından, adil seçim sürecinde bir daha iktidar yüzü göremeyeceğini anlayan CHP’liler, 1950’den itibaren bir Anayasa Mahkemesi kurulması için adeta kampanya başlatmışlardı. Bu konuda hukukçuklardan görüş toplayan CHP, bazı hukuk otoritelerinin 1924 Anayasası’nın böyle bir mahkeme kurulmasına imkân tanımadığı yönündeki görüşleri nedeniyle amaçlarına ulaşamamışlardı.
ARANAN “KAN” BULUNDU
İsmet İnönü’nün liderliğindeki CHP, Anayasa Mahkemesi ile ilgili olarak arzuladığı ortama, kanlı 27 Mayıs askeri darbesiyle ulaştı. Kurucu Meclis adı verilen “zorbalar meclisi” 1961 Anayasası’na bu doğrultuda hüküm koydu. Böylece, önce Anayasa’nın 145’inci maddesine giren daha sonra da kuruluş kanunu hazırlanan Anayasa Mahkemesi, 22 Nisan 1962 tarihinde kabul edilen kanunla 28 Ağustos 1962 tarihinde 15 asıl ve 5 yedek üye ile çalışmalarına başladı.
SALİM BAŞOL “HAKİM”!
Anayasa Mahkemesi’nin ilk heyeti içerisinde 27 Mayıs darbesine fikrî ve fiilî destekte bulunan pek çok yargı adamı yer aldı. Bunlar içerisinde en fazla dikkat çeken ise Yassıada Mahkemeleri’nde aylarca sanıklara hakaret eden, güvenlik görevlilerince itilip kakılmalarına, hatta işkenceye tabi tutulmalarına seyirci kalan mahkeme başkanı Salim Başol oldu. Başol, milletin temsilcilerine cellatlık yapmasının ödülünü, “hukukçu” etiketi alıp, yüksek maaş ve dolgun özlük haklarıyla Anayasa Mahkemesi’nin ilk üyeleri arasına konulmasıyla almış oldu.
İLK KARAR, FAŞİZM İDDİASINA RED
Anayasa Mahkemesi’nin 5 Eylül 1962 tarihli ilk kararında ise ülkedeki yasa ve uygulamalara yönelik “faşist tutum” iddiasına karşı ret hükmü vermesi oldu. İnaç Tureran isimli vatandaş, haksız yere gözaltına alındığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne dava açtı. Tureran, dava dilekçesinde kimi yasa hükümlerinin “faşist anlayışla” yorumlandığını, bunun sonucu olarak da haksız yere hapis yattığını dile getirdi. Ancak mahkeme sade vatandaşların Anayasa Mahkemesi’ne dava açma hakkı bulunmadığı görüşünü savunarak davacının talebinin reddedilmesine oy birliğiyle karar verdi.
(Murat Unay – habervaktim)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.