Nükleer profesörüne bombalı saldırı
İran'ın başkenti Tahran'ın kuzeyinde, bir profesör bombalı saldırıyla öldürüldü. Prof. Mustafa Ahmedi'nin ülkenin orta kesimlerinde bulunan Natanz'da, İran'ın en büyük uranyum zenginleştirme tesisinde çalıştığı bildirildi. Yarı resmi Fars ajansının haberinde, motosikletli bir saldırganın Prof. Mustafa Ahmedi'nin aracına manyetik bomba yerleştirdiği, bombanın patlaması sonucu 2 kişinin de yaralandığı belirtildi.
Saldırının kentin kuzeyindeki Gül Nebi Caddesinin yakınında düzenlendiği kaydedildi.
Bombalı saldırının bir üst düzey İranlı nükleer bilimcinin öldürülüşünün ikinci yıl dönümüne rastladığına dikkati çekildi. Prof. Ahmedi'nin ülkenin orta kesimlerindeki Natanz'da bulunan nükleer tesiste çalıştığı bildirildi.
Mehr ajansının haberine göre, İran'ın seçkin üniversitelerinden Şerif Üniversitesi kimya bölümünden 9 yıl önce lisans alan mühendis Ahmedi Ruşan'ın Natanz tesisinin ticari işler müdür yardımcısı olarak görev yapıyordu.
ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE BENZER SALDIRI
İran'ın tanınmış nükleer bilimadamlarından Macid Şahriri 11 Ocak 2010 yılında benzer bir yöntemle öldürülmüştü. Şahriri otomobiliyle sehir halindeyken, bir motorsikletlinin aracına mıknatıslı bir bombayı yapıştırması sonucu hayatını kaybetmişti. İran saldırının Şahriri'nin ölüm yıldönümüne gelmesine dikkat çekti.
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Feridun Abbasi Davani de benzer bir saldırıdan kurtulmayı başardı.
Yine Ocak 2010 tarihinde başka bir İranlı nükleer fizikçi olan Mesud Ali Muhammedi başkent Tahran'da bombalı saldırıda öldürülmüştü.
İran'ın en büyük uranyum zenginleştirme tesisi Natanz'da 8 binden fazla santrifüj bulunuyor.
İRAN BÜYÜKELÇİSİ DAHA DÜN BU KONUDA ŞU AÇIKLAMAYI YAPMIŞTI
İran’ın Ankara Büyükelçisi Bahman Hüsyinpur, ASELSAN çalışanlarının şüpheli ölümleri ile ilgili, İran’da suikastla öldürülen nükleer fizikçilere işaret ederek, “Müslüman bilim adamları Siyonistlerin hedefinde” dedi.
“TÜRK – İRAN İLİŞKİLERİ BİR RÜZGÂRLA SARSILMAZ”
Hüseyinpur, Büyükelçilik Basın Sözcüsü Mahmud Nami’nin görevi, selefi Abdulrıza Şakaki’ye devrederek ülkesine dönecek olması nedeniyle düzenlenen basın toplantısında Türkiye - İran ilişkilerini değerlendirdi. Ortadoğu’daki son gelişmelere değinen Hüseyinpur, iki ülkenin tutumundaki farklılığı, “zevk ayrımı” şeklinde niteledi. Son zamanlarda Siyonist güçlerin Türkiye ve İran’ın arsını açma gayretinde olduğuna dikkat çeken Hüseyinpur, “Ancak Allah’a hamt olsun, İran ile Türkiye ilişkileri artık bir rüzgârla sarsılmayacak kadar güçlüdür. Birileri iki ülkenin ilişkilerini ne kadar geliştirdiğini görmek istemiyor. Ancak birtakım heyecanlar artık bu ilişkiye zarar veremez” diye konuştu. Hüseyinpur, yeniden başlatılması düşünülen nükleer müzakerelere Türkiye’nin ev sahipliği konusunda, “Doğal olarak bu toplantılarının ev sahibinin Müslüman bir ülke olmasını temenni ederiz” dedi.
“PETROL AMBARGO KONUSU OLMAZ”
İran’a yönelik Amerikan yaptırımları ile ilgili Avrupa Birliği ülkelerinin İran petrolüne ambargo konusunda anlaşma sağlayamadığına dikkat çeken Hüseyinpur, petrolün ambargo konusu olmasını mümkün görmediğini kaydetti. Amerika’nın bölgedeki tüm çabasının, İsrail’in güvenliğini sağlamak olduğunu ifade eden Hüseyinpur, Batı’nın bu nedenle İslam dünyasındaki İslami uyanıştan rahatsız olduğunu vurguladı. Müslümanlar arasında mezhep farklılıklarından kaynaklanan siyasi bir sorun olmadığını ifade eden Hüseyinpur, “Sorunların kaynağını takip edin, Siyonizmi göreceksiniz” diye konuştu.
“BİLİM ADAMLARIMIZI SİYONİSTLER KATLETTİ”
Batılı ülkelerin, demokrasi ve uluslararası hukuk konusundaki çifte standardına dikkat çeken Hüseyinpur, “Çok sayıda İranlı nükleer fizik uzmanımız katledildi, hiçbir uluslararası kurumdan tepki gelmedi” diye konuştu. Toplantı sonrası Yeni Akit’in sorularını cevaplayan Hüseyinpur, soruşturması devam eden “ASELSAN cinayetleri” ile ilgili hatırlatmamız üzerine, “Müslüman bilim adamları Siyonistlerin hedefinde. İran’da suikastçılardan biri yakalandı ve cezalandırıldı. İster İran’da olsun, ister Pakistan’da ya da Türkiye’de, ileri teknolojide kendisini geliştirmiş Müslüman bilim adamları Siyonistlerin hedefindedir” diye konuştu.
KATİL CASUS İDAMA MAHKÛM EDİLMİŞTİ
Hatırlanacağı üzere Ocak 2010’da Tahran Üniversitesi’nde fizik profesörü olarak görev yapan Ali Muhammedi, MOSSAD hesabına çalışan bir casus tarafından, evinin önüne bırakılan bomba yüklü motosikletin havaya uçurulmasıyla öldürülmüştü. İran’da 2010’dan itibaren peş peşe düzenlenen suikastlarla 20 ayda dört İranlı nükleer fizikçi öldürülmüştü. Muhammedi’nin dışında 29 Kasım 2010’da Mecid Şehriyari ve Feridun Abbasi adlı bilim adamları arabalarına yerleştirilen patlayıcılarla düzenlenen eş zamanlı suikastlara kurban gitti. 23 Temmuz 2011’de de Daryuş Rızai, kızının gittiği kreşin önünde boğazından vurularak öldürüldü.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.